SAĞLIK - 12 Temmuz 2023 Çarşamba 13:18

Migren hastaları yazın ekstra dikkat etmeli

A
A
A
Migren hastaları yazın ekstra dikkat etmeli

Türkiye’de her 5 kadından birinin ve her 10 erkekten birinin migren hastası olduğunu söyleyen uzmanlar, migrenin tedavi edilmediği takdirde kişinin yaşam kalitesine ciddi zarar verebileceğini söyledi.


Migrenin beyinde yaşanan bir dizi kimyasal değişimin sonucu ortaya çıkan özel bir baş ağrısı türü olduğunu belirten uzmanlar, “Ağrı genellikle başın bir yarısından başlar, şiddetlidir, zonklayıcıdır, en az 4 saat olacak şekilde uzun sürer ve beraberinde; mide bulantısı, kusma, ışık, ses, koku, dokunmaya artmış hassasiyet eşlik eder. Bu hastalık ülkemizde ve dünyada kişilerin yaşam kalitesini bozarak mağduriyet oluşturan ilk 10 hastalık arasındadır. Ülkemizde çocuk ve ergenlerin onda birinde ve gençlerimizin beşte birinde migrene bağlı baş ağrısı sorunu bulunmaktadır. Genetik yatkınlığı olan kişilerde bazı tetikleyiciler, migren ataklarını ortaya çıkaran beyin kimyasallarının salgılanmasına yol açar. Hormonlar, açlık, stres, uyku düzeni bozukluğu, çeşitli besinler, su tüketiminin yeterli olmaması, iklim değişiklikleri, ışık-ses-koku açısından uygun olmayan çevre şartları bu tetikleyicilerden bazılarıdır” diye konuştular.


Acil müdahale listesinde


Migren tedavisinin beyindeki kimyasallara yönelik müdahaleleri içermedikçe başarılı olmayacağını söyleyen uzman hekimler, “Hastanın şuurlanması, yaşam şeklinin düzenlenmesi, uygulanacak ilaç ya da ilaç dışı müdahaleler ile migren tedavi edilebilir bir hastalıktır. Sülük, hacamat, homeopati gibi bilim dışı uygulamaların ispat edilmiş hiçbir katkısı yoktur. Migren mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur; çünkü kronik migren Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre acil müdahale listesindeki ilk 10 hastalık içerisinde yer alıyor. Hastaların dörtte birinde yaşam kalitesinin yüz de 90’ı aşan oranlarda bozulduğu rapor edilmiştir. Hastaların yüzde 65’ten fazlası ise migren atakları nedeniyle işyerlerinde sorun yaşadıklarını bildirmişlerdir. Bu tür hastalar için Amerika’da yılda 40 milyon dolar, Avrupa da ise 50 milyon dolar harcanıyor. İngiltere’de günde yaklaşık 100 bin kişi okula veya işe gidemiyor” ifadelerine yer verdi.


Yaz aylarında ekstra dikkat


Hava sıcaklarının arttığı bugünlerde migren ağrısı çeken hastalara tavsiyeler veren uzmanlar ise, “Migren ağrısı çeken hastaların yaz aylarında mutlaka şapka takmalarını, güneş gözlüğü kullanmalarını, güneş tepedeyken yürüyüş yapmamalarını öneriyoruz. Ayrıca evde egzersiz yapmak, bol su içmek, kahve miktarını azaltmak, günlük düzeni mümkün olduğunca korumak ağrılarını hafifletecektir. Unutulmamalı ki stres migreni tetikleyebilir ama migren özünde psikolojik diye tanımlanan bir ağrı türü değildir” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da hırsızlar bu kez yayladaki evleri hedef aldı Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Unbulak Yaylası’nda ilkbahar ayının başlamasıyla yaylaya çıkan vatandaşlar, evlerinin cam korkuluklarının kırılarak içeri girildiğini, çok sayıda ev eşyasının çalındığını belirterek duruma tepki gösterdi. Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Unbulak Yaylası’nda yaşayan vatandaşlar, yayla sezonunun başlamasıyla çıktıkları bölgede kötü manzarayla karşılaştı. Kış aylarında hayvanlarıyla birlikte Iğdır merkeze inen vatandaşlar, havaların ısınması ve yolların açılmasıyla yeniden yaylaya döndü. Yayladaki birçok evin cam korkuluklarının kırıldığını gören vatandaşlar, hırsızların camları açarak evlere girdiklerini söyledi. Evlerde bulunan kap, kaçak ve çeşitli eşyaların çalındığını belirten yayla sakinleri, bazı evlerde ise ciddi maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Yaşanan olaylara tepki gösteren vatandaşlar, yaylada güvenlik önlemlerinin artırılmasını isteyerek sorumluların bir an önce bulunmasını talep etti. Bölgedeki bazı evlerin uzun süre kullanılmamasının hırsızlara fırsat verdiğini söyleyen vatandaşlar, her yıl benzer olayların yaşandığını söyledi. Evinin camları ve kapıları kırılan Musa İşge, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak, "Gelip evimizin camlarının korumalıklarını kırmışlar. Alt taraftan açıp içeri girmişler. Kaşık, bardak ve bazı eşyalarımızı götürmüşler. Dolapları açmışlar, camları kırmışlar. İçerideki camlara bile zarar vermişler. Biz yazın yaylaya gelip hayvanlarımıza bakıyoruz, sezon sonunda tekrar Iğdır’a dönüyoruz. Evlerimiz kış boyunca kapalı kalıyor. Kim olduğu belli olmayan kişiler gelip evlere girerek insanları mağdur ediyor. Zaten hepimiz fakir fukara insanlarız. Birkaç bardak, tabak, çaydanlık ve tüpümüz vardı, hepsini çalıp götürmüşler. Yazık değil mi, günah değil mi? İnsanları perişan ediyorlar" dedi.
İstanbul A.V.O.D. Gıda’nın patronları gözaltına alındı "Yatırımcıyı yanıltmaya yönelik işlemler" ve "KAP açıklamaları" gerekçesiyle haklarında başlatılan soruşturma kapsamında A.V.O.D. Gıda’nın patronları Nazım T. ve Burak K. gözaltına alındı. SPK, A.V.O.D. Gıda adlı şirketin patronları Nazım T. ve Burak K. hakkında, "yatırımcıyı yanıltmaya yönelik işlemler ve KAP açıklamaları" nedeniyle dört gün önce suç duyurusunda bulunmuştu. ’Küçük yatırımcının alın teri üzerinden haksız kazanç sağlandığı’ iddiaları üzerine yapılan suç duyurusunu değerlendiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, SPK tarafından hazırlanan raporun incelenmesi neticesinde, firma yetkilisi konumundaki Burak K. ve Nazım T. isimli kişilerin, pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemlerle piyasa dolandırıcılığı niteliğinde eylemlerde bulunduklarının tespit edildiği ileri sürüldü. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/2 maddesi kapsamında suç teşkil eden faaliyetler sonucu yaklaşık 15 milyon liralık haksız kazanç sağladıklarının tespit edildiği iddia edildi. Soruşturmaya ilişkin bugün İstanbul ve İzmir’de yapılan operasyonda şirketin patronları Burak K. İzmir’de, Nazım T. ise İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı.
Muğla Muğla’da çiftçiler günü buluşması Muğla Büyükşehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla kentin emektar üreticilerini ağırladı. Kahvaltı organizasyonunda çiftçilerin sorunları, kırsaldan kente göç ve tarımsal iş birlikleri masaya yatırıldı. Gonca Köksal Aras: "Kırsal boşalıyor" Programda söz alan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, köylerdeki nüfus kaybına ve altyapı eksikliklerine dikkat çekti. Köylerin günden güne boşaldığını belirten Köksal Aras, şu ifadeleri kullandı: "Genç nüfus şehirlere göç ediyor, üretim yaşlılarımızın omuzlarında kalıyor. Büyükşehir yasasıyla beraber beldelerdeki imkanlar kısıtlandı; okul ve sağlık ocakları kapanma noktasına geldi. Muğla, Allah’ın her türlü güzelliği bahşettiği, yüzde 60-70’i orman olan, su kaynakları zengin bir cennet. Ancak kırsal boşaldıkça bu kıymetli topraklar talana açık hale geliyor. Bu durumu tersine çevirmek zorundayız" Ahmet Aras: "Bizim görevimiz çiftçinin işini kolaylaştırmaktır" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, belediyelerin temel görevinin halkın ve üreticinin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu vurguladı. Görevi devraldıkları günden bu yana süregelen tarımsal vizyonun güçlenerek devam edeceğini belirten Aras, "Belediye her işi bizzat kendi yapan değil, halkın işini kolaylaştırandır. Çiftçinin, esnafın, şoförün derdi varsa yanında olmalıyız. Vatandaşın kazancını artırmak bizim asli görevimizdir. Muğla’da belediye ve tarım kesimi arasındaki uyum Türkiye’ye örnektir. Borsamız, Ticaret Odamız ve Üniversitemiz ile kurduğumuz iş birlikleri meyvelerini veriyor. Duyusal Analiz Laboratuvarı, Toprak Analiz Laboratuvarı ve Apiterapi Merkezi gibi projeler, birlikteliğin en somut örnekleridir. Bugün belediyelerin içinde olmadığı hiçbir alan yok; her noktada desteğimizi hissettirmeye devam edeceğiz" dedi. Başkan Aras, Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin çalışmaları ve paydaş kurumlarla kurulan iyi iletişimin Muğla’yı tarımda bir marka haline getirdiğini belirtti. İlçe belediyelerinin de tarıma verdiği desteğin artmasıyla Muğla’nın üretim gücünün korunacağının altı çizildi.
Rize Recep Uçar: "Ligi 8. sırada bitirmemiz için Beşiktaş maçı bizim için çok önemli" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, ligi 8. sırada bitirmek istediklerini belirterek, "Beşiktaş maçı o anlamda bizim için çok önemli. Kazanabildiğimiz takdirde de çok istediğimiz ligi 8. sırada bitirmeyi başaracağız" dedi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor, ligin 34. haftasında sahasında oynayacağı Beşiktaş maçının hazırlıklarını yaptığı idmanla sürdürdü. Antrenman öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, takımın kazanma arzusu ve motivasyonunun devam ettiğini dile getirerek, "Artık ligin son haftası. Bizim de 19 haftayı tamamladığımız, 20. maça çıkacağımız bir süreç. Şükürler olsun, başladığımız konuma baktığımızda şu an itibarıyla son haftalara daha aşağılardan uzak, daha yukarı hedefler koyarak girdiğimiz bir hafta. Haftalardır vurgusunu yaptığım, ligi 3 puanlı sistemde 8. bitirme isteğimiz, arzumuz ve hala motivasyonumuz devam ediyor. Beşiktaş maçı o anlamda bizim için çok önemli. Kazanabildiğimiz takdirde de çok istediğimiz ligi 8. sırada bitirmeyi başaracağız. Bu seneki hedefler bazında da en azından kafamızda planladığımız hedeflere yaklaştığımız bir süreç olacak. Bu süreçte çok iyi oynadığımız maçlar da oldu ama zaman zaman geçen hafta olduğu gibi oyun anlamında da skor anlamında da bizim adımıza tatmin olmadığımız, üzüldüğümüz anlar oldu. Ama acısıyla tatlısıyla bu seneyi kapatıyoruz" diye konuştu. Ligi 8. sırada bitirmek istediklerini ancak Beşiktaş maçının da zorlu geçeceğinin farkında olduklarını ifade eden Uçar, "Arzu ettiğimiz; son maçı kazanıp 3 puan alıp ligi 8. sırada bitirmek. Bitirebilirsek de dediğim gibi bu bizi mutlu edecek. Umarım hep beraber başarırız. Beşiktaş takımı ligin en iyi kadrolarından birisi. Her takımın inişleri çıkışları oluyor, bütün takımlar yaşıyor bunu. Ama ne olursa olsun Beşiktaş, Beşiktaş’tır. Oynayan her oyuncusu değerli, bizim takımın her oyuncusunun olduğu gibi. Hafta sonu o anlamda çok zorlu bir maç bekliyor. Son haftalarda evimizde iyi sonuçlar aldık, son 5 maçımızı kazandık. Gönül istiyor ki 6. maçı da kazanıp ligi mutlu, güzel bir şekilde kapatabilmek. Umarım da başarırız" şeklinde konuştu.
Sivas Sivas ile Giresun’un arasında yer alan 64 km’lik baraj dolup taştı Sivas’ın en büyük baraj göllerinden Kılıçkaya’da doluluk oranı yüzde 100’ün üstüne çıktı, göl kenarındaki tesisler sular altında kaldı. Sivas’ın Suşehri ilçesi ve Giresun’un Şebinkarahisar ilçesi sınırları içerisinde yer alan 64 kilometrekare genişlikteki Kılıçkaya baraj gölünde doluluk oranı yüzde 100’ün üstüne çıktı. Elektrik üretimi ve tarımsal sulamada kullanılan baraj gölünün taşması ile göl kenarındaki tesisler sular altında kaldı. Geçtiğimiz yıllarda kuraklık nedeniyle ineklere otlak olan göl zemininden geriye iz kalmadı. Gölün dolup taşmasına, kış aylarında yağan yoğun karlar ve aralıksız eden yağışlar neden oldu. Bir haftada taştı Bir hafta önce piknik yaptığı alanın şimdi sular altında kaldığını belirten Adem Yılmaz, "Bu sene sürekli yağmur yağdı. Cumartesi günü söğüt ağaçları altında piknik yaptık, bugün sular altında kaldı. Kılıçkaya barajında genç ve yaşlılar burada piknik yapıp eğleniyorlar. Bu sene kış boyu kar, yağmur çok yağdı, baraj tamamen doldu" dedi. Uyarı levhaları dikildi Köylere ve sosyal tesislere hizmet veren yolun bir kısmı su altında kalınca Suşehri Özel İdare ekipleri yan yol çalışması yaptı ve jandarma ekipleri uyarı levhaları dikti. Gölün taşmasıyla tarım arazilerinin zarar görmemesi için önümüzdeki günlerde savaklardan Kelkit çayına su bırakılması bekleniyor. 7 milyon metreküp hacme sahip Kelkit çayı üzerinde 1990 yılında hizmete alınan Kılıçkaya Barajının toplam kapasitesi 7 milyon metreküp olarak belirtiliyor. Akarsu yatağından yüksekliği ise 134 metre. Normal su göl hacmi 1400 hektar metreküp. Normal su kotunda göl alanı ise 64 kilometrekare. Barajdan yıllık 332 GWh’lık elektrik enerjisi üretiliyor.