GÜNDEM - 20 Haziran 2025 Cuma 09:15

İşte Erzurum’dan örnek bir öğretmen ve onun 33 öğrencisinin yürek ısıtan hikayeleri

A
A
A
İşte Erzurum’dan örnek bir öğretmen ve onun 33 öğrencisinin yürek ısıtan hikayeleri

Erzurum’da hayallerini kelimelere döken küçük yüreklerin kaleminden doğan "Hikayelerdeki Hayaller: Bugünden Yarına" adlı eser, sınıf öğretmenlerinin rehberliğinde 33 öğrenci tarafından kaleme alındı ve minik yüreklerin dünyasına kapı aralıyor.


Erzurum’un Palandöken ilçesi Şehit Üsteğmen İsmail Aksu İlkokulu 4-A sınıfı öğrencileri ve öğretmeninin muazzam bir emek ve hayal gücünün ürünü olarak ortaya koyduğu kitap, karne ve mezuniyetlerini adeta taçlandırdı. Bu kıymetli çalışmaya öncülük eden ise yüreğiyle öğrencilerine ilham olan öğretmenleri Sibel Aksakal’dan başkası değildi.



Herkese örnek olacak bir çalışma


Sibel Öğretmen, birinci sınıftan beri öğrencilerinin sadece müfredatta belirtilen konularda değil; etkileşimli okuma, okuma çemberi, çocuklar için felsefe, yazarlık ve drama öğretimi ve sosyal-kültürel projeler başta olmak üzere birçok alanda gelişmeleri için rehberlik etti. Özellikle öğrencilerini kitap okuma ve içeriklerini sorgulama noktasında geliştiren Sibel Öğretmen, onların mezun olacağı yıl artık bir hikâye kitabı yazılması gerektiği gerçeğinin güçlü bir şekilde ortaya çıktığını anladı. Böylece, kendisi dâhil sınıfta bulunan 33 öğrencinin imzası olan hikâyelerle herkese örnek olacak kitap çalışmasını gerçekleştirdiler.



Hepsi birer hikâye yazdı


Kitapta imzası olan yazarlardan biri de özel gereksinimli öğrencilerden Medine Akdoğan’dı. Birinci sınıfa başlarken konuşma güçlüğü çeken Medine Akdoğan, "Buzdaki Başarı" isimli hikâyesiyle kitapta özel bir yere adını yazdırdı. "Hikayelerdeki Hayaller: Bugünden Yarına" kitabının öğrenci yazarlarından Meryem Defne Odabaşı, Berilmina Güzel, Muhammet Emin Yılmaz ve Abdülhamit Han Özaras, yaptıkları değerlendirmelerle adeta öğretmenlerinin emeğini boşa çıkarmayacak yorumlarda bulundu. Öğrenci velilerinden Nihal Karakayalı da, dördüncü yılın sonunda çocuklarının birer kitap yazarı olmalarının kendilerini gururlandırdığını belirterek, "Sibel Öğretmen’in çocuklarımıza kattığı değer paha biçilmez. İyi ki çocuklarımızın öğretmeni olmuş," diye konuştu.



"Kelimelerle bağ kurdular, sorguladılar"


"Hikayelerdeki Hayaller: Bugünden Yarına" kitabının aslında dört yıllık emeğin, sabrın ve özverinin sonucu olarak ortaya çıktığını belirten Sibel Öğretmen, çocukların okumalarını yaparken derinlemesine okuduklarını, kelime avladıklarını, hayatlarıyla bağ kurduklarını, mekân dedektifliği yaptıklarını, okuduklarını aydınlattıklarını, karakter çözümlediklerini ve olayları sorguladıklarını ifade etti.



"Hep birlikte başardık"


Aksakal, "Onlar bu süre içinde sorguladılar, düşündüler. Bunun sonunda artık yazmak bir mecburiyet değil, bir ihtiyaç olarak doğdu. Sene başında çocuklarla ‘Neden sene sonunda bir hikâye kitabı çıkarmayalım?’ dedik. Çünkü birinci sınıftan itibaren yazarlık eğitimi çalışmaları yapıyoruz. Derinlemesine okuma yapıyoruz. Ve çocuklar sadece kelimeleri değil, kelimelerin arasındaki hayatları da öğreniyorlar. Artık zamanı geldi, bunu bir kitaba dönüştürmeliyiz dedik. Ocak ayında yazacakları hikâyeleri belirlediler. Sonrasında da peyderpey, hafta hafta çocuklar hikâyelerini derinleştirmeye başladılar. Sonra düzenledik ve hayallerimizin bile ötesine ilerledi. Bu süreçte çok ciddi destekler aldık. Özellikle velilerimizin, okul idaremizin ve basım aşamasında destek olan birçok kişinin katkısıyla bu sonuca ulaştık. Hikâyelerin bazıları çocukların yaşantılarından izler taşıyor. Bazıları ise hayal gücünüzü zorlayacak derinlikte hikâyeler. Ve bence her biri ayrı ayrı kitap olacak nitelikte. Mutluyuz, gururluyuz. Böyle bir süreci çocuklarımla birlikte yaşadığım için çok sevinçliyim" dedi.



İşte Erzurum’dan örnek bir öğretmen ve onun 33 öğrencisinin yürek ısıtan hikayeleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.