GÜNDEM - 13 Mart 2026 Cuma 13:59

ETÜ’de "Küllerinden doğan şehir Erzurum" konferansı

A
A
A
ETÜ’de "Küllerinden doğan şehir Erzurum" konferansı

Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ), Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü dolayısıyla "Küllerinden Doğan Şehir Erzurum" konferansı gerçekleştirildi.


Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer Yaylalı Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Tarih Kulübü’nün katkılarıyla gerçekleştirilen programa Erzurum Valisi Aydın Baruş, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Osman Akyıldız, Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, şehrin idari ve mülki erkânı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Programda konuşan Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, Erzurum’un düşman işgali altındaki yıllarını ve şehrin kurtuluş sürecini tarihsel belgeler, dönemin siyasi gelişmeleri ve toplumsal koşulları çerçevesinde kapsamlı bir şekilde ele aldı. Küçükuğurlu, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi Erzurum’un da zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek işgal yıllarında yaşanan gelişmeleri ve halkın içinde bulunduğu şartları ayrıntılı biçimde anlattı.


Konuşmasında Erzurum’un milli mücadele sürecindeki stratejik konumuna dikkat çeken Küçükuğurlu, şehrin Anadolu’da şekillenen bağımsızlık mücadelesinde önemli bir merkez hâline geldiğini ifade etti. Erzurum Kongresi’nin milli mücadele tarihindeki yerinin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Küçükuğurlu, Erzurum halkının işgal yıllarında ortaya koyduğu direniş ruhunun ve dayanışma anlayışının Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.


12 Mart 1918’in Erzurum tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Küçükuğurlu, kurtuluşun askeri bir başarının ötesinde, bir milletin özgürlük iradesinin ve kararlılığının güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Konuşmasında döneme ilişkin arşiv belgeleri, tarihsel anlatımlar ve önemli gelişmeler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Küçükuğurlu, Erzurum’un kurtuluşunun milli hafızadaki yerinin doğru anlaşılmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirtti.


Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, Tarih Kulübü tarafından hazırlanan fotoğraf sergisinin gezilmesi ve Vali Baruş’un Rektör Çakmak’a ve Prof. Dr. Küçükuğurlu’ya teşekkür belgesi takdim etmesi ile sona erdi.



ETÜ’de "Küllerinden doğan şehir Erzurum" konferansı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Eczacılık ile yarım asırlık şifa yolculuğu İznik Belediyesi "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 43. belgeselinde 54 yıllık eczacı İsmail Yücel’in (84) hayatı konu oldu. İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak 54 yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel’in (84) hayatı ele alındı. 1942 yılında İznik’te dünyaya gelen İsmail Yücel İlkokulu İznik’te Ortaokulu ise Osmangazi Ortaokulunda okuduktan sonra Bursa Lisesi’nde eğitimine devam eder. Lise son sınıfta babasını kaybettikten sonra Vakıflar Yurdunda eğitimini devam ettiren Yücel, 1960 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne başlar. 4 yıllık üniversite eğitimi sonrası 1964-1965 yıllarında askerlik görevini tamamlar. Hemen ardından 1967 yılında İznik’in dördüncü eczanesi olan Yücel Eczanesini açarak 54 yıl devam ettirir ve 2021 yılında devrederek mesleği bırakır. Yücel iş hayatı boyunca İznikspor Kulübü Başkanlığı görevi ile birçok alanda İznik’e hizmet etmiş ve bu süre içerisinde neredeyse her yıl ilçede vergi rekortmeni olmuştur. Tüm bu hayatı ile İznik’teki hâtıralarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 43.bölümü İznik Belediyesi’nce yayınlandı. İznik’in yaşayan hazineleri İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75) altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55) ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel Eğitimci Mustafa Özen ile kırk ikinci belgesel Ayakkabı Tamircisi (56) Fahrettin Yılmaz ile kırk üçüncü belgesel ise elli dört yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel (84) ile gerçekleştirildi. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
Samsun Adet sancısını ‘normal’ sanmayın: Endometriozis uyarısı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Kadir Şahin, adet döneminde yaşanan bazı şiddetli ağrıların normal olmadığını belirterek, "Bu ağrıları normal bir durum olarak görmeyin ve hekim kontrolünüzü ertelemeyin" dedi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Kadir Şahin, "Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı" kapsamında yaptığı bilgilendirmede, toplumda sıkça göz ardı edilen ve normalleştirilen ağrılı adet dönemlerinin aslında ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabileceğine dikkat çekti. Endometriozis hakkında bilgi veren Dr. Şahin, rahim iç dokusunun olması gereken yerin dışında bulunmasıyla ortaya çıkan bu hastalığın yalnızca jinekolojik değil, sistemik etkiler de oluşturabildiğini söyledi. Özellikle mide ve bağırsak sorunlarının çoğu zaman kadın hastalıklarıyla ilişkilendirilmediğini ifade eden Şahin, bazı hastalarda sindirim sistemi şikâyetleri ve yediklerini tam sindirememe hissinin de görülebildiğini belirtti. Hastalığın belirtilerine değinen Dr. Kadir Şahin, endometriozisin yoğun adet kanamaları, kalça ve bacaklara vuran şiddetli ağrılar, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, kabızlık, ishal ve sindirim sistemi hassasiyetleri gibi şikâyetlerle kendini gösterebildiğini kaydetti. Sosyal yaşamı kısıtlayacak düzeyde ağrıya yol açabilen bu sorunun, rahim iç tabakasında bulunması gereken dokuların vücudun farklı bölgelerinde yer almasıyla ortaya çıktığını ifade eden Şahin, bu odakların bulundukları bölgelerde ağrı ve iltihabi reaksiyonlara neden olabildiğini dile getirdi. Toplumda adet sancılarının çoğu zaman "normal" kabul edilerek geçiştirildiğini belirten Şahin, bunun da doğru teşhisin gecikmesine yol açtığını söyledi. Birçok kadının bu şikâyetleri jinekolojik bir problem olarak değerlendirmediğini vurgulayan Şahin, doğru teşhis konulduğunda ilaç tedavisi veya cerrahi yöntemlerle hastalığın kontrol altına alınabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Mart ayı boyunca sürdürülen farkındalık çalışmaları kapsamında kadınlara çağrıda bulunan Opr. Dr. Kadir Şahin, yaşanan ağrı ve şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek hekim kontrolünün ertelenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.