GÜNDEM - 20 Eylül 2024 Cuma 09:09

Atatürk Üniversitesi, yerli ilaç üretiminde lokomotif olacak

A
A
A
Atatürk Üniversitesi, yerli ilaç üretiminde lokomotif olacak

Atatürk Üniversitesinde, Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’ın katılımıyla bir konferans düzenlendi.


Fen Fakültesi Orhan Yavuz Amfisinde düzenlenen konferansa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgay Şişman ile ilaç sektör temsilcileri ve çok sayıda akademisyen katıldı.


Programın açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye çıkan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin yerli ilaç üretiminin stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’de eczanelerde satılan 2 binin üzerinde ilacın çoğunun yurtdışından temin edildiğini belirterek herhangi bir savaş, salgın veya ambargo gibi olumsuz durumlarda ülkenin ciddi bir ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceğini ifade eden Rektör Hacımüftüoğlu; bu bağlamda, yerli ilaç üretiminin artık kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu söyledi.



Rektör Hacımüftüoğlu: “Stratejik Öneme Sahip İlaç Hammaddelerinin Üretimine Odaklanmış Durumdayız”


Atatürk Üniversitesinin bu soruna çözüm üretme noktasında önemli bir rol üstlenebileceğine inandığını belirten Prof. Dr. Hacımüftüoğlu: “Üniversitemizin farmakoloji ve kimya bölümleri, Türkiye’de lider konumda iken uluslararası alanda da ilk 100’ü zorlayacak kaliteye sahip. Bu güçlü altyapıyı destekleyen Eczacılık Fakültesi ile birlikte Atatürk Üniversitesinin yerli ilaç üretiminde stratejik bir merkez haline geleceğini inancım tamdır. Yapmış olduğumuz araştırmalar sonucunda 2 binin üzerinde ilacın yaklaşık 100 etken madde ile hastalıkları büyük oranda tedavi ettiğini tespit ettik ve bu maddelerin sentezlenebilmesi için çekirdek gruplar oluşturmayı planlıyoruz. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı,TÜSEB, YÖK, Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve tüm diğer paydaşlarımız ile bu gruplara sağlanacak asistan ve altyapı desteğiyle ilaç üretimine odaklanacağız ve sonucunda ise bu çalışmaların ülkenin ilaç ihtiyacını karşılamada büyük bir rol üstleneceğini birlikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.



“Üniversite Yönetimi Olarak Tüm İmkanları Seferber Etmeye Hazırız”


Yerli ilaç üretiminin stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Rektör Hacımüftüoğlu: “Bu süreçte sadece kamu kurumları değil, özel sektörle de iş birliği içinde çalışacağız. Ülkemizin önde gelen ilaç firmaları ile sürekli iletişim halindeyiz. Bugün burada da sektör temsilcileri aramızda yer alıyor. Atatürk Üniversitesi yönetimi olarak, yerli ve milli ilaç üretimine katkı sunma hedeflerine kararlı bir şekilde ilerliyoruz. Bu noktada bizlere destek olan herkese teşekkür ediyor, üniversite yönetimi olarak tüm imkanları yerli ve milli ilaç için seferber etmeye hazır olduğumuzu vurgulamak istiyorum” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.



Başkan Kervan: “Hayallerin Gerçeğe Dönüşme Fikri Dahi Bizleri Heyecanlandırıyor”


TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, konuşmasında Türkiye’nin ilaç sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma hedefiyle kurulan TÜSEB’in bu amacı gerçekleştirmek için Atatürk Üniversitesi ile iş birliği yapıyor olmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti. TÜSEB’in tamamen bilim insanlarından oluşan ekibiyle, yerli ilaç üretimi gibi kritik bir meseleye yoğun bir şekilde odaklandığını belirten Kervan, araştırma ve geliştirmenin bu alandaki önemine dikkat çekti.


TÜSEB’in "fikri ürüne dönüştürme" süreçlerinin her aşamasında yer aldığını ve bilim insanlarına, fikir aşamasından üretime kadar her alanda destek sunmaya hazır olduklarını vurgulayan Başkan Kervan: “Üniversitelerden ve bilim insanlarından gelen fikirleri değerlendirdiklerini ve bunları ürüne dönüştürmek için gerekli tüm süreçlerde destek sağladıklarını ifade etti. Bu bağlamda Atatürk Üniversitesi ile kurulan iş birliğinin kendileri için büyük bir heyecan kaynağı olduğunu aktaran Prof. Dr. Kervan, ilaç üretiminde hammaddenin kritik bir nokta olduğuna dikkat çekerek özel sektör, üniversiteler ve kamu kurumlarının bu alanda buluşmasının önemli olduğunu söyledi. Atatürk Üniversitesinin yerli ve milli ilaç üretiminde kararlı duruşundan övgüyle bahseden Kervan, üniversitenin bu hedeflere ulaşma konusunda hayalleri gerçeğe dönüştürme potansiyelinin kendilerini de heyecanlandırdığını belirterek son olarak, TÜSEB’in yerli ve milli ilaç sanayisine yönelik atılacak tüm adımları sonuna kadar desteklediğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.



Özel Sektör Temsilcileri de Yerli İlaç Hamlesinin Önemine Vurgu Yaptı


İlaç, Eczacılık, Sağlık, Bilim ve Teknolojileri Vakfı (İVEK) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uzm. Ecz. Mücahit Yinanç ile İVEK Vakfı İlaç Endüstrisi ve Teknolojileri Komisyonu Üyesi ve Atabay İlaç Gebze Fabrika Müdürü Adil Kaya, Atatürk Üniversitesi bünyesinde atılması planlanan yerli ve milli ilaç hamlesine yönelik değerlendirmede bulundu.



“İlaç Üretimi, Ulusal Güvenlik Açısından da Büyük Önem Taşıyor”


Uzm. Ecz. Mücahit Yinanç, Türkiye’nin ilaç sektöründe dışa bağımlılığını azaltmanın artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Ülkedeki bilim insanları ve üniversitelerin bu sürecin ana aktörleri olması gerektiğini belirten Yinanç, Atatürk Üniversitesinin bu alandaki kararlılığını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Ayrıca, yerli ilaç üretiminin yalnızca ekonomik açıdan değil, ulusal güvenlik açısından da büyük önem taşıdığını belirten Yinanç, bu süreçte üniversite-sanayi iş birliğinin hayati olduğunu vurguladı.



“Üniversitelerin Araştırma-Geliştirme Kapasitelerinin Güçlü Bir Şekilde Kullanılması Büyük Önem Arz Ediyor”


İVEK Komisyon Üyesi Adil Kaya ise ilaç üretiminde hammaddenin ve teknolojinin kritik bir noktada olduğunu dile getirerek, Atatürk Üniversitesi’nin sahip olduğu altyapı ve bilimsel birikimin, Türkiye’nin yerli ilaç üretiminde önemli bir katkı sağlayacağını belirtti. Yerli ilaç üretim sürecinde üniversitelerin teknoloji geliştirme ve araştırma kapasitelerinin güçlü bir şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Kaya, Atatürk Üniversitesi’nin bu yöndeki projelerinin, Türkiye’nin ilaç sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefine ciddi katkılar sunacağını söyledi. Ayrıca, Atabay İlaç olarak bu süreçte üniversitelerle iş birliği yapmaktan memnuniyet duyacaklarını dile getirerek, ülkenin ilaç sanayisinde atılacak adımlara tam destek vereceklerini belirtti.


Her iki katılımcı da Atatürk Üniversitesi’nin yerli ve milli ilaç hamlesine yönelik atacağı adımların, Türkiye’nin ilaç sektöründe daha güçlü ve bağımsız bir konuma gelmesi açısından kritik önemde olduğunu vurgulayarak, üniversite ve sanayi arasındaki iş birliğinin artırılmasının gerekliliğine dikkat çektiler.


Programın ardından konuklar, Fen Fakültesi ile Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) laboratuvarlarını ziyaret ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.



Atatürk Üniversitesi, yerli ilaç üretiminde lokomotif olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.
Bursa Çiftçileri hedef alan suç örgütü çökertildi: 11 şüpheli tutuklandı Bursa’da çiftçileri kumar masasında borç batağına sürükledikleri, yüksek faizle para verip zorla senet imzalattıkları iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyon kapsamında adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 11’i tutuklandı. 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturmada, örgüt üyelerinin kıraathane görünümlü mekanlarda özellikle çiftçileri hedef aldığı belirlendi. Şüphelilerin, kadınları kullanarak vatandaşları kumar masalarına çektiği, yüksek miktarda para kaybettirdikleri ve ardından faizle borç vererek mağdurları senet imzalamaya zorladıkları tespit edildi. Polis ekiplerinin çalışmasında, borçlarını ödeyemeyen mağdurların kapalı ofislerde alıkonulduğu, darbedildiği ve ölümle tehdit edildiği öne sürüldü. Bazı mağdurların evlerini, arsalarını ve çeşitli mal varlıklarını kaybettiği öğrenildi. Özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 ruhsatsız tabanca, 8 fişek, 2 pompalı tüfek, mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda senet ile ajandalar ele geçirildi. Soruşturma kapsamında gözaltı sayısının 14’e yükseldiği, şüphelilerden birinin ise askerlik yaptığı Amasya’da yakalanarak Bursa’ya getirildiği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 11’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.