GÜNDEM - 08 Aralık 2025 Pazartesi 14:24

Aras EDAŞ Genel Müdürü Akbaş; "Kriz senaryolarına karşı hazırlığımız mevcut"

A
A
A
Aras EDAŞ Genel Müdürü Akbaş; "Kriz senaryolarına karşı hazırlığımız mevcut"

Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, kriz senaryolarına karşı gerekli hazırlıklarının mevcut olduğunu söyledi. Akbaş, kurumun sorumluluk bölgesinde yaptığı çalışmaları detayları ile paylaştı.


Abonelerin yüzde 1,5’i etkilenecek


Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni uygulamada, yıllık 4 bin kilovatsaatin (aylık ortalama 333 kWh) üzerinde elektrik tüketen abonelerin artık devlet katkısından yararlanamaya-cağını hatırlatan Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, bölgede bu kapsama giren abone sayısının hizmet verilen toplam abonelerin yüzde1,5’ini oluşturduğunu söyledi. Geri kalan mesken abonelerinin devlet desteğinden yararlanmaya devam edeceğinin altını çizen Akbaş, "Bu tüketim eşiğini geçen abonelere mesajla bildirim yapılacak. İsterlerse ‘serbest tüketici anlaşması’ yapabilirler. İstemezlerse mevcut abonelik üzerinden devam ederler. Sadece devlet desteğinin azaldığını faturalarında görürler. Zaten, mesken abonelerinin dışındaki ticarethanelerdeki yıllık enerji tüketimi ortalama 15 bin kilovatsaati, tarımsal sulama abonelerinin yıllık tüketimi de150 bin kilovatsaati buluyor" dedi.


"Kriz senaryolarına hazırlıklıyız"


Doğu’da sorumluluk bölgesi olan Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Iğdır ve Kars illerinde yaşanabilecek krizlere hazırlıklı olduklarına dikkat çeken Genel Müdür Fikret Akbaş şöyle konuştu; "Kriz senaryoları üzerine çalışmamız elbette var, bu hemen hemen bütün sektörlerde olduğu gibi bizde de yürütülen bir süreç. Örneğin; Erzurum’un birdenbire tamamen elektriğinin kesilmesi durumunda ekiplerin ne yapacağı, teknik olarak nasıl hareket edeceğimiz gibi senaryolar hazırlanıp, bunlar üzerinden planlamalar yapılıyor. Biz enerji zincirinin son halkasındayız, büyük çaplı kesintiler genelde bizden kaynaklanmaz. Üretim tarafında bir sorun varsa geniş çaplı kesinti olur. Bizim kesintilerimiz daha çok lokal düzeyde olur. Buna yönelik her zaman hazırlıklıyız. Ancak deprem gibi büyük afetlerde ne yapacağımıza dair ayrı planlarımızda mevcut. Afet durumlarında geçmişte de görüldüğü gibi sistemi ilk ayağa kaldıran sektör genelde elektrik dağıtımıdır. Çünkü ekiplerimiz hem eğitimlidir hem de fedakarca çalışır.


Kayıp kaçak oranını düşürdük


Aras EDAŞ’ın sorumluluk bölgesindeki kayıp kaçak oranlarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Ak-baş, eski hatlardan veya hatların mesafesinden kaynaklanan ya da şebekenin kendi doğasıyla alakalı kayıpları "teknik kayıp" olarak nitelendirdiklerini ifade ederek şunları söyledi; "Bunun yanında bir de kaçak var. Bu ikisini beraber değerlendirerek kayıp-kaçak olarak adlandırıyoruz.2013 yılında özel sektöre devir yapılırken yüzde44 olan kayıp kaçak oranı bugün itibari ile yüzde14’e düştü. Bu ciddi bir başarı. Özellikle Doğubayazıt, Patnos ilçelerinde çok fazlaydı. Erzurum’un, Kars’ın ve Iğdır’ın bazı ilçelerinde vardı yine. Yaptığımız mücadele ve özellikle teknolojik yatırımlarla bu oranlar düştü. Erzincan, Bayburt, Ardahan ve Erzurum’un güney ilçeleri hariç baktığımız zaman kayıp kaçakta Türkiye ortalamasının altındayız"


"Çalanlar hoyratça çalıyor"


Kaçak elektrik kullanımıyla ilgili gelen ihbarlara hassasiyetle yaklaştıklarını hatırlatan Akbaş, "Vatandaşlarımızın şunu da bilmesini isteriz ki, bu ihbarlar kesinlikle gizli tutuluyor. İhbar eden kişiyi kendi ekiplerimiz bile bilmiyor. Bu konuda çok titiz davranıyoruz. Dürüst vatandaşın da hakkını korumak zorundayız. Çalanlarda hoyratça çalıyor, dolayısıyla oranlar da bu yüzden yükseliyor. Trafo-pano arası abone kabloları, kırsaldaki nakil hatlarının alt kısımları ve pano-box (Elektrik dağıtım kutusu) kilitleri kırılarak çalınıyor. Hırsızlık olayları, sadece vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit etmekle kalmıyor, şirketimiz ve ülke ekonomisine de büyük oranda zarar veriyor" dedi.


Muhtarlara özel iletişim ağı


Kurum olarak müşteri memnuniyetine büyük önem verdiklerini vurgulayan Genel Müdür Fikret Akbaş, sorunlara hızlı ve etkin çözüm sağlamak adına 13 ayrı kanaldan çağrı aldıklarını belirterek, şunları söyledi; "Müşterilerimizin her türlü talep, soru ve şikâyetlerine anında yanıt verebilmek için 7 gün 24 saat hizmet veren bir çözüm merkezi oluşturduk. Hizmet erişimini kolaylaştırmak adına, yalnızca telefon değil; sosyal medya, canlı chat, mobil uygulama, e-posta, web sitesi, müşteri merkezleri gibi fazla farklı iletişim kanalını aktif olarak kullanıyoruz. Gelen arıza, bakım, aydınlatma veya enerji kesintisi bildirimleri, çağrı/çözüm merkezi ekibimiz tarafından alınıp derhal saha ekiplerine yönlendiriliyor. Böylece sorunlar sahada hızlıca ele alınıyor. Muhtarlarımızın bize kolayca ulaşabilecekleri sadece onlara özel bir iletişim kanalımız var. Ayrıca Türkiye’de sadece bizim kullandığımız Cimer benzeri bir ‘Arimer’ sistemimiz var. Burada da vatandaşlarımız sorunlarını hiyerarşik bir şekilde üst amirlere iletebilecekleri bir uygulamayla hizmet veriyoruz." Akbaş, bağımsız araştırma kuruluşları tarafından yapılan anketlerde, Aras EDAŞ’ın 21 dağıtım şirketi arasında müşteri memnuniyetinde Türkiye3.’sü olduğunu belirterek, bu başarıyı daha üst sıralara çıkarma çabasında olduklarını söyledi.


"Kışın hizmetlerimiz aksamıyor"


Bölgenin ağır kış şartlarının kurumun vatandaşa hizmet sunmasında bir engel teşkil edip etmediği yönündeki soruya da cevap veren Fikret Akbaş, kış için gerekli ekipmanları olduğu gibi personelin de bu anlamda eğitimli olduğunu kaydederek; "Kış şartlarında çalışabilecek vaziyette ekiplerimiz var, dolayısıyla herhangi bir ihtiyaç halinde hızlıca müdahale ediyorlar. Yatırımlarla ve bakımlarla şebekeleri iyileştiriyoruz yaz ve kış aylarında sorunları minimize etmeye çalışıyoruz. Buna rağmen bir arıza oluşursa kış şartlarında da sürekli müdahale ediyoruz. Yer yer kar motosikleti, atv kullanıyoruz. Gerekirse yaya gidiyoruz. Arızanın olduğu bölgeye bir şekilde mutlaka ulaşıyoruz" dedi. Son yıllarda insansız hava araçlarını (İHA)da kullanmaya başladıklarını ifade eden Akbaş, şu bilgileri verdi; "İHA’lar, özellikle arıza ve bakım amaçlı yaptığımız çalışmalarda önceden tespit için çok fayda sağlıyor. Eskiden dron yokken aşağıdan bakarak arızayı görmeye çalışıyorduk. Dronlar üstten fotoğraflama yaparak ekiplerin göremediği yerleri görünür hale getiriyor ve böylece ön tespitlerle bakım gerçekleştiriyoruz. İkinci kullanım alanımız ise projelendirme. Eskiden topograflar sahaya gidip ölçüm yapardı çünkü direkleri rastgele dikmiyoruz. Mutlaka hesabı, kitabı var ve bu ölçümlere dayanıyor. Şimdi bunu dronlarla çok hızlı şekilde yapıyoruz. Bu da bize ciddi zaman kazandırıyor. Teknoloji bu anlamda sürece dahil oldu. Ayrıca termal ci-hazlarımız da var. Bir ısınma ya da gevşeme varsa termallerle ölçüyoruz."


Aras EDAŞ’ın sosyal projeleri


Kurum olarak sosyal sorumluluk projelerine de ayrı bir önem verdiklerinin altını çizen Akbaş, özellikle kayak sporuna ciddi destek sağladıklarına değinerek, "Bunun yanında genç istihdamını artırmak amacıyla yeni mezun arkadaşlarımızı eğitim programlarımız-dan geçirerek sektöre kazandırıyoruz. Yine, bölgemizin göçmen kuş güzergâhında yer alması nedeniyle, hem kuşların hem de şe-beke altyapısının zarar görmesini engelleyecek önlemleri titizlikle uyguluyoruz. Geçmişte leylek popülasyonunun korunmasına yönelik başlattığım ve Avrupa’dan ödül alan proje, hala südrüyor. Bölgemizde ise sadece leyleklerle sınırlı kalmayıp tüm göçmen kuşların güvenliği için göç yolları üzerindeki hatlarda gerekli tedbirleri sosyal sorumluluk anlayışıyla hayata geçiriyoruz" şeklinde konuştu.


Kamu kurumlarıyla iyi ilişkilerimiz var


Aras EDAŞ olarak sorumluluk bölgesindeki illerde bulunan kamu kurumlarıyla uyum içinde çalıştıklarını söyleyen Akbaş, "Aslında biz de bir kamu hizmeti yapıyoruz. Yani devle tadına vatandaşa hizmet sunuyoruz. Biz vatandaştan topladığımız paralarla bu yatırımları yapıyoruz. Genellikle kamu kurumlarıyla bir problem yaşamıyoruz. Bazen belediyeler bizim bilgimiz dışında kazı yaptığında şebeke hatlarına zarar veriyor, bizi mağdur ediyorlar" dedi.


Şarj istasyonları sisteme ek yük getiriyor


Son dönemlerde sayıları artan araç şarj istasyonları ve çatı üstü güneş enerji santrallerinin (GES) mevcut şebekelerin yükünü artırdığını dile getiren Fikret Akbaş şunları söyledi; "Bölgemizde büyük ölçekli güneş enerji santrallerinin yanı sıra çatı üstü GES uygulamaları da giderek yaygınlaşıyor. Dolayısıyla neredeyse her evde küçük çaplı da olsa bir üretici oluşmaya başladı. Bu durum elbette dağıtım şirketleri açısından yeni zorlukları beraberinde getiriyor. Şarj istasyonlarının yüksek kapasitede elektrik çekmesi ve buna ek olarak hanelerde bireysel üretim tesislerinin bulunması, şebeke yönetimi açısından önemli riskler doğuruyor. Bu gelişmeleri sağlıklı şekilde yönetebilmek amacıyla bölgemizde hem yeni yatırımlar yapıyor hem de güçlü bir teknolojik altyapı kuruyoruz. Karşılaştığımız risklerin başında, aşırı tüketim ve dengesiz yüklenme nedeniyle bölgesel elektrik kesintilerinin artması geliyor. Aynı şekilde çatı üstü üretimlerin sisteme giriş-çıkış döngüsü hatlarımızda anlık dengesizliklere yol açıyor. Bu dengesizlikleri izleyebilmek ve hızlı müdahale edebilmek adına kapsamlı bir takip ve kontrol altyapısı oluşturmaya çalışıyoruz. Tüm bunlar yeni bir sistem, yeni bir yatırım alanı ve doğal olarak yeni bir maliyet kalemi anlamına geliyor. Ancak değişen enerji ekosistemi içinde bunu yönetmek zorundayız. Bölgedeki bu üretim yapıları henüz çok yüksek seviyelerde olmasa da hızla artış gösteriyor."


Özelleştirmeden itibaren 12 yılda 36 milyarlık yatırım


Doğu Anadolu’da 7 ile enerji dağıtım hizmeti veren Aras EDAŞ’ın, 2013 yılın-dan itibaren yaptığı yatırımların 36 milyar liraya yaklaştığı belirten Akbaş, "2026 yılında 7 milyar liralık bir yatırım yapacağız. Bu yatırımla ilgili EPDK’ya başvurduk. Kesintisiz, sürdürülebilir enerji için teknolojik kolaylıklardan faydalanarak daha kaliteli hizmet sunmanın gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.


Kadın mühendis sayısında yüzde 900 artış


Aras EDAŞ’ın istihdam politikasıyla ilgili de bilgi veren Genel Müdür Akbaş, özellikle kadın istihdamı konusunda hassas olduklarına işaret ederek, "Kendi görev dönemime baktığımda aşağı yukarı80 civarında olan kadın çalışan sayısı bugün 272’yeulaşmış. Bu da yüzde 189oranında bir artış ediyor. Ben, aileye çok değer veren bir insanım. Şirketimizde de bu anlayış hakim. Her zaman çalışanlarımıza öncelik verir sonra işi düşünürüz. Dolayısıyla aileye ve kadına değer veriyoruz. Çünkü kadın eliyle yapılan işin kalitesine ve başarısına inanıyorum. ‘Kadın personeliniz arasında yönetici, saha personeli ya da mühendis var mı’ derseniz; mühendis sayısı 2014’te 7 iken bugün 72 kadın mühendise çıkmış. Kadın yönetici oranımız tüm yöneticiler içinde yüzde 14, toplam kadın çalışan oranımız yüzde 12. Yani yöneticilik tarafında da bir destek veriyoruz. Toplam çalışan sayımız yaklaşık 2 bin 350, kadın çalışan oranını yüzde 189 artırmışız, kadın mühendis oranı ise yüzde 900’ün üzerinde artmış. Son zamanlarda teknisyenlere ağırlık vermeye başladık. Üniversite okuyamamış kadın arkadaşlarımızın da iş gücüne dahil olmasını istiyoruz. Sahada sayaç okuyan, sayaç değiştiren kadın teknisyenlerimiz var. Teknik birimlerde bile çalışan kadınlarımız var" diye konuştu.



Aras EDAŞ Genel Müdürü Akbaş; "Kriz senaryolarına karşı hazırlığımız mevcut"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.