TEKNOLOJİ - 13 Mart 2026 Cuma 09:33

Astronot Alper Gezeravcı: "2027’de aya erişim noktasında koyulmuş hedefimiz var"

A
A
A
Astronot Alper Gezeravcı: "2027’de aya erişim noktasında koyulmuş hedefimiz var"

Türkiye’nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı, Erzurum’da gençlerle buluştu. Türkiye’nin uzay hedeflerinin sadece dünya yörüngesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, ülkemizin 2027 yılında aya erişme hedefinin bulunduğunu söyledi.


Bilim Erzurum’da yapılan programa gençlerle birlikte minik öğrencilerin de ilgisi oldukça fazla idi. Alper Gezeravcı, gençlere Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu kapsamında 22 gün süren uzay yolculuğunu ve ülkemizin "Milli Uzay Programı" kapsamındaki hedeflerini anlattı. "Türk Astronot ve Bilim Misyonu" kapsamında 2022 yılında başlatılan astronot seçim sürecini, ilk Türk astronotu olmak için yaklaşık 36 binden fazla kişinin başvuru yaptığını anlatan Gezeravcı, astronotluk yolculuğunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu dile getirdi. Sekiz ay süren test ve mülakat süreçlerinin ardından seçildiğini, daha sonra ABD’de yoğun bir eğitim programına katıldığını söyleyen Gezeravcı, burada acil durum senaryoları, kapsül operasyonları, ilk yardım ve hayatta kalma eğitimlerini detaylarıyla anlattı.



"Sadece hevese yönelik bir görev değil"


253 şehir değişimiyle birlikte Erzurum’da 627’nci programı yaptıklarını ve gittiği her yerde teveccühle karşılandıklarını ifade eden Alper Gezeravcı, "Bu da devletimizin iradesinin gerçekten doğru bir alana yansıdığını çok net bir şekilde bize gösteriyor. Çocukların uzaya ilgisi had safhada. Zaten en sevindiğimiz kısım da bu. Bu bir seferlik, sadece hevese yönelik icra edilen bir görev değildi. Devletimizin, kadim tarihimizin, köklü geçmişimizden almış olduğu birikimle ortaya koyduğu vizyonun bir yansıması. Çocuklarımızın iradesinde yer eden, geleceğe yönelik hayallerine şekil veren bir görev olarak icra edildi. Nitekim bunun bir yansıması olarak, üniversite sınavlarında en yüksek dilime girmiş çocuklarımızın içerisinde, yapacakları tercihi değiştirip havacılık ve uzay alanındaki yeni bölümlere yönelen bir çok kardeşimiz oldu. Bugün bir çok bölüm havacılık uzay alanında bu işin temelini nasıl atıldığı bölümlerde bu işin net bir yansıması olarak ortada" dedi.



"Asla özgüveninizi kaybetmeyin"


Gençlere seslenen Gezeravcı, başarıyı emsal almak varken başarısızlığa bakmamaları gerektiğini dile getirerek, "Sizden daha iyi potansiyel yok. Kimsenin potansiyelinizi küçümsemesine izin vermeyin. Özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Bu bir hikayenin başlangıcıydı, bir yere varış hikayesi değil. Bundan sonra bu hikayeyi sizler yazacaksınız. Milyarlarca insan milyarlarca adım atarken, bir annenin en değerli adımı evladının attığı ilk adımdır. Bu da Türk evladının uzaydaki ilk adımıdır. Birey olarak bizim oynadığımız rolden ziyade burada devletimizin iradesinin yansıması önemli. Biz sembolik olarak işin içerisinde temsil pozisyonunda bulunan bir bireyiz. Türk astronot ve bilim misyonu Türkiye Cumhuriyeti’nin milli uzay programının 10 hedefinden sadece bir tanesiydi. Yapıldı ve bitti değil. Bu bir bütünün sadece parçasıydı "diye konuştu.



"2027 yılının ilk yarısında aya erişim hedefimiz var"


Türkiye’nin2027 yılında aya erişme hedefinin bulunduğunu hatırlatan Gezeravcı "Bunu başarabilmiş şu an dünyada sadece 5 ülke var. Bizim hedefimiz 6’ncı ülke olmak. Milli uzay programımız kapsamında kalan hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde çalışmalarımız yoğunlaştırılmış bir biçimde devam ediyor. 2027 yılının ilk yarısında aya erişim noktasında koyulmuş hedeflerden bir tanesi olarak programın hazırlıkları devam ediyor. Uzay limanı projemiz yoğun bir hazırlık süreçlerine devam edilen projelerden bir tanesi. Bizler buralara boş motivasyonlar enjekte etmeye değil tam aksine Türk evladının elinden çıkmış somut başarı hikayelerini, belki gözünüzün gözünüzden kaçmış olabilecek başarı hikayelerini sizlere ardına verecek" şeklinde konuştu.



"Anne ve baba duası aldım"


Gezeravcı, soru-cevap kısmında da katılımcıların merak ettiği konularda açıklama yaparken; anne-baba duasının kıymetli olduğunu ve kendisinin bunu fazlasıyla yaşadığını dile getirerek, "Seçim sürecinde kurulun belirlediği ve dikkate aldığı kriterlerle göreve takdir edildik. Ben performansını ortaya koyan ve sürece katılan adaylardan birisiydim sadece. Ama hayatım boyunca ettiğim bir dua var. Allah’a annemin ve babamın yüzünü hep güldürmesi için dua ederdim. Rabbim de duamızı kabul etti" dedi.



Astronot Alper Gezeravcı: "2027’de aya erişim noktasında koyulmuş hedefimiz var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursaspor’un Muşspor maçının cezaları belli oldu PFDK Muşspor-Bursaspor maçına ilişkin kararını açıkladı. Yeşil beyazlı kulüp 1 deplasman maçını seyircisiz oynayacak ayrıca para cezası da aldı. Bursaspor ile Muş Spor Kulübü arasında oynanan Nesine 2. Lig Kırmızı Grup karşılaşmasına ilişkin kararlar açıklandı. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), 12 Mart 2026 tarihli ve 62 sayılı toplantısında müsabakaya dair disiplin cezalarını duyurdu. Kurulun açıkladığı karara göre, 8 Mart 2026 tarihinde oynanan Muş Spor Kulübü - Bursaspor müsabakasında yaşanan saha olayları nedeniyle her iki kulübe de disiplin cezası verildi. Muşspor’a iki maç seyircisiz oynama cezası Muş Spor Kulübü, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52/2. maddesi kapsamında cezalandırıldı. Kurul, Muş temsilcisinin 2 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası almasına karar verdi. Bursaspor’a deplasman seyircisiz cezası Aynı karşılaşmada yaşanan saha olayları nedeniyle Bursaspor da Futbol Disiplin Talimatı’nın 52/2. maddesi uyarınca disipline sevk edildi. PFDK, yeşil beyazlı kulübe 1 resmi müsabakayı deplasmanda seyircisiz oynama cezası verilmesine hükmetti. 55 bin TL para cezası PFDK kararında ayrıca Bursaspor’un, müsabakada misafir takım yetkilisinin stadyum denetimine katılmaması nedeniyle talimatlara aykırı davrandığı belirtildi. Bu nedenle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46/1. maddesi uyarınca yeşil beyazlı kulübe 55 bin TL para cezası verilmesine karar verildi.
Kütahya Tavşanlı’da Sanayici ve Eğitimciler "Hamilik" iftarında buluştu Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde sanayiciler, protokol üyeleri ve eğitimciler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Hamilik’ iftarında bir araya geldi. Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinesinde ve Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, mesleki eğitimin geleceği ve okul-sanayi iş birliği vurgulandı. İftar programına Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir ve eşi Hatice Büşra Özdemir, İlçe Emniyet Müdürü Güven Türkmen, İlçe Jandarma Komutanı İsmail Bayır, yerel sanayiciler, oda başkanları, mesleki eğitim veren okul yöneticileri, alan şefleri ve öğrenciler katıldı. Programda bir konuşma yapan Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Refik Küçükkağnıcı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve Mesleki Eğitim Politika Belgesi çerçevesinde yürütülen "Hamilik Projesi"nin önemine değindi. Küçükkağnıcı, bu proje sayesinde sanayiciler ile okullar arasında daha yakın ve organik bağlar kurulduğunu belirterek, "Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin mesleklerinde daha donanımlı yetişmesinde bu birliktelik hayati bir rol üstleniyor" dedi. Mesleki eğitimde piyasanın ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacının karşılanması için okul-sanayi iş birliğinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Küçükkağnıcı, konuşmasında önemli bir gelişmeyi de paylaştı. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Eğitim Politika Belgesi doğrultusunda, mesleki eğitime daha erken yaşta yönlendirme yapılabilmesi amacıyla Tavşanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılı itibarıyla "Mesleki Ortaokul" açılacağını müjdeledi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Küçükkağnıcı, birlik ve beraberliğin artarak devam etmesi temennisinde bulunarak tüm katılımcıların Ramazan ayını tebrik etti. Konuşmasının sonunda programın hazırlanmasında emeği geçen Tavşanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okul yönetimine ve pansiyon çalışanlarına teşekkürlerini iletti. İftar programı, yapılan duaların ardından katılımcıların mesleki eğitime dair karşılıklı görüş alışverişinde bulunmasıyla sona erdi.
Bilecik Bilecik’te Ramazan ayının vazgeçilmesi ısırgan otlu tarhana çorbası Bilecik’in Gölpazarı ilçesinde 7 kadının kurduğu Nefsi Göl Kadın Girişim ve İşletme Kooperatifi’nde yapılan ve iftar vakti servis edilen ısırgan otlu tarhana çorbasını tadanlar lezzetine bayılıyor. Kooperatif Başkanı Yaşariye Akkaya, Gölpazarı’nı tanıtmak amaçlı, kooperatifi kurduklarını söyledi. Gölpazarı kadınları adına bir şeyler yapmaya çalıştıklarını ve çeşitli ağız tatları denediklerini anlatan Yaşariye Akkaya, "Burada bugün ısırgan otlu tarhana tarifini verdik. Bunu ilk olarak şöyle diyeyim; tarhana çorbası çok faydalıydı, ama biz bunun yanına bir de ısırgan otunu ekledik. Buradaki amacımız da bizim bu yörede ısırgan otunu çok fazla tüketiyoruz ama çocuklara tabii ki bunu yediremiyoruz. Bunun yemeğini de yoğurtlu yapıyoruz, böreklerimizde bile kullanıyoruz. Ama çocuklarımıza bunları yediremediğimiz için ’Acaba nasıl yediririz’ diye bayanlar arasında düşünürken böyle bir yönteme başvurduk. Acaba nasıl olur diye deneme yanılma yöntemi ile gerçekten çok güzel oldu. Bu sayede de tadını hiç değiştirmediği için çocuklarımıza çok kolay yedirebildik. Tarhana çorbasını zaten bu yörelerde çok fazla kullanıyoruz, daha çok kış aylarında fazla tüketiyoruz. Faydalarını saymayacağımız kadar fazla olduğunu zaten biliyoruz. Yanına bir de ısırgan otunu eklediğimizde bol bol vitamin deposu, şifa kaynağı durumuna geliyor" dedi. "Isırgan otunun faydaları say say bitmiyor" Nefsi Göl Kadın Girişim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Yaşariye Akkaya, açıklamasının devamında, "Isırgan otunun kemik gelişiminde çok faydası var, bağışıklık sistemine birebir, toksin atılmasına da çok faydası var, kan dolaşımını düzenliyor, sindirim sistemimize faydaları var. Ayrıca kanser hastaları bile bunu belirli dönemlerde tükettiğinde yararlarını çok iyi görüyor, tanıdığımız hastalarımız ile var. Bunu bir yaş üstü çocuklarımıza bile yedirebiliyoruz. Yani hiçbir olumsuz yan etkisi yoktur" dedi.
Iğdır Iğdır’da nostalji rüzgarı: Pul ve kartpostalla mesaj gönderme geleneği yeniden canlandı Iğdır’da bir işletmeci, unutulmaya yüz tutmuş pul ve kartpostal gönderme geleneğini yeniden canlandırmak için etkinlik düzenledi. Bayramda mesaj yerine kartpostal gönderilmesini teşvik eden işletme sahibi, katılımcıların yazdığı kartları posta yoluyla sevdiklerine ulaştıracak. Iğdır’da faaliyet gösteren Korsan Semaver Çay Evi, geçmişin sıcak hatıralarını bugüne taşıyan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İşletme sahibi Harun Cengiz, unutulmaya yüz tutan pul ve kartpostal gönderme geleneğini yeniden yaşatmak amacıyla bayram öncesi bir etkinlik düzenledi. Etkinlik kapsamında postaneden iş yerine ait kişisel pul bastıran Cengiz, çay evine gelen öğrenci, öğretmen ve vatandaşlara kartpostallar dağıttı. Katılımcılar kartpostalların üzerine sevdiklerine duygu ve düşüncelerini yazarak pullarını yapıştırdı. Toplanan kartpostalların zarflara konularak postaneye teslim edileceğini belirten Cengiz, insanların bayramlarda sadece telefon mesajlarıyla değil, daha anlamlı ve kalıcı yöntemlerle iletişim kurmasını amaçladıklarını söyledi. Cengiz konuşmasında, "Eskiden bayramlarda sevdiklerimize, ailelerimize ve uzaktaki akrabalarımıza kartpostallar gönderirdik. Şimdi ise bu gelenek neredeyse bitti. Çoğu kişi artık kartpostalı bile bilmiyor. Günümüzde genellikle telefondan mesaj gönderiyoruz. Ben de dedim ki, bu geleneği yeniden canlandıralım. Sağ olsunlar, bugün PTT’ye giderek buradan bize özel pullar bastırdık. Korsan Semaver Çay Evi’ne ait bu özel pulları hazırladık. Biraz sonra yazdığımız kartların ve zarfların üzerine bu pulları yapıştıracağız. Ardından bunları posta yoluyla sevdiklerimize göndereceğiz. İnşallah güzel bir şekilde yerine ulaşır" dedi. Gelen kişilere kartpostal ve pulları dağıtan Cengiz, kartpostalı ve pulu nasıl kullanacaklarını da uygulamalı olarak anlattı. Etkinliğe katılan Iğdır Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, pul ve kartpostalın geleceğe bir anı olarak kalacağını söyleyerek, "Geleneksel değerlerin yaşatılması noktasında hem öğrencilerimizin hem de buradaki halkın bir nebze olsun dikkatini çekmek istedik. Artık dijitalleşmeden biraz uzak durmak istiyoruz. Burası genel esnafımız için de artık bir işletmeden ziyade adeta bir evimiz gibi oldu. Burada geleneksel değerlerin yaşatıldığı bir alan oluşturmaya çalıştık. Bugün burada sadece öğrencilerimiz yok; bu etkinlik aslında halka açık. Herkesi davet ettik, isteyenler gelip katıldı. Burada duygularımızı kartlara yazarak ailelerimize ya da sevdiklerimize göndereceğiz. Geçmişte nasıl güzel hatıralar yaşanıyorsa, bugün de onları yaşatmaya çalışacağız. Bu hem bizim için nostaljik bir anı olacak hem de öğrencilerimiz için geleceğe, belki de çocuklarına ve torunlarına anlatacakları bir hatıra olarak kalacaktır" diye konuştu. Üniversite öğrencisi Rümeysa Doğan ise, "İlk defa deniyorum ve ilk kez buraya geldim, burada bulunuyorum. İyi ki de yazıyorum. Çünkü bu bayram ailemin yanına gidemeyeceğim" dedi. Kartpostalın ne olduğunu bilmediğini söyleyen Elif Sevinç ise, "İlk kez bir kartpostal gönderiyorum. Ailem uzakta, ben de oldukça uzak bir şehirden geliyorum. Burada üniversite okuyorum. Bizi bir araya toplayan Korsan Semaver’e teşekkür ediyorum. Kartpostal göndermemize yardımcı oldular. İlk kez gönderiyorum, açıkçası nasıl olacağını da bilmiyordum. Ama öğrenmiş oldum. Bence güzel bir deneyim. Bunun unutulmaması gerekiyor. Çünkü artık öyle bir duruma geldik ki kartpostalın ne olduğunu bile bilmeyen, geçmişin izlerini taşımayan insanlar var. Bu yüzden unutulmaması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. Ali Karabacak ise, "Bayramda ailemin yanına gideceğim; ancak yanına gidemediğimiz tanıdıklarımız ve sevdiklerimiz de var. Onlara ilk defa kalıcı bir bayram tebriği gönderme mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.
Niğde Niğde’de kalıcı kalp pili uygulaması başladı Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu yaşayan hastalara yönelik kalıcı kalp pili implantasyonu işlemleri uygulanmaya başlandı. Hastanede başlatılan uygulama ile daha sevk edilen bu tür girişimler artık Niğde’de de yapılabilecek. Böylece hastaların tedavi için şehir dışına gitmesine gerek kalmadan bulundukları ilde sağlık hizmeti alabilmeleri sağlanacak. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Eren Güçer, hastanede kalp pili işlemlerinin yapılmaya başlandığını belirterek kalp pili uygulamasının anjiyo salonunda gerçekleştirilen bir işlem olduğunu söyledi. Güçer, kalp pilinin anjiyo işlemi gibi lokal anestezi altında, hastayı uyutmadan gerçekleştirildiğini ifade etti. Kalp pili uygulamasının özellikle kalp yetmezliği yaşayan hastalar ile kalp ritim bozukluğu bulunan hastalarda kullanıldığını belirten Güçer, "Kalp yetmezliği hastalarında daha özellikli piller kullanılırken, ritim bozukluğu yaşayan hastalarda ritmi düzenleyen kalp pilleri uygulanmaktadır. Kalp pili işlemi de anjiyo gibi uzman kardiyologlar tarafından anjiyo salonunda gerçekleştirilen bir işlemdir ve hastanemizde bu uygulamaya başlamış bulunuyoruz" dedi. Konuya ilişkin açıklama yapan Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kürşad Ramazan Zor ise hastanede önemli bir sağlık hizmetinin daha hayata geçirildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Hastanemiz bünyesinde kalp pili implantasyonu işlemlerine başlamış bulunmaktayız. Hastanemizin vizyonu açısından önemli bir yere sahip olan kardiyoloji ünitemizde, hastalarımıza modern tıbbi altyapı ve uzman ekip eşliğinde güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunulmaktadır. Daha önce büyük merkezlerde gerçekleştirilebilen bu tür girişimler için artık vatandaşlarımızın şehir dışına gitmesine gerek kalmamıştır. Böylece tedavi bekleyen hastalarımız yerinde sağlık hizmeti alabilecektir." Başhekim Zor, söz konusu hizmetin hastanede uygulanmaya başlanmasında emeği geçen hekimlere teşekkür ederek Niğde’de nitelikli sağlık hizmetlerini geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti.