ÇEVRE - 02 Temmuz 2025 Çarşamba 11:03

Kayalığa yapılan ev görenleri şaşırtıyor; 96 basamakla çıkılıyor

A
A
A

Türkiye’nin en etkileyici yerlerinden biri olan Erzincan’ın Kemaliye ilçesi büyüleyen manzarası, tarih kokan sokakları ve adrenalin dolu doğa sporlarıyla her yıl yaz aylarında nüfusunun 10 katı ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. İlçenin simgesi haline gelen ve 96 basamakla çıkılabilen kayalığın tepesindeki ev ise görenleri şaşırtıyor.

Erzincan’ın incisi Kemaliye ilçesi, milattan önce 3 binli yıllara dayanan tarihi ve kültürel zenginliği ile ziyaretçilerini tarihe doyuruyor. İlçede yer alan Karanlık Kanyon’da kurulan zipline ve 38 tünele sahip 7 kilometrelik taş yol, keskin virajları ve uçurumlarıyla macera tutkunlarına unutulmaz anlar yaşatıyor. Adrenalin dolu doğa sporlarıyla tanınan ilçenin taş yolunda motor tutkunları sürüş yaparken aynı zamanda karanlık kanyonda rafting, kano, su kayağı ve zipline gibi birçok sportif aktivite gerçekleştiriliyor. Erzincan’a 194 kilometre uzaklıkta; doğusunda Tunceli, batısında Sivas, güneyinde Malatya ve Elazığ bulunan Kemaliye, özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. 5 bin nüfuslu ilçeyi yaz aylarında yerli ve yabancı olmak üzere 50 bine yakın turist ziyaret ediyor.

Kayalığa yapılan ev görenleri şaşırtıyor; 96 basamakla çıkılıyor

Sakin şehir anlamına gelen cittaslow ağına alınan Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, dünyadaki ilk 5 derin kanyon arasında yer alan Karanlık Kanyonuyla, "Tehlikeli Yollar" kategorisinde bulunan, sert kayaların içinden oyularak inşa edilmiş doğal güzelliğe ve estetiğe sahip Taş Yoluyla, Türk kültür tarihi açısından önemli bilgiler içeren ilçe merkezine 4-5 kilometre uzaklıktaki Dilli Vadisiyle ve daha pek çok doğal güzellikleriyle, Erzincan’ın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kayalığa yapılan ev görenleri şaşırtıyor; 96 basamakla çıkılıyor

"Kayalığa yapılan ev görenleri şaşırtıyor"

Kemaliye ilçesinde, emekli öğretmen Nermin Taştan’ın hayalini gerçekleştirmek için eşi ile bir kayalığın zirvesine yaptığı ev, şehrin sembollerinden biri haline geldi. Erzincanlı öğretmen Bekir Taştan, emekli olunca eşi Nermin Taştan’a, yıllarca çalıştıkları İstanbul’un gürültüsünden uzaklaşıp sakin bir yaşam sürmeyi teklif etti. Kendisi de öğretmen emeklisi Nermin Taştan’ın Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki kayalıklara ev yapmaları şartıyla bu teklifi kabul etmesi üzerine yıllar önce ilçeye gelen çift, burada bir vadiye ve ilçeye giden karayoluna hakim tepede kendi imkanları ile ev yapmaya başladı. Taştan ailesi daha sonra insan ve hayvan gücüyle, kum, çimento ile taşları kayalığın alt kısmına taşıyıp ardından ilkel teleferik ile kayalığın tepesine götürerek 2 yıllık bir çalışmayla evi yapmayı başardı. Kayalığın zirvesinde olduğu için 96 basamak ile çıkılan ev, bir süre sonra ilçenin simgeleri arasına girdi. Özellikle ilçe merkezine gitmek isteyen yerli ve yabancı turistlerin karayolundan geçerken dikkatini çeken ev, kayalıklar üzerindeki ihtişamlı görüntüsüyle ilgi çekiyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini Selçuk Aydemir’in yaptığı, başrollerinde Ahmet Kural, Murat Cemcir, Rasim Öztekin ve Şinasi Yurtsever’in rol aldığı komedi filmi "Düğün Dernek 2"nin bazı sahnelerinin çekildiği ev, turistlerin yanı sıra prodüksiyon şirketlerinin de dikkatini çekiyor.

Ahmet Akbuğa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.