EĞİTİM - 16 Ağustos 2024 Cuma 07:16

İzcilere “Bilinçli Teknoloji Kullanımı, Teknoloji Bağımlılığı Ve Sağlıklı Beslenme” eğitimi verildi

A
A
A
İzcilere “Bilinçli Teknoloji Kullanımı, Teknoloji Bağımlılığı Ve Sağlıklı Beslenme” eğitimi verildi

Halk Sağlığı Hizmetleri Biriminde görevli diyetisyen ve sosyal çalışmacılar tarafından 200 izciye “Bilinçli Teknoloji Kullanımı, Teknoloji Bağımlılığı ve Sağlıklı Beslenme” eğitimi gerçekleştirildi.


Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Biriminde görevli diyetisyen ve sosyal çalışmacılar tarafından Türkiye Diyanet Vakfı ve İzcilik Federasyonunca, Erzincan’ın Refahiye ilçesi Dumanlı Yaylası’nda gerçekleştirilen farklı illerden 200 izci ve liderin katılım sağladığı izcilik kampında “Bilinçli Teknoloji Kullanımı, Teknoloji Bağımlılığı ve Sağlıklı Beslenme” konularında interaktif eğitim düzenlendi.



İzcilere “Bilinçli Teknoloji Kullanımı, Teknoloji Bağımlılığı Ve Sağlıklı Beslenme” eğitimi verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Milletvekili Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi için ’’Sır’ yapı iddiası AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muamma olduğunu iddia ederek, "Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır" diye belirtti. Milletvekili Hatipoğlu, yaptığı sosyal medya paylaşımında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Balmumu Heykeller Müzesi için "Eskişehir’in göbeğinde, yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin ’Sır’ gibi saklandığı bir yapı olarak tanımladı. Müzenin, Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini iddia eden Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum, ’Bu müzenin gerçek sahibi kimdir, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır?’ Eğer bu yapı bir vakfa aitse, belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken, içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkânları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa, harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa; bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa, bu kaynakların hangi usulle, hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı; ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığıda açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse; içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır? Müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edilmektedir. Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla, karşımızda toplam yaklaşık 360 Milyon TL’lik devasa bir gelir çıkmaktadır." diye belirtti. Bursa ve Bolu’da CHP’li belediyeleri örnek gösterdi "Aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir" Milletvekili Nebioğlu, ’Bu gelirler, belediyenin hangi bütçe kalemindedir?’ diye sorarak açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eğer belediye kasasında değilse, bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Eskişehir’de kamu kaynaklarının "vakıf" maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır. Eski Büyükşehir Belediye Başkanının "vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama" konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de "kravatlı hırsız" yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse "burası vakıftır" diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz. Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında gördüğümüz tablo ibret vericidir. Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik "örgütlü suç, rüşvet ve irtikap" iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Eskişehir sahipsiz değildir! Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında, vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa, bunu belgeleriyle ispatlayın; eğer varsa, kuruşu kuruşuna hesabını verin. Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız."
Samsun Vezirköprü OSB’de yatırım hamlesi: 1 milyon metrekarelik alan tahsise açıldı Samsun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi’nin(OSB) Samsun’un yükselen sanayi merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerlediği bildirildi. Toplam 1,5 milyon metrekare alan üzerine kurulan OSB’de 1 milyon metrekarelik bölüm için tahsis süreci başlatıldı. Bölgede yer alan 40 sanayi parselinden 6’sı yatırımcılara tahsis edilirken, kalan 34 parselin yatırımcılarını beklediği belirtildi. Karadeniz’in stratejik noktalarından birinde konumlanan OSB’nin, farklı ölçeklerde üretim yapmak isteyen sanayicilere hazır altyapı ve geniş parsel imkânı sunduğu vurgulandı. İş gücü açısından avantajlı bir yapıya sahip olan bölgenin, aynı zamanda geniş tarım arazileri sayesinde tarıma dayalı sanayi için önemli fırsatlar barındırdığı ifade edildi. Zengin orman varlığıyla da mobilya ve ahşap sektörleri için güçlü bir hammadde merkezi olduğuna dikkat çekildi. Ulaşım olanakları bakımından da öne çıkan OSB’nin, Samsun-Ordu D030 karayoluna yakınlığıyla dikkat çektiği; Havza Organize Sanayi Bölgesi’ne 25 dakika, Samsun Çarşamba Havalimanı’na 90 dakika, Samsun merkez sanayi bölgelerine 75 dakika, şehir merkezi ve limana 60 dakika, Merzifon Havalimanı’na ise 45 dakika mesafede bulunduğu aktarıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırım teşvik sisteminde beşinci bölgede yer alan OSB’de; vergi avantajlarından sigorta desteklerine, makine-ekipman temininden personel giderlerine kadar birçok teşvik unsurunun yatırımcılara sunulduğu kaydedildi. Metrekare tahsis bedelinin 600 TL olduğu ifade edilen bölgenin, Karadeniz ve İç Anadolu’daki en uygun maliyetli yatırım alanlarından biri olduğu belirtildi. Enerji nakil hattı ve su isale hattının tamamlandığı OSB’de, yol ve altyapı çalışmalarının da hızla sürdüğü bildirildi. Tarım, orman ürünleri ve iş gücü potansiyelini aynı noktada buluşturan Vezirköprü Karma OSB’nin, Samsun’un büyüyen sanayi ekosisteminde yeni bir odak noktası olmaya hazırlandığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, Samsun’un; Merkez, Yeni, Havza Organize Sanayi Bölgesi, Kavak ve Çarşamba OSB’leri ile özel endüstri bölgeleri ve lojistik yatırımlarıyla Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri haline geldiği ifade edilerek, Vezirköprü OSB’nin bu güçlü yapının yeni halkası olacağı belirtildi.
Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde 2025-2026 arası 1 yıllık dönüşüm açıklandı Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, göreve başlamasının ardından geçen bir yıllık süreçte; kurumsal dönüşümden akademik başarıya, uluslararasılaşmadan altyapı yatırımlarına kadar birçok alanda dikkat çekici gelişmeleri basın mensupları ile bir araya geldiği "PAÜ’de 365 Gün" adlı programda anlattı. Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğünde gerçekleşen toplantıda Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör, PAÜ’de 365 Gün adlı sunumunda "çalışma barışı" odaklı "katılımcı liderlik ve şeffaf yönetim" anlayışıyla yürütülen çalışmaların, üniversiteyi hem ulusal hem de uluslararası düzeyde daha güçlü bir konuma taşıdığının altını çizdi. Yeni yönetim anlayışıyla birlikte ilk adımda Pamukkale Üniversitesi’nde kurumsal aidiyetin güçlendirilmesine odaklanıldığını, yönetim süreçlerinde şeffaflık ve katılımcılığın ön plana çıkarıldığını ifade eden Rektör Güngör, akademik değerlendirme sisteminde 20 yıl aradan sonra yapılan kapsamlı güncelleme ile kalite odaklı yeni bir dönem başlatıldığını vurguladı. "Yeni yatırımlarımızla kampüsümüzü güçlendirdik" Göreve başladıkları ilk günden itibaren kurumsal yönetimde dönüşümü hedeflediklerini belirten Rektör Güngör, "Katılımcı liderlik anlayışını benimsedik, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim modeli oluşturduk. Bu sayede çalışma barışını sağlamayı hedefledik. Üniversitemizde kurumsal aidiyeti güçlendiren önemli adımlar attık. Üniversitemizin bakım-onarım ve altyapı yatırımı gerçekleştirdik. Bunlardan örnek olarak; inşaatı devam eden 10.000 metrekarelik Diş Hekimliği Uygulama Hastanemizin yeni binası, Hukuk ve Mimarlık Fakültelerimizin yer aldığı toplam 12.000 metrekarelik yeni binamız da tamamlanmak üzere, Denizli Teknik Bilimler MYO’da 6.000 metrekarelik yeni eğitim alanları oluşturduk. Kampüsümüzde yeşil alan büyüklüğünü 260.000 metrekareye ulaştırdık." dedi. "Akademik kalitede 20 Yıl sonra köklü değişim" Akademik kaliteyi artırmaya yönelik adımları da değerlendiren Rektör Güngör, "Öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanma kriterlerini 20 yıl sonra ilk kez güncelledik. Son bir yılda 11 lisans, 7 ön lisans 18 yeni akreditasyon ile birlikte akredite bölüm/program sayımızı toplamda 20’ye çıkardık. Yeni akademik birimler ve programlarla üniversitenin eğitim yelpazesini genişlettik. Yapay zeka, dijital tarım ve mühendislik alanlarında yeni açılımlar yaptık. Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörlüğümüzde proje çeşitliliğini ve destek kapasitesini güçlendirerek 230 milyon bütçe ile 289 Bilimsel Araştırma Projesine destek sağladık. 207 Bilimsel Araştırma Projesi içinde tamamlan; 92 araştırma projesi, devam eden; 115 araştırma projesi bulunmaktadır. Pamukkale Üniversitesi bünyesinde yürütülen bilimsel ve teknolojik araştırmada, Avrupa Birliği ve benzer dış kaynaklı projelerden son bir yılda 200’ün üzerinde projemiz ile bilimsel kalite ve araştırmada kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz." şeklinde konuştu. "41 Ülkede 1470 Anlaşmayla Küresel Bir Üniversiteyiz" Uluslararasılaşma alanında elde edilen başarıya dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Güngör, "Bugün 41 ülkede 67 üniversite ile toplam 1470 anlaşmaya ulaşmış durumdayız. Bu güçlü küresel ağ, üniversitemizin uluslararası görünürlüğünü önemli ölçüde artırdı. Bir yıl içerisinde 54 kurumsal protokol imzalayarak üniversitemizi ulusal ve yerel kurumlarla ve sektörle daha güçlü şekilde buluşturduk. Bu iş birlikleri sayesinde hem öğrencilerimize uygulama imkânı sunduk hem de bölgesel kalkınmaya katkı sağladık." ifadelerini kullandı. "Spor ve Öğrenci Başarılarında Büyük Sıçrama" Öğrenci odaklı çalışmaların sonuç verdiğini belirten Güngör, "Üniversitemiz, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu sıralamasında 82. sıradan 7. sıraya yükseldi. Sporcularımız 10 altın, 11 gümüş ve 16 bronz madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı" diye konuştu. "Sağlıkta Dijitalleşme ve Hizmet Kalitesi Artırılıyor" Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri’nde yürütülen çalışmalara da değinen Rektör Prof. Dr. Güngör, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm sürecinin hızlandığını ve yeni yatırımlarla hizmet kalitesinin artırıldığını ifade etti. Ayrıca Karahayıt Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin konaklamalı bir yapıya dönüştürülmesi için ihale aşamasına gelindiğini belirtti. "Yüzlerce Etkinlik ile Aktif Bir Kampüs" Kampüs hayatının ve toplumsal katkının üniversitenin temel misyonlarından biri olduğunu vurgulayan Güngör, "Kan bağışı kampanyalarından sosyal sorumluluk projelerine, eğitim faaliyetlerinden farkındalık etkinliklerine kadar çok sayıda çalışma yürüttük. ‘Aile Yılı 2025’ kapsamında düzenlenen 100’ün üzerinde, birimlerimiz tarafından düzenlenen 200’ün üzerinde ve topluluklarımız tarafından düzenlenen 800’ün üzerinde etkinlik ile kampüsümüz her daim aktif kaldı" dedi. "Pamukkale Üniversitesi’ni Geleceğe Taşımaya Devam Edeceğiz" Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "365 gün gibi kısa bir sürede önemli mesafeler kat ettik. Ancak bunu bir başlangıç olarak görüyoruz. Bilim üreten, topluma değer katan ve uluslararası alanda söz sahibi bir üniversite olma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla ve hızla devam edeceğiz."