KÜLTÜR SANAT - 17 Şubat 2026 Salı 09:30

Erzurum Vakıfları Tarihi kitaplaşıyor

A
A
A
Erzurum Vakıfları Tarihi kitaplaşıyor

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) ile Erzurum Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu arasında, "Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Erzurum Vakıfları" adlı eserin hazırlanmasına ilişkin sözleşme imzalandı.


T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Kültür Yayınları çalışmaları çerçevesinde hazırlanacak eser; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan yaklaşık 400 yıllık süreçte Erzurum’daki vakıf geleneğini ele alarak, bugüne kadar sınırlı şekilde incelenmiş vakıf yapıları ve kültürünü gün yüzüne çıkaracak.


Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Erzurum Kültür Varlıkları Serisi kapsamında yayımlanacak çalışma ile kentin zengin kültürel mirasının kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta bu yıl çiğdemler baharı erkenden müjdeledi Yozgat’ta baharın habercisi olarak bilinen çiğdemler çiçek açtı. Özellikle Emirhan köyü civarında açan çiğdemler, doğaya ayrı bir güzellik katarken vatandaşları da kırsal alanlara çekti. Havaların ılıman seyretmesiyle birlikte toprak yüzüne çıkan çiğdemler, hem görsel şölen oluşturdu hem de yöre halkı için eski bir geleneği yeniden hatırlattı. Arazide çiğdem toplayan vatandaşlar, bu çiçeğin kültürümüzdeki yerinin ayrı olduğunu ifade etti. Türk kültüründe baharın simgesi olan çiğdem, yüzyıllardır hem türkülere hem de manilere konu oldu. Anadolu’da çocukların kapı kapı dolaşarak söylediği ‘çiğdem gezme’ geleneği, paylaşmanın ve dayanışmanın sembolü olarak biliniyor. Toplanan çiğdemler pilav yapımında kullanılırken, soba üzerinde közlenerek de tüketiliyor. Emirhan Köyü civarında çiğdem toplayan Haşim Korkuteli, çiğdemlerin bu yıl biraz erken çıktığını belirterek şunları söyledi: "Çiğdemler biraz erken çıkmaya başladı. Bizde elimizden geldiği kadar toplamaya çalışıyoruz. Çiğdemin pilavı ve soba üzerinde közlemesi güzel olur. Bir, bir buçuk ay devam eder sonra biter. Bundan sonra Öksüz oğlağı diye bir çiçek o çıkar, bittikten sonra da mantarlar çıkar. Mantar toplamaya çıkarız." Vatandaşlardan Erol Akyol ise çocukluk yıllarındaki geleneği çiğdem manisini de okuyarak şu sözlerle anlattı: "Çiğdem çiğdem çiçecik, ebem oğlu göçecik, yağ verenin oğlu olsun, bulgur verenin kızı olsun. Eskiden bu manilerle toplardık pilav yapar yerdik." Yaklaşık bir ila bir buçuk ay boyunca doğada görülebilen baharın müjdecisi çiğdemleri toplayan vatandaşlara eski günleri de hatırlatıyor.
Elazığ Uzman Dr. Cihangiroğlu uyardı: "Kronik hastalığı bulunanlar, oruç kararını mutlaka doktorunuzla birlikte verin" Ramazan ayına sayılı günler kala önemli açıklamalarda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cihangiroğlu, kronik hastalığı bulunan vatandaşların oruç kararını mutlaka hekim kontrolünde vermesi gerektiğine dikkat çekti. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Mediline Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cihangiroğlu, özellikle kronik hastalığı bulunan vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayının manevi huzurunun herkese şifa olmasını temenni eden Uzm. Dr. Cihangiroğlu, tansiyon, diyabet, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları bulunan hastaların oruç tutma kararını mutlaka doktorlarıyla birlikte vermeleri gerektiğini vurguladı. Uzun süren açlığın kan şekerinde düşüklüklere ve tansiyon dengesizliklerine yol açabileceğini belirten Cihangiroğlu, kronik ilaç kullanan hastalarda Ramazan ayında doz ve ilaç alım saatlerinin değişebileceğine dikkat çekti. "Hastalarımızın oruç tutma kararını mutlaka doktorlarıyla birlikte vermeleri çok önemlidir" Oruç kararının mutlaka doktorla birlikte verilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cihangiroğlu, " Ramazan ayının manevi huzuru hepimize şifa olsun. Özellikle tansiyon, şeker ,kalp yetmezliği , böbrek yetmezliği gibi kronik bir hastalığınız varsa, oruç kararını doktorunuzla birlikte vermeniz çok önemli. Uzun süren açlık, kan şekerinde düşüşlere veya tansiyonda dengesizliklere yol açabilir. İlaçlarınızın kullanım saatleri değişeceği için, doz ayarlaması gerekebilir. Özellikle insülin kullanan şeker hastaları ve sıvı kaybı yaşaması riskli olan ileri derecede kalp ya da böbrek hastaları için oruç tutmak ciddi riskler doğurabilir" dedi. "İftarı, hafif gıdalarla açmak daha sağlıklıdır" Sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Cihangiroğlu, " Eğer doktorunuz ’oruç tutabilirsin’ dediyse, sahurda mutlaka protein ve lif açısından zengin, tok tutacak besinler tüketin ve gün boyu susamamak için aşırı tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun. İftarda ise hızlı ve ağır yemeklerle değil, yavaş yavaş ve küçük porsiyonlarla orucunuzu açın. Unutmayın, sağlık her şeyin başıdır. İbadetlerimizi sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek en büyük dileğimiz" şeklinde konuştu.