GÜNDEM - 07 Haziran 2025 Cumartesi 21:26

Aydın, İtalya’da AGİT bölgesinde organize suçlarla mücadeleye ilişkin parlamentolar arası konferansa katıldı

A
A
A
Aydın, İtalya’da AGİT bölgesinde organize suçlarla mücadeleye ilişkin parlamentolar arası konferansa katıldı

Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum Milletvekili ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Terörle Mücadele Özel Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Kamil Aydın İtalya’nın başkenti Roma’da 5-6 Haziran 2025 tarihinde organize edilen "AGİT Bölgesinde Organize Suçlarla Mücadeleye İlişkin Parlamentolar Arası Konferans"a katılım sağladı.


Konuşmasına başlarken İtalyan Parlamentosu’nun güzel binasında bu önemli iki günlük Parlamentolararası Konferansa ev sahipliği yapan AGİT Parlamenter Meclisi’ndeki İtalyan Delegasyonu’na içten şükranlarımı sunan Aydın, katılımcı ülkelerin delegasyonlarına da ayrıca teşekkür etti.


Terörizm ile uluslararası organize suç arasındaki büyüyen bağın ele alınmasının önemini sürekli olarak vurguladığını dile getiren Terörle Mücadele Özel Komisyonu (CCT) Başkanı Aydın, bu karmaşık ilişkiye dair algılayışımızı derinleştirmek, birbirlerini giderek daha fazla besleyen her iki tehdide de etkili bir şekilde karşı koymak için elzem olduğunun altını çizdi.


Moderatörlüğünü yaptığı "AGİT Bölgesinde Terör Eğilimleri: Gençlik Radikalizasyonundan Şiddet İçeren Aşırıcılığa" konulu toplantıda terör örgütlerinin genellikle fon, silah, lojistik ve eleman temini için suç şebekelerine bağımlı olduğunu; Uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, silah ticareti ve kara para aklama gibi yasadışı faaliyetler; terörist organizasyonlar için hayati nitelikte olduğunu ifade eden Aydın, bölgemizde ve ötesinde en endişe verici gelişmelerden biri olan gençliğin şiddet içeren aşırılığa düşmesi konusu olduğunu belirtti.


Türkiye’nin bakış açısından, organize suçla mücadele, iç güvenliği sağlama, terörizmi önleme ve demokratik kurumları koruma yönündeki geniş çabaları sunan Aydın, Türk kolluk kuvvetlerinin güçlü istihbarat çalışmaları, adli iş birliği ve ele geçirme yöntemleriyle suç ağlarını etkin bir şekilde ortadan kaldırdığını, hem organize suçu hem de aşırılıkçı faaliyetleri sürdüren finansal can damarlarını kesmeye özel önem verdiğini belirtti.


Programın kapanış konuşmasında ise sosyal medya algoritmalarının zararlı içerikleri nasıl güçlendirdiğini ve oyunlaştırma, deepfake ve dezenformasyon gibi yapay zeka destekli işe alım taktiklerinin giderek daha fazla savunmasız gençleri hedef aldığını aktaran Aydın, bu tekniklerin karmaşık, hızlı gelişen ve tehlikeli derecede etkili olduğunu öne sürerken, sağlam politika rehberliği geliştirme ve özel sektörle, özellikle teknoloji şirketleriyle iş birliğini güçlendirme kararlılığının, gençlerin maruz kaldığı dijital alanlardaki aşırılıkçı manipülasyona karşı alınacak önlemlerin önemini vurguladı.


Gerçekleşen toplantıların gelecek nesli terörizm ve şiddet içeren aşırılığın etkisinden nasıl korunacağı konusunda görüş alışverişinde bulunmak için değerli bir fırsat olduğunu belirten Aydın, uluslararası terörist grupların yeni teknolojileri kötüye kullanmasını engelleyecek adımların atılmasının da önemini belirtti.



Aydın, İtalya’da AGİT bölgesinde organize suçlarla mücadeleye ilişkin parlamentolar arası konferansa katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.