GÜNDEM - 19 Ağustos 2023 Cumartesi 13:06

Yıpranan Kur’an-ı Kerimleri 46 yıldır onarıyor

A
A
A
Yıpranan Kur’an-ı Kerimleri 46 yıldır onarıyor

Bir zamanların gözde mesleklerinden biri olarak kabul edilen, şimdilerde ise yok olmaya yüz tutmuş ciltçilik mesleğini Erzincan’da 46 yıldır aralıksız sürdüren Orhan Ersu, yarım asra yakın yıpranmış ve aşınmış Kuran-ı Kerimleri onararak ciltleme yapıyor.


Erzincan’da İnönü Mahallesi Merkez Çarşısında 10 metrekarelik bodrum katta bulunan atölyesinde 46 yıllık ciltçilik mesleğini sürdürmeye çalışan Orhan Ersu, Ramazan ayı münasebetiyle işlerinde yoğunluk yaşadığını belirtti. Manevi duyguların yoğun yaşandığı bu günlerde 100 yıllık Kuran-ı Kerimleri yeniden okunabilir hale getiren cilt ustası Orhan Ersu, gelişen teknolojiye rağmen unutulmuş işini sürdürmeye devam ediyor.


Ciltçilik mesleğine 1977 yılında başladığını ifade eden Orhan Ersu ise konuşmasında, “46 yıldır bu işle uğraşıyorum. Çıraklığım dâhil 1977 yılından beri nu işe devam ediyorum. Gelen eski Kuran-ı Kerimler üzerine ciltleme yapıyorum. Tarihi eser Kur’anlar geliyor bazen. Eskimiş Kur’anları getiriyorlar, yeniden tazeleyip vatandaşa teslim ediyoruz. Bu ayda manevi duygularda kabardı tabii. Vatandaş Kur’an’ını getirip bazen başında bekliyor iş bitene kadar. Yıpranmış, mesela çocuklar yırtmış Kur’an’ı biz tazeliyoruz onları. Olmayanları fotokopi çekiyoruz veya eski Kur’anlardan yeni yaptıklarımıza takviye yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.


“Ciltçilik mesleğinde çırak yetişmiyor”


Ersu, ciltçilik mesleğinde alttan yetişen kimsenin olmadığını ve Erzincan’da mesleği icra eden yalnızca 2 kişinin kaldığını belirterek, “Alttan gelen bir kişi vardı, çırak olarak. O da başka yerde matbaa ustası olarak devam ediyor, ciltçiliği bıraktı. Geriden gelen başka ciltçi de kalmadı. Mesleğin son ustalarıyız. 1977’den beri devam ediyorum ve mesleği yapan 2 kişi kaldı” diye konuştu.



Yıpranan Kur’an-ı Kerimleri 46 yıldır onarıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Hat İzinde" sergisi Bağcılar’da sanatseverlerle buluştu Dr. Öğr. Üyesi Uğur Karabulut’un kişisel sergisi "Hat İzinde", Bağcılar Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi Sergi Galerisi’nde açıldı. Monobaskı tekniğiyle üretilen ve akrilik müdahalelerle zenginleştirilen eserlerden oluşan sergi, 18 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyarete açık olacak. Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi, güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu çerçevede Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Uğur Karabulut’un eserleri sergilendi. "Hat İzinde" isimli serginin açılışına sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. At figürü üzerinden kompozisyonlar öne çıkıyor 2026 yılı çalışmalarını bir araya getiren sergide, özellikle at figürü üzerinden biçimlenen kompozisyonlar ön plana çıkıyor. Monobaskı tekniği eserlerde katmanlı ve dinamik bir görsel yapı oluşturuyor. Geometrik tekrarlar, lekesel yüzeyler ve akışkan çizgiler aracılığıyla kurulan kompozisyonlar, izleyiciye durağan bir görüntüden çok hareket hâlindeki bir anlatı sunuyor. Çizginin yalnızca bilimsel unsur olmadığı vurgulanıyor Karabulut, sergi kapsamında çizginin yalnızca biçimsel bir unsur olmadığını; düşünceyi, sezgiyi ve hareketi taşıyan temel bir yapı olduğunu vurguluyor. Sanatçıya göre yüzey, tamamlanmış bir sonuçtan ziyade dönüşümün ve yeniden kurulan estetik ilişkilerin görünür hâle geldiği bir alan niteliği taşıyor. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret açık olacak Karabulut, serginin Bağcılar’da açılmasındaki katkılarından dolayı Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız’a teşekkür etti. Çağdaş baskı resim anlayışını figüratif yorumlarla buluşturan "Hat İzinde" sergisi, 18 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyarete açık olacak.
Konya Annesinin teşvikiyle başladığı meslekte isimlere özel tasarım yapıyor Konya’da uzun yıllardır yüzük tasarlayan takı tasarımcısı Servet Küçükdemirel, siyasiler başta olmak üzere tanınmış isimlere özel yüzükler tasarlıyor. Küçükdemirel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, 15 Temmuz Gazisi, o dönemki Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Turgut Aslan’a, aslan figürlü yüzük tasarladı. 1981’den bu yana mesleğini sürdürdüğünü belirten Servet Küçükdemirel, özel tasarımlarla çalışmalarını geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Annesinin rahatsızlıklarının bulunduğunu ifade eden Küçükdemirel, yaptığı işleri gördüğünde annesinin mutlu olduğunu dile getirdi. Küçükdemirel ayrıca, 15 Temmuz Gazisi Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan için özel bir yüzük tasarladığını kaydetti. "Bu iş evrensel bir iş ve herkesin öğrenmesi için en güzel mücadeleyi vermeye çalışıyoruz" 1981’den bu yana bir serüvenin içerisinde olduklarını ifade eden takı tasarımcısı Servet Küçükdemirel, "Çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa, ustalıktan sonra da özel tasarımlarla alakalı yıllardan beri işimizi daha ileriye götürebilmek için, geliştirebilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Türkiye tarafından da tanınmak, işte siyasi liderlerin, birçok siyasi liderin daha doğrusu özel tasarımlarını yapmak bizi çok onurlandırıyor, mutlu da ediyor. Bundan dolayı da Konya’da böyle küçücük bir yerde çalışmak bizi çok mutlu ediyor. Tercih edilmek zaten çok güzel bir şey. Biz aslında şöyle bu sanatı daha ileriye taşıyabilmeye çalışan insanlarız. Yani birçok üniversitelerde işte sempozyumlara davet ediliyoruz. Oralarda çocuklara daha böyle bildiğimiz işleri öğretmeye çalıştığımız için bunu sadece gerçekten bu iş evrensel bir iş ve herkesin öğrenmesi için en güzel mücadeleyi vermeye çalışıyoruz" dedi. "Annem yaptığım işleri görünce çok mutlu oluyor" Kendisini bu mesleğe başlaması için yönlendiren annesinin hasta olduğunu söyleyen Servet Küçükdemirel, "Beynine 2,5 yıl önce bir pıhtı attı. Eskileri çok iyi hatırlıyor. Demans ve Alzheimer başlangıcı var şu anda. Ama yaptığım işleri görünce de çok seviniyor. ‘Bak, ben sana dememiş miydim?’ diyor. Ben çırakken ‘Bir daha çalışmayacağım’ falan derdim. Ustam beni döverdi, eski ustalar döverdi zaten iş öğretebilmek için. Ben de ‘Çalışmayacağım’ dediğimde annem, ‘Hayır oğlum, bak çalışacaksın. O seni sevdiği için dövüyor. Sen adam ol diye yapıyor’ falan derdi. Şimdi öyle diyor: ‘Bak, benim dediğim çıkmadı mı? Bak şimdi herkes tarafından beğeniliyorsun, herkese güzel işler yapıyorsun. Bütün hanımların, erkeklerin parmaklarını süslüyorsun.’ O da mutlu oluyor tabii beni görünce, yaptığım işlerle alakalı. Çok mutlu oluyor" ifadelerini kullandı. Servet Küçükdemirel tasarladığı yüzükle ilgili bilgi vererek, "Çok sevdiğim bir ağabeyim var. Ben ağabey diyorum. Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarımızdan Turgut Aslan ağabeyim birkaç hafta önce telefonla konuştum kendisiyle. Ve kendisini çok sevdiğim için ona bir yüzük yapmam için kendisinden izin istedim. O da çok memnun oldu. Şimdi ona bir çalışma hazırlıyordum. Biliyorsunuz o 15 Temmuz Gazisi. Başından o kadar olaylar geçmesine rağmen hala ayakta dimdik olması, ben ona öyle diyorum. Soyadı gibi aslan gibi adam. Ve ona böyle yeni güzel bir Selçuklu yıldızıyla oluşan ve üzerine bir aslan figürü bir yüzük hazırlıyorum" diye konuştu.