EKONOMİ - 08 Ağustos 2025 Cuma 13:40

Atatürk Üniversitesi’nde buğday hasadı vakti

A
A
A
Atatürk Üniversitesi’nde buğday hasadı vakti

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde yaklaşık 450 dekar alanda ekimi yapılan buğdayın hasadı yapıldı.


Erzurum Ovası’nda biçerdöverlerle gerçekleştirilen buğday hasadı dualarla başlatıldı. Atatürk Üniversitesi bünyesinde bitkisel üretim alanında yürütülecek üretim, uygulama, araştırma, yayım ve eğitim gibi konularda gerekli organizasyonları sağlama amacıyla kurulan Bitkisel Üretim Uygulama Araştırma Merkezi, başta bölge tarımı olmak üzere ülke genelinde tarımsal ve ekolojik kaynakların sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyor. Bu kapsamda ekilen buğdayların hasadı yapıldı.



Rektör Hacımüftüoğlu: "Üniversitemiz hem bilgi üretim merkezi hem de uygulama sahası"


Atatürk Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, emeğin, sabrın ve bilimin meyvesi olan bir hasat töreninde olmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Tarım, yalnızca toprağa tohum ekmek değil; aynı zamanda geleceğe umut ekmektir. Bu umut, bilimle birleştiğinde daha da büyür, kök salar ve tüm toplumu besleyen güçlü bir ağaca dönüşür. Üniversitelerimiz, bu sürecin hem bilgi üretim merkezi hem de uygulama sahasıdır. Atatürk Üniversitesi olarak, sadece akademik bilgiyle yetinmeyip bu bilginin sahaya yansımasını da önemsiyoruz. Bugün burada yapılan hasat, bu anlayışın ve iş birliğinin somut bir göstergesidir. Toprağa emek veren, alın teri döken tüm çiftçilerimizi gönülden kutluyor; bu sürece katkı sunan hocalarımıza, öğrencilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Toprağımızın bereketi daim, emeğimizin karşılığı bol olsun" şeklinde konuştu.



Çiftçiye ve üreticiye destek hedefi var


Bitkisel Üretim Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Çağlar Kaymak, hasat edilen ürünlerin hem çiftçiye destek amacıyla tohum olarak hem de piyasaya verildiğini belirterek, "Bitkisel üretim alanında üretici ekseninde güven sağlayıp, örnek teşkil etmek istiyoruz. Toprağın ve çevrenin ne derece vazgeçilemez olduğunu gösterip, tarımın en büyük ekonomik güç olduğunu ispat etmek vizyonumuzun önemli bir unsuru. 3 bin 850 dekar buğday (altınova, rones, falado), 950 dekar kara buğday, 5 bin dekar çayır otu, 250 dekar arpa, 250 dekar yulaf, 220 dekar silajlık mısır ve 950 dekar şeker pancarı üretim alanlarına sahip olan Bitkisel Üretim Uygulama Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde toplam 36 personel çalışıyor. 13 adet traktör, 1 adet kepçe, 3 adet hizmet aracı, 1 adet büyük balya makinesi, 1 adet 3 tonluk tam otomatik ilaçlama makinesi ve muhtelif tarım aletleri makinesi parkımız var. Merkezimiz sürekli öğrenen birer çiftçi eğitim okuluna/ akademisine dönüştürmeyi misyon olarak belirlemiştir. Söz konusu akademileri, uygulamalı eğitimlere ve yaparak öğrenmeye imkân sağlayacak çiftçi eğitimleri olarak yapılandırmak bizim için çok değerli. Tarımsal AR-GE alanında faaliyet gösteren kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile "tarım eğitim-öğretimine" yönelik iş birliği protokollerinin hazırlanması ve ortak çalışma ortamlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapıyoruz. Tarımın saygınlığının artırılması ve tarımsal öğretimde mesleki uygulama yöntemlerini geliştirmek ve uygulamaları artırmakta önemli hedeflerimizden birisidir" dedi.



Atatürk Üniversitesi’nde buğday hasadı vakti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Bakan Yumaklı: "Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. AK Parti Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, il ve ilçe yönetimi ile partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yumaklı, Kastamonu ve Türkiye’deki tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladığını ifade etti. "Soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz" Zulüm altındaki milletlere değinen Bakan Yumaklı, "Gazze’de 70 binin üzerinde hayatını kaybeden, şehit olan kardeşlerimiz var. Maalesef yüzde 60’ı, yani üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan bir halkın katliamına, soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz. Daha ilk günlerinden itibaren ki bunun öncesi de var ama bütün dünyaya bunun bir soykırım olduğunu haykıran sadece Türkiye oldu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Elimizden gelenin en üst seviyesinde, bütün hukuki yolları, bütün diplomatik kanalları en üst düzeyde harekete geçirerek o insanların mağduriyetini engellemeye çalışırken, yine bütün yolları deneyerek onların ihtiyaç duydukları başta gıda malzemesi olmak üzere yardım göndermek için gayret eden ve gönderen bir ülkedir Türkiye. Açıkçası gayret ederken, çalışırken, son dönemde maalesef hepimizin yakından takip ettiği ve dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen aynı cinayet şebekesinin başka bir İslam ülkesine saldırısına tanık oluyoruz. Geriye dönün, Ramazan ayında olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Direkt Müslüman olduğu için mezalime uğraması, sanki hak görülen kendisinin medeni dünya olarak tarif edenlerin bugün hiç seslerinin çıkmadığı, kendi işlerine gelmeyince ne medeniyeti ne insanlığın, tırnak içerisinde söylüyorum, uydurdukları değerlerin aslında hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da görmüş olduk. Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir" "Ben AK Partili bir fert olmaktan, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyan birisiyim" diyerek konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Ama bugün ben inanıyorum ki 86 milyon Türk insanı, hangi görüşten, hangi meşrepten olursa olsun artık bu hakkı teslim etmek durumunda. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı ne söylediyse çıkmıştır, ne öngördüyse olmuştur, neyi engellemek için neyin olması gerektiğini söylemişse de o olmuştur ve onun sayesinde bugün Türkiye’deki insan bir barış adasıdır. Bunu bütün zorluklara rağmen söylüyorum. Yani bu ülkenin son 5 yılına bakın başına gelmeyen kalmamıştır, son 10 yılına bakın dünyada hiçbir ülkenin yaşamadığı şeyleri yaşamıştır bu ülkede. Son 20 yılına bakın, AK Parti’nin hükümet olduğu zamanlardan itibaren bakın, her türlü engelleme, aklınıza ne gelirse olmuştur. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız bir adım bile geriatmamıştır, bize özgüvenimizi vermiştir, bize gitmemiz gereken yolu çizmiştir. Onların hepsi bugünler içindir. Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir. Eğer 2053, 2071 diye konuşuyorsa Türkiye bugün tam da bunun içindir. Bunları doğru anlamak gerekir, bunları doğru anlatmak gerekir. Hakikaten bugün bizim etrafımızdaki ülkelerin bir lokma ekmeğe muhtaç olma potansiyelini yarın bir gün zamanı geldiğinde bizler için de düşünüleceğini unutmamak gerekir. O yüzden sıkı sıkıya, omuz omuza iç cepheyi güçlendirelim söylemi bu sebepledir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin savaşın önlenmesi için bütün yolları denediğini ifade eden Bakan Yumaklı, "İnşallah en kısa zamanda bu kan dursun. Dünyanın dört bir tarafında mazlum ve mağdur olanlar kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, feraha, huzura kavuşmuş olsun" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir" Yaşanan gelişmele çerçevesinde İslam dünyasının birleşmesinin önemine değinen Bakan Yumaklı, "Biz Türkiye olarak içeriyi güçlendirmek, terörsüz bir Türkiye’nin oluşmasını sağlamak için her türlü şeyi yaparken İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu manada Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı, birleştirici, bir araya getirici ve İslam dünyasının artık bu tabiri caizse etkisiz olan veya olacak olanları engelleyecek herhangi bir hususiyetinin olmamasının son olması gerekir" dedi. "Empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar" Ailenin önemine de değinen Bakan Yumaklı, "Son dönemde sanki bir aile sahibi olmanın, sanki bir çoluk çocuk sahibi olmanın birilerine vefa duygusu göstermenin ayıp olması gibi empoze edilen çok güçlü bir akım var. Evlenmek sanki ayıp. Yani her türlü gayrimeşru iş olabilir. Yalnız şunu da söyleyeyim. Bu tür empoze haberleri, emin olun bize empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar. Bizim hasletlerimize sahip olmak için kendi toplumlarına o mesajı verirken bizim toplumumuza, aile sahibi olmanın, çocuk sahibi olmanın, düzgün bir hayat neredeyse ayıp sayılacağı görüşler, düşünceler empoze ediyorlar. Bundan da toplumumuzu korumak adına biz teşkilatlarımızın bu hasletlerini ifade etmemiz gerekir" diye konuştu.