GÜNDEM - 05 Şubat 2025 Çarşamba 09:21

Asırlık o fotoğraflar yeniden canlandırıldı

A
A
A
Asırlık o fotoğraflar yeniden canlandırıldı

Erzurum Reşit Karabacak Spor Lisesi öğrencileri, 110 yıl önce çekilen iki kare fotoğraftan yola çıkarak o dönemin kıyafetleri ve kayak malzemeleri ile kayak yaptılar.


Erzurum’da 1910 yılında Sanayi ve Kız Muallim Mektepleri öğrencilerinin kayak yaptığını gösteren fotoğraflardan yola çıkılarak Beden Eğitimi Öğretmeni Fatih Özbayraktar gözetiminde gerçekleştirilen proje, Türkiye’nin kış sporları tarihini gözler önüne serdi. Kış sporları ve kayak tarihinde köklü bir geçmişe sahip olan Erzurum’da liseli gençler, 110 yıl öncesini canlandırdı. Aziziye Reşit Karabacak Spor Lisesi öğrencileri, Beden Eğitimi Öğretmeni Fatih Özbayraktar gözetiminde bir asır öncesindeki kayak malzemeleri ve kıyafetleri ile kayak yaptılar. Türkiye’de kayak sporunun ilk kez 1915 yılında askeri eğitim amacıyla başladığına dikkat çeken genç sporcular, sivil anlamda 1920 yılında Kâzım Karabekir Paşa tarafından ’Gürbüzler Ordusu’ öğrencilerine verilen eğitimle devam eden kayak serüvenini anlattılar.


Beden Eğitimi Öğretmeni Fatih Özbayraktar, Kazım Karabekir Paşa’nın 1. Dünya Savaşı yıllarında Erzurum’da ’Gürbüzler Ordusu’ çocuklarıyla belli bir disiplin ve ekip anlayışıyla başlayan kayak kültürünün 1920 yılında Sanayi ve Kız Muallim Mektepleri ve dönemin diğer okullarında devam ettiğini tarihi belgelerle gün yüzüne çıkardıklarını anlattı. Özbayraktar, "Erzurum’un daha doğrusu Türkiye’nin kayak geçmişiyle ilgili bu tarihî bilgi ve fotoğrafların kitap sayfalarından çıkarılarak canlandırılmasının şehrimizin 2025 Turizm ve Avrupa Kış Sporları Başkenti olduğu döneme denk gelmesini de oldukça anlamlı ve önemli görüyoruz" dedi.


Reşit Karabacak Spor Lisesi idareci, öğretmen ve öğrencileri tarafından oldukça uzun ve titiz bir çalışma ile canlandırılan belgesel tadındaki etkinlik için dönemin kıyafetleri ve kayak malzemeleri birebir kullanıldı. Türk kayak tarihinin ilk sporcuları Hikmet Koyunoğlu, Cevat Dursunoğlu ve Kazım Karabekir Paşa’nın Erzurum’da kayakla ilgili yaptıkları çalışmalar, tarih kitaplarında yer alan kendi hatıralarından dile getirildi. Erzurumlu kayakçıların yer aldığı 18 kişiden oluşan Sanayi Mektebi ve 16 kişiden oluşan Kız Muallim Mektebi öğretmen ve öğrencilerinin yer aldığı fotoğraftaki tüm kıyafet, şapka, ayakkabı, kayak ve kayak sopaları aslına uygun bir şekilde yaptırılarak, bir asır önceki o fotoğraflar nerede çekildiyse aynı yer, aynı duruşla günümüze taşındı. Türkiye’de ilk defa 1949 yılında faaliyete geçen ahşap atlama rampasından çocuk yaşta atlayarak tarihe geçen Argun Müceldili de unutulmadı.


Erzurum’da kayak faaliyetlerinin yapıldığı ilk dönemlerde baton olarak fındık sopalarının kullanıldığı ve sopaların o günün şartlarında Trabzon’dan temin edildiği vurgulandı.



Asırlık o fotoğraflar yeniden canlandırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.