EĞİTİM - 17 Nisan 2026 Cuma 08:59

ETÜ’de üçüncü sosyal sorumluluk okulu tamamlandı

A
A
A
ETÜ’de üçüncü sosyal sorumluluk okulu tamamlandı

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Toplumsal Katkı ve Eşitlik Politikaları Koordinatörlüğü tarafından 13-15 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen III. Sosyal Sorumluluk Okulu, sosyal sorumluluk, gönüllülük ve proje geliştirme alanlarında gerçekleştirilen eğitim programının ardından tamamlandı.


Sosyal sorumluluk projeleri geliştirme becerilerinin artırılması, proje yazım süreçlerine hâkimiyet kazandırılması ve farklı destek mekanizmaları hakkında katılımcıların bilinçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen programa, ETÜ ve Atatürk Üniversitesi’nden çok sayıda öğrenci katılırken; programda ETÜ akademisyenlerinden Doç. Dr. Esra Sena Türko, Doç. Dr. Burak Başkan, Dr. Öğr. Üyesi Adem Kantar, Öğr. Gör. Eren Özbek ve Arş. Gör. Dr. Serap Gün’ün yanı sıra Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Ofisi Gençlik Lideri Dr. Mehmet Emin Daş eğitmen olarak görev aldı.


Üç gün süren programda katılımcılar sosyal sorumluluk bilinci, gönüllülük faaliyetleri, ÜNİDES projeleri, Avrupa Birliği projeleri, TÜBİTAK projeleri, girişimcilik ve KOSGEB desteklerine yönelik proje hazırlama süreçleri ile ETÜ’de yürütülen öğrenci sosyal sorumluluk projeleri hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu.



ETÜ’de üçüncü sosyal sorumluluk okulu tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Tat: "İmmün yetmezliği: Erken tanı ve doğru takip hayat kurtarıyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi alerji ile immünoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, immün yetmezliklerin özellikle sık tekrarlayan enfeksiyonlarla kendini gösterebildiğini belirterek, bu durumun erken dönemde dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, "İmmün yetmezlikler; doğuştan kaynaklanan primer immün yetmezlikler ve sonradan gelişen sekonder immün yetmezlikler olarak iki ana grupta incelenmektedir. Sekonder immün yetmezliklerin en sık nedenleri arasında yetersiz beslenme, HIV enfeksiyonu, kanserler, kemoterapi uygulamaları ve immünsüpresif (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaç kullanımı yer almaktadır. Bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı koruyucu işlevini yeterince yapmaması ile karakterize olan immün yetmezlikler, erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımları ile kontrol altına alınabilen önemli hastalık grupları arasında yer almaktadır" dedi. "Sık enfeksiyonlar önemli bir uyarı işareti olabilir" Klinik pratikte aşağıdaki tespitlerin varlığı, immün yetmezlik açısından ileri değerlendirme gerektirebilir sık ve tekrarlayan sinüzit, zatüre ve kulak iltihabı atakları. Enfeksiyonların beklenenden uzun sürmesi ve tedaviye dirençli seyretmesi.Enfeksiyonlar nedeniyle hastaneye yatış ihtiyacı veya ağızdan antibiyotik tedavisine yetersiz yanıt alınması. Sık antibiyotik kullanım ihtiyacı. Uzamış ishal ve özellikle çocukluk çağında büyüme-gelişme geriliği. Eklem ağrıları ve inflamatuvar eklem hastalıkları" ifadelerini kullandı. Erken tanı ve düzenli takip hayati öneme sahiptir Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, immün yetmezlik hastalıklarında erken teşhis ve bireyselleştirilmiş tedavi planlarının hastalık kontrolünde belirleyici olduğunu ifade ederek, sık enfeksiyon geçiren bireylerin gecikmeden bir uzmana başvurması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Tat, "İmmün yetmezliği olan bireylerde tanı konulup uygun tedavi başlanmadığı takdirde, tekrarlayan enfeksiyonlar ve organ hasarına bağlı geri dönüşümsüz komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu nedenle hastaların, alerji ve immünoloji uzmanları tarafından düzenli olarak izlenmesi büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
Malatya Geleceğin öğretmenlerine uygulamalı STEM eğitimi verildi İnönü Üniversitesi Kariyer Merkezi ile Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle, öğretmen adaylarına yönelik "STEM Eğitimi Uygulamaları" çalıştayı gerçekleştirildi. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Scientix Türkiye Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerini bir araya getiren bir eğitim yaklaşımı olan STEM yaklaşımı, uygulamalı olarak tanıtıldı. Eğitim Fakültesinin farklı bölümlerinden öğrencilerin katıldığı çalıştaya, Scientix Türkiye ekibinden Rümeysa Demir ve Uğur Doğan, teorik ve uygulamalı öğretim süreçlerini anlattı. İnönü Kariyer Merkezi Koordinatörlüğünden Doç. Dr. Necati Çobanoğlu ve Doç. Dr. Aziz İlhan ile birlikte Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Malatya Koordinatörü Esra Şahin süreç koordinasyonu noktasında katkı verdi. Etkinlikte konuşan Scientix Türkiye ekibinden Rümeysa Demir, Türkiye genelinde yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konuşmasında Demir, "Genel amacımız Türkiye’de STEM üzerine yapılan çalışmaları bir araya getirerek öğretmenlerin bu alandaki faaliyetlerini geliştirmek ve STEM eğitiminin yaygınlaştırılmasını sağlamak. Öğretmen adaylarının bu sürece dâhil edilmesini önemsiyoruz. Üniversitelerde düzenlediğimiz etkinlikleri ve bu alandaki etkileşimi artırmayı hedefliyoruz" dedi. "Atölye süreci öğretmen adaylar açısından önemli kazanımlar sunuyor" Etkinliğin uygulama boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğur Doğan ise atölye sürecinin öğretmen adayları açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirtti. Doğan, "İnönü Üniversitesi iş birliğiyle öğretmen adaylarına STEM eğitimi yaklaşımını tanıtmak ve STEM projelerinin nasıl uygulanacağını göstermek amacıyla bir atölye çalışması gerçekleştiriyoruz. Öğrenciler burada STEM eğitimi kavramını öğreniyor, proje üretiyor ve bu projeleri prototip haline getirme süreçlerini uygulamalı olarak deneyimliyor" ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen eğitim programı sayesinde öğretmen adaylarının mesleki donanımlarının güçlendirilmesi ve ilerleyen yıllarda görev yapacakları eğitim ortamlarında STEM yaklaşımını etkin bir şekilde kullanmaları amaçlanıyor. Programın, geleceğin öğretmenlerinin öğrencilerine daha yenilikçi ve uygulamaya dayalı bir eğitim sunmalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Düzce Düzce’de daha uçmadan bitirmek için mücadele başladı Düzce Belediyesi, 12 ay boyunca sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarını 4 ekip ile 63 mahalle genelinde tüm hızıyla devam ettiriyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ilaçlama ekipleri, sivrisinek ve karasinek ile mücadele çerçevesinde ahır, tuvalet kuyuları, foseptik alanlarında larva ve uçkun mücadelesini sürdürüyor. Düzce Belediyesi, yılın 365 günü sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarının yanında yaz aylarının gelmesiyle birlikte başlayan uçkun ilaçlama çalışmalarına da 63 mahalle genelinde oluşturduğu ekiplerle periyodik olarak devam ediyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı vektörle mücadele birimi, sivrisinek ve karasinek mücadele programına ahır, gübre, tuvalet kuyusu, foseptik ile sürekli durgun su bulunan ya da biriken (Jit) alanlarda gündüz saatlerinde 4 ekip ile larva ve uçkun mücadelesini sürdürüyor. Görev alanı içerisinde bulunan 63 mahallenin 47’sinde ve mücavir alanlar içerisinde ahır, foseptik, tuvalet kuyusu, jit ve durgun su ilaçlamalarını tamamlayan ekipler, kalan 16 mahalle genelinde de ilaçlama çalışmalarına devam ederken, ilaçlama programının, yıllık plan dâhilinde iklim şartlarına göre yoğunlaşarak sürdürüleceği belirtildi. Asya kaplan sivrisineği Bir yandan ilaçlama ile larva ve uçkun ile mücadelesini sürdüren ekipler, vatandaşlara da uyarılarda bulunarak, son 5 yılda Türkiye’nin Kuzey Bölgelerinde yayılan ve istilacı bir tür olan Asya kaplanı olarak adlandırılan sivrisinek türünün Düzce’de de çoğalarak rahatsızlık oluşturmaya devam ettiğini kaydetti. Söz konusu sivrisinek türünün mevcut var olan türlerden farklı olarak temiz suya yumurta bırakabildiğini belirten ekipler, bu durumun bahçe sebzeciliği ve hobi bahçeciliğinin yoğun olarak yapıldığı Düzce’de sinek için uygun çoğalma alanları oluşturduğuna dikkati çekti. Asya kaplanı sivrisineği konusunda yapılan uyarının devamında şu ifadelere yer verildi: "Hiçbir önleyici tedbir ( Kapan Ya da Sineklik ) alınmadan depo edilen, biriktirilen sular doğal çoğalma alanları haline gelmektedir. Bu alanları ekiplerin bulması ve ilaçlaması ya da boşaltması ekipler için zorluk teşkil etmektedir. Bu durum popülâsyonun kontrol altına alınmasını ve yok edilmesini zorlaştırmakta, yapılan mücadelenin başarısını sınırlamaktadır. Ailemizin, komşularımızın ve kendi sağlığımız için lütfen bu su biriktirilen alanların kapaklarını kapalı tutalım veya bu biriken suları haftalık olarak değiştirerek sivrisinek üremesini yavaşlatalım."