GÜNDEM - 20 Şubat 2026 Cuma 10:07

Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü iftar noktaları belli oldu

A
A
A
Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü iftar noktaları belli oldu

Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek çalışmalar kapsamında Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Kars, Erzincan ve Iğdır’da her gün binlerce kişiye iftarda yemek ulaştırılacak.


Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde ücretsiz iftar sofraları kuracak. Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı 25 Bölge Müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilecek organizasyonlarla, binlerce vatandaş aynı sofrada buluşacak. Köklü vakıf medeniyetinin mirasını yaşatmaya devam eden Vakıflar Genel Müdürlüğü, bu Ramazan ayında da "Paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin ayı Ramazan’da vakıf kültürünün yaşattığı iyilik anlayışı aynı sofrada anlam buluyor." diyerek misafirlerini ağırlamaya devam edecek.


Ramazan Ayı boyunca açık olacak


Erzurum Vakıflar Bölge Müdürü Murat Uslu, bu kapsamda Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak ve dayanışma ruhunu güçlendirmek amacıyla, Erzurum Bölge Müdürlüğü bölgesine bağlı Erzurum olan yanı sıra Erzurum, Kars, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Iğdır illerinde Ramazan ayı boyunca devam ettireceği organizasyonla binlerce ihtiyaç sahibini iftar sofrasında misafir edeceklerini ifade etti. Ramazan ayı boyunca açık olacak iftar noktaları belirlendi. Erzurum Nene Hatun Sofrası, Erzurum Coşkun Güveç Dünyası, Erzurum Şehir Hastanesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Kars istasyon Camii Taziye Evi, Erzincan Devlet Hastanesi, Erzincan Stadyumu Kapalı Spor Salonu, Bayburt Taşhan Bedesten, Ağrı Şazeli Cafe Resturant , Ardahan Bingöl Lokantası ve Iğdır Üniversitesi Yemek Salonu ihtiyaç sahibi aileler için ramazan ayı boyunca iftar yemekleri verilecek.



Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü iftar noktaları belli oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yıldız Techno GSYF’den girişimciler için 1 milyar TL’lik fon hazır YTÜ Yıldız Teknopark liderliğinde, BV Portföy iş birliğiyle kurulan Yıldız Techno Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), teknoloji girişimlerine yönelik yatırım sürecini resmen başlattı. 1 milyar TL bütçeli fon, global hedefleri olan, hızlı ölçeklenebilir ve ‘exit’ stratejisi güçlü girişimlere doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor. YTÜ Yıldız Teknopark, Yıldız Techno GSYF’ye başvuru sürecini başlattı. Fon, yapay zekâdan fintech’e, oyun sektöründen sağlık teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ve uluslararası büyüme potansiyeli taşıyan girişimlere odaklanarak milli teknolojiye güçlü bir destek sağlayacak. Yıldız Techno GSYF, ilk etapta portföyüne dahil edeceği teknoloji girişimlerini titiz bir değerlendirme sürecinin ardından belirleyecek. Yatırım sürecinin başlamasıyla birlikte, Yıldız Techno GSYF’nin, önümüzdeki dönemde ilk yatırım kararlarını açıklaması bekleniyor. Yeni bir faz başladı YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, fonun yatırım sürecinin başlamasına ilişkin yaptığı açıklamada, Yıldız Teknopark’ın girişimcilik ekosistemindeki güçlü rolünü yeni bir aşamaya taşıdıklarını vurguladı. ‘Uçtan uca destek modeli’ni adım adım inşa ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Garip, sürecin en kritik halkasının yatırım fonu olduğunu söyledi. Yıldız Techno GSYF’nin yatırım sürecine başlamasının Türkiye teknoloji ekosistemi açısından stratejik bir eşik olduğunu vurgulayan Garip, bu adımın girişimcilik zincirinin en kritik halkasını tamamladığını ifade etti. Doç. Dr. Garip, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye son 10 yılda çok güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturdu. Artık çok iyi fikirler üreten, ürün geliştiren ve global pazarı hedefleyen girişimlerimiz var. Ancak teknoloji girişimciliğinde asıl kırılma noktası, bu şirketlerin ölçeklenme aşamasında doğru yatırımcıyla buluşabilmesidir. Yıldız Techno GSYF’nin yatırıma başlaması, tam olarak bu kritik eşiği temsil ediyor. Bugüne kadar teknopark olarak girişimlerimizi fikir aşamasından ürün aşamasına taşıdık, onları büyüttük ve global pazarlara hazırladık. Şimdi ise bu yolculuğun en stratejik aşamasında, yani yatırım ve ölçeklenme sürecinde de doğrudan rol alıyoruz. Bu, Türkiye’de teknopark modelinin evriminde yeni bir fazdır. Teknoloji ekosisteminde asıl katma değer, global ölçekte büyüyebilen ve exit yapabilen şirketlerle oluşur. Bu yatırım sürecinin başlaması, Türkiye’nin artık yalnızca teknoloji üreten değil aynı zamanda teknoloji şirketlerine kurumsal ölçekte yatırım yapan ve onları dünya ligine taşıyan bir ekosistem olgunluğuna ulaştığının güçlü bir göstergesidir." Finansmanın ötesinde stratejik ortaklık modeli Yıldız Techno GSYF, yalnızca sermaye sağlayan bir yatırım fonu olarak değil, girişimlerin büyüme süreçlerine katkı sunan stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Bu noktada YTÜ Yıldız Teknopark, yatırım alan girişimcilere küreselleşme süreçlerinin her aşamasında destek sunacak. Londra, Amsterdam ve Dubai, Üsküp ofisleri aracılığıyla girişimlere küresel pazarlara erişim imkânı sağlanacak. Hedef 20 girişime yatırım yaparak en az 1 Turcorn çıkarmak 10 yıllık süre için kurulan Yıldız Techno GSYF’nin portföyüne 8 yıllık yatırım döneminde yaklaşık 20 teknoloji girişimine yatırım yapılması planlanıyor. Ağırlıklı olarak gelir üreten çekirdek ve büyüme aşamasındaki girişimler tercih edilecek. Fonun yatırım stratejisi "ölçeklenebilir iş modelleri ile Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırabilecek girişimlere destek" olarak konumlanıyor. Fon kapsamında yatırım yapılan girişimlere finansmanın yanı sıra mentorluk, performans odaklı yönetim desteği, uluslararası pazarlara erişim imkânı ve stratejik iş birlikleri sunulacak. Fonun kendi performans hedefleri arasında ise en az 1 adet Türk Unicorn’u (Turcorn) çıkarmak yer alıyor.
Gaziantep Genç dostu Gaziantep’te yeni proje hayata geçiyor Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehirde bulunan 4 üniversitede eğitimi alan gençlerin, Türkiye İş Kurumu tarafından yürütülen "İşgücü Uyum Programı" kapsamında belediye bünyesinde mesleki tecrübe kazanmalarını sağlayacaklarını açıkladı. Bilgi, beceri, çalışma alışkanlığı ve disiplin kazandırmayı amaçlayan program, aktif işgücü hizmetleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği içinde düzenleniyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilecek uygulama, hedef kitle olarak belirlenen üniversite öğrencilerine, aldıkları teorik eğitimleri pratiğe dönüştürme fırsatı sunacak. Türkiye İş Kurumu tarafından "İşgücü Uyum Programı" için belirlenen kriterlere uyan tüm öğrenciler, Gaziantep Büyükşehir tecrübesinden yararlanarak mesleki gelişimlerini destekleyecek. Başvuruların Türkiye İş Kurumu üzerinden yapılacağı programda, belediyede çalışarak tecrübe kazanacak üniversite öğrencileri, kurumun işleyiş yapısını, mühendislik sistemlerini ve hizmet süreçlerini yakından tanıma imkanı bulacak. Program eğitimleri sonrasında çalışmalar haftada 3 gün olarak planlanıyor. "Genç dostu, öğrenci dostu bir şehiriz" Program hakkında açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, proje için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a teşekkür ederek, "Çok genç bir nüfusumuz var, dört üniversiteniz var ve biz şu anda OECD’nin şampiyon şehri Euro Prize’ın onur ödülü almış, Avrupa Konseyi’nde bir şehiriz. Genç dostu, öğrenci dostu bir şehiriz. Teoriği pratiğe dönüştürmenin şartlarını sağlamak için Kıymetli bakanımızı ziyaret ettik. O da yeni bir program açıldığını ve bunun Gaziantep’e çok uygun olduğunu söyledi" dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin hem altyapı hem üstyapı hem de ulaşımda verilen hizmetlerin gençler için tecrübe merkezi olacağını vurgulayarak, "Bizim en büyük özelliğimiz sosyal politika, sosyal hizmet. Engelsiz yaşamımız, ortez protez merkezimiz, yaşlı bakım merkezimiz, alzaymır merkezimiz kendi alanlarında çok önemli. Bu çalışmalarımızı buna göre değerlendirip çalışma saatiyle ders saatini de güzel, verimli koordine ettiğimiz zaman bu programın gerçekten işe yarayacağına inanıyorum. Eğer başarılı bir sonuç elde edersek de bunun sürdürülebilirliğini, genç dostu, öğrenci dostu bir şehirde bunun ölçülebilir hale dönüştürürsek biz devamını da sağlayabiliriz" ifadelerini kullandı. "Bu çalışmayla öğrencilerimizin üniversitede edindikleri bilgileri pratik alana taşıyacaklar" Açıklamada konuşan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise üniversite olarak teorik eğitim verdiklerini aktararak, "Teori ile pratiğin birleştirilmesi elbette çok önemli. Bu çalışmayla öğrencilerimizin üniversitede edindikleri bilgileri pratik alana taşıyacaklar. Belediyemizde çalışacaklar. Bu ara kendileri için çok güzel bir iş tecrübesi olacak ayrıca maddi bir katkı da sağlayacaklar ve en önemlisi öğrencilerimiz yalnız olmadıklarını, devletin kendilerini düşündüğünü görecekler" diye konuştu. Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Taner Akçacı ise ders saatleri ile çalışma saatlerinin ayarlanacağı öğrencilere destek verileceğini söyledi. İş-Kur İl Müdürü Aytekin Doğan da öğrenciler için tecrübe sağlanacağını söyledi. Açıklamaya Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı Nurullah Bilici de katıldı.
İstanbul Reel Kesim Güven Endeksi Şubat ayında 1,1 puan arttı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yılı Şubat ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1773 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,5 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve iç piyasa sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise artış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir. Gelecek üç aydaki istihdam ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin de bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin zayıfladığı, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre değişmediği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 30,2 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.
Kocaeli Adil Kurban’dan TBMM’de Hekimlik Meslek Kanunu çağrısı HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, malpraktis süreçlerindeki hukuki belirsizliklerin sağlık sisteminde baskı oluşturduğunu belirterek, hekimlik mesleğinin güvence altına alınması için Hekimlik Meslek Kanunu’nun zorunlu hale geldiğini söyledi. HEKİMSEN ile Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (ALKON) Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında hekimlik mesleğinin geleceğini yakından ilgilendiren başlıklara dikkat çekti. Kurban, malpraktis süreçlerinde yaşanan hukuki belirsizliklerin sağlık sisteminde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek kalıcı çözümün Hekimlik Meslek Kanunu ile mümkün olacağını ifade etti. "Hekimlik mesleği güvence altına alınmalı" Kurban, hekimlerin yalnızca tıbbi değil aynı zamanda hukuki risk altında görev yaptığını vurgulayarak, "Hekimlik mesleği hukuki güvence altına alınmadan sağlık sisteminin sürdürülebilirliğinden söz etmek mümkün değildir. Malpraktis süreçlerindeki belirsizlikler hem hekim motivasyonunu hem de sağlık hizmet kalitesini doğrudan etkilemektedir" dedi. Adil Kurban, hazırlanan Hekimlik Meslek Kanunu taslağının hasta güvenliği, hekim sorumluluğu ve kamu yararını birlikte gözeten bütüncül yaklaşım sunduğunu belirtti. Savunmacı tıp uygulamalarının artışına, gereksiz tetkik yüküne ve sağlık hizmet maliyetlerinin yükselmesine dikkat çeken Kurban, mevcut hukuki altyapının hekimleri korumakta yetersiz kaldığını söyleyerek, bu durumun uzun vadede sağlık sistemini zayıflatabileceğini savundu. Reform çağrısı Kurban, TBMM’de yürütülen temasların amacının hekimlik mesleğini güçlendirecek kalıcı yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi olduğunu belirterek, "Bu mesele yalnızca hekimlerin değil, toplumun tamamının meselesidir. Sağlık sistemimizin geleceği için güçlü bir Hekimlik Meslek Kanunu artık zorunluluktur" şeklinde konuştu.