SAĞLIK - 10 Nisan 2025 Perşembe 09:18

Bilimde Erzurum’un gururu: Yerli ilaçların öncüsü Prof. Dr. Hasan Türkez, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Kurulu’nda

A
A
A
Bilimde Erzurum’un gururu: Yerli ilaçların öncüsü Prof. Dr. Hasan Türkez, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Kurulu’nda

Türkiye’nin Yerli ve Milli İlaçlarını Geliştiren Erzurumlu Prof. Dr. Hasan Türkez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyeliğine seçildi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarına yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlandı.


Sağlık Politikaları Kurulunun Görevi ne olacak?


Sağlık sisteminin geliştirilmesi, önleyici hizmetlerin yaygınlaştırılması, ilaç ve tıbbi teknoloji yerelleştirmesi, bağımlılıkla mücadele gibi konularda politika üretmekle görevli olacak.



Prof. Dr. Hasan Türkez Kimdir?


1979 yılında Erzurum’da doğdu. 2001 yılında Atatürk Üniversitesi, Biyoloji Bölümünden mezun oldu. Aynı üniversiteden 2004 yılında yüksek lisans derecesini aldı. İlk doktorası Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü’nden Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında, ikinci doktorası Universit degli Studi "G. d’Annunzio" Chieti - Pescara (İtalya), Eczacılık Fakültesi, İlaç Teknolojisi ve Biyomoleküler Bilimler alanındadır. 2011 yılında genetik alanında Doçent ve 2016 yılında yine genetik alanında profesör unvanını aldı. Halen Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.


Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, YÖK, TÜBİTAK ve üniversiteler ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında koordinatör, kurul üyesi, komisyon üyesi, komisyon başkan yardımcısı, komite üyesi ve komisyon başkanı olarak görev yapmıştır. 2019-2020 yılları arasında TÜSEB Genel Sekreteri ve Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü Başkanı olarak görev yapmıştır. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde görev yapan JECFA ve JMPR isimli iki farklı komitede görüş ve önerilerine başvurulmak üzere toksikoloji ve epidemiyoloji uzmanı olarak seçilmiştir.


5 farklı üniversite bünyesinde 24 senelik süre içerisinde Rektör Yardımcısı, Teknokent Yönetim Kurulu Başkanlığı, Üniversitelerarası Kurul Temsilciliği, Senatör, Rektör Danışmanı, Enstitü Müdürü, Dekan Yardımcısı, Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyon Başkanlığı, Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörü, Uzmanlık Derecelendirme Kurulu Üyeliği, Danışma Kurulu Üyesi, Fakülte Yönetim Kurulu Üyesi, Bölüm ve Anabilim Dalı Başkanlıkları görevlerini yürütmüştür.


Prof. Dr. Hasan Türkez’in başlıca çalışma alanları yenilikçi ilaç tasarımı ve geliştirme, nano teknoloji temelli ilaç taşıma sistemleri, bireysel tıp, kanser biyolojisi, bor biyolojisi, genetik toksikoloji, nörodejeneratif hastalıklar ve omik teknolojileridir. Borun tıbbi ve farmakolojik kullanım potansiyelini geliştirmek üzere Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü tarafından ve Nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek protein temelli yeni ilaç adayları geliştirmek üzere TÜBİTAK tarafından desteklenmiş ulusal projelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Ayrıca, çeşitli ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen 40’a yakın bilimsel araştırma projesinde yönetici ve araştırmacı olarak görev yapmıştır. 25 farklı ülkeden 500’e yakın farklı araştırmacı ile disiplinler arası ortak bilimsel araştırmalar yürütmüştür.


Prof. Dr. Türkez’in Web of Science kapsamında taranan nitelikli uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 300’e yakın makalesi bulunmaktadır. Nature Metabolism, Nature Communications, Cell Reports Medicine, IScience, Bioinformatics, Briefings in Bioinformatics, Cancers ve Nucleic Acids Research gibi alanının en saygın bilimsel dergilerinde yayımlanmış çalışmaları bulunmaktadır. Bu çalışmalarına 8000’den fazla atıf yapılmıştır. Diğer uluslararası dergilerde yayımlanmış 40 adet ve ulusal dergilerde yayımlanmış 20 adet makalesi mevcuttur. Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda sunulmuş 200’ün üzerinde bildirisi bulunmaktadır. Ulusal kitap ve uluslararası kitap bölümü yazarlıkları vardır. Ulusal ve uluslararası bilimsel ödülleri bulunmaktadır. Çok sayıda bilimsel toplantı kapsamında bilim kurulu üyesi, düzenleme kurulu üyesi, teknik komite üyeliği, organizasyon başkanlığı, oturum yöneticiliği ve davetli konuşmacı olarak yer almıştır. 10’un üzerinde saygın uluslararası bilimsel dergilerde editörlük yapmaktadır. Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılabilecek yeni ilaç adayları ile beyin hastalıklarının tanısında mikrosensör temelli tıbbi cihaz geliştirmeye yönelik ulusal ve uluslararası patentleri bulunmaktadır. İngilizce bilmektedir. Evli ve 2 çocuk sahibidir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta Polis Teşkilatının 181 kuruluş yıl dönümü yağmur altında kutlandı Tokat’ta Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası etkinlikleri kapsamında çelenk sunma programı düzenlendi. Uzunburun Yerleşkesi’nde bulunan Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen törene, Tokat İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın ve emniyet personeli katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenk sunumunun ardından program sona erdi. "Polis suçluya karşı demirden yumruk, mazluma karşı sığınılacak liman" Törende konuşma yapan Tokat İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın, "Üzerimizde taşıdığımız bu kutsal üniforma milletimizin size olan sınırsız güveninin ve sevgisinin nişanesidir. Türk polisi 1919’da İstanbul’da İtilaf Devletleri’ne karşı milli değerlerini savunan ve cesaretle karşılık veren Mehmet Cemil Efendi’den 2017 yılında teröristlere karşı tek başına mücadele eden Fethi Sekin’e kadar her dönemde milleti uğruna canını feda etmekten çekinmeyen sarsılmaz bir iradenin temsilcisi olarak karşınıza çıkmıştır. Suçla mücadelede teknolojik imkanları en üst seviyede kullanırken temel gücümüzü her zaman halkımızın desteğinden alıyoruz. Tokat’ımızın sokaklarında, meydanlarında her bir hanesinde huzurun hakim olması için gece gündüz demeden özveriyle çalışmanız her türlü takdirin üzerindedir. Polis teşkilatımızın suçluya karşı çelikten bir yumruk, mağdura ve mazluma karşı ise her zaman sığınılacak liman olduğunu unutmamak gerekir" dedi.
Bursa Bursa’da "Helvacı kağıdı" polemiği Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Montania Otel krizinde ilçe belediyesi ile otel yönetimi karşı karşıya geldi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi sözleşmenin hukuk çerçevesinde noter aracılığıyla düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu söyledi. 1996 yılında Mudanya Belediyesi ile Montania Otel yönetimi arasında imzalanan yap-işlet-devret sözleşmesi sonrası sıfırdan inşa edilen yapı bir yıl sonra Montania 1 adıyla otel olarak faaliyete geçti. Sonraki yıllar belediye ile otel arasında kira ve mülkiyet konularında çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Şu anki mevcut Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ortaya attığı iddialarla tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi başkanın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Başkan Dalgıç’ın iddialarının yanlış bilgilendirmeye dayandığını savunarak açıklama yapan otel yönetimi şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu bina, tarihi tescilli eski eser değil; Mudanya Belediyesi’ne ait olmayan bir taşınmazdır. 25 Nisan 1996 tarihli, Mudanya Noterliği’nde düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesiyle arsa halinde kiralanmış, şirketimizce tüm masrafları karşılanarak otel binası inşa edilmiştir. İddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, hukuka uygun sözleşme ile yapılmıştır. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın, yanlış bilgilendirme neticesinde yaptığını düşündüğümüz, nisan ayı meclis toplantısındaki basın ve sosyal medyada yayınlanan açıklamalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği doğmuştur. Sosyal medyada yapılan haberlerde görsel olarak kullanılan tarihi, tescilli eski eser olarak işletilen bina, başkanın açıklamalarında bahsettiği bina olmayıp, bu binanın mülkiyeti de zaten Mudanya Belediyesi’ne ait değildir. Açıklamalara konu bina ise, iddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, yap-işlet-devret usulü ile 37 yıllığına davalı Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Noterliği’nce düzenlenen 25.04.1996 tarih, 3587 Yevmiye No’lu sözleşme ile arsa halinde kiralanmıştır. Bu arsa üzerine davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak otel binası inşa edilerek Montania 1 adıyla faaliyete geçirilmiştir. Faaliyete geçen bina, 1997 yılında idareye evrak kayıt karşılığı sunulmuş olan projeye uygun olarak inşa edilmiştir. Otelimiz 26 sene önce faaliyete geçmiş olup, faaliyete başladığı tarihteki fiili durumu ile bugünkü fiili durumu aynıdır. Mudanya Belediyesi ile yapılan yap-işlet-devret sözleşmesi ile Mudanya Belediyesine ait arsa niteliğindeki taşınmaz yap-işlet-devret usulü ile kiralanmıştır. Kiralanan arsa üzerine mevcut otel binası şirketimizce tüm masrafları karşılanarak inşa edilmiştir. Bu nedenle de, iddia edildiği gibi otel fındık-fıstık parası karşılığı değil, şirketimizce imal edilen yapının sözleşme süresi sonunda Mudanya Belediyesine bırakılması karşılığında arsa kirası ödeyerek kullanılmaktadır. Mudanya Belediyesi ile aramızda bu konuya ilişkin yargılama sürmektedir. Uzun yıllardır otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketimizi tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerinde hukuk kurallarının dışına çıkmamış olup, şirketimizin ismi hiçbir hukuk dışı işleme karışmamıştır." Otel yönetimi ayrıca, otelin 26 yıldır aynı şartlarda faaliyet gösterdiğini, sözleşme süresi sonunda otel binasının belediyeye devredileceğini vurguladı. Açıklamada, "Tamamı hukuka uygun, Türkiye’de sayısız örnekleri bulunan yap-işlet-devret sözleşmesinin adeta rant sağlama amacıyla yapıldığı belirtilerek gerçeğe ve yayın ilkelerine aykırı yayın yapan, şirketimizin ticari itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında cezai ve hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ayrıca belirtiriz" sözlerine de yer verildi. Taraflar arasındaki dava süreci halen devam ederken yaşanan gelişmeler, Mudanya kamuoyunun dikkatini yeniden Montania Otel anlaşmasına çevirdi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yargı süreciyle daha da büyümesi bekleniyor.