GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 11:25

Faik Güngör Ortaokulu’nda değer odaklı eğitim: "10’a ben yeterim" projesi

A
A
A
Faik Güngör Ortaokulu’nda değer odaklı eğitim: "10’a ben yeterim" projesi

Erzurum Yakutiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Faik Güngör Ortaokulunda yürütülen "10’a ben yeterim" projesi, tüm öğretmenlerin ortak emeği ve özverili çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Projede her öğretmen, sorumluluğunu üstlendiği 10 öğrenciyle birebir ilgilenerek onların akademik gelişiminden sosyal uyumuna, değer kazanımından özgüven gelişimine kadar her yönüyle destek oluyor. Projenin adı da, öğretmenin "10 öğrenciye bireysel olarak yeterim" anlayışından doğuyor.


Adanmış öğretmen yaklaşımıyla yürütülen çalışma, öğretmenleri yalnızca ders anlatan değil; rehberlik eden, yol gösteren ve rol model olan bireyler olarak öne çıkarıyor. Okulda oluşan güçlü iş birliği kültürü, öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen nitelikli bir öğrenme ortamı oluşturuyor.


Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin değer temelli yaklaşımı doğrultusunda yürütülen proje; saygı, sorumluluk, yardımlaşma ve azim gibi temel değerleri merkeze alıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Başiskele’de dayanışma mağazası hizmete açıldı Başiskele Belediyesi ile Türk Kızılay iş birliğinde hizmete açılan butik mağaza, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz destek sağlayacak. Başiskele’de dayanışma ruhunu güçlendirecek önemli bir sosyal sorumluluk projesi daha hayata geçirildi. Başiskele Belediyesi ile Türk Kızılay Başiskele Şubesi iş birliğinde kurulan Başiskele Kızılay Butik Mağazası hizmete açıldı. Yuvacık Kültür Merkezi Yuvacık Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen açılış programına; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Başiskele Kaymakamı Soner Şenel, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Türk Kızılay Kocaeli Başkanı İbrahim Pay, Başiskele Kızılay Başkanı Oğuzhan Keleş, muhtarlar, Türk Kızılay çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Başkan Yasin Özlü, projenin toplumsal dayanışmaya önemli katkılar sunacağını belirterek, "Dayanışmanın, paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri olacak bu anlamlı proje ile ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Böylesine güzel ve gönülden işlere vesile olanlara, katkı sunan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, mağazamızın kentimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başiskele Kızılay Butik Mağazası’nın açılış kurdelesi dualarla kesildi. Protokol üyeleri mağazada ürünler hakkında yetkililerden bilgi aldı. İhtiyaç sahibi vatandaşların ücretsiz şekilde faydalanabileceği butik mağaza, sosyal belediyecilik anlayışının ve gönüllülük esaslı dayanışmanın güçlü örneği olarak hizmet verecek.
Gaziantep Op. Dr. Öztaş’tan hamilelere oruç uyarıları Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sonay Öztaş, hamilelere oruç tutma konusunda önemli uyarılarda bulundu. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sonay Öztaş, gebelik döneminde oruç tutma konusunda anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öztaş, karar sürecinde en belirleyici unsurun anne ve bebek sağlığı olduğunu vurguladı. Gebelik ve emzirme döneminde dini açıdan kolaylık sağlandığını hatırlatan Op. Dr. Sonay Öztaş, "Normal şartlarda sağlıklı bir yetişkin uzun süreli açlığa dayanabilir. Ancak gebelikte metabolizma hızlanır, enerji ihtiyacı artar ve kan şekeri daha hızlı düşer. Biz hekimler gebelerimize az ve sık beslenmelerini öneriyoruz" dedi. "Uzun süreli açlık risk oluşturabilir" Uzun süreli açlığın gebelikte bazı riskler oluşturabileceğini belirten Dr. Öztaş, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yağ dokusunun parçalandığını ve kanda keton adı verilen maddelerin arttığını ifade etti. Bu maddelerin bebeğe uzun vadeli etkileri konusunda kesin veriler bulunmasa da risk ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. "Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Gebelikte artan kan hacmi ve bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısı nedeniyle su ihtiyacının da arttığını dile getiren Op. Dr. Öztaş, "Uzun süre susuz kalmak tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında etkilenmeye ve ciddi halsizliğe yol açabilir" uyarısında bulundu. "Her gebe için aynı cevap verilemez" "Gebe oruç tutamaz mı?" sorusuna net bir "evet" ya da "hayır" yanıtı verilemeyeceğini belirten Dr. Öztaş, değerlendirmelerin kişiye özel yapılması gerektiğini söyledi. Eğer gebelik sağlıklı ilerliyorsa, anne adayında diyabet, hipertansiyon, kalp ya da böbrek hastalığı gibi ek bir rahatsızlık yoksa ve gebelik düşük riskli gruptaysa doktor kontrolünde bireysel değerlendirme yapılabileceğini belirten Öztaş, riskli gebeliklerde, gebelik şekeri olanlarda, tansiyon problemi yaşayanlarda veya bebekte gelişme geriliği bulunan durumlarda ise oruç tutmanın önerilmediğini ifade etti. Sahur şart, dengeli beslenme şart Oruç tutmaya karar veren gebelerin mutlaka sahur yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Sonay Öztaş, günlük alınması gereken sıvı miktarının iftar ile sahur arasında tamamlanmasının önemine dikkat çekti. Sahur ve iftarda aşırı yemek tüketiminin hazımsızlık ve gereksiz kilo artışına yol açabileceğini hatırlatan Öztaş, dengeli ve kontrollü beslenmenin önemini vurguladı. Son olarak anne adaylarına çağrıda bulunan Öztaş, gebelik döneminde oruç tutmak isteyenlerin mutlaka takiplerini yapan hekim ve sağlık personeline danışmaları, mümkünse diyet desteği alarak süreci planlamaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Mardin 3 buçuk yaşında piyano çalmaya başladı, 8 yaşında satrançta 3 şampiyonluk yaşadı Mardin’in Merkez Artuklu ilçesinde yaşayan 8 yaşındaki Muhammet Emir Çelik, küçük yaşına rağmen hem piyano hem de satrançta gösterdiği başarılarla dikkat çekiyor. 4 yaşında başladığı piyano eğitiminde kısa sürede büyük ilerleme kaydeden Emir, 3 yıl üst üste satranç turnuvalarında birincilik elde etti. İkinci sınıf öğrencisi olan Emir, yaklaşık 4,5 yıldır piyano çaldığını belirterek, ilk zamanlarda zorlandığını ancak zamanla enstrümana alıştığını ve sevgisinin her geçen gün arttığını söyledi. Üzgün olduğunda piyanonun başına geçtiğini ifade eden Emir, "Çalmaya başlayınca bir anda mutlu oluyorum. Piyano beni çok mutlu ediyor. Fazıl Say ile Gülsin Onay’ı örnek alıyorum" dedi. "Emir kendini mücevher gibi hissettirdi" Müzik öğretmeni Oya Oğuzhan ise Emir’in yeteneğini ilk dersten itibaren fark ettiklerini belirtti. Oğuzhan, "Bazı çocuklar vardır ki inci gibi bir anda çıkar ve onun gerçekten altının dolu olduğunu anlarsınız. Emir de bana mücevher gibi hissettirdi kendini. Yeteneğini fark ettiğimde çok heyecanlanmıştım ve hemen ailesiyle paylaştım bu durumu. Daha sonra hemen başlattık ve o süreçten beri devam ettiriyoruz. Çok da güzel ilerliyoruz. Yaşına göre muhteşem buluyorum. Bu çok özel bir yetenek. İlk piyanonun başına oturduğundan beri keşfettiğimiz bir şeydi bu. Aynı şekilde devam ettik ve çok güzel bir şekilde ilerliyoruz. Teknik açıdan neredeyse yetişkin seviyesinde. Deşifre yapıp kendi kendine çözüm yapabiliyor. Bütün notaları ve süre değerlerini biliyor. Eserleri analiz edip solfej yaparak kendisi çalabilecek durumda" diye konuştu. Emir’in başarısında aile desteğinin büyük rol oynadığını vurgulayan Oğuzhan, "Ailesinin desteği çok önemli. Zaten bana ve Emir’e yolu açan onlar oldu. Ailesine özellikle teşekkür ediyorum. Bu süreçte çok büyük katkıda bulundular, yoluna eşlik ettiler. Bizim her dönem sonu konserlerimiz oluyor, yarışma programlarını da takip ediyoruz. İnşallah ileride Emir’i çok iyi yerlerde göreceğiz" şeklinde konuştu. Anne Sibel Çelik de oğlunun piyanoya tesadüfi bir şekilde başladığını anlatarak, bir arkadaş ziyaretinde org çalarken ilgisini fark ettiklerini söyledi. O dönemde 4 yaşında olan Emir’in isteği üzerine eğitime başladıklarını belirten Çelik, haftada bir gün ders aldıklarını ve evde düzenli tekrar yaptıklarını kaydetti. "Tarifi olmayan bir duygu" Emir’in okul sorumluluklarını aksatmadan her gün piyano çalıştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "Haftada bir gün piyano dersine gidiyoruz. Özellikle ders günlerinde, derste öğrendiği parça ya da egzersizleri mutlaka evde tekrar ettiriyorum. Genel olarak ise Emir, okul sorumluluklarını ve ödevlerini yerine getirdikten sonra piyanosunun başına geçip dosyasını açıyor ve şimdiye kadar öğrendiği tüm parçaları ve egzersizleri baştan sona en az bir kez tekrar ediyor. Sorumluluk bilinci yüksek bir öğrenci olduğu için bana çok fazla iş düşmüyor, kendisi güzel bir rutin oluşturdu. Bir ailenin çocuğuna verebileceği en büyük destek, ona kendini ifade etme fırsatı vermektir. İlgi ve yeteneklerini keşfedebileceği alanlar oluşturmaktır. Bu konuda hem maddi hem manevi destek olmaya çalışıyoruz. İki defa sahneye çıktı. Bu hissi anlatmak gerçekten çok zor, tarifi olmayan bir duygu. Çocuğunuzu sahnede, kendine güvenerek ve severek yaptığı bir işte mutlu görmek gururdan çok daha fazlasını hissettiriyor. O mutluluğu iliklerinize kadar yaşıyorsunuz.’’ Piyanonun yanı sıra satrançta da başarılı olduğunu aktaran anne Sibel Çelik, "Satranca da piyanoya başladıktan sonra yöneldi. Satrancın çocukların zeka gelişimi açısından çok faydalı olduğunu düşündüğüm için başlattık. Gerçekten derslerine bile yansıdığını fark ediyorsunuz. Bu alanda da Emir hem ilgisini hem yeteneğini konuşturdu ve başarısını turnuvalarda gösterdi. Mardin genelinde Türkiye Satranç Federasyonu Mardin Temsilciliği tarafından düzenlenen turnuvalarda üç yıl üst üste kendi yaş kategorisinde birincilik kazandı" ifadelerini kullandı.