KÜLTÜR SANAT - 05 Ocak 2026 Pazartesi 09:55

Atatürk’ün onayıyla Erzurum’dan okyanusu aşan köpekler

A
A
A
Atatürk’ün onayıyla Erzurum’dan okyanusu aşan köpekler

Araştırmalar, Erzurum’un yüksek yaylalarından seçilen Anadolu çoban köpeklerinin 1938 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildiğini ve bu sürecin yalnızca bir hayvan sevkiyatı değil, diplomatik, bilimsel ve askerî boyutları olan çok katmanlı bir ilişki ağı oluşturduğunu ortaya koydu.


Araştırmacı Taner Özdemir, yaptığı araştırmada bu alandaki en kapsamlı çalışmalardan birisinin, Türk-Amerikan ilişkilerinin ortaya çıkarılmasında otorite kabul edilen akademisyen Dr. Işıl Acehan tarafından kaleme alınan ve "Erzurumlu Çoban Köpekleri" başlığını taşıyan akademik makalesi olduğunu söyledi


"Erzurum’dan biri dişi biri erkek iki köpek seçildi"


Araştırmacı Taner Özdemir, Işıl Acehan’ın çalışmasının, 1938 yılında Türkiye’nin ABD’ye diplomatik bir jest olarak gönderdiği Anadolu çoban köpekleri Karabaş ve Fındık ile ABD’de dünyaya gelen yavruları Joe üzerine odaklandığını ifade ederek, "Makaleye göre süreç, ABD Tarım Bakanı Henry Wallace’ın 1930’lu yılların sonunda başlattığı "dünyanın en iyi çoban köpeğini bulma" projesi kapsamında şekillenmiştir. Dönemin Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Mehmed Münir Ertegün’ün girişimleriyle konu Türkiye’ye iletilmiş, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün onayı alınarak Erzurum’dan biri dişi biri erkek iki köpek seçilmiştir. O dönemde köpek ihracatı yasak olmasına rağmen, bu sevkiyat istisnai ve sembolik bir diplomatik jest olarak değerlendirilmiştir. ABD’ye gönderilen köpekler bilimsel testlere tabi tutulmuş, güçlü içgüdüleri ve bağımsız karakterleri nedeniyle dikkat çekmiştir. II. Dünya Savaşı yıllarında ise bu köpeklerin, ABD Donanması tarafından Maryland’de bulunan bir telsiz istasyonunun korunmasında görevlendirildiği belgelerle ortaya konulmaktadır" diye konuştu.


ABD’de doğan yavruları Joe


Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi araştırmacı Taner Özdemir, Dr. Işıl Acehan’ın çalışmasına atıfla yaptığı değerlendirmede, "Bu sürecin Erzurum’un hayvancılık kültürünün uluslararası boyut kazanmasının nadir örneklerinden biri olduğunu görüyoruz. Acehan’ın titiz arşiv çalışmaları sayesinde bu hikâyenin diplomatik ve askerî yönleriyle netlik kazanıyor. Araştırmalar, Erzurum’un yüksek yaylalarında yetişen Anadolu çoban köpeklerinin 1938 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildiğini ve bu sürecin Türk-Amerikan ilişkilerinde dikkat çekici bir başlık oluşturduğunu gösteriyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin ortaya çıkarılmasında otorite kabul edilen akademisyen Dr. Işıl Acehan’ın "Erzurumlu Çoban Köpekleri" başlıklı makalesi, Karabaş ve Fındık adlı iki köpeğin ve ABD’de doğan yavruları Joe’nun bu tarihsel sürecini ayrıntılı biçimde ele alıyor" şeklinde konuştu.


"Diplomatik jest olarak ABD’ye gönderildi"


Makaleye göre, ABD Tarım Bakanı Henry Wallace’ın dünyanın en iyi çoban köpeğini bulmaya yönelik çalışmaları kapsamında Türkiye’den özel bir talepte bulunulduğunu hatırlatan Özdemir, "Dönemin Washington Büyükelçisi Mehmed Münir Ertegün’ün girişimleriyle süreç resmiyet kazanmıştır. Atatürk’ün onayıyla Erzurum’dan seçilen iki köpek, ihracat yasağına rağmen istisnai bir diplomatik jest olarak ABD’ye gönderilmiştir. Köpeklerin ABD’de laboratuvar ortamlarında test edildiği, güçlü içgüdüleri nedeniyle dikkat çektiği ve II. Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması tarafından Maryland’deki bir telsiz istasyonunun korunmasında görevlendirildiği belgelerle ortaya konulmaktadır. Bu durum, Erzurum kökenli çoban köpeklerinin yalnızca tarımsal ya da kültürel değil, askerî bağlamda da değerlendirildiğini göstermektedir" dedi.


"Hikâyeyi sağlam bir tarihsel zemine oturttu"


Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü "Bu çalışma Erzurum’un yerel değerlerinin dünya tarihine nasıl dâhil olabildiğini göstermesi bakımından son derece önemlidir. Dr. Işıl Acehan’ın bilimsel katkıları, bu sıra dışı hikâyeyi sağlam bir tarihsel zemine oturtmuştur. Erzurum’un sert ikliminde, yüksek yaylalarda yetişen Anadolu çoban köpekleri, 1938 yılında Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında kurulan sıra dışı bir diplomatik ilişkinin parçası hâline gelmiştir. Bu süreci ayrıntılarıyla ortaya koyan çalışma, Türk-Amerikan ilişkilerinin ortaya çıkarılmasında otorite kabul edilen akademisyen Dr. Işıl Acehan’a aittir. Acehan’ın makalesi, Erzurum’dan seçilen Karabaş ve Fındık ile ABD’de doğan yavruları Joe’nun hikâyesini arşiv belgeleri ışığında ele almaktadır"


"Telsiz istasyonunun korunmasında kullanıldı"


ABD Tarım Bakanı Henry Wallace’ın girişimiyle başlayan sürecin, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Mehmed Münir Ertegün aracılığıyla Ankara’ya taşındığını vurgulayan Özdemir, daha sonra şöyle dedi "Süreç Atatürk’ün onayıyla sonuçlanmıştır. O dönemde köpek ihracatı yasak olmasına rağmen, bu iki köpek istisnai bir diplomatik jest olarak ABD’ye gönderilmiştir. Makale, köpeklerin ABD’de bilimsel testlere tabi tutulduğunu ve II. Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması tarafından Maryland’de bulunan bir telsiz istasyonunun korunmasında kullanıldığını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Erzurumlu çoban köpekleri, hem diplomatik hem askerî tarihte dikkat çekici bir örnek oluşturmaktadır. Bu hikaye aynı zamanda Anadolu’dan dünyaya uzanan sessiz ama etkili bir tarihsel bağın somut göstergesidir."



Atatürk’ün onayıyla Erzurum’dan okyanusu aşan köpekler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.