EKONOMİ - 15 Ocak 2026 Perşembe 10:13

Tarım-ÜFE yıllık yüzde 36,01 arttı

A
A
A
Tarım-ÜFE yıllık yüzde 36,01 arttı

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE), 2025 yılı Aralık ayında yıllık bazda yüzde 36,01, aylık bazda ise yüzde 3,06 artış gösterdi.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre Tarım-ÜFE, Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 3,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 36,01, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,01 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 37,47 artış kaydetti.


Sektörel bazda değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 3,00, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,59, balık ve diğer balıkçılık ürünleri ile su ürünleri ve balıkçılığa destekleyici hizmetlerde yüzde 6,25 artış gerçekleşti.


Ana ürün gruplarına bakıldığında ise, aylık bazda tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 8,57 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 1,32 azalış ve canlı hayvanlar ile hayvansal ürünlerde yüzde 3,59 artış yaşandı.


Alt gruplar incelendiğinde, yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 125,68 artış ile yumuşak çekirdekli ve sert çekirdekli meyveler olurken, aylık bazda en yüksek artış yüzde 22,27 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Etiyopya’da silahlı saldırıda hayatını kaybeden iş adamları son yolculuklarına uğurlandı Etiyopya’da turistik gezi sırasında uğradıkları silahlı saldırıda hayatını kaybeden iş adamları Erdoğan Akbulak ve Cengizhan Güngör, İstanbul’da son yolculuklarına uğurlandı. Turistik gezi amacıyla Etiyopya’ya giden iş adamları Erdoğan Akbulak (68), Cengizhan Güngör (68) ve beraberlerindeki 2 arkadaşları, 12 Ocak’ta sabah saatlerinde silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda Akbulak, Güngör ve Etiyopyalı şoför hayatını kaybederken, diğer 2 arkadaşları başka bir araçta bulunmaları nedeniyle saldırıdan yara almadan kurtuldu. Hayatını kaybeden iş adamlarının cenazeleri Türkiye’ye getirildikten sonra Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlandı. Erdoğan Akbulak ve Cengizhan Güngör için Karacaahmet Şakirin Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Kılınan namazın ardından Akbulak ve Güngör, son yolculuklarına uğurlandı. Akbulak’ın cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilirken, Güngör’ün cenazesinin ise memleketi Kayseri’de toprağa verileceği öğrenildi. "Biz yalnızca aile olarak değil, Türkiye olarak bu iş adamlarını kaybettik" Hayatını kaybeden Erdoğan Akbulak’ın yakın akrabası olan Mine Varol, yaşanan olayın büyük bir ihmalden kaynaklı olduğunu düşündüğünü söyledi. Yaşanan acı olayın detaylarını paylaşan Varol, "Cengizhan Bey ve Erdoğan Bey aynı araçtaymış. Öndeki araç çatışmadan kurtulmuş ama ikisi de arkadaki araçtaymış. Duyduğum kadarıyla yaralanmışlar ve hastaneye kaldırılmışlar, orada da vefat etmişler. Sonrasında Dışişleri Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı devreye giriyor ve kurtulan o iki kişi elçiliğe sığınıyor. Çok kötü ve elim bir kaza. Mutlaka bir soruşturma açılacaktır. Devletimizin bu işi takip edeceğine inanıyorum, çünkü bu artık uluslararası bir durum. Elbette çatışmaların olduğu bir ülke olarak biliniyor ama turistik bir bölgede oraya gelen bütün turistler için bir önlem alınmamış olması gerçekten çok elim bir durum. Herhangi bir hırsızlık olayı yaşandığını duymadım. Yaşanan çatışma iki tane çetenin arasındaki bir çatışmaymış. Önce ufak başlamış, sonra büyümüş. Ben devletimizin bu durumu sorgulayacağını düşünüyorum. Çünkü Erdoğan Bey ve Cengizhan Bey, Türkiye’nin en önemli iş adamlarından birisiydi. Biz yalnızca aile olarak değil, Türkiye olarak bu iş adamlarını kaybettik. Bunun hesabı mutlaka sorulmalıdır, ben devletime güveniyorum" dedi. Cenaze törenine aile yakınları, iş dünyasından isimler ve iş adamlarının çok sayıda seveni katıldı.
Hakkari Yüksekova OSB’de altyapı çalışmaları yüzde 46’yı aştı Hakkâri Yüksekova Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) 2026 Yılı Olağan 1. Müteşebbis Heyet Toplantısı, Hakkâri Valisi Ali Çelik başkanlığında gerçekleştirildi. Hakkâri Valiliği toplantı salonunda yapılan toplantıya; Vali Ali Çelik’in yanı sıra Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Orçun Zor, Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası (YÜTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Özdemir, Yüksekova OSB Bölge Müdürü Dr. Murat Koca, ilgili kurum müdürleri ile YÜTSO üyeleri katıldı. Toplantıda; bakanlık kredisine esas olmak üzere finansmanın DAKA tarafından karşılanmasına yönelik protokol, 2026 yılı harcamaları ve yıl içi planlamalar, OSB arsa tahsisleri ile altyapı katılım bedellerine ilişkin konular ele alındı. Ayrıca OSB altyapı çalışmalarında gelinen son aşama hakkında müteşebbis heyet üyelerine kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Yapılan sunumlarda, Yüksekova OSB’de fiziki gerçekleşme oranının yüzde 46,7, nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 40,4 seviyesine ulaştığı ifade edildi. Bu kapsamda; yol drenaj sistemi, menfez yapıları, içme suyu şebekesi, su deposu, atık su ve yağmur suyu altyapıları ile istinat duvarlarının tamamlandığı, yol alt temel ve temel imalatlarının ise devam ettiği bildirildi. Toplantıda ayrıca, 2026 yılı içerisinde yol kaplamaları, elektrik YG-AG şebekesi ve Telekom altyapısının tamamlanmasının planlandığı kaydedildi. Toplantı, değerlendirme ve görüş alışverişinin ardından sona erdi.
Kastamonu Sanayi sitesindeki cinayette iki kardeşe 16 yıl ve 23 yıl hapis cezası Kastamonu’da kaporta tamiri ve araç boyama sebebiyle çıkan kavgada kaporta ustasının öldürülmesiyle ilgili davada yargılanan kardeşlerden birine 16 yıl, diğerine 23 yıl hapis cezası verildi. 13 Temmuz 2024 tarihinde Kastamonu Eski Sanayi Sitesi 6. Sokak’ta meydana gelen olayda, sanayi sitesinde kaporta ustası olarak çalışan İbrahim Aslan ile Ümit B. ve kardeşi Fatih B. arasında kaporta tamiri ve araç boyaması sebebiyle tartışma çıktı. İbrahim Aslan, silahlı kavgada kurşunların isabet etmesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili aynı aileden Yaşar B., Ümit B., Fatih B., Kazım B. ve Sevinç B. gözaltına alındı. Ümit B. ve Fatih B. tutuklanırken, Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayın ardından sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Davanın görülen karar duruşmasında sanıklar, İbrahim Aslan’ın ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. İbrahim Aslan’ın eşi ve oğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Aslan ailesinin avukatı, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, "Beraatları istenilen sanıkların cezalandırılmasını talep ederiz. İlk hareket ağır küfürler eden Fatih ile başlamıştır. Tahrik olarak savunma yaptıkları hiçbir husus tanık ifadeleriyle örtüşmemektedir. İştirak halinde hareket ederek hepsi bu olaya müdahil olmuşlardır. Sanıklar, araçta tüfek olduğunu bilerek hareket etmişlerdir, birlikte kaçmışlardır. Bu yüzden iştirak halinde öldürme suçundan hepsinin sorumlu tutulmasını talep ederiz" dedi. "Üzerime kayıp ikinci bir silah suçu yıkılmaya çalışılıyor" Savunma yapan tutuklu sanık Ümit B. ise, "Bilirkişi raporunda üç el ateş edildiği yazıyor ama ben bir el ateş ettim. Olay anında üzerindeki gömlekte atış artığı çıktı. Ben üç el ateş etmedim, kayıp olan silah için evim ve iş yerim arandı ama kayıp silah bulunamadı. Ben bu konuya anlam veremedim. Üzerime atılan cinayet dosyasının harici bir de silah suçlaması atılmak isteniyor. Ben bunları kabul etmiyorum. Ağabeyim, maktulün elinden düşürdüğüm silahı dükkandan alıp arabaya koymuştur. Silahın şarjörü de dükkanda kalmıştı. Bu kurşunlardan parmak izi çıkmıyor mu? Benim üzerime kayıp ikinci bir silah suçu yıkılmaya çalışılıyor. Ben yoldan geçerken maktule ateş etmiş değilim. Karşımda uzi diye tabir edilen silah görünce ben de korktum, bir el ateş ettim. Böyle bir olay olmasından ötürü gerçekten istemedim, üzgünüm. Maktulü öldürmek ya da yaralamak istesem maktulü etkisiz hale getirerek amacıma ulaşırdım" diye konuştu. "Bilirkişi raporunun düzeltilip dosyanın karara bağlanmasını istiyorum" Tutuklu sanık Fatih B. de, "Bilirkişinin yaptığı adaletsizliğin, hukuksuzluğun düzeltilmeden bu dosyanın da karara bağlanmasını istemiyorum. Ben hakkımı sonuna kadar savunmak istiyorum. Burada üzerime yıkılmak istenen bir silah var. Bunu kabul etmiyorum. 2 seneden beridir suçsuz bir şekilde yatıyorum. Bilirkişi raporu düzeltilmeden karar verilmesin. Benim ismim nasıl yazıldıysa diğer şahısların isminin de rapora yazılmasını istiyorum. Tutanakta diğer şahısların da isminin rapora eklenip, bilirkişi raporunun düzeltilip bu dosyanın bu şekilde karara bağlanmasını istiyorum. Bu olayın bir tarafında yokum" şeklinde konuştu. Sevinç B. ise beraatıını talep ederek, oğullarının üzerine suç atıldığını, silahların maktule ait olduğunu söyledi. Yaşar B. ile Kazım B. de mütalaa doğrultusunda beraatlarını talep etti. Mahkeme heyeti, Ümit B.’yi haksız tahrik indirimi uygulayarak 18 yıl, ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 5 yıl hapis ve 60 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Fatih B. ise haksiz tahrik hükümleri uygulanarak 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B.’nin beraatlarına karar verildi.