KÜLTÜR SANAT - 24 Eylül 2024 Salı 09:18

Ehram bu kez şapkalarda sanatla buluştu

A
A
A
Ehram bu kez şapkalarda sanatla buluştu

Erzurum ve çevresinde yörenin kadınları tarafından günlük dış giysi olarak kullanılan ehram, şimdilerde özgün tasarımlarıyla yeniden gün yüzüne çıktı. Zeynep Kırkıncıoğlu ve Sibel Özdemir’in ehramdan şapka tasarımları bunun son örneği oldu.


Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Ü. Zeynep Kırkıncıoğlu ve Öğrencisi Sibel Özdemir tarafından yapılan, tasarım tescili alınan, Tübitak 2209-A proje kapsamında yer alan, kadın ve erkek olmak üzere 32 ehram şapka/başlık görücüye çıktı. Erzurum Resim Heykel Müzesi ve Galerisinde (Erzurum Kongre Binası) 23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında halkın beğenisine sunuldu.


“Yöreye uygun bir çalışma yaptık”


Dr. Öğr. Ü. Zeynep Kırkıncıoğlu , Erzurum ve çevresinde yörenin kadınları tarafından günlük dış giysi olarak kullanılan ehramın, günümüz kadınları tarafından artık eski kullanım şekliyle tercih edilmediğini belirterek, “Çalışmamızın amacı kültürel bir değerimiz olan ehramı modern dünyada insanların tercihleri arasında yer alacak bir tasarıma dönüştürerek sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Günümüzde ehramın sürdürülebilirliğine yönelik birçok çalışma yapılmıştır ancak yörenin insanlarının soğuk iklim şartları dolayısıyla yılın büyük bir bölümünde kullanma ihtiyacı duyduğu şapka alanında ehramla ilgili bir çalışma yapılmamıştır." dedi.


“Somut kültürel mirası doğallığını bozmadık”


Gerek iklimsel şartlar sebebiyle kullanma ihtiyacı duyulması bakımından, gerekse özellikle gençlerin bir tamamlayıcı olarak kullanmayı tercih etmeleri açısından şapka kullanımı insanlar için bir vazgeçilmez olduğunu ifade eden Kırkıncıoğlu, “Soğuğa karşı koruyucu nitelikte olan koyun yününden dokunan ehramı kullanarak her yaşa hitap edecek, özellikle gençlerin tercihleri arasında yer alacak modern ve gelenekselin bir arada olduğu şapka tasarımları yaparak bu alanda ki eksikliği gidermeyi ve ehrama yeni bir alanda yaşama şansı verme hedeflenmektedir. Bu somut kültürel mirası doğallığını bozmadan günümüz insanlarının severek kullandığı, bir tamamlayıcı olarak özgün tasarım şapka modellerinde kullanarak gelecek nesillere aktarmak üretimini sağlamak çalışmamızın temel amacıdır” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.