TEKNOLOJİ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 12:53

Erzurum’da Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli atıldı

A
A
A
Erzurum’da Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli atıldı

Erzurum’da bilim, teknoloji, Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünün güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilecek Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli törenle atıldı.


Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda kurulacak Milli Teknoloji Atölyeleri ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini gerçeğe dönüştürebilecekleri güçlü bir üretim ve gelişim ekosistemi oluşturulması hedefleniyor. Atatürk Üniversitesi’nde kurulacak Milli Teknoloji Atölyesi ile teknoloji geliştiren, üreten ve ülkenin yarınlarına yön verecek gençlere önemli imkânlar sunulacağı ifade edildi. Milli Teknoloji Atölyesi’nde bilim ve teknoloji yarışmalarına katılan öğrenci takımlarına makine, teknik altyapı, teçhizat ve sarf malzeme desteği sağlanacağı, aynı zamanda yerli ve milli sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunulacağı kaydedildi.



"Milli Teknoloji Hamlesi’nin güçlü paydaşlarından biri olmaya devam ediyoruz"


Atatürk Üniversitesi’nin sahip olduğu bilimsel birikim, araştırma altyapısı ve genç potansiyeliyle Milli Teknoloji Hamlesi’nin güçlü paydaşlarından biri olmaya devam ettiğini ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, "Yaklaşık 550 metrekare kullanım alanına sahip olacak Milli Teknoloji Atölyesi, üniversitemiz, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve TÜBİTAK tarafından sağlanan toplam 65 milyon TL’lik makine, teçhizat ve sarf malzeme desteği ile çok paydaşlı bir finansman modeli çerçevesinde yürütülmektedir. Bu yönüyle proje, üniversite, kamu kurumları ve bölgesel kalkınma aktörleri arasında iş birliğini güçlendiren stratejik bir yatırım niteliği de taşımaktadır. Atatürk Üniversitesi, 1957 yılında Doğu Anadolu’nun ilim meşalesi olarak kurulurken yalnızca bir eğitim kurumu olmayı değil, bulunduğu coğrafyanın kalkınmasına yön veren, bilgi üreten, medeniyet tasavvurunu geleceğe taşıyan bir merkez olmayı hedeflemiştir. Ancak biz biliyoruz ki köklü olmak geçmişle övünmek değil, geleceği inşa edecek iradeyi taşıyabilmektir. İşte bu nedenle bugün temelini attığımız Milli Teknoloji Atölyesi’ni yalnızca fiziksel bir yapı olarak değerlendirmiyoruz. Burayı fikirlerin projeye, projelerin teknolojiye, teknolojinin ise milli güce dönüştüğü bir üretim üssü olarak görüyoruz. Çünkü artık çağımızda güçlü devlet olmanın yolu bilgiyi tüketen değil üreten, teknolojiyi ithal eden değil geliştiren, geleceği takip eden değil geleceğe yön veren bir anlayıştan geçmektedir" dedi.



"Bilimsel üretkenliğimiz her geçen yıl artıyor"


Üniversitenin bilimsel üretkenliğini her geçen yıl artırdığını belirten Hacımüftüoğlu, "Bilimsel üretkenliğini her geçen yıl artıran üniversitemiz, bu yıl patent başvurularında devlet üniversiteleri arasında 2’nci, uluslararası patent başvurularında ise 1’inci sırada yer alarak önemli bir başarı göstermiştir. 2025 verilerine göre, sağlık odaklı yapay zekâ teknolojileri alanında ise Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasında yer alarak bu alandaki rekabetçi gücünü ortaya koymuştur. Dünya Üniversiteleri sıralamasında 800 bandında yer alan, Dünya Asya Üniversiteleri sıralamasında ise ilk 300 arasına giren, yapay zekâ destekli ilaç geliştirmeden biyoteknolojiye, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden uluslararası akademik iş birliklerine uzanan bir üniversiteden bahsediyoruz. Bu güç sadece bir geçmişin şanı değil, geleceğe yürüyüşümüzün güvencesidir. 4. Sanayi Devrimi olarak tanımladığımız bu çağda yapay zekâdan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve teknoloji altyapısı inşa eden ülkeler dünyayı şekillendiriyor. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumların hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını yitirdiğini tarih defalarca göstermiştir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu sürecin aktif bir parçası hâline gelmiştir. AR-GE harcamalarını 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara taşıyan, AR-GE personel sayısını 29 binden 310 binin üzerine çıkaran bir ülkeyiz artık. Milli Teknoloji Hamlesi, yalnızca bir sanayi politikası değil, bir medeniyet projesidir. 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefiyle yürütülen bu seferberlik, gençlerimizin teorik bilgiyi somut ürünlere, fikirleri geleceğin teknolojilerine dönüştürebileceği mekânların tüm Türkiye’ye yayılması demektir" diye konuştu.



"Öğrencilerimiz, hayallerini burada somuta dönüştüreceklerdir"


Atatürk Üniversitesi olarak gençlerin bilimle buluşmasına önem veren bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, "DAYTAM, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü, Erzurum Bilim Merkezi ile kurduğumuz iş birliklerimiz, her yıl yüzlerce öğrencimizin katıldığı TEKNOFEST’teki başarılarımız bunun somut kanıtlarıdır. Şimdi bu atölye o köklü altyapımıza, gençlerimizin ellerinin toprağa dokunan, devre tasarlayan, prototip üreten, düşüncelerini maddeye dönüştüren yeni bir boyut ekleyecektir. Bu atölyede lise öğrencisinden doktora araştırmacısına kadar geniş bir kitleye CNC tezgâhından 3 boyutlu yazıcılara, elektronik lehimlemeden metroloji araçlarına kadar tasarım ve üretim altyapısı açık olacaktır. Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan öğrencilerimiz, hayallerini burada somuta dönüştüreceklerdir" dedi.


Törende Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Aydın Baruş da birer konuşma yaptı. Program, İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından yapılan duanın ardından temelin atılmasıyla sona erdi. Törene konuşmacıların yanı sıra Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Ünal Bingül, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hakan Uğurlu, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven, kurum müdürleri, akademisyenler, davetliler ve vatandaşlar katıldı.



Erzurum’da Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli atıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da hırsızlar bu kez yayladaki evleri hedef aldı Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Unbulak Yaylası’nda ilkbahar ayının başlamasıyla yaylaya çıkan vatandaşlar, evlerinin cam korkuluklarının kırılarak içeri girildiğini, çok sayıda ev eşyasının çalındığını belirterek duruma tepki gösterdi. Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Unbulak Yaylası’nda yaşayan vatandaşlar, yayla sezonunun başlamasıyla çıktıkları bölgede kötü manzarayla karşılaştı. Kış aylarında hayvanlarıyla birlikte Iğdır merkeze inen vatandaşlar, havaların ısınması ve yolların açılmasıyla yeniden yaylaya döndü. Yayladaki birçok evin cam korkuluklarının kırıldığını gören vatandaşlar, hırsızların camları açarak evlere girdiklerini söyledi. Evlerde bulunan kap, kaçak ve çeşitli eşyaların çalındığını belirten yayla sakinleri, bazı evlerde ise ciddi maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Yaşanan olaylara tepki gösteren vatandaşlar, yaylada güvenlik önlemlerinin artırılmasını isteyerek sorumluların bir an önce bulunmasını talep etti. Bölgedeki bazı evlerin uzun süre kullanılmamasının hırsızlara fırsat verdiğini söyleyen vatandaşlar, her yıl benzer olayların yaşandığını söyledi. Evinin camları ve kapıları kırılan Musa İşge, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak, "Gelip evimizin camlarının korumalıklarını kırmışlar. Alt taraftan açıp içeri girmişler. Kaşık, bardak ve bazı eşyalarımızı götürmüşler. Dolapları açmışlar, camları kırmışlar. İçerideki camlara bile zarar vermişler. Biz yazın yaylaya gelip hayvanlarımıza bakıyoruz, sezon sonunda tekrar Iğdır’a dönüyoruz. Evlerimiz kış boyunca kapalı kalıyor. Kim olduğu belli olmayan kişiler gelip evlere girerek insanları mağdur ediyor. Zaten hepimiz fakir fukara insanlarız. Birkaç bardak, tabak, çaydanlık ve tüpümüz vardı, hepsini çalıp götürmüşler. Yazık değil mi, günah değil mi? İnsanları perişan ediyorlar" dedi.
İstanbul A.V.O.D. Gıda’nın patronları gözaltına alındı "Yatırımcıyı yanıltmaya yönelik işlemler" ve "KAP açıklamaları" gerekçesiyle haklarında başlatılan soruşturma kapsamında A.V.O.D. Gıda’nın patronları Nazım T. ve Burak K. gözaltına alındı. SPK, A.V.O.D. Gıda adlı şirketin patronları Nazım T. ve Burak K. hakkında, "yatırımcıyı yanıltmaya yönelik işlemler ve KAP açıklamaları" nedeniyle dört gün önce suç duyurusunda bulunmuştu. ’Küçük yatırımcının alın teri üzerinden haksız kazanç sağlandığı’ iddiaları üzerine yapılan suç duyurusunu değerlendiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, SPK tarafından hazırlanan raporun incelenmesi neticesinde, firma yetkilisi konumundaki Burak K. ve Nazım T. isimli kişilerin, pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemlerle piyasa dolandırıcılığı niteliğinde eylemlerde bulunduklarının tespit edildiği ileri sürüldü. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/2 maddesi kapsamında suç teşkil eden faaliyetler sonucu yaklaşık 15 milyon liralık haksız kazanç sağladıklarının belirlendiği iddia edildi. Soruşturmaya ilişkin bugün İstanbul ve İzmir’de yapılan operasyonda şirketin patronları Burak K. İzmir’de, Nazım T. ise İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı.
Muğla Muğla’da çiftçiler günü buluşması Muğla Büyükşehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla kentin emektar üreticilerini ağırladı. Kahvaltı organizasyonunda çiftçilerin sorunları, kırsaldan kente göç ve tarımsal iş birlikleri masaya yatırıldı. Gonca Köksal Aras: "Kırsal boşalıyor" Programda söz alan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, köylerdeki nüfus kaybına ve altyapı eksikliklerine dikkat çekti. Köylerin günden güne boşaldığını belirten Köksal Aras, şu ifadeleri kullandı: "Genç nüfus şehirlere göç ediyor, üretim yaşlılarımızın omuzlarında kalıyor. Büyükşehir yasasıyla beraber beldelerdeki imkanlar kısıtlandı; okul ve sağlık ocakları kapanma noktasına geldi. Muğla, Allah’ın her türlü güzelliği bahşettiği, yüzde 60-70’i orman olan, su kaynakları zengin bir cennet. Ancak kırsal boşaldıkça bu kıymetli topraklar talana açık hale geliyor. Bu durumu tersine çevirmek zorundayız" Ahmet Aras: "Bizim görevimiz çiftçinin işini kolaylaştırmaktır" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, belediyelerin temel görevinin halkın ve üreticinin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu vurguladı. Görevi devraldıkları günden bu yana süregelen tarımsal vizyonun güçlenerek devam edeceğini belirten Aras, "Belediye her işi bizzat kendi yapan değil, halkın işini kolaylaştırandır. Çiftçinin, esnafın, şoförün derdi varsa yanında olmalıyız. Vatandaşın kazancını artırmak bizim asli görevimizdir. Muğla’da belediye ve tarım kesimi arasındaki uyum Türkiye’ye örnektir. Borsamız, Ticaret Odamız ve Üniversitemiz ile kurduğumuz iş birlikleri meyvelerini veriyor. Duyusal Analiz Laboratuvarı, Toprak Analiz Laboratuvarı ve Apiterapi Merkezi gibi projeler, birlikteliğin en somut örnekleridir. Bugün belediyelerin içinde olmadığı hiçbir alan yok; her noktada desteğimizi hissettirmeye devam edeceğiz" dedi. Başkan Aras, Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin çalışmaları ve paydaş kurumlarla kurulan iyi iletişimin Muğla’yı tarımda bir marka haline getirdiğini belirtti. İlçe belediyelerinin de tarıma verdiği desteğin artmasıyla Muğla’nın üretim gücünün korunacağının altı çizildi.
Rize Recep Uçar: "Ligi 8. sırada bitirmemiz için Beşiktaş maçı çok önemli" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, ligi 8. sırada bitirmek istediklerini belirterek, "Beşiktaş maçı o anlamda bizim için çok önemli. Kazanabildiğimiz takdirde de çok istediğimiz ligi 8. sırada bitirmeyi başaracağız" dedi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor, ligin 34. haftasında sahasında oynayacağı Beşiktaş maçının hazırlıklarını yaptığı idmanla sürdürdü. Antrenman öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, takımın kazanma arzusu ve motivasyonunun devam ettiğini dile getirerek, "Artık ligin son haftası. Bizim de 19 haftayı tamamladığımız, 20. maça çıkacağımız bir süreç. Şükürler olsun, başladığımız konuma baktığımızda şu an itibarıyla son haftalara daha aşağılardan uzak, daha yukarı hedefler koyarak girdiğimiz bir hafta. Haftalardır vurgusunu yaptığım, ligi 3 puanlı sistemde 8. bitirme isteğimiz, arzumuz ve hala motivasyonumuz devam ediyor. Beşiktaş maçı o anlamda bizim için çok önemli. Kazanabildiğimiz takdirde de çok istediğimiz ligi 8. sırada bitirmeyi başaracağız. Bu seneki hedefler bazında da en azından kafamızda planladığımız hedeflere yaklaştığımız bir süreç olacak. Bu süreçte çok iyi oynadığımız maçlar da oldu ama zaman zaman geçen hafta olduğu gibi oyun anlamında da skor anlamında da bizim adımıza tatmin olmadığımız, üzüldüğümüz anlar oldu. Ama acısıyla tatlısıyla bu seneyi kapatıyoruz" diye konuştu. Ligi 8. sırada bitirmek istediklerini ancak Beşiktaş maçının da zorlu geçeceğinin farkında olduklarını ifade eden Uçar, "Arzu ettiğimiz; son maçı kazanıp 3 puan alıp ligi 8. sırada bitirmek. Bitirebilirsek de dediğim gibi bu bizi mutlu edecek. Umarım hep beraber başarırız. Beşiktaş takımı ligin en iyi kadrolarından birisi. Her takımın inişleri çıkışları oluyor, bütün takımlar yaşıyor bunu. Ama ne olursa olsun Beşiktaş, Beşiktaş’tır. Oynayan her oyuncusu değerli, bizim takımın her oyuncusunun olduğu gibi. Hafta sonu o anlamda çok zorlu bir maç bekliyor. Son haftalarda evimizde iyi sonuçlar aldık, son 5 maçımızı kazandık. Gönül istiyor ki 6. maçı da kazanıp ligi mutlu, güzel bir şekilde kapatabilmek. Umarım da başarırız" şeklinde konuştu.