GÜNDEM - 09 Aralık 2025 Salı 14:34

Atatürk Üniversitesinin UI GreenMetric 2025’teki yükselişi devam ediyor

A
A
A
Atatürk Üniversitesinin UI GreenMetric 2025’teki yükselişi devam ediyor

Dünya genelinde üniversitelerin sürdürülebilirlik performansını altyapı, enerji, atık yönetimi, su kullanımı, ulaşım ve eğitim gibi çevresel kriterler üzerinden değerlendiren prestijli uluslararası endeks UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralamasının 2025 sonuçları açıklandı. Bu yıl 105 ülkeden 1.745 üniversitenin değerlendirildiği endekste, Atatürk Üniversitesi dikkat çekici bir başarıya imza attı.


Başvuru süreci 2021 yılından bu yana Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen UI GreenMetric sıralamasının 2025 sonuçları, Tayvan National Chi Nan University (NCNU) ev sahipliğinde kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan verilere göre Atatürk Üniversitesi, 5. yılında da istikrarlı yükselişini sürdürerek dünya genelinde 66 basamak birden ilerledi ve 180. sıraya yerleşti. Coğrafi konum itibarıyla Asya Kıtasında değerlendirilen üniversiteler arasında 101’inci, Türkiye’den katılan 142 üniversite arasında 18’inci, devlet üniversiteleri arasında ise 13’üncü sıraya yükseldi.


Bu sonuçlar, üniversitenin sürdürülebilirlik odaklı proje, yatırım ve uygulamalarda kararlı adımlar attığının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Atatürk Üniversitesi, toplam puanını 7.825’ten 8.260’a çıkararak sürdürülebilir kampüs yönetimi, çevreci politikalar ve yeşil dönüşüm adına önemli bir ilerleme kaydetti. Üniversite; eğitim ve araştırma, atık yönetimi, su yönetimi, kampüs ulaştırma politikaları, sürdürülebilir enerji ve altyapı olmak üzere altı temel göstergenin beşinde kayda değer bir yükseliş sağladı.


"Sürdürülebilirlik bir tercih değil, kurumsal sorumluluktur"


Sıralama sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının tüm üniversite bileşenlerinin ortak çabasının ürünü olduğunu vurgulayarak: "UI GreenMetric gibi uluslararası saygınlığa sahip bir endekste yükselişimizi istikrarlı biçimde sürdürmemiz, çevre dostu uygulamalardan sürdürülebilir enerji politikalarına, yeşil kampüs adımlarından karbon ayak izimizi azaltmaya kadar pek çok alanda yürüttüğümüz çalışmaların ne kadar doğru bir yolda ilerlediğini göstermektedir. Enerji verimliliği, atık ve su yönetimindeki titizlik, çevre bilincini merkeze alan ulaşım ve yerleşke politikalarımız bu başarının temel unsurlarıdır. Bu süreçte emek veren Sürdürülebilirlik Ofisimize, akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Atatürk Üniversitesi olarak sürdürülebilirliği bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz; bu anlayışla hem bölgesel hem ulusal hem de küresel ölçekte ses getiren çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


"Yeşil Kampüs" anlayışı kapsamlı bir yönetim modeline dönüşüyor


Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zeynep Ceylan ise sürdürülebilirlik kavramının artık yalnızca kampüslerde yeşil alan düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Yeşil sürdürülebilirlik; yapı ve altyapı güçlendirme, akıllı ve yeşil bina uygulamaları, sürdürülebilir enerji yönetimi, atık ve su yönetimi, ulaşım politikaları ve iklim değişikliğiyle mücadele süreçlerini kapsayan çok boyutlu bir yapılanmaya dönüşmüştür. Atatürk Üniversitesi’nin 6 temel kategorinin 5’inde kaydettiği ciddi yükseliş, karbon salımının azaltılması ve NET SIFIR-2053 TÜRKİYE hedefi doğrultusunda kararlı bir ilerleyişin göstergesidir."


UI GreenMetric nedir?


Üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik performansını değerlendirmeye odaklanan UI GreenMetric, enerji kullanımı, sürdürülebilir atık ve su yönetimi, ulaşım, eğitim ve araştırma faaliyetleri ile çevresel planlama ve yönetim gibi çeşitli alanlarda performans göstergeleri içeren kapsamlı bir ölçme sistemidir.


Bu endeks, üniversitelerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmalarını ve sürdürülebilir uygulamaları benimsemelerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Her yıl dünya genelindeki üniversitelerin başvuruda bulunduğu UI GreenMetric’te, kurumların sürdürülebilirlik performansları değerlendirildikten sonra sıralamaya dahil edilip edilmeyecekleri belirlenmektedir. Bu yönüyle UI GreenMetric, hem üniversitelerin kendi sürdürülebilirlik çalışmalarını geliştirmelerine katkı sunan hem de küresel ölçekte çevresel sürdürülebilirliği destekleyen önemli bir araç olarak kullanılmaktadır.



Atatürk Üniversitesinin UI GreenMetric 2025’teki yükselişi devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.