GÜNDEM - 19 Aralık 2025 Cuma 16:53

Erzurum’da 500 yıllık kadim bir gelenek: 1001 Hatim başladı

A
A
A
Erzurum’da 500 yıllık kadim bir gelenek: 1001 Hatim başladı

Erzurum’u doğal afetlerden korumak için Pir Ali Baba tarafından yaklaşık 500 yıl önce başlatıldığına inanılan ‘1001 Hatim’ geleneği başladı.


Pir Ali Baba’nın tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte yaklaşık 500 yıl önce Erzurum’da başlattığı Kur’an-ı Kerim okuma geleneği, her yıl devam ettiriliyor. Şehrin afet ve beladan korunması için başlatılan gelenek kapsamında, bir ay boyunca Kur’an-ı Kerim okumasını bilen gencinden yaşlısına herkes hatim indiriyor. Önceki yıl Erzurum’da 1001 hatim programı çerçevesinde 75 binden fazla hatim okundu.



16 Ocak 2026’da duası okunacak


Camilerde sabah namazı ile birlikte hatim indirilmeye başlanan Erzurum’da, bugün Pir Ali Baba Türbesi’nde de bir program düzenlendi. 19 Aralık 2025-15 Ocak 2026 tarihleri arasında devam edecek olan 1001 Hatim geleneği, her yıl Dutçu köyü yakınlarındaki tepede bulunan Pir Ali Baba Türbesi’nde başlatıldı. Pir Ali Baba Türbesi’nde düzenlenen törende tekbirler eşliğinde atlar üzerindeki hafızlar, Pir Ali Baba’nın yaşadığı dönemde Kur’an-ı Kerim okuyarak şehri dolaşmasını temsili olarak canlandırdı. Hafızlar hilal şeklinde oluşturdukları düzenle ellerindeki cüzler ile ’1001 Hatim’i bu yıl başlatmış oldu.



"Bin bir Hatim, Erzurum’un semaya açılmış elleridir"


Erzurum’un yalnızca kalelerle korunmuş bir şehir olmadığını vurgulayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Erzurum; yalnızca surlarla, burçlarla, tabyalarla ayakta kalmış bir şehir değildir. Bu şehir; Kur’an’la korunmuş, dua ile tahkim edilmiş, secdeyle sağlamlaştırılmış bir şehirdir. İslam’ın sancaktarlığını yapmış bu kadim belde, Yüce Allah’ın insanlığa rehber olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i başının üzerinde bir taç gibi taşıyarak yüzyıllardır bu mukaddes geleneği yaşatmaktadır. Her beldenin bir geleneği vardır. Ama Erzurum’un geleneği, sadece bir âdet değil; bir emanet, bir iman nöbeti, bir manevi muhafızlık görevidir. Bin bir Hatim, Erzurum’un semaya açılmış elleridir. Bin bir Hatim, aziz şehrimizin geceleri uyumayan vicdanıdır. Bin bir Hatim, taşın toprağın değil; kalbin ve ruhun kale olduğu bir direniştir. Rivayet olunur ki; Pir Ali Baba Hazretleri, bu şehrin depremden, afetten, beladan ve musibetten muhafazası için Kur’an’la kuşatılmasını buyurmuştur. Ve o gün bugün; yaklaşık beş asırdır bu topraklarda Kur’an susmamış, dua eksilmemiş, hatim zinciri kopmamıştır" dedi.



"Başka bir yerde böyle bir güzellik yok"


Pirali Baba’nın bundan beş yüz yıl önce başlattığı kutlu gelenek sayesinde yılın son iki haftasını hatimlerle ihya edileceğini belirten Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, " Yine 2026 yılının da inşallah ilk on beş gününü, on altı gününü yine hatimlerle karşılamış olacağız. Alvarlı Efe Hazretlerinin ifade ettiği gibi ’Hafızları binbir hatim okurlar, Nur-i Kur’an enharına akarlar, Nüzul-i merhamet-gahe bakarlar, Mevla’ya emanet olsun Erzurum.’ diyor. Efe Hazretleri bir şiirinde bizim inancımızda, bizim kültürümüzde Ramazan ayı, Kur’an ayı olarak bilinir Nitekim Ramazan Ayında Kuran’la irtibat daha fazladır. Mukabeleler okunur, hatimler okunur. İslam dünyasında özellikle Erzurum’da ve Saraybosna’da ikinci bir Kur’an ayı daha vardır. O da işte şu anda bugün İnşallah başlayacağımız bin bir hatim ayları. Dolayısıyla böyle güzel bir geleneğimiz var. Ben önceki görev yaptığım yerlerde veya memleketimizin başka yerlerinde böyle bir güzel geleneğe, adete 1001 hatim programında yaklaşık yetmiş beş bin civarında bir hatim indirilmiştir. Geçen sene bunun biraz üzerinde çıktık. Böylece bu hatimler yüzü suyu hürmetine ilimizin, Erzurum’un manevi bir zırha büründürüleceğini de ümit ediyoruz" şeklinde konuştu.


Hafızlar at üstünde Kur’an-ı Kerim okuyarak geldi


Pir Ali Baba Türbesi’nde düzenlenen törene; Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Palandöken İlçe Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Jandarma Albay Hakan Uğurlu, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, kurum yöneticileri ve vatandaşlar katıldı. Konuşmalardan sonra Erzurum İl Müftüsü Yaşar Çapçı dua ettirdi. Ardından Pir Ali Baba Türbesi’nde hafızlar at üstünde Kur’an-ı Kerim okuyarak topluluğa doğru geldi. Tören Pir Ali Baba Türbesi’nin ziyaret edilmesi ile tamamlandı.



Erzurum’da 500 yıllık kadim bir gelenek: 1001 Hatim başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sami Uğurlu: "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Fenerbahçe maçının ardından, "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. İç saha performanslarının iyi olduğunu ancak aynı performansı dış sahaya yansıtamadıklarını belirten Uğurlu, "Burada iç sahada 4. maçımızı oynadık. 8 puan aldık. İç saha performansına baktığınız zaman oldukça iyi, hatta bunu dışarıya da ansıtmak gerekiyor. Dışarıdaki maçlarda alacağımız puanlar bizi yukarıya taşıyacak. Fizik olarak da, mental olarak da hazırız. Geçen hafta son dakikalarda ediğimiz talihsiz gol bizi biraz üzdü. Onu telafi etmek için çıktık bugün de çok zorlu bir rakibe karşı. Kaliteli oyunculara sahip bir Fenerbahçe’ye karşı oynadık" diye konuştu. "Maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim" Fenerbahçe’ye çalıştıklarını söyleyen Uğurlu, "Özellikle maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim. Kenarlarda ve kanatlarda özellikle çok etkili olduk. Burada Fenerbahçe’nin 4’lü oynayabileceğini de düşünmüştük. 3’lü de çıkabileceğini düşünmüştük. Nottingham maçında 3‘lü oynayıp bunun karşılığını almaları, aslında iki türlü de Fenerbahçe’yi çalışmıştık. 3’lü başladıklarında iki kenar stopere geldiğinde bizim kanat oyuncularımız şiddetli baskı yapıp geçiş ve sonuçlandırma istemiştik. Bu biraz işin taktiksel bölümü ama, bize savunmada daha kalabalık ve güvenli kalmamızı sağladı. Sakatlık biraz dengeleri bozdu diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik" Kendi kalelerine attıkları talihsiz bir golle sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirten Sami Uğurlu, "2-1’den sonra kanat oyuncularının da yorulduğunu gördük, hamleler yaptık. 2-1’den birkaç dakika sonra bulduğumuz pozisyonda eğer golü bulabilseydik burada maçı kazanabilirdik. Biz de Fenerbahçe’de pozisyonlar buldu. Daha sonra kendi kalemize talihsiz bir şekilde fol attık. Futbolda bunlar var, kendi kalemize attığımız ister istemez moral olarak takımı aşağıya çektiğini söyleyebilirim. 2-2 sonrası yaptığımız 2 değişiklikle ve geçişlerle pozisyon bulmaya çalıştık. Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik. Maçtan önce Fenerbahçe’den 1 puan verseler tabi ki her takım kazanılmış 1 puan olarak bakar. 2-0’dan sonra kaybedilmiş 2 puan, kazanılmış 1 puan olarak bakar" şeklinde konuştu. "İç saha performansımız iyi" İç sahada taraftar desteğinin arkalarında olmasının kendilerini güçlendirdiğinin altını çizen Uğurlu, "İç saha performansımız iyi, bunda taraftarında çok fazla rolü var. Her maçta onları arkamızda hissettiğimizde coşkumuzda artıyor. İçeride yakaladığımız coşkuyu dış sahada da yakaladığımızda sıralama olarak da yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum" dedi. Her maç kendi oyunlarını oynamaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurlu, "Tabii rakibin artıları, eksileri, pozitif yönleri ve zaaflarına baktığında ona göre de farklı planlar uygulayabiliyoruz. Bu maça kadar oynadığımız 6 maçta 3’ü duran top, 2’si penaltı, akan oyunda yediğimiz 2 gol. Oyun içinde bireysel hatalar oluyor, bunlar ne kadar azalırsa, puan sayısı da yukarıya çıkıyor" şeklinde konuştu. " Fenerbahçe karşısında takımın ilk 60 dakikalık bölümde sergilediği oyundan memnun kaldığını söyleyen Uğurlu, "Ben oyun ve mücadele olarak da ilk 60 dakikada oyuncularımdan çok memnunum. İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız. Geçen hafta son vuruş kalitesinden bahsetmiştim. Bu da santrfor işi, özel oyuncuların olduğu zaman ön bölgede kötü oynadığı zaman bile kazanabiliyorsun. Ancak bizim her maç iyi mücadele edip, iyi oynamamız gerekiyor. 1-2 oyuncu vasatın altına indiği zaman bizim bunu kaldıracak gücümüz çok fazla yok. Genele baktığımızda iç sahada bunu yakalıyoruz. Dış sahada da aynı konsantrasyonla, istek ve coşkuyla oynadığımızda dış sahadan da istediğimiz puanları alacağız. Kendi dengin takımlarla oynadığın zaman bireysel yeteneklerle ya da oyuncu kalitesiyle işi çözmen gerekiyor. Bunu da özellikle Kayserispor maçında Safuri ve Balet’in olmaması bizim gibi transferi kapalı bir takımda 2 tane çok önemli oyuncu oynamadığı zaman bunu maalesef ki karşılığı çok uyu olmuyor. Özel oyuncularımız var, ama 2-3 oyuncu kaybettiğimizde ister istemez bunun problemlerini yaşıyoruz" dedi.
İstanbul Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da eşlik etti. Bakan Tekin, Ramazan etkinliklerine katılan vatandaşlarla selamlaşarak, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız; dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hakk’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak, bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
Antalya Zeki Murat Göle: "İki puanı ilk yarıda kaybettik" Fenerbahçe Teknik Sorumlusu Zeki Murat Göle, 2-2 biten Antalyaspor maçı sonrası yaptığı açıklamada, "İki puanı aslında ilk yarıda kaybettik. İstediğimiz tempoyu sahaya yansıtamadık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Antalyaspor ile 2-2 berabere kaldı. Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco’nun rahatsızlığı nedeniyle karşılaşmada takımın başında sahaya çıkan Zeki Murat Göle, basın toplantısında karşılaşmayı değerlendirdi. Hafta içi UEFA Avrupa Ligi’nde Nottingham deplasmanında harcanan efora dikkat çeken Göle, "Üç gün önce İngiltere’de oynadığımız maçtaki yüksek enerjiyi bugün sahada göremedik. Maça istediğimiz tempoyla başlayamadık. İlk yarıdaki erken oyun isteği, derine koşular ve uzun top tercihleri oyunun kontrolünü elimizden aldı. Bu da rakibin direncini artırdı" şeklinde konuştu. "İki puanı ilk yarıda kaybettik" İkinci yarının hemen başında kalelerinde gördükleri gole dikkat çeken Göle, "Devreye umutla başladık ancak kalemizde gördüğümüz gol bize yakışmadı. Buna rağmen oyuncularımız pes etmedi ve 2-2’yi yakalayacak reaksiyonu gösterdi. Galibiyet için çok net fırsatlar da bulduk ama değerlendiremedik" ifadelerini kullandı. Teknik direktörün rahatsızlığı nedeniyle süreci bir ekip ruhuyla yönettiklerini belirten Göle, "Bu süreci hep birlikte yönetiyoruz. Teknik direktörümüze her konuda destek oluyoruz. Alınan tüm kararlar yardımcı antrenörler ve analiz ekibimizle koordineli bir şekilde, ortak akılla hayata geçiriliyor. Biz kendi başımıza her kararı veremiyoruz. Biz aslında 2 puanı ilk yarıda kaybettik. İngiltere’deki enerjiyi oluşturamadık" diye konuştu. "Mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz" Şampiyonluk yürüyüşünde geri adım atmayacaklarını kaydeden Zeki Murat Göle, "Lig uzun bir maraton. Puan kayıpları olabilir ancak biz mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz. Bu takımı hedefine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.