EKONOMİ - 09 Eylül 2025 Salı 15:26

İşlerini geri isteyen İliç halkından basın açıklamasıyla çağrı

A
A
A
İşlerini geri isteyen İliç halkından basın açıklamasıyla çağrı

Erzincan’ın İliç’te bölge halkı, Anagold Çöpler Madeni’nin 19 aydır üretime ara vermiş olması nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti duyurmak için ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. İlçe merkezinde kalabalık bir toplulukla yapılan basın açıklamasıyla İliç halkı, Çöpler Altın Madeni’nin açılması için çağrıda bulundu. Bölge halkı 19 aydır işsiz olduklarını ve geçim sıkıntısı, ekonomik ve psikolojik zorluklarla mücadele ettiklerini belirttikleri basın açıklamasında, "İşsizlik maaşları tükendi. Kredi kartlarımız icralık oldu. Yerel firmalar SGK borçlarını ödeyemez duruma geldi. Birçok esnaf kepenk kapatıp ilçeden göç etmek zorunda kaldı. Bunlara bağlı olarak aile bütünlüğü tehdit altına girdi" dedi.


Emekleriyle var ettikleri Anagold ile kalkındıklarını belirten İliç halkı "Biz alın terimizle kazandığımız işimizi geri istiyoruz. İliç’i işsizliğe, ekonomik ve sosyal çöküşe mahkum etmeyin. Anagold yeniden üretime geçsin. Bacalar tütsün, evlerde ocaklar aşsız kalmasın" diye seslendi.


Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren Çöpler Altın Madeni’nin, 13 Şubat 2024’te meydana gelen toprak kaymasının ardından yaklaşık 19 aydır üretime ara vermiş olması, başta İliç halkı ve ekonomisi olmak üzere hem bölge hem de ülke ekonomisini olumsuz etkilediği belirtildi. İliç’te esnafından bölge firmalarına ve işsiz kalanlara kadar geniş bir topluluk 19 aydır yaşadıkları sıkıntıyı anlatmak, seslerini duyurmak için ilçe merkezinde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Kendi emekleriyle kurdukları maden ocağıyla kalkındıklarını belirttikleri basın açıklamasında İliç halkı, Çöpler Altın Madeni’nin bir an önce faaliyete geçmesi istedi.


İliç halkı, madenin tekrar faaliyete geçmesi amacıyla yaptıkları basın açıklamasında, şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanım; biz işten çıkarılan İliçli işsizleriz, bizler dükkanını siftahsız kapatan İliç esnafıyız. Bizler artık SGK’larını bile ödeyemeyen İliç firmaları ve bu belirsiz sürecin çalışanlarıyız. Kısacası biz, İliç halkıyız. Keşke böyle bir olay hiç yaşanmamış olsaydı. Ancak, Anagold Çöpler Altın Madeni 19 aydır kapalı ve 19 aydır işsiz, geçim sıkıntısıyla ve ona bağlı ekonomik ve psikolojik zorluklarla mücadele etmekteyiz. İşsizlik maaşları tükendi. Kredi kartlarımız icralık oldu. Yerel firmalar SGK borçlarını ödeyemez duruma geldi. Birçok esnaf kepenk kapatıp ilçeden göç etmek zorunda kaldı, aile bütünlüğü tehdit altına girmiş durumda. Biz ata yurdumuz olan bu toprakları, memleketimizi terk etmek istemiyoruz. Bugün itibariyle nitelikli iş gücüne sahip 367 gencimiz ilçemizden göç etmek zorunda kalmıştır."


"Alın terimizle kazandığımız işimizi geri istiyoruz"


İliç’in Anagold ile beraber geliştiğine, insanların iş bulduğuna, başka şehirlerden göç aldıklarına dikkat çeken açıklamada, gelinen noktada kendilerinin ve çocuklarının ufkunun karanlık, geleceklerinin belirsiz olduğunu belirttiler.


"Biz bu düzeni kendi emeğimizle kurduk. Anagold bizim emeğimizle var oldu, biz Anagold’la kalkındık" denilen açıklamada, İliç halkı isteklerini şöyle sıraladı: "Biz alın terimizle kazandığımız işimizi geri istiyoruz. Biz emeğimizle geçinmek, çocuklarımıza iyi bir eğitim aldırmak istiyoruz. Devletimize sesleniyoruz; bizim yanımızda olun, sesimizi duyun! İliç’i işsizliğe, kimsesizliğe ekonomik ve sosyal çöküşe mahkum etmeyin. Anagold yeniden üretime geçsin. Bacalar tütsün, evlerde ocaklar aşsız kalmasın. Biz bu topraklarda kalmak, yeniden umutla, huzurla yaşamak istiyoruz. İliç halkı olarak madenimiz tekrar açılana kadar mücadelemize devam edeceğiz."


67 kişilik kadroya 14 bin kişi başvurdu


Çöpler Altın Madeni, faaliyet gösterdiği dönemde bölgede yaklaşık 3 bin 500 kişiye istihdam sağlayarak İliç ilçesi ve çevresine önemli ekonomik katkı sunuyordu. 19 aydır faaliyetlerin durmasıyla çalışan sayısı 400 kişiye geriledi. Maden faaliyetleri sayesinde Erzincan, kişi başına düşen GSYH’de Doğu Anadolu Bölgesi ortalamasının yaklaşık yüzde 140 üzerinde bir performans sergilemişti. Faaliyetlerin askıya alınması, yalnızca doğrudan istihdamı değil, taşeronlar ve yerel hizmet sağlayıcıları da etkiledi.


Madenin kapalı kalması, özellikle Erzincan’da işsizliği de artırdı. İlçede doğrudan ve dolaylı 4 bin kişinin işsiz kaldığı belirtiliyor. Yakın zamanda Sağlık Bakanlığı’nın Erzincan’da açtığı 67 kişilik temizlik pozisyonuna Erzincan ve çevresinden 14 bin başvuru yapılması, işsizliğin geldiği durumu gözler önüne seriyor. Öte yandan TÜİK’in 2025 yılı ikinci çeyrek verilerine göre Erzincan’da işsizlik oranı, yüzde 12,5 seviyesinde ölçülürken, İliç özelinde bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıktığı tahmin ediliyor.


Ticari hareketlilik yüzde 60 azaldı


Madenin yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte istihdamın kademeli olarak artması beklenirken, kapalı kalınan her ay kamu gelirlerinde ciddi kayıplara yol açtığı belirtiliyor. Üretimin durmasının şu ana dek bölge ekonomisine maliyeti 540 milyon doları aştığı belirtiliyor.


Madenin kapanması yalnızca istihdamı değil, ticari hayatı da olumsuz etkiledi. İlçedeki ticari hareketliliğin yüzde 60 azaldığı, esnafın cirolarında ise yüzde 70’e varan düşüş yaşandığı bildirildi. Kahvehaneler işsizlerin buluşma noktası haline gelirken, pek çok dükkân kepenk indirmek zorunda kaldı.


Maden aynı zamanda bölgede arıcılıktan küçükbaş hayvancılığa kadar tarım ve hayvancılık temelli çok sayıda sosyal kalkınma projesini destekliyor. Çöpler Altın Madeni’nin yeniden üretime geçmesiyle birlikte bu projelerin daha geniş bir etki alanına yayılması planlanıyor.


Altın üretimindeki düşüş, ithalatı artırıyor


Madenin kapalı kalması sadece bölgeyi değil, ülke ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Maden, üretime ara vermeden önce Türkiye’nin yıllık altın üretiminin yüzde 26’sını karşılıyordu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2023 yılı raporlarına göre madende yılda yaklaşık 5 ton altın üretiliyordu. Faaliyetlere ara verilen 19 ay süresince üretilemeyen altın miktarı, tahmini olarak 7,9 tona ulaştı. 19 aylık süreçte üretilemeyen 7,9 ton altın ve buna bağlı yaklaşık 1,4 milyar dolarlık kayıp, Türkiye’nin 2024 yılı cari açığının yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturuyor.


2000’lerin başından bu yana hız kazanan Türkiye’de altın üretimi ise 2020 yılında 42,10 ton ile rekor kırdı. Ancak, daha sonra bazı madenlerin üretimlere ara vermesi ve geçen yıl İliç’teki madenin faaliyetlerin durmasının da etkisiyle 2024’te toplam altın üretimi 32,2 tona geriledi. Talep 153 ton, ithalat ise 123,8 ton olarak gerçekleşti. Türkiye son 24 yılda kendi üretiminin 8 katı kadar altın ithal etti. Altın ithalatı cari açığın da enerjiyle birlikte en büyük kalemi. 2024 yılında çeşitli kısıtlamalar getirilen altın ithalatı, 2023 yılındaki 30 milyar dolar seviyesinden 17,1 milyar dolar seviyesine geriledi.



İşlerini geri isteyen İliç halkından basın açıklamasıyla çağrı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ramazan Sokağı’nda bilim yolcuğu Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, Ramazan ayı boyunca vatandaşların buluşma noktası olurken bilim atölyeleri de çocuklardan yoğun ilgi görüyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, Ramazan ayı boyunca düzenlenen etkinliklerle vatandaşları bir araya getiriyor. Çocuk etkinliklerinden dinletilere, geleneksel tiyatrolardan film gösterimlerine kadar birçok programın yer aldığı Ramazan Sokağı, geçmişten günümüze uzanan Ramazan geleneklerini yaşatmayı amaçlıyor. Ramazan Sokağı’nda kurulan iki ayrı çadırdan birinde sahne programları, etkinlikler ve stantlar yer alırken diğer çadır ise vatandaşlara iftar sofrası olarak hizmet veriyor. Bilim atölyeleri çocuklarla buluşuyor Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Samsun ve Samsun Keşif Kampüsü tarafından Ramazan Sokağı’nda bilim odaklı atölye çalışmaları düzenleniyor. Etkinlik alanlarında çocuklar, bilimi yalnızca izleyen değil aynı zamanda deneyimleyen bireyler olarak etkinliklere katılıyor. Program kapsamında gerçekleştirilen atölyelerde VR gözlüklerle sanal gerçeklik deneyimleri, 3D kalem atölyelerinde üç boyutlu tasarım çalışmaları, plazma kürelerle elektrik ve enerji deneyleri, akıl ve zekâ oyunları ile stratejik düşünme etkinlikleri ve elektrik sistemleri atölyeleri ile temel mühendislik uygulamaları gerçekleştiriliyor. Bilim ve teknolojiyle erken yaşta tanışıyorlar Her gün saat 11.00 ile 17.00 arasında gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar bilimsel düşünme becerilerini geliştirirken teknolojiyle erken yaşta tanışma fırsatı buluyor. Deneyerek öğrenme, üretme ve problem çözme becerilerini geliştiren etkinlikler, ailelerin de katılımıyla sosyal bir öğrenme ortamına dönüşüyor.
Antalya Antalya’nın Fethi’nin 819. yılında "Fetih ve Fatih" konferansı gerçekleştirildi Antalya’nın Fethi’nin 819. Yıl Dönümü kutlamaları kapsamında Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde "Uluslararası Antalya Sempozyumu" açılış konferansı gerçekleştirildi. Antalya, şanlı fethin 819. yılını coşkuyla kutluyor. Kutlamalar kapsamında düzenlenen Uluslararası Antalya Fetih Sempozyumu çerçevesinde "Fetih ve Fatih: Antalya’nın Fethi ve Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev" konferansı gerçekleştirildi. Prof. Dr. Erkan Göksu tarafından gerçekleştirilen konferans öncesinde Selçuklu kitabe örneklerinin yer aldığı "Fetihnameler Fotoğraf Sergisi"nin açılışı yapıldı. "Bu toprakların tapusu ecdadımızın eserleridir" Konferansta yaptığı konuşmada Antalya’nın 1207 yılında fethiyle birlikte ebediyen Türk ve Müslüman yurdu olarak tescillendiğini belirten Vali Hulusi Şahin, "Bu toprakları büyük mücadelelerle fetheden ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Ecdadımız bu toprakları bir koloni anlayışıyla değil, bir vatan arayışıyla fethetti; ilimle ve irfanla burayı gerçek bir vatana dönüştürdü. Bu topraklardan tarih boyunca pek çok millet ve ordu geçti; ancak sadece Türk milleti kalıcı oldu. Ecdadımız burayı vatan yapmak için geldi, geldiği yerde kök saldı ve güçlü bir kültür inşa etti. Bugün ayakta duran eserler, bu toprakların Türk yurdu olduğunun tapu belgeleridir" dedi. "Bizler köksüz ya da türedi bir topluluk değil, kadim bir milletiz" Tarihini bilmeyen toplumların millet olma vasfını zamanla kaybedeceğini ifade eden Vali Şahin, "Millet olmak; ortak bir kıvançta, ortak bir tasada ve ortak bir gelecek tasavvurunda buluşabilmektir. Bu ortak gelecek idealini ise ancak mazimizi bilerek ve ondan güç alarak inşa edebiliriz. Fetih yıl dönümü ve benzeri etkinlikleri düzenlememizin temel nedeni de budur: Gençlerimize milli ruhu, milli duruşu ve milli refleksi kazandırmak; bu bilinci gelecek nesillere aktarmak. Bizler köksüz ya da türedi bir topluluk değil, kadim bir milletiz. Fetih kutlamalarının önemli parçalarından biri olan bu sempozyumlarda konunun bilimsel boyutu ele alınıyor, değerlendiriliyor, kayıt altına alınıyor ve kitaplaştırılıyor. Bu vesileyle Büyükşehir Belediyemize, Akdeniz Üniversitemize ve katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Vali Hulusi Şahin tarafından, Prof. Dr. Erkan Göksu’ya plaket takdim edildi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, Konyaaltı Kaymakamı Rahmi Köse, Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek, rektör yardımcıları Cengiz Toker ve Şükrü Özen, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, kamu kurum müdürleri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.