GÜNDEM - 20 Haziran 2025 Cuma 09:20

Kent Konseyi’nden Kızılay’a ziyaret

A
A
A
Kent Konseyi’nden Kızılay’a ziyaret

Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanlığına seçilen Dr. Hüseyin Bekmez’i kurul üyeleri ile birlikte hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.


Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, yeni dönemde Türk Kızlay Erzurum Şube Başkanlığ’na seçilen Dr. Hüseyin Bekmez’e başarı dileklerini ileterek, ’Kent Konseyi Yürütme Kurulum adına, Yardımseverlik, merhamet, şefkat ve dayanışmanın sembolü haline gelen, özverili bir şekilde yürüttüğü hizmetleriyle dünyanın saygın kuruluşları arasında yer alan Türk Kızılay’ın 157’ncı kuruluş yıl dönümünü de tebrik ediyorum. Türk Kızılay, geniş bir yelpazede çok kıymetli çalışmalar yürüten bir müessese hâline gelmiştir. Bugün Türk Kızılay, afet, uluslararası yardım, göç ve mülteci hizmetleri, sosyal hizmetler, gençlikle ilgili çalışmalar, sosyal projeler ve eğitim faaliyetleri ile toplumumuzun her kesimine ulaşmaktadır. Ülkemizin desteğine ihtiyaç duyulan her yerde; salgınlarda, doğal afetlerde, mahrumiyet bölgelerinde en önde koşmaktadır. Mültecilerin, yoksulların, gariplerin ve mağdurların hayatlarına dokunmaktadır. Başta Erzurum Türk Kızılay Şube Başkanı Dr. Hüseyin Bekmez, yönetimi olmak üzere, Türk Kızılay’ın tüm mensuplarını ve gönüllülerini en kalbî duygularımla selamlıyor, çalışmalarınızda yeni görevinizde üstün başarılar diliyorum" diye konuştu.


"Kızılay, dünyanın önde gelen insani yardım kuruluşlarından biri"


Ziyaret de, Türk Kızılay’ın Erzurum’da yürüttüğü insani yardım faaliyetleri, gönüllülük çalışmaları ve toplumla kurduğu bağ üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanı Dr. Hüseyin Bekmez, Kızılay’ın afet anlarında ve sosyal yardımlarda üstlendiği önemli rolü vurgulayarak, yeni dönemde de başarılı çalışmalara imza atılacağına inandığını belirtti.


Başkan Dr. Bekmez, ’’Türk Kızılay Erzurum Şubesi, yeni yönetimiyle birlikte il genelinde daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmayı ve gönüllülük ruhunu yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Hepimizin Kızılayı’ diyerek desteğini esirgemeyen tüm bağışçılarımıza ve fedakar gönüllülerimize içten teşekkür ediyoruz. 157 yıldır gönüllülük bilinciyle güçlenen büyük bir aileyiz. Bu aile, iyiliği yaşam biçimi haline getirmiş insanların fedakarlıklarıyla büyüyor. Onların özverisi ve cömertliği sayesinde yardım faaliyetlerimizin kapsamını genişletiyor, daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşıyoruz. Bu güçlü dayanışma kültürünü birlikte yaşatmaya devam edeceğiz. Kızılay, bu milletin vicdanından doğmuş bir iyilik hareketidir. Bu hareketin bir parçası olmak ve ona hizmet etmek bizim için onurdur. Kızılay sadece bir kurumdan ibaret değildir. Kızılay; kadim geçmişe sahip, derin kökleri olan, dallarıyla milyonlara ulaşan bir merhamet çınarıdır. Erzurum’da bu çınarın bir parçası olmak bize önemli bir sorumluluk yükledi. Kızılay, dünyanın da önde gelen insani yardım kuruluşlarından biri, Türk Kızılay Erzurum Şubesi olarak bu güzel bayrağı daha yükseklere taşımanın gayreti içinde olacağız’’ diyerek ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanı Dr. Hüseyin Bekmez, nazik ziyaretleri ve destekleri için Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer ve beraberindeki kurulu üyelerine teşekkür etti. Başkan Tanfer, ziyaret anısına Şube Başkanı Dr. Bekmez’e Kent Konseyi’nin rozetini taktı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.