POLİTİKA - 11 Şubat 2026 Çarşamba 15:47

İşte Mustafa Çitçi’nin veda mesajı

A
A
A
İşte Mustafa Çitçi’nin veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevine atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, yayınladığı veda mesajında; Erzurum’un sadece bir şehir değil Türk-İslam medeniyetinin Anadolu’daki sarsılmaz kalesi, milli mücadelenin ise meşalesi olduğunu dile getirdi.


Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle, 11 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı neticesinde İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğini ifade eden Çiftçi, " Bu vesileyle şahsımı bu ulvi göreve ve İçişleri Bakanlığı makamına layık görerek güvenlerini esirgemeyen Muhterem Cumhurbaşkanımıza en kalbi şükranlarımı arz ediyorum. Anadolu’nun önsözü ve mülk-ü İslam’ın kilidi olan kadim şehrimiz Erzurum’da, "Halka hizmet, Hakk’a hizmettir" düsturuyla yürüttüğüm görevimin ardından; bugün aziz milletimizin huzur ve güvenliği için daha büyük bir sorumluluğu üstlenmenin onurunu ve ağırlığını yaşıyorum. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; vatanımızın her bir köşesinde huzuru daim kılmak, devletimizin bekasını korumak ve milletimize hizmetkâr olmak temel gayemizdir. Üstlendiğimiz vazifede Rabbim, omuzlarımıza yüklenen bu mukaddes emaneti taşıma gücü versin ve bizleri aziz milletimize karşı mahcup etmesin" dedi.


"Bizim için onurların en büyüğü"


Erzurum’un ikinci memleketi olduğunu ve Vali olarak Erzurum’a atandığı günden beri hiç yabancılık çekmediğini ifade eden Çiftçi, "Kıymetli Hemşehrilerim, Aziz Dadaşlar; Muhterem Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle İçişleri Bakanlığı görevine atanmam vesilesiyle, yaklaşık iki buçuk yıldır büyük bir onurla yürüttüğüm Erzurum Valiliği görevinden ayrılıyorum. Erzurum; sadece bir şehir değil Türk-İslam medeniyetinin Anadolu’daki sarsılmaz kalesi, milli mücadelemizin ise meşalesidir. Bu kadm coğrafyada görev yaptığım süre boyunca "Halka hizmet, Hakk’a hizmettir" anlayışıyla şehrimizin her bir ferdine ulaşmaya, dertlerine derman olmaya gayret ettik. Sizlerin vakur duruşu, vatan sevgisi ve kadirşinaslığı, görev sürem boyunca en büyük motivasyon kaynağım olmuştur. Şehrimizin tarihi mirasına ve insanımızın asaletine layık işler yapabilmişsek bu bizim için onurların en büyüğüdür. Bu vesileyle, görev sürem boyunca desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve kadirşinas Erzurum halkına şükranlarımı sunuyorum. Haklarınızı helal ediniz... Bizim varsa helal olsun. Rabbim birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin. Kalın sağlıcakla" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rehber öğretmenin yüzüne sıcak çay fırlattığı fizik öğretmeni feci şekilde yandı Eskişehir’de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, "Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı" dedi. Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik öğretmeni ve aynı zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile rehber öğretmen T.G. arasında 2 Şubat’ta bir olay yaşandı. Rehber öğretmen T.G.’nin Keskinbaş’ı sözlü olarak kışkırtıp omuz attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.’nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.’nin odasını terk etmesini istedi. T.G.’nin ise kendisini sinirli bir biçimde ifade eden Keskinbaş’a tepki gösterip küfür ettiği iddia edildi. Bu sözlerden sonra iyice öfkelen fizik öğretmeni, T.G.’ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.’nin elinde tuttuğu sıcak çay dolu kupayı Serkan Keskinbaş’ın yüzüne doğru savurduğu iddia edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye götürülürken, yüzünde 1’inci derece yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren öğretmenin T.G. hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Yanıma yaklaşarak omuz attı" Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde görevi sırasında T.G. isimli rehberlik öğretmeninden baskı gördüğünü iddia eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili rehber öğretmenimiz tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldım. Hem öğrencilerin hem velilerin hem öğretmen arkadaşlarımın yanında bana sürekli bir lakap taktı. Hayvan figürleriyle, ’Kral ne yapıyorsun’, ’Bir gün bana tekmil vermedin’ diyerek beni hep rencide etti ve küçük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem de okul müdürüyle paylaştım, rahatsız olduğumu ifade ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben de yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü bayrak töreninde okul müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuz attı. Yine aynı şekilde lakap takarak orada tören içerisinde beni yine küçük duruma düşürdü ve ben bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğru yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonra okul müdürüne derdimi anlattım, o gerekli uyarıları yapacağını söyledi" dedi. "Temasta bulundu ve beni korkuttu" Olay günüyle alakalı konuşan Keskinbaş şöyle devam etti; "Akabinde 6 Şubat olay günü ben mesaime başladım, eğitim öğretimle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere. Okulda 1 dakikalık saygı duruşu ve deprem farkındalık çalışması yapılması için öğretmen grubundan, WhatsApp grubundan paylaşım yaptım. Benim ertesi gün görevde yükselme sınavım vardı. O sınavın giriş belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her zaman açıktır bütün öğrencilere, velilere. Okulumuz rehber öğretmeni hocamız sessizce kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böyle bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, şaka yapıyor; daha sonra ben döndüm arkamı, rehber öğretmenini görünce çok şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarı çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı yani insana?" "Sıcak çayı yüzüme fırlattı" Fizik öğretmeni Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana iki tane ağır küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun aynı dilinden cevap vermedim. Daha sonra çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonra elindeki sıcak çayı benim yüzüme doğru fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten de geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çay izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedef alarak sıcak kaynar çayı yüzüme doğru fırlattı. Çok şok oldum bu durum karşısında" dedi. "‘Bana yardım edin, benim yüzüm yandı’ dedim" Olay sonrasında tedavi altına alınan ve şu anda okula gidemeyen öğretmen Keskinbaş, "Daha sonra işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce öğretmenimiz, nöbetçi öğretmenlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana yardım edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve okul müdürünü aradım. O da "Bir dakika oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye götürdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde de hafif ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah’tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı hasar olmayacağı, iz olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çok üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü ben devletimi çok seven bir idareciyim ve gençlere hizmet etmeye bayılan bir idareciyim" diye konuştu.