GÜNDEM - 23 Eylül 2024 Pazartesi 13:26

Karayazı’nın ’Narin’leri Erzurum’da

A
A
A
Karayazı’nın ’Narin’leri Erzurum’da

Erzurum’un Karayazı ilçesinde isimleri "Narin" soy isimleri ise farklı olan 6 öğrenci iş insanı Ferit Kaya tarafından getirildikleri kent merkezinde günlük yaşantılarından uzak bir gün geçirdi. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kongre binası gibi birçok tarihi eserleri gezen, AVM’lerdeki eğlence merkezlerine giden, alış-veriş yapan ve yemek yiyen Karayaz’nın Narin’leri, Diyarbakırlı adaşlarını isimlerinde yaşatacaklarını söyledi.


Erzurumlu iş insanı Ferit Kaya, Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan ve arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın (8) kaybolmasından bir hafta sonra canlı bulana veya yerini bildirene 2 milyon lira ödül vereceğini açıkladı. Kaya, Narin Güran’ın defnedildiği Tavşantepe Mahallesi’ndeki mezarına ziyaret etti ve ailesine başsağlığı dileklerinde bulundu. Erzurum’un Karayazı ilçesinde doğup, büyüyen fakat yıllardır İstanbul’da turizm-inşaat sektöründe çalışan Ferit Kaya, Narin’in ölüm haberi ile herkes gibi çok üzüldüğünü söyledi. Diyarbakırlı Narin’i kurtaramadıklarını fakat geride kalan diğer çocuklara sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Kaya, "Narin kızımızın mekanı cennet olsun. Ülkemizin başı sağ olsun. İnşallah bunu yapanlar, en yakın zamanda adalet karşısında hesabını verecektir. Narin’in kaybolduğunu duyduğumuzda ailece bir karar aldık. Bu kızımızı canlı bulana 2 milyon TL ödül vadettik. Ama maalesef sonu hüsran oldu. Narin’i kaybettik. Bundan sonra diğer çocuklarımıza sahip çıkmalıyız" diye konuştu.


Yaklaşık 10 yıldır Erzurum’un özellikle kendisinin doğup büyüdüğü Karayazı ve çevre ilçelerindeki çocukların mutlu olması için her hafta 100’lük gruplar halinde minibüslerle Erzurum’a getirdiğini ifade eden Kaya, "Bu haftaki gezimizi sadece ismi Narin olanlara ayırdık. Toplam 6 Narin’e ulaşabildik. Öğretmenleri ile birlikte Erzurum’a gelip önce Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kongre binası, Yakutiye, Çifte minareli medrese, kale gibi tarihi yerleri gezip, canlarının istediklerini yiyip, tiyatro ve sinemadan sonra AVM’lerin oyun salonların saatlerce eğlenip akşamda evlerine götürüyoruz. Çocukların mutlu olması benim vazgeçilmezim" dedi.


Geziye katılan çocuklar iş insanı Ferit Kaya’ya teşekkür ederek, "Narin arkadaşımıza çok üzülmüştük. Onu isimlerimizde yaşatacağız" dediler.



Karayazı’nın ’Narin’leri Erzurum’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.