GÜNDEM - 25 Ocak 2026 Pazar 10:15

Kadın terzi, veresiye aldığı makinelerle kendi işini kurdu

A
A
A

Gaziantep’te 13 yaşında çırak olarak başladığı terzilik mesleğinde kendi geliştiren Güllü Yavuz, 25 yıl önce veresiye aldığı dikiş makineleriyle kendi atölyesini kurdu.

Şehitkamil ilçesinde yaşayan 9 çocuklu ailenin en büyük kızı olan 45 yaşındaki Güllü Yavuz, ilkokuldan mezun olduktan sonra 13 yaşındayken maddi zorluklar çeken ailesine destek olmak için komşularının terzi atölyesinde çırak olarak mesleğe ilk adımını attı. Mesleğin tüm inceliklerini öğrenen ve kısa sürede meslekte kendini geliştiren Yavuz, 15 yaşındayken geçtiği makinenin başında önce kalfa ve ardından usta olarak çalıştı ve 2001 yılında komşusundan emanet aldığı dikiş makinesiyle evde kardeşleri ve komşularının ihtiyaç duyduğu kıyafetleri dikmeye başladı.

Veresiye 2 dikiş makinesi satın alarak kendi iş yerini kurdu

Kıyafet onarımı ve daraltma gibi işlemleri yaparak geçimini sağlayan Yavuz, daha sonra kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şahinbey ilçesinin Gaziler Caddesi’nde yer alan Kapalı Çarşı’da 15 metrekarelik bir dükkan kiralayan Yavuz, terzi makineleri satan bir iş yerinden veresiye 2 dikiş makinesi satın aldı. Çevresindekiler, tek olan Yavuz’u, "Kadınsın yapamazsın, tek başına iş yeri çalıştıramazsın" diyerek vazgeçirmeye çalıştı. Ancak, hayalini gerçekleştirmek ve kimseye muhtaç olmadan kendi geçimini sağlamak isteyen Yavuz, kiraladığı dükkanda çalışmalara başladı.

Kadın terzi, veresiye aldığı makinelerle kendi işini kurdu

2 yılda veresiye aldığı makineler ile diğer tüm borçlarını ödedi

Açtığı iş yerinde seccade, pike ve yatak takımı ile hurç gibi çeyiz ürünleri diken Güllü Yavuz, 2 yılda veresiye aldığı makineler ile diğer tüm borçlarını ödedi. Kazandığı parayla geçimini sağlamaya başlayan ve ailesinin ekonomisine de katkı sağlayan Yavuz, mütevazı atölyesinde günde ortalama 10 saat çalışarak 25 yıldır müşterilerine hizmet ediyor.

"Mesleğe başladığımda 12 yaşındaydım"

Kendi imkanlarıyla kurduğu iş yerinde mesleğini sürdüren Yavuz, azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek oluyor. İş yerini büyüterek atölye kurmak ve kadınlara iş imkanı sağlamak isteyen Yavuz, maddi zorluklar yaşadığı dönemlerden kendi ayağının üzerinde durabildiği konuma gelmenin mutluluğunu yaşıyor. Kendi iş yerini açmaya karar verdiğinde hiç parasının olmadığını ve kimseden de bir destek almadığını belirten Yavuz, "Ben mesleğe başladığımda 12 yaşındaydım, fakir bir ailedeydik, kıyafet alacak paramız bile yoktu. Ya elimden gelse dikerdim, kardeşlerime kıyafet dikerdim, 9 kardeşim vardı ve en büyükler olduğum için onlara ben bakardım. Komşumuz terzi olduğu için yanına gittim ve ilk dikimimi yaptığımda kardeşlerime kilolu kumaş aldım, parça kumaşları birleştirip, kardeşlerime şalvar, kıyafet diktim. Onların sevinci zaten bana yetti ve benim başarıma sebebim onlar oldu. Her zaman önceliğim hep kardeşlerim ve ailem oldu. Onlar düşünerek bu seviyeye geldim diyebilirim. Onlara yararlı olmak için çabaladım. Allah’a hamdolsun eskiler geride kaldı ama şu an çok iyiyiz" dedi.

"İlk başlarda ’kadınsın, bu işi yapamazsın’ dediler ama ben başardım"

İş yerini ilk açtığında çevresinden "Kadınsın, bu işi yapamazsın" diye tepkiler aldığını ancak 25 yıldır mesleğini yürüttüğünü ifade eden Yavuz, "Umduğumdan daha iyi oldu ve ilk yaptığım iş de çok güzel oldu. Bugün başardım. Biraz zorluklar da oldu ama bayağı bir başardım. Geldiğim bu seviyeye ben bile inanamadım, sonra işimi büyüttüm ve Gaziler Caddesi’ndeki Kapalı Çarşı’ya geldim. Burada da işlerim güzel gitti. Allah’ın izniyle daha büyük hedeflerim var" ifadelerini kullandı.

Kadın terzi, veresiye aldığı makinelerle kendi işini kurdu

"Borca makine alarak işe başladım"

İlk iş yerini açtığında makinesinin bile olmadığını anlatan Yavuz, "Komşunun makinesini alarak şalvar dikmeye başladım. Ondan sonra gittim, makine satışı yapan bir iş yerinin camının önünde durdum ve iş yeri sahibi beni çağırdı, ‘makineye ne bakıyorsun’ dedi. ‘Ağabey çok sevdiğim bir makine ama hiç param yok’ dedim. Allah razı olsun bana, ‘al makineyi götür’ dedi. Makineyi götürdüm, parasını da zamanla ödedim. Onun sayesinde yükseldim diyebilirim. İyilik boşa gitmezmiş, Allah kendisinde razı olsun" şeklinde konuştu.

"Kadın isterse gerçekten başarır"

Kadınların her işi yapabileceğinin ve her şeyi başarabileceğinin altını çizen Yavuz, "Bayağı zorluklarla bugünlere geldim. Fakat kadın isterse gerçekten başarır. Tabii bana ‘sen yapamazsın, bu iş sana göre değil. Bu iş kolay ve göründüğü gibi değil, yapamazsın’ diyenler oldu. Fakat insan isteyince her şeyi başarıyor. İsteyerek ve severek yaptığın bütün işleri başarabilirsiniz. Bu anlamda kadınların ayakta durmasını çok isterim. Kendi ekmeklerini kazanmasını çok isterim. Hiç kimseye bir taviz vermeden kendi işlerini yapmasını çok isterim. Hangi iş konusunda olursa olsun, severek yaptıkları işlerde hep başarılı olurlar. 25 yıl önce bana, ‘bu dereceye geleceksin’ deselerdi. Ben bile inanmazdım. Ama şu an istediğimi başardım" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır’da oynanan Iğdır FK ile Bodrum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır FK, sahasında Bodrum FK’ya 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Kenan Koçak değerlendirmelerde bulundu. Koçak, "İlk yarıda rakibin kaleye şutu yok, ama 1-0 önde gidiyorlar. Verilen bir penaltı kararı var ve ilk yarıyı 1-0 mağlup kapatıp soyunma odasına giriyoruz. Ardından ikinci yarıya çıkıyoruz. Gayet iyi oynuyoruz, haklı bir penaltıyla skoru 1-1 yapıyoruz. Ancak sonrasında bireysel hatalarla, 18’in civarında iki kez gereksiz top kaybı yapıp topu rakibe veriyoruz. Ceza sahası içinde temassız oyuncuyu bırakınca yine rakibe bir gol hediye ediyoruz. Üçüncü gol de keza öyle; yapılan bireysel hataların bir sonucu. Bu seviyede böyle bireysel hatalar yaparsanız, rakibe bu şekilde hediyeler verirseniz ve bireysel sorumluluğunuzu bilmezseniz maç kazanmak çok zor olur. Bu yüzden üzgünüm. Taraftarlar için üzgünüm, şehir için üzgünüm, başkanımız için üzgünüm. Ne bu başkan, ne bu taraftar ne de bu şehir böyle bir skoru hak ediyor. Söyleyecek fazla bir şey yok. Bu mağlubiyet tamamen yaptığımız bireysel hatalardan kaynaklandı. Başka bir açıklaması da yok. Her şey ortada. Bu yüzden üzgünüz, tekrar özür diliyoruz" dedi. "Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı" Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz ise, "Güzel bir havada, keyifli bir maç oldu. İzleyenler için, seyirciler için ve televizyon başında maçı takip edenler için keyifli bir karşılaşmaydı. Tabii biz de kazandığımız için daha da keyiflendik. Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı. Geçen hafta çok hak ettiğimiz bir maçı maalesef kaybetmiştik. Yeniden play-off içinde üst sıraları zorlamak için bu galibiyet bizim için çok önemliydi. Bütün oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Rakibimiz de bugün çok iyi oynadı. Onların da teknik direktörünü ve futbolcularını tebrik ediyorum. Sonuçta bir takım galip gelecekti. Bugün galip gelen biz olduk ve bundan dolayı çok mutluyuz. Şimdi üç gün sonra içeride çok daha önemli bir maçımız var. O maçı da kazanıp yeni bir galibiyet serisi yakalamak istiyoruz" dedi.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy anıldı İstanbul Gaziosmanpaşa’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Milli Şair Mehmet Akif Ersoy için anma programı düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediyesi İstiklal Marşı’nın kabülünün 105’inci yıl dönümüne özel bir program düzenledi. Gaziosmanpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan programa Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, Zeynep Vurmaz Yiğit, Kültür Sanat Sosyal İşler Müdürü Murat Doğan, Sanat Akademisi öğrencileri, öğretmenler ve aileleri ile davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardında Milli Şair Ersoy adına koro düzenlenerek Ersoy’un "Zulmü Alkışlayamam", "Ordunun Duası" gibi pek çok şiiri öğrenciler tarafından seslendirildi. "Çok güzel bir etkinlik oldu, yaptığım sunuculukta hiç zorlanmadım" Etkinlik sunucusu Murat Oğru, "Gaziosmanpaşa Belediyesi Kültür Merkezi olarak İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünü kutladık gerçekten duygulandırıcı bir katılım oldu, miniklerimiz koristlerimiz, şiir söyleyen arkadaşlarımız, çok güzel bir etkinlik oldu, yaptığım sunuculukta hiç zorlanmadım, rol yapmadan her şey içimden geldiği gibi oldu" ifadelerini kullandı. Sahnede İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını okuyan Tuana Aksözek, "İstiklal Marşı’nın kabulünü kutlamak için belediyeye geldik, İstikal Marşı korosuna katıldım ve İstiklal Marşı’nı okudum öğretmenlerime ve arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Meltem Özgücü ise, "İlkokul birinci sınıftan beri İstiklal Marşı’nı biliyordum şu anda çok heyecanlıydım, öğretmenlerime, belediye başkanımıza ve belediye başkan yardımcımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Program etkinliğe katılan öğrencilere Mehmet Akif Ersoy’un ‘Safahat’ adlı kitabının hediye edilmesi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kars Kars emniyetinden öğrencilere siber güvenlik eğitimi Kars’ta 120 öğrenciye siber suçlar ve akran zorbalığı anlatıldı. Kars İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından öğrencilere yönelik bilinçlendirme çalışması yapıldı. Kars Alparslan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen seminerde 120 öğrenciye siber suçlar, güvenli internet kullanımı ve akran zorbalığı konularında eğitim verildi. Gerçekleştirilen eğitim programında, özellikle son yıllarda gençler arasında hızla yayılan dijital risklere dikkat çekilerek öğrencilerin internet ortamında karşılaşabilecekleri tehlikeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Dallarında uzman polisler tarafından verilen eğitimde; siber suçların gerçekleşmeden engellenmesi, yasa dışı bahisle mücadele, maddi ve manevi zararların en aza indirilmesi ile toplumsal farkındalık oluşturulması konuları ele alındı. Eğitim öğrencilere güvenli ve bilinçli internet kullanımı konusunda önemli tavsiyelerde bulunuldu. İnternet ortamında kişisel bilgilerin korunması, sosyal medya kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve dolandırıcılık yöntemleri hakkında örnekler verilerek öğrencilerin bu tür durumlara karşı nasıl davranmaları gerektiği anlatıldı. Eğitimde ayrıca siber zorbalık ve akran zorbalığı konularına da değinildi. Öğrencilere, internet üzerinden yapılan hakaret, tehdit ve dışlama gibi davranışların ciddi psikolojik ve hukuki sonuçları olabileceği vurgulandı. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında öğretmenlere, ailelere ve ilgili kurumlara başvurmanın önemine dikkat çekildi. Eğitimin bir diğer önemli başlığı ise teknoloji bağımlılığı oldu. Polisler, uzun süreli ve kontrolsüz teknoloji kullanımının öğrencilerin sosyal yaşamı, ders başarısı ve psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek dengeli teknoloji kullanımı konusunda önerilerde bulundu. Eğitim sonunda öğrencilerin merak ettikleri sorular yanıtlanırken, bilinçli internet kullanımı konusunda farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yapıldı. Yetkililer, gençlerin dijital dünyada güvenli bir şekilde yer alabilmeleri için bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.
İstanbul Dardanel işçileri eylemlerin 9’uncu gününde: "Sermayeleri soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor" Dudullu OSB’de faaliyet gösteren Dardanel fabrikasında çalışan ve Kasım ayından bu yana kademeli olarak işten çıkarılan işçiler, aylardır ödenmeyen hakları için fabrika önünde başlattıkları eylem 9’uncu gününde devam ediyor. Hak mücadeleleri için seslerini duyurmaya çalışan kadınlar, "Sermayeleri soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor" dedi. Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dardanel firmasında çalışan 170’e yakın işçi, Kasım ayından itibaren kademeli olarak işten çıkarıldı. İddialara göre işçilerin kıdem tazminatları ise "sözlü olarak" 3 taksite bölüneceğinin söylenmesine rağmen ödemelerin büyük kısmı yapılmadı. Çalışanların sendikaya üye olarak anlaşmaya çalışmalarına rağmen Dardanel’in uzlaşmaya gitmeyi reddetmesi üzerine olay mahkemeye taşındı. Tazminatları ödenmeden işten çıkarılan kadın işçiler, firma önünde gerçekleştirdikleri eylemle hak mücadelelerini ortaya koyarken, uzun süre "Sadaka değil hakkımızı isteriz" sloganları atıldı. Eylemlerin 9’uncu gününde direnişlerini sürdüren kadın çalışanlar Dudullu OSB’deki Dardanel fabrikası önünde haklarını aramaya devam etti. Bazı çalışanların tazminatlarının kısmi olarak ödendiğini ancak pek çok kişinin hala alacaklarının verilmediğini dile getiren kadınlar, "Tazminat hakkımız söke söke alırız" sloganlarıyla yaşadıkları mağduriyete tepki gösterdi. "İş kazaları geçirdik, rahatsızlandık; raporlu olduğumuz halde çalışmaya devam ettik ya da rapor almamız engellendi" İşten çıkarıldığı halde tazminatını alamayan kadın çalışanlardan biri, Dardanel’in haksız ve ağır çalışma şartlarını şu sözlerle açıkladı: "9 gündür direnişimi sürdürüyoruz. Haksız bir şekilde işten çıkarıldığımız ve aylardır tazminatlarımız ödenmediği için, içerde alacaklarımız olduğu için buradayız. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığını almak için burada toplandık; toplanmaya devam edeceğiz. Dardanel’de -30-40 derecelerde çalıştık. Yeri geldik hastalandık, soğuktan ellerimiz dondu ama üretime devam ettik. İş kazaları geçirdik, rahatsızlandık; raporlu olduğumuz halde çalışmaya devam ettik ya da rapor almamız engellendi. ’Beğenmiyorsanız çıkıp gidebilirsiniz, kapı orada’ dediler. Bizler emeğiyle geçinen insanlarız. Burada haklarımız, geleceğimiz ve daha onurlu bir yaşam için mücadelemizi sürdürüyoruz. Dardanel fabrikası 200’ün üzerinde arkadaşımızı işten çıkardı. Dün öğrendik ki işçi aramaya başlamışlar. Bu ağır şartlara kimse dayanamadı ve o yüzden şimdi gündelik işçi arıyorlar. Dardanel’in patronu bizim ücretlerimizi, alacaklarımızı ve tazminat haklarımızı yatırmıyor. Sermayeleri bizden çaldıkları alın teriyle, soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor. Ama artık buna izin vermeyeceğiz ve haklarımızı alana kadar burada buluşmaya devam edeceğiz." "Çalışırken kapıyı gösterdiğiniz kadınlardan bugün taşeron olarak medet umuyorsunuz" Dardanel yönetimine seslenen bir başka çalışan ise mücadelelerinin kararlılıkla süreceğini söyleyerek, "200 kişiye yakın bayan personeli işten çıkardınız, gerekçeniz de küçülmeye gitmekti. Şimdi taşeron olarak kadın işçilerden medet umuyorsunuz. Şunu anlamanız lazım ki biz kadınlar olmadan siz yönetim olarak hiçbir yere varamayacaksınız. Küçümsediğiniz kadınlar, çalışırken kapıyı gösterdiğiniz kadınlardan bugün taşeron olarak medet umup onları yine aynı şekilde çalıştırmak istiyorsunuz. Bizler hakkımız verilene kadar, son dakikaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.