POLİTİKA - 29 Haziran 2025 Pazar 15:50

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; "Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; "Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar"

Erzurum’da gerçekleştirilen "Doğu Anadolu Çalıştayı"na katılan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Destici, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Erzurum’da düzenlediği basın toplantısında; Oltu ilçesinde meydana gelen ve 3 işçinin vefat ettiği kaza ile ilgili yaptığı değerlendirmede, "Oltu ilçemizde Oltu taşı ocağında meydana gelen göçükte, kazada hayatını kaybeden üç vatandaşımıza, üç kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun, makamları âli olsun. Hiç kimse o ocaklara keyfinden girmiyor. Ekmek parası kazanmaya çalışıyor. Ailesinin rızkını temin etmeye çalışıyor. Keşke daha sağlıklı şartlarda bu iş yapılsa. Başta Oltu ve köyleri olmak üzere o civardaki pek çok insanın hatta binlerce insanın da bu işi yaptığı ve bu işten evine ekmek götürdüğü rızkını temin ettiği söyleniyor. İnanıyorum ki bu hadise bir milat olacaktır. Yeni bir düzenleme getirilecektir. Daha sağlıklı şartlarda daha güvenli ortamda ruhsatları alınarak, gerekli yasal düzenlemeler yönetmelikler oluşturularak bu iş yapılmaya devam edecektir" dedi.



"Sebepsiz, haksız, hukuksuz fiyat artışları var"


Destici, son günlerde en çok dinlendirdikleri konulardan bir tanesinin de sebepsiz, haksız, hukuksuz fiyat artışları olduğunu vurgulayarak, "Geçtiğimiz hafta basın toplantısında buna örnek olarak kirazı göstermiştik. Beş yüz lira kiraz. Tezgahta beş yüz lira, markette beş yüz lira. Peki bunun maliyeti 500 lira mı? Hayır. Peki bu çiftçiden, üreticiden kaç liraya alınıyor? 40 liraya alınıyor. 40 liraya alınıyor, 500 liraya satılıyor. Bunu bir örnek olsun diye söylüyorum. Aynı şey işte limon için geçerli. Limon 120 lira. Üreticiden kaç liraya alınıyor? Tahmin ediyorum 20 liraya bile alınmıyor. Şimdi dolayısıyla da bununla sıkı mücadele edilmesi gerekiyor. Bu anlamda 289 işletmeye 114.7 milyon TL ceza uygulanmış. Devletin ya da ilgili bakanlığın, kurumun, kuruluşun yapması gereken şudur. Gidecek pazarda mı beş yüz lira? Markette mi beş yüz lira? Diyecek ki getir bakayım bunun faturasını, sen bunu kaça aldın kardeşim. Sen bunu 400 liraya 450 liraya almışsan eyvallah, 500 liraya satabilirsin. Ama sen bunu 100 liraya almışsan sen bunu 500 liraya satamazsın 200 liraya almışsan da 500 liraya satamazsın 300 liraya almışsan da 500 liraya satamazsın. O da diyelim bunu halden aldım dedi. Oraya gideceksin. Getir bakayım sen bunu üreticiden kaç aldın kardeşim? Bu bu kadar zor değil. Bu çok basit. Üreticinin kazanmadığı bir yerde ya da çok az kazandığı bir yerde satıcı, pazarlayıcı ya da marketçi bunun üzerinden yüzde üç yüz beş yüz kar edemez. Bu insafsızlıktır, bu ahlaksızlıktır. Dolayısıyla buna fırsat vermeyecek olan bunu kontrol edecek olan kimdir? Devlettir. Devleti kim yönetiyor? Hükümettir. Hükümetin ilgili bakanlığıdır ya da ilgili kurum ve kuruluşudur. Onun için biz vatandaşımızı korumakla mükellefiz" şeklinde konuştu.



"Birlikte yaşama kültürünü geliştirmeliyiz."


Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri’nin eskiyle kıyaslanamayacak şekilde güvenli olduğunu anlatan Destici, sözlerini şöyle sürdürdü, "Terörden arındırılmış vaziyette ve dolayısıyla da herkes şehirde de, dağda da, ovada da rahat bir şekilde seyahat edebiliyor. Ticaretini de yapabiliyor. Hayvanını da otlatabiliyor. Tarlasını da ekebiliyor. Yolundan da gidebiliyor. Şantiyesini de kurup işletmesini de açabiliyor. Ama bunun sürdürülmesi lazım. Ve bu konuda zaten devletimizin ortaya koyduğu askeriyle, polisiyle, güvenlik güçleriyle kararlı bir duruş ve çalışma var. İnşallah bu böyle devam edecektir diye inanıyoruz. Sosyal uyum ve diyaloğun teşvik edilmesi. Çünkü bölgemiz özellikle farklı etnik ve kültürel gruplar arasında diyaloğu geliştirmek zorundayız. Hoşgörüyü artırmak zorundayız. Ve birlikte yaşama kültürünü geliştirmeliyiz. Çünkü bölgemiz farklı etnik kökenlere, mezhebi anlayışlara sahip vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Onun için bu hassasiyetimizi de korumalıyız ve muhafaza etmeliyiz"



"2027’nin Kasım’dan önce seçim olmaz"


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, erken seçimle alakalı yaptığı yorumda ise, "Erken seçim olma ihtimalini bugünün şartlarında sıfır görüyorum. Erken seçim derken 2025 ve 2026 için söylüyorum. Bugünün şartlarında ne zaman erken seçim olur? 2027’nin kasımından önce olmaz. 2027’nin kasımında olma ihtimali de çok düşük. Ancak Türkiye’de yeni bir anayasa yapılır sistemi de ilgilendiren belli noktalarda değişiklikler olursa, diyelim bu sene anayasa değişirse ki ben o ihtimali de çok zayıf görüyorum. O zaman belki 6 ay sonra bir sene sonra bir seçim gündeme gelebilir. Ama bugünün şartlarında ne 2025 ne 2026 bir seçim ihtimalini sıfır olarak görüyorum" dedi.



"Bölgeler için çözüm ve önerilerimiz hazır"


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti olarak her ay bir bölgede çalıştay gerçekleştirdiklerini belirterek, "Önce Karadeniz Bölge Çalıştayımızı Trabzon’da gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ay İç Anadolu Bölge Çalıştayımızı Konya’da gerçekleştirdik. Ve bu ayda Erzurum’dayız. Doğu Anadolu Bölge Çalıştayımız için sabah bölümünde çalıştığımızın açılışını gerçekleştirdik. Hem Erzurum’u hem bu bölgede yer alan 14 vilayetimizin ekonomik, sosyal, coğrafi durumlarını, şartlarını avantajlarını, dezavantajlarını değerlendirdik. Öğleden sonraki bölümde de iki oturumda bölgemizin ve ülkemizdeki dünyadaki son gelişmeleri değerlendirdik. İlk bölümde Erzurum’dan konuşmacılara yer verdik. Çözüm önerileri noktasında Büyük Birlik Partisi’nin Erzurum’u ve Güneydoğu’nun problemlerinin çözümü taleplerinin karşılanması noktasında biz Büyük Birlik Partisi olarak çok hazırlıklıyız. Bir kere öncelikle bir genel bakış gerçekleştirdik. Bir hazırlığımız var. Daha sonra bunun sebeplerini ortaya çıkardık. Yani bölgenin, bölge niye en yoğun işsizliğe sahip? Eğitimde efendim pek çok alanda niye ülkemizin diğer bölgeleriyle aynı değil de daha geride? Bunun sebepleri var. İşte başta güvenlik olmak üzere insanların doğduğu yerde doyamaması gibi coğrafi şartlar, pek çok nokta var, avantajları var, dezavantajları var. Bunların hepsini tespit ettikten sonra Büyük Birlik Partisi olarak biz çözüm ve önerilerimizi de dün çok açık bir şekilde paylaştık" diye konuştu.



"Bundan sonra bölge halkının talepleri dinlenmeli"


Türk devletinin, Türk ordusunun, Türk polisinin, Türk askerinin, Türk güvenlik korucusunun büyük bir zafer kazandığını ve terörü silip attığını söyleten Destici, şöyle konuştu, "Hem ülkemiz içinde silip atmış temizlemiştir hem ülkemiz dışında da gerçekleştirdiği harekatlarla da bunu başarmıştır. Dolayısıyla bu anlamda Türkiye’nin eli çok güçlüdür. Bundan sonra atılması gereken adımlar nedir? Türkiye’de bitirilmiştir, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde de bitirilmelidir. Tamamen temizlenmelidir. Bundan sonra bölge halkının talepleri dinlenmeli. Biz işte dinliyoruz. Çözüm önerilerimizi koyuyoruz. Ebetteki bu talepler devletin varlığı, ülkenin bütünlüğü milletin birliğini zedelemeyen talepler elbette karşılanmalıdır. Herkes ana dilini konuşmalı ve öğrenmelidir. Ana diliyle yazmalıdır. Biz bunların hepsine evet dedik zaten. Şimdi yerel yönetimler neden güçlendirilemiyor? Terörden dolayı güvenlik meselesinden dolayı. Çünkü sen yerel yönetimleri güçlendiriyorsun adam eline geçirdiği belediyenin imkanlarını terör örgütünün önüne seriyor. Kadrosunu oradan alıyor mali imkanlarını oraya kullanıyor"



"Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir"


Siyasi partilerin kendine has bir kanunu olduğunu hatırlatan Destici, "Siyasi Partiler Yasası vardır. Anayasada bununla ilgili hükümler vardır. Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar. Tıpkı seçimlerde olduğu gibi bu son hukuki mercidir. Dolayısıyla seçim kurulunun verdiği kararı başka mahkeme bozamaz. Bu Anayasal bir kuraldır. Yasal bir kuraldır. Ben mahkemeden farklı bir karar beklemiyorum. Farklı bir karar da bugüne kadar ki uygulamalara mevcut yasaya da uygun düşmez diye düşünüyorum. Ömür tarafta başka bir husus daha var. Bir kurultayın sonucunu etkilemek için telefon dağıtılmış, çocuğu işe alınmış, paralar verilmiş. Bir sürü gayri ahlaki ve gayri yasal iş yapılmış. Bununla ilgili mahkeme bir karar verebilir. Bunun kurultayın sonucunu etkileyecek bir karar olacağını düşünmüyorum" dedi.



BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; "Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.
Ordu Ordu’da yangın: Kedilerini kurtarmak isteyen karı koca dumandan etkilendi Ordu’nun Ünye ilçesinde bir binada çıkan yangın paniğe neden olurken, evdeki kedilerini alevlerin arasından kurtarmaya çalışan çift, dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Yangın, Kaledere Mahallesi Zincirli Sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın son katında meydana geldi. Hakan ve Gülperi Y.’ye ait olduğu öğrenilen dairenin yatak odasında yangın başladı. Kısa sürede büyüyerek tüm odayı kaplayan alevleri fark eden ev sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine intikal eden Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yangına müdahale etmeye başladı. Kedilerini kurtarmak isterken dumandan etkilendiler Yangın sırasında evde bulunan kedilerini kurtarmak için yoğun çaba sarf eden çift, yoğun dumana maruz kaldı. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin yardımıyla dışarı çıkarılan çift, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yangının paniğiyle apartman boşluğuna düştüğü anlaşılan kediler için itfaiye ekipleri seferber oldu. Alt kattaki dairenin banyo penceresinden ekiplerin titiz çalışmasıyla kurtarılan kediler güvenli bir yere alındı. Yangın sonrası evde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, hastaneye kaldırılan Hakan ve Gülperi Y. çiftinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç: "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’nci duruşmasında savunma yapan sanık Koç, "Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" dedi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Cemil Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz ile 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı, ’ben senin ifadeni satırı satırına biliyorum’ konulu ses kayıtları kesilmiş olarak dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı" dedi. Koç ise, "Esra mahkemeye girerken, Cemil sana bir sürprizim var deyip benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Cemil Koç’un işlerine yardım ettiği öne sürülen tutuklu sanık C.A. ise savunmasında, "Benim bu olayda en ufak bir eylemim olduysa suçum varsa çekmeye razıyım. Ben böyle bir şey yapmadım bu benim vicdanıma da ters benim hiçbir şeyle ilgim yok. Barış Can, ben arkadaşlarımla kahve içmek için buluştum alt tarafı bu yüzden 2 aydır tutukluyum" şeklinde konuştu. Sanık avukatları ise, Cemil Koç’un susma hakkı kullandığını düşünerek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini belirtti. Üye hakimden Koç’a: "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın?" Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, Ayşe’nin öldüğünü ne zaman anladın" şeklinde soru yöneltti. Soruya sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için kimse de bana inanmayacağı için çağırmadım. Ayşe’nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın" diye konuştu. Bunun üzerine üye hakim sanığa, "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın" dedi. Sanık ise, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca, kalp masajı yapmaya çalıştım. Birlikte hiç uyuşturucu kullanmadık, bir yakınlaşma yaşadık ben boğazında hissedince o zaman söyledi bana" diye konuştu. Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe’yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe’nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım" diye konuştu. Savcılıktan tutukluluk halinin devamı talebi Bir diğer tutuklu sanık Cemal Arslan da, olayda en ufak bir suçu varsa cezasını çekmeye razı olduğunu, bu olayın vicdanına ters olduğunu belirtti. Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmesi için Cemil Koç’a gönderilmesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.