GENEL - 11 Temmuz 2018 Çarşamba 12:53

Bilge çocuklar Erzurum’un gururu oldu

A
A
A
Bilge çocuklar Erzurum’un gururu oldu

Özel Bilge Koleji Ortaokulu kuruluşunun birinci yılında büyük bir başarıya imza atarak 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Liselere Giriş Sınavında 369.

Özel Bilge Koleji Ortaokulu kuruluşunun birinci yılında büyük bir başarıya imza atarak 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Liselere Giriş Sınavında 369.199 Okul Ortalama Puanı ile Erzurum birincisi oldu.


Özel Bilge Koleji öğrencileri Erzurum’un gururu oldular. Dört yıl önce kurulan Erzurum Özel Bilge Anadolu Lisesinin yeni eğitim yuvası, Özel Bilge Ortaokulu 2017-2018 eğitim öğretim yılında faaliyete başladı. Ülkesinin birliği, dirliği, yüce milletimizin temel menfaatlerini göz önünde tutup Eğitim - Öğretim faaliyetlerinin hedef noktasına koyan Bilge gençler eğitim faaliyetlerinin ilk yılında Erzurum birinciliğiyle; öğretmenlerinin ve ailelerinin gurur kaynağı oldular.


Bilge Çocukların bu başarısı Türkiye’de yaklaşık 40 bin özel okul ve devlet ilk ve ortaokul düzeyinde eğitim veren okul içerisinde çok yüksek bir Türkiye sıralamasına sahip olarak, Erzurum’un eğitimdeki başarı sıralama tarihini değiştirdiler. Aslında Bilge çocukların çok başarılı olacakları yıl içerisindeki hazırlamış oldukları TÜBİTAK projeleri ile kendini göstermişti. Bilge Koleji öğrencileri 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından düzenlenen ‘’Bu Benim Eserim” adlı proje yarışmasında ‘’Ozonun Kahramanı Ceviz Ağacı’’ projesi ile Fizik branşında bölge sergisine davet edilip projesini bölge sergisinde sergileme şansı buldular.


Dünya’yı kurtarabilecek proje olarak ifade edilebilecek olan ceviz ağacının salgılamış olduğu sülfür gazının ozon gazı ile tepkimesi sonucunda ozon tabakasındaki seyrelen alanları yoğunlaştırarak küresel ısınmanın önüne geçilecek bir proje ile TÜBİTAK bilim tarihine adlarını yazdırdılar.


Bilge çocuklar aslında bilge geçler olan abi ve ablaların izinden yürüdüler. Gerek 2017 yılında gerekse 2018 yılında Ortaöğretim öğrenciler arasında düzenlenen TÜBİTAK araştırma proje yarışmasında Bilge gençlerden oluşan Özel Bilge Anadolu Lisesi öğrencileri iki yıl üst üste Erzurum bölgesinde TÜBİTAK projesi onaylanan tek özel okul olmanın haklı gururunu yaşıyor.


Özel Bilge Anadolu Lisesi’nin üç yıldır mezunları gururla Türkiye’nin en öncü Üniversitelerinde eğitimlerini sürdürüyorlar. 2017 yılında Özel Bilge Anadolu Lisesi öğrencisi Gökay Bağrıyanık kendi alanındaki bütün sorulara doğru cevaplayarak yüzde yüz başarıya imza atmıştı.


Özel Bilge Koleji Kurucu Müdürü Abdullah Samancı, öğrencilerinin göstermiş olduğu bu büyük başarılarından ve gururundan dolayı öğrencilerine, öğrenci velilerine ve öğretmen kadrosuna teşekkür ettiğini, Bilge Koleji olarak her daim bu yüce milletin hizmetkarı olacaklarına bu yüce milletin menfaatlerini her ne pahasına olursa olsun savunacaklarını milletimizin bize emanet ettiği evlatlarının en iyi başarı noktalarına gelmeleri için yorulmadan canla başla çalışacaklarını bu milletin kaderinin bilimle, yerli üretimle değişeceğinin, gelişeceğine inançlarının tam olduğunu, Bilge Koleji eğitim felsefesinin temelinde bilim insanı yetiştirmenin olduğunu söyledi.


Samancı; yirmi yıllık özel okul tecrübeleriyle eğitim faaliyetlerini yürüttükleri bu süreçte bizleri bir an bile yalnız bırakmayan kıymetli velilere sonsuz teşekkür ettiğini yaptıkları çalışmaların çok daha büyük başarıların müjdecisi olacağını ifade etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yeşilyurt Belediyesi 300 bin adet fide dağıtımı yapacak Yeşilyurt Belediyesi, tarımsal üretimi güçlendirmek ve çiftçilere destek olmak amacıyla her yıl düzenlediği fide dağıtımını bu yıl da sürdürüyor. "Fideler Çoğalsın, Bereket Katlasın" sloganıyla gerçekleştirilecek fide dağıtımında, ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kaydı bulunan çiftçilere toplam 300 bin adet fide teslim edilecek. Başvurular ise 20-24 Nisan tarihleri arasında alınacak. Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek olan destek programı kapsamında, Yeşilyurt ilçesinde ikamet eden ve ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kaydı bulunan çiftçilerin başvuruları kabul edilecek. Başvurularla ilgili detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, 0422 377 77 77 numaralı telefondan 4801-4803-4804-4806 dahili hatları üzerinden yetkililere ulaşabilecek. Fide dağıtımıyla birlikte Yeşilyurt’ta tarımsal üretimin daha da artması, çiftçilerin ekonomik olarak güçlenmesi ve yerel kalkınmanın hız kazanması hedefleniyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, tarımsal kalkınmaya yönelik desteklerin artarak devam ettiğini belirterek, çiftçilerin her zaman yanında olduklarını ifade etti. Başkan Geçit, "Tarım sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir kültürdür, bir yaşam biçimidir. Bizler de bu kültürü yaşatmak, üreticimizi güçlendirmek ve gelecek nesillere daha verimli bir Yeşilyurt bırakmak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. ’Fideler Çoğalsın, Bereket Katlasın’ sloganıyla çıktığımız bu yolda, bu yıl toplam 300 bin adet fideyi, ÇKS kaydı bulunan çiftçilerimizle buluşturuyoruz. Dağıtımını gerçekleştirdiğimiz bu fidelerin; üretimimizi artıracağına, çiftçilerimizin yüzünü güldüreceğine ve Yeşilyurt’umuzun tarımsal potansiyelini daha da ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Fide dağıtımıyla hem üretimi teşvik edeceğiz hem de çiftçilerimizin maliyet yükünü azaltmış olacağız. Tarımsal kalkınmayı güçlendirmek ve bereketli topraklarımızdan daha fazla verim almak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz Bizler biliyoruz ki; güçlü bir şehir, güçlü bir tarımdan geçer. Üreten çiftçimizin desteklenmesi, sadece ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda geleceğe yapılan en değerli yatırımdır" diye konuştu.
Malatya Turgut Özal, vefatının 33’üncü yılında MTÜ’de anıldı Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde (MTÜ), merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının 33’üncü yılı dolayısıyla Yeşilyurt Yerleşkesi’nde "Özallı Yıllar" konferansı düzenlendi. Programa TBMM 24. Dönem Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Vali Seddar Yavuz, milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ve Veli Ağbaba, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, İl Jandarma Komutan Vekili Jandarma Albay Burhan Gökçen, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Ünver, AK Parti İl Başkanı Av. Ali Bakan, İl Müftüsü Ramazan Dolu ile yerel yönetimlerin ve çeşitli kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Turgut Özal’ın hatırası üniversitesinde anıldı Kur’an-ı Kerim tilaveti ve "Turgut Özal Bir Vizyonun Hikâyesi" adlı belgesel gösterimiyle başlayan programda, Turgut Özal’ın devlet yönetimi, kalkınma anlayışı, özgürlük yaklaşımı ve Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki yeri çok boyutlu biçimde ele alındı. Malatya Turgut Özal Üniversitesinde gerçekleştirilen konferans, yalnızca bir anma programı değil; aynı zamanda Özal’ın düşünce ve siyasal mirasını yeniden değerlendirme zemini olarak öne çıktı. "Turgut Özal’ın mirasını üreterek yaşatıyoruz" Programın açılış konuşmasını yapan MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Turgut Özal’ın yalnızca bir siyasetçi değil, güçlü teknik altyapıya sahip, dünyayı okuyan ve Türkiye’yi geleceğe hazırlayan vizyoner bir devlet adamı olduğunu ifade etti. Elektrik mühendisliği kökeninden gelen disiplinin, Özal’ın yönetim anlayışında rasyonel düşünceyi ve çözüm odaklı yaklaşımı öne çıkardığını belirten Bentli, Türkiye’nin üretim, teknoloji, girişimcilik ve kalkınma alanlarında attığı birçok adımda Özal’ın ortaya koyduğu vizyonun izlerinin bulunduğunu söyledi. Adını Turgut Özal’dan alan bir üniversite olarak onun mirasını yalnızca hatırlamakla yetinmediklerini vurgulayan Bentli, bu mirası üreterek, geliştirerek ve yenilik yaparak yaşatmaya gayret ettiklerini kaydetti. Üniversitenin son yıllarda öğrenci sayısı, akademik kadro, fiziki altyapı ve eğitim kapasitesi bakımından önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bentli, Yeşilyurt Yerleşkesi’nin altyapı, çevre düzenlemesi ve yeni yapılarla daha nitelikli bir yükseköğretim ortamına dönüştürüldüğünü ifade etti. Bilimsel üretim ve Ar-Ge vurgusu Konuşmasında üniversitenin araştırma-geliştirme kapasitesine de değinen Bentli, öğretim elemanlarının yürüttüğü 30’dan fazla projeyle 35 milyon TL’nin üzerinde dış kaynaklı finansman sağlandığını, ayrıca uluslararası projeler yoluyla da önemli düzeyde kaynak elde edildiğini söyledi. Öğrencilerin Ar-Ge ekosistemine aktif biçimde katılmasını önemsediklerini belirten Bentli, çok sayıda öğrenci projesinin destek almaya hak kazandığını, bunun da üniversitede proje kültürünün güçlendiğini gösterdiğini dile getirdi. Bentli, akademik yayın performansı, ulusal ve uluslararası sıralamalardaki yükseliş, dijital ve yeşil dönüşüm odaklı yeni programlar ile akreditasyon süreçlerinde elde edilen sonuçların da üniversitenin gelişim kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Bugün gerçekleştirilen programın, bir yandan Turgut Özal’ın vizyonunu anarken diğer yandan genç araştırmacıları ve proje kültürünü teşvik eden anlamlı bir buluşma olduğunu söyledi. Rektör Bentli, Avrupa Birliği ve uluslararası fon kaynaklı projeler aracılığıyla üniversitenin araştırma kapasitesini her geçen gün daha da güçlendirdiklerini ifade etti. IPA III Programı kapsamında destek almaya hak kazanan "İklim Direncini Artırma: Malatya’da Yerel Uyum ve Azaltım için Akıllı Tarım Çözümleri" projesi başta olmak üzere yürütülen diğer dört uluslararası proje ile birlikte üniversiteye yaklaşık 1,7 milyon Euro’nun üzerinde kaynak kazandırıldığını belirten Bentli, bilimsel üretimde de önemli bir ivme yakalandığını vurguladı. Bentli, 2025 yılı itibarıyla Web of Science kapsamındaki yayın sayısının 400’ü aştığını, bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 62 artış gösterdiğini, 2026 yılının ilk çeyreğinde ise 130’u aşan yayın sayısıyla bu yükselişin kararlılıkla sürdüğünü kaydetti. Elde edilen başarıların URAP sıralamasına da yansıdığını ifade eden Bentli, üniversitenin son dört yılda 43 basamak yükselerek 109’uncu sıraya ulaştığını söyledi. "Turgut Özal, yakın siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biridir" Rektör Bentli’nin ardından konuşan Cemil Çiçek, konuşmasının başında vefa ve kadirşinaslık kavramlarının toplumları ayakta tutan temel değerler arasında yer aldığını belirtti. Bu tür anma programlarının yalnızca bir hatırlama faaliyeti olmadığını, aynı zamanda geçmişi doğru anlamaya ve bugünü daha sağlıklı değerlendirmeye imkân sunduğunu ifade eden Çiçek, Turgut Özal’ın Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde çok özel bir yerde durduğunu söyledi. Çiçek, yaklaşık 60 yıllık siyasi tecrübesine dayanarak Özal’ı, "yakın siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri" olarak niteledi. Çiçek, Türk milletinin son yüzyıldaki en önemli üç kazanımının Millî Mücadele, Cumhuriyet ve demokrasi olduğunu vurgulayarak, bu üç temel değerin doğru anlaşılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Turgut Özal’ın da bu tarihi birikim içinde, Türkiye’nin değişim ve dönüşüm sürecinde belirleyici roller üstlenen liderlerden biri olduğunu belirten Çiçek, onun sadece bir siyasetçi değil bürokrasi, özel sektör, dış tecrübe ve siyaseti bir araya getiren çok yönlü bir devlet adamı olduğunu söyledi. "Hayatın içinden gelen bir liderdi" Konuşmasında Turgut Özal’ın "hayatın içinden gelen" bir lider olduğuna özel vurgu yapan Çiçek, Özal’ın Devlet Planlama Teşkilatı’ndan Başbakanlık Müsteşarlığına, özel sektörden siyasete uzanan tecrübesinin, Türkiye’nin ihtiyaçlarını ve imkânlarını gerçekçi biçimde analiz etmesini sağladığını ifade etti. Bu yönüyle Özal’ın, devletin imkanlarını tanıyan, toplumsal sorunları sahici biçimde gören ve çözüm üreten bir lider olduğunu dile getiren Çiçek, onun kuru sloganlarla değil, somut hedefler ve icraatlarla öne çıktığını kaydetti. Çiçek, Turgut Özal’ın gelecek tasavvuruna sahip bir siyaset adamı olduğunu belirterek, Türkiye’nin "çağ atlaması" gerektiği yönündeki söyleminin basit bir slogan değil, kapsamlı bir kalkınma hedefi olduğunu söyledi. Özal’ın bu hedefi üç temel özgürlük üzerinden tanımladığını ifade eden Çiçek, bunların fikir ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğü olduğunu belirtti. Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde bu üç alanın kurumsallaşmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Özgürlükler, kalkınma ve dönüşüm Vurgusu Cemil Çiçek, düşünce ve ifade özgürlüğünün toplumsal gelişmenin temel şartlarından biri olduğunu, yasakçı anlayışların ise toplumsal huzuru zedelediğini söyledi. Din ve vicdan özgürlüğünün de insan onurunun ayrılmaz parçası olduğunu dile getiren Çiçek, çağdaş bir toplumun ancak özgürlük alanlarını genişleterek güçlenebileceğini ifade etti. Teşebbüs özgürlüğünün ise ekonomik kalkınmanın, girişimciliğin ve üretim kapasitesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Çiçek, Turgut Özal’ın bu yaklaşımının Türkiye’de önemli kırılmalar oluşturduğunu söyledi. Özal’ın ideolojik bir siyaset dili yerine sorun çözen bir yönetim anlayışını benimsediğini kaydeden Çiçek, onun devlet yönetiminde pratik sonuçlar üreten, çözüm odaklı ve cesaret sahibi bir profil çizdiğini vurguladı. Konuşmasında Özal’ın toplum tarafından "dindar, sivil ve demokrat" bir lider olarak hatırlandığını ifade eden Çiçek, bu tanımlamanın da söz konusu üç özgürlüğün toplumsal karşılığı olarak okunabileceğini söyledi. "Propagandaya değil olguya bakın" Konuşmasının sonunda gençlere de seslenen Cemil Çiçek, kişileri ve dönemleri değerlendirirken propagandaya değil, somut olgulara ve ortaya konulan eserlere bakılması gerektiğini söyledi. Turgut Özal’ın çalışan, üreten ve eser bırakan bir devlet adamı olduğunu belirten Çiçek, genç kuşakların da Türkiye’nin geleceğini üretim, sorgulama, bilim ve proje geliştirme iradesiyle inşa etmesi gerektiğini ifade etti. Konferansın sonunda MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ile Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit tarafından konuşmacı Cemil Çiçek’e hediye takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.
İzmir İlber Ortaylı, İzmir’de adını taşıyan kütüphane önünde anıldı Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için İzmir’de anma programı düzenlendi. Programa Ortaylı’nın ailesi de katıldı. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde düzenlenen programa Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, kızı Tuna Ortaylı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır katılım gösterdi. Programda konuşan Tuna Ortaylı, babasının İzmir’e her zaman ayrı bir sevgisi olduğunu belirtti. Babasının hayata karşı dev bir merakı olduğunu ifade eden Tuna Ortaylı, "Merakıyla hareket etmeyi, gezmeyi çok önemsiyordu" dedi. "Renkli bir kişilikti" Prof. Dr. Ortaylı ile gezi arkadaşı olduklarını ve dünyanın çeşitli yerlerine gittiklerini aktaran Tuna Ortaylı, "Gezi arkadaşı olarak da eğlenceli bir insandı. Benim için çok kıymetli anlardı. Bunların yaşanmış olması mutluluk veriyor, bir daha olmayacak olması da burukluk ama yaşamış olduklarımız yanımıza kar. Renkli bir kişilikti" diye konuştu. "Yaşarken sevildiğini görebildi" Babasının medyada görüldüğü gibi gerçek hayatta da aynı karaktere sahip olduğunu vurgulayan Tuna Ortaylı, "Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar her zaman ne kadar sevildiklerini yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphanenin olması bile çok önemli" ifadelerini kullandı. "Kitaplar hayatının merkeziydi" Kardeşi Nuriye Ortaylı ise Prof. Dr. Ortaylı’nın kitapları çok sevdiğini, evini ve hayatını kitaplara göre düzenlediğini söyledi. Kütüphanenin çok anlamlı olduğunu ifade eden Nuriye Ortaylı, "Yaşarken açılmış olması da ayrı bir hoşluk. Kendi adına bir kütüphane olduğunu gördü, bu çok iyi oldu. İlber, bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu ve dünyayı karış karış dolaşırdı. Her kesimden insanlarla konuşurdu" dedi. "Topluma bağlayan şey seyahatti" Prof. Dr. Ortaylı’nın insanları merak edip fikirlerini öğrenmeye çalıştığını belirten Nuriye Ortaylı, "Beslenme kaynaklarından birisi, onu topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir ikincisi de seyahatti. Seyahatleri çok önemliydi" diye konuştu. Eşsiz üslubuyla kabul gördü İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kendine has ve şahsına münhasır bir üslubu olduğunu kaydetti. Yıldır, "Bilgilerin güncellenmesi, günümüze taşınması ve günümüzde anlamlı bir değer kazanması için çok fazla gayret gösteren ve o eşsiz üslubuyla da toplumda çok büyük kabul gören bir insandı" dedi.
İstanbul Tarihe iz bırakan kalemler, 32’nci İstanbul Kırtasiye Fuarı’nda sergilendi 32’nci İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın son gününde ‘Bir Kalem Bir Hikaye & İz Bırakan Kalemler’ sergisinde, Prof. Dr. Muhittin Şimşek’in yıllar içinde titizlikle oluşturduğu özel kalem koleksiyonu ziyaretçilerle buluştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Aziz Sancar’a, merhum cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan Süleyman Demirel’e kadar birçok önemli ismin kullandığı kalemlerin yer aldığı ve kültürel mirasa tanıklık eden sergi büyük ilgi gördü. Kırtasiye fuarı kapsamında düzenlenen ‘Bir Kalem Bir Hikâye & İz Bırakan Kalemler’ sergisinde, Prof. Dr. Muhittin Şimşek’in uzun yıllar boyunca titizlikle oluşturduğu ve nadide parçalardan oluşan özel kalem koleksiyonu ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergide, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kalemi olmak üzere, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kullandığı kalemler dikkat çekti. Eski Başbakan Yardımcısı Alparslan Türkeş, Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar, doktor ve akademisyen İhsan Doğramacı, Ankara Valisi Vasip Şahin, eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Rus şair ve yazar Aleksandr Puşkin, Azerbaycanlı şair ve yazar Bahtiyar Vahapzade ile Reis’ül Kurra Abdurrahman Gürses’e ait kalemler de koleksiyonda yer aldı. Serginin dikkat çeken parçaları arasında ayrıca Türk Hava Yolları logosunun çizimine şahitlik eden kalem ile Devrim Otomobili projesinin çiziminin yapıldığı kalem de bulunuyor. Tarihi olaylara, önemli kararlara ve kültürel mirasa tanıklık eden kalemlerin yer aldığı sergi, ziyaretçilere geçmişten bugüne uzanan anlamlı bir yolculuk sunarken fuarın en çok ilgi gören bölümlerinden biri oldu. "Kağıt ve kalem çok önemli nesnelerdir. Bu önemli unsurlarla gençlerimizle buluşturmamız gerekiyor" Sergide konuşan Prof. Dr. Muhittin Şimşek, "Türkiye Avrupa ve Asya’nın en büyük kırtasiye fuarında bulunuyoruz. Öncelikle bu fuarı düzenleyen herkesi tebrik ediyorum. Kırtasiye, kağıt ve kalem çok önemli nesnelerdir. Bu önemli unsurlarla gençlerimizle buluşturmamız gerekiyor. Çünkü bugün özellikle öğrencilerimiz dijital platformların adeta esiri olmuş durumdalar. Bunun sosyolojik ve psikolojik olarak çok büyük sıkıntılar doğurduğu artık inkar edilemez bir gerçektir. Bu nedenle öğrencilerimizi ve gençlerimizi olabildiğince kağıtla, kalemle, düşünceyle, kültürle, varlıkla ve medeniyetle buluşturmamız gerekiyor. Bunun yolunun da bu tür fuarlardan geçtiğine inanıyorum. Ben buna ‘Tarihi Yazan Kalemler’ diyorum. Arkadaşlarımız ise bunu ‘Bir Kalem Bir Hikaye & İz Bırakan Kalemler’ adıyla yayınladılar ve ortaya koydular. Bu sergi kolay oluşmadı. Yaklaşık 30-35 yıllık bir emeğin sonucudur" ifadelerini kullandı. "Bir nesneye değer kazandıran şey, onun taşıdığı yaşanmışlıktır" 2 bine yakın kalem koleksiyonu olsa da bu sergide yer alan kalemlerin çok değerli olduğunu dile getiren Şimşek, "Bir nesneye değer kazandıran şey, onun taşıdığı yaşanmışlıktır. Eğer buna koleksiyon diyorsak, evet bunlar gerçek bir koleksiyondur. Burada yer alan kalemler artık tekrar bulunabilecek şeyler değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Saakashvili’nin ve Sayın Aliyev’in birlikte imzaladığı önemli bir tarihi olayda kullanılan kalem burada sergileniyor. Rahmetli Turgut Özal’ın, ölüm yıl dönümünde de hatırladığımız, ‘İcraatın İçinden’ programında kullandığı altın kalem burada. Amerika’da hastanede yatarken Bush’a yazdığı mektupta kullandığı kalem bugün bizde. Ülkemizin gurur kaynağı olan Aziz Sancar hocamızın Nobel’e giden hesaplamaları yaptığı kalem de burada sergileniyor. Bunun gibi birçok önemli kalem bu sergide yer alıyor" dedi. "Medeniyet ve zihniyet; yazıda, kalemde ve kağıtta gizlidir" Gençlerin, hatta herkesin dijital esaretten ve bağımlılıktan kurtulmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Artık birkaç saniyelik görüntülerle hayatımızı şekillendirmeye başladık. Bu son derece tehlikeli bir olgudur. Bu tehlikeyi bertaraf edecek olan düşünce, medeniyet ve zihniyet; yazıda, kalemde ve kağıtta gizlidir. Bu nedenle buradan Sayın Milli Eğitim Bakanımıza da bir istirhamım var. Kendisi çok güzel işler yapıyor, buna hiç şüphe yok. Ancak eskiden güzel yazı dersleri vardı. Bu derslerin yeniden eğitim sistemine kazandırılmasını bir vatandaş ve bir baba olarak rica ediyorum. Çünkü bu dersler gençlerimizi dinginleştirecek, onları yavaşlatacak. Bugün çok hızlı yaşıyoruz. Bu hızlı dünyanın içinde birçok şeyi kaçırdığımızı fark ediyoruz. Oysa kalem, hayatı yavaşlatmanın en önemli başlangıç noktalarından biridir. Bizim kültürümüzde, hatta dinimizde kalem o kadar önemsenmiştir ki Cenab-ı Allah onun adına sure indirmiştir. Böylesine önemli bir değeri görmezden gelmemizin ciddi bir eksiklik olduğuna inanıyorum" diye konuştu.