GÜNDEM - 25 Nisan 2026 Cumartesi 09:06

Erzurum’da bin 635 camide bin 680 din görevlisi görev yapıyor

A
A
A
Erzurum’da bin 635 camide bin 680 din görevlisi görev yapıyor

Erzurum İl Müftülüğü bünyesinde toplam 3 bin 45 kadro ile hizmet sunuluyor. Bin 635 camide bin 680 din görevlisi görev yaparken, 330 Kur’an kursunda 608 öğretici ile her yaştan vatandaşa eğitim veriliyor. Bu kapsamda hafızlık, temel dini bilgiler ve değerler eğitimi alan binlerce öğrenci yetiştiriliyor.


Erzurum’un asırlık geleneği olan 1001 Hatim programı kapsamında bu yıl 89 bin 665 hatim okunarak kadim mirasın yaşatıldığı, camilerde düzenlenen vaazlar, okullarda gerçekleştirilen irşat programları ve toplumun farklı kesimlerine yönelik faaliyetlerle manevi rehberlik hizmetlerinin aralıksız sürdürüldüğü ifade edildi.


Aile, kadın ve çocuklara yönelik hizmetler kapsamında Aile ve Dini Rehberlik Büroları aracılığıyla 13 bin 234 kişiye ulaşılırken, kadına yönelik şiddetle mücadele, değerler eğitimi ve aile yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi. Gençliğe yönelik faaliyetler kapsamında gençlik merkezleri, Diyanet Genç Ofis ve çeşitli projeler aracılığıyla 200 bini aşkın gence ulaşıldığı, yürütülen projelerle gençlerin hem manevi hem sosyal gelişimlerine katkı sağlandığı ifade edildi. Ramazan ayı boyunca il genelinde mukabeleler, hatimle teravih namazları ve iftar programları düzenlendiği; yetimler, ihtiyaç sahipleri ve öğrenciler için geniş kapsamlı yardım faaliyetlerinin gerçekleştirildiği, sosyal yardımlar kapsamında önemli desteklerin vatandaşlara ulaştırıldığı belirtildi.


Vekâletle kurban organizasyonu kapsamında 2 bin 644 bağışın ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığı, zekât ve yardım projeleriyle toplumsal dayanışmanın güçlendirildiği, ayrıca uluslararası yardım faaliyetleri kapsamında ihtiyaç bölgelerine destek sağlandığı ifade edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz" Kas-iskelet sistemi ağrıları, sinir sıkışmaları, boyun ve bel kaynaklı şikayetlerin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında öne çıkan hidrodiseksiyon yönteminin, ağrıyı baskılamaktan çok sorunun kaynağına yönelik bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Hidrodiseksiyon tedavisinin ultrasonografi eşliğinde uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Koca, "Bu yöntemde amaç; sinir, fasya ve yumuşak dokular arasında gelişen yapışıklıkları açmak, sıkışan dokuları serbestleştirmek ve bölgedeki hareket kabiliyetini yeniden kazandırmaktır" dedi. "Ağrıyı değil, nedeni tedavi etmeyi hedefliyoruz" Birçok hastada yalnızca geçici rahatlama sağlayan yöntemler yerine, problemin kaynağına yönelmenin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, hidrodiseksiyon yönteminin özellikle kronik ağrılarda neden odaklı modern tedavi seçeneklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Hangi hastalıklarda kullanılıyor Hidrodiseksiyon tedavisinin uzman değerlendirmesi sonrası uygun hastalarda uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Karpal tünel sendromu ve diğer sinir sıkışmaları, boyun ve bel fıtığına bağlı yayılan ağrılar, siyatik sinir irritasyonu, omuz ağrıları ve hareket kısıtlılıkları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı ve tendon sorunları, kas spazmları, miyofasiyal ağrı sendromu, ameliyat sonrası gelişen yumuşak doku yapışıklıkları, ilaç, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden kas-iskelet sistemi ağrıları" dedi. "Kortizonsuz uygulanabilmesi önemli avantaj" Birçok vakada işlemin kortizon kullanılmadan yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, "Özellikle diyabet hastaları, kortizon kullanmak istemeyen bireyler ve tekrarlayan enjeksiyonlardan kaçınmak isteyen hastalar açısından bu önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. "Aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün" İşlemin poliklinik şartlarında ve kısa sürede uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, genel anestezi gerektirmeyen yöntemde hastaların çoğu zaman aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Kişiye özel planlama ile etkili sonuçlar alınabiliyor" Tedavi öncesinde detaylı muayene ve değerlendirme yapıldığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Her hastanın ağrı nedeni farklıdır. Bu nedenle uygun hastalarda kişiye özel planlama ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.