YEREL HABERLER - 16 Kasım 2016 Çarşamba 11:46

Gözde ışık çakmasına dikkat

A
A
A
Gözde ışık çakmasına dikkat

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hakan Özpolat, göz hastalıklarına dikkat çekerek tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Gözdeki retinanın, gözün şeffaf ortamlarından geçen ışığı algılayan sinir ağı tabakası olduğunu kaydeden Özpolat, “Aslında beynimizin bir uzantısı olduğu için beyinde oluşan hastalıklardan da etkilenir. Retina kendini besleyen yoğun bir damar tabakasına sahip olduğu için Diabet, Hipertansiyon, Damar Tıkanıklıkları, Kan hastalıkları, vb pek çok hastalıktan doğrudan etkilenir. Göz şeffaf bir organ olduğu için insan bu tür hastalıklara yakalandığında ilk belirtileri ilk önce gözde çıkabilir. Bu yoğun damar ağı ile gözün etrafını saran halkın ‘gözün beyazı’ dediği doku bir bağ dokusu romatizmal hastalıklardan etkilenir. Bu tür hastalıklarda da gözde yine pek çok öncü belirti ortaya çıkar. Hatta vücudun pek çok hastalığını tedavi etmek için kullanılan ilaçların yan etkilerini yine retina ve onu beyne bağlayan görme siniri takibi ile saptamak mümkündür. Işığın gözde odaklanmasından sonra retinada düştüğü merkeze tıbben ‘makula’ halk tarafından ‘sarı nokta’ denir. Keskin görüşün % 99’u makulada gerçekleştiği için burada oluşacak sorunlar merkezi görüşü ciddi olarak tehdit eder.” diye konuştu.
Retinada herhangi bir rahatsızlık olduğunda ortaya çıkan belirtilerin genelde ortak olduğunu ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hakan Özpolat, “Yani retinamızın bir şikayet dili vardır. Tüm sıkıntılarını bu dille anlatır. Bu belirtiler uçuşma, ışık çakması, haleli-bulanık-sisli-büyük-küçük-yarım-lekeli-dağınık-dar-yamuk-kırık görme, merkezde leke, kısmi leke, perdelenme, tam görüş kaybı, iki göz arasında fark oluşması gibi belirtilerdir. Bu tür belirtileri fark eden bir insanın önce rutin bir göz muayenesinden sonra retina sorunundan şüphelenilirse bir retina uzmanının konsultasyonundan geçmesi uygun olacaktır. Çünkü retina hastalıkları pek çok hastalıkta olduğu gibi erken fark edilmezse tedavisi giderek zorlaşan ve hatta geri dönüşsüz bir noktaya ilerleyebilir.
Retina muayenesi sonucunda damar tıkanıklığı, kanama, sızıntı, ödem, damar iltihaplanması, retina incelmesi-yırtığı- deliği, retina ayrılması (dekolman), makula (sarı nokta) dejenerasyonu, sinir şişmesi ve kuruması, retinada doğuştan olan gelişimsel veya genetik sorunlar, beyindeki bir hastalıktan göze yansıyan bulgular saptanabilir. Bu bulgular sırasıyla en çok Diabet, Hipertansiyon, Damar dolaşım hastalıkları, Yüksek myopi, Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, Travma, Romatizmal hastalıklar, Genetik ve İrsi hastalıklar, Beyin hastalıkları, Stres kaynaklı psikosomatik hastalıklar, Mikrobik hastalıklar sebebyle ortaya çıkar.
Bir retina sorunu gördüğümüzde bunu incelemek için OCT ( Optik koherens tomografi), FFA (Fundus flöresein anjiografi), Görme alanı, ICG ( İndosiyanin yeşil anjiografi), Elektrofizyoloji gibi testlere başvurulabilir.
Retina hastalıklarının tedavisi hastalığın tipi ve aşamasına göre farklılıklar gösterir. Vücuttan kaynaklanan bir hastalığın göze yansıması söz konusu ise temeldeki bu hastalığın ilgili branş uzmanı tarafından tedavisi ilk ve en önemli şarttır. Göze yönelik uyguladığımız tedavilerden bahsetmek gerekirse; “Argon” adı altında isimlendirdiğimiz termal laser tedavileri, kimyasal bir maddenin laserle etkinleştirilmesi temeline oturan “ Fotodinamik Laser”, kanama ve lekeleri dağıtmak için kullandığımız Yag Laser, pek çok hastalıkta karşımıza çıkan retinal kanama, ödem, damar tıkanıklığı-iltihabı-çoğalması, makula (sarı nokta) hastalıkları vb durumlarda “göz içine ilaç enjeksiyonları” ve nihayetinde bu tür tıbbi tedavi yöntemleri ile yeterli yanıt alamadığımız veya geç kalmış olgularda “Vitrektomi” adı altında topladığımız farklı tekniklerle gerçekleştirdiğimiz retina ameliyatlarından bahsedebiliriz.
Sonuç olarak Retina, hastalıkları çok farklı nedenlerle ortaya çıkan, belirtileri ile kendini görece erken hissettiren, modern tetkik yöntemleri ile ayrıntılı olarak teşhis edilebilen, yine bilimsel ve teknolojik gelişmelerle tedavi yöntemlerinin giderek daha etkin şekilde uygulandığı önemli bir göz alanıdır.” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.