GÜNDEM - 30 Mart 2026 Pazartesi 14:35

Kotanlı; "Cumhuriyet narkoz değil 100 yıllık aydınlığın adıdır"

A
A
A
Kotanlı; "Cumhuriyet narkoz değil 100 yıllık aydınlığın adıdır"

Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu AL-KON Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı; "Cumhuriyet narkoz değil 100 yıllık aydınlığın adıdır" dedi.


Kıotanlı, sözde yetkili sendika başkanının Cumhuriyet ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik haddini aşan ifadeleri hakkında yaptığı yazılı açıklamada; "Yetkili sendika başkanının, "Yiğit düştüğü yerden kalkar. Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor" şeklindeki, tarihsel gerçekleri çarpıtan ve Cumhuriyetimizin temellerine dil uzatan ifadelerin hafıza tutulmasından başka bir şey değildir" dedi.


Kotanlı açıklamasında; Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığına karşı sözde yetkili sendika başkanının, milletimizin bağımsızlık mücadelesini ve Cumhuriyetimizin kuruluşunu hedef alarak sarf ettiği; "Yiğit düştüğü yerden kalkar Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor" ifadeleri, tam anlamıyla bir akıl tutulması ve tarih cehaletidir. Uyanışın Adı Cumhuriyet’tir: Sizin "narkoz" dediğiniz o süreç; bir milletin tebaa olmaktan çıkıp özgür bireyler haline geldiği, çağdaş dünyada yerini aldığı en büyük uyanış hamlesidir. Tarihi Tahrif Etmeye Gücünüz Yetmeyecek! Bağımsızlık karakterimizi ve Cumhuriyet’in kazanımlarını hedef alan bu talihsiz sözler, sadece cehaletin değil, aynı zamanda milli değerlerimize karşı duyulan husumetin dışa vurulmasıdır. Bu açıklamalar karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir. Sizin "narkoz" diye tabir ettiğiniz o şanlı dönem; bu necip milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, yedi düvele karşı imanla, kanla ve canla verdiği onur mücadelesidir" dedi.


Kotanlı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Bu millet uyumamış, aksine 100 yıl önce esaret zincirlerini parçalayarak şaha kalkmıştır. Cumhuriyet, Yeniden Dirilişin Adıdır. Türk Milleti, Atatürk’ Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurarak tebaa olmaktan çıkmış, özgürlüğünü ilan etmiştir. Bizim için bir uyanış ve şahlanış olan Cumhuriyet, anlaşılan o ki belli çevreler için bir "uyku" sebebi olmuştur. Ancak bilinmelidir ki; bu milletin en büyük uyanışı, tam da sizin karalamaya çalıştığınız o yenilikçi ruhla gerçekleşmiştir. Tarihi Tahrif Etme Çabalarınız Boşunadır! Bağımsızlık karakterimizi ve kurucu değerlerimizi "narkoz" olarak nitelendirmek, bu topraklar için can veren aziz şehitlerimizin hatırasına ihanettir. Sendikacı kimliği arkasına sığınıp milli değerlerimize dil uzatanlar, asıl "narkozda" olanın kendi zihniyetleri olduğunu fark etmelidirler. Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve inkılapları ışığında ilelebet payidar kalacaktır. Bu millet ne esaret zincirlerini ne de bu zincirleri kıran kahramanlarını asla unutmayacaktır. Cumhuriyet’e ve kurucu değerlerimize yönelik her türlü saldırının karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Merkezefendi’de Kısa Oyunlar Festivali sanat dolu anlara sahne oldu Merkezefendi Belediyesi tarafından düzenlenen Kısa Oyunlar Festivali, üç gün boyunca sanatseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Başkan Doğan, "Kültür ve sanatla iç içe olmaya devam edeceğiz" dedi. Kültür ve sanat alanındaki çalışmalarına devam eden Merkezefendi Belediyesi tarafından Kısa Oyunlar Festivali düzenlendi. Üç günlük festivalde birbirinden güzel oyunlar sergilendi. Merkezefendi Belediyesi Yazarlık Kursiyerlerinin yazdığı ve Oyunculuk Kursiyerlerinin oynadığı oyunlar büyük beğeni topladı. Festival süresince sahnelenen oyunlar, hem amatör hem de profesyonel tiyatro ekiplerini aynı sahnede buluştururken, farklı temaları ve güçlü anlatımlarıyla izleyicilere keyifli anlar sundu. "Kültür ve sanatla iç içe olacağız" 2019 yılından itibaren kültür ve sanat alanında birçok çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Merkezefendi’mizi kültürün ve sanatın merkezi haline getirme hedefiyle var gücümüzle çalışıyoruz. Bu alanda 7’den 70’e tüm vatandaşlarımız için etkinlikler gerçekleştiriyor, projeler hayata geçiriyoruz. Çünkü kültür ve sanat bizim olmazsa olmazımız. Her geçen gün daha da üstüne koyarak çalışıyoruz. Bu güzel ve keyifli festivalde sahne alan tüm tiyatro ekiplerimize ve onları yalnız bırakmayan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Kayseri Şıhbarak mahallesinde baharın müjdecisi leylekler yuvalarına döndü Kayseri’nin Tomarza ilçesine bağlı Şıhbarak Mahallesi’nde her yıl baharın gelişini müjdeleyen leylekler yeniden yuvalarına döndü. Her yıl Mart ayı içerisinde mahalleye gelen ve yaz boyunca burada yaşayan leylekler, Ağustos ayının sonu ile eylül ayı başında göç ederek mahalleden ayrılıyor. Bu yıl da gelenek bozulmadı ve leylekler birkaç gün önce mahalledeki eski cami minaresi üzerinde bulunan yuvalarına gelerek yerleşti. Mahalle sakinleri, leyleklerin yıllardır aynı noktaya gelerek yuva yaptığını belirterek ilginç bir detayı da paylaştı. Mahallede bulunan eski caminin zamanla kullanılamaz hale gelmesi üzerine hemen yanına yeni bir cami inşa edildiğini ifade eden vatandaşlar, eski cami yıkılmasına rağmen minarenin özellikle leylekler için ayakta bırakıldığını söyledi. Mahalle sakinleri yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Mahallemizde bulunan cami çok eski bir yapıydı. Yeni cami yapılınca eski camiyi yıkmak zorunda kaldık. Ancak leylekler her yıl bu minareye gelip yuva yaptığı için minareyi özellikle yıkmadık. Leylekler mahallemizin adeta bir simgesi haline geldi. Leylekler mahallemize geldiğinde baharın tam anlamıyla geldiğini anlıyoruz. Yaz boyunca burada kalıyor, yumurtlayıp yavrularını büyütüyorlar. Onları izlemek bizler için büyük bir mutluluk. Leylekler göç ettiğinde ise artık kış hazırlıklarının yaklaştığını biliyoruz." Doğayla iç içe yaşamın sürdüğü Şıhbarak Mahallesi’nde leyleklerin yıllardır aynı minareyi yuva olarak kullanması, mahalleye ayrı bir güzellik katarken, hem mahalle sakinlerinin hem de doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Eskişehir KRV’22 etkinliği, öğrencilerle sektör profesyonellerini buluşturdu Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı İletişim Kulübü tarafından düzenlenen "Kampüste Reklam Var’22" etkinliği, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. İki gün süren etkinlikte sektörün farklı alanlarından profesyoneller, deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Reklamania Ajansı Kurucusu Yalkın Yel, iletişimde ezber bilginin yeterli olmadığını vurgulayarak düşünme ve anlam üretme becerisinin önemine dikkat çekti. Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ifade eden Yel, asıl önemli olanın bilginin nasıl yorumlandığı ve anlamlandırıldığı olduğunu belirtti. Programın devamında söz alan Senfonico Ajansı’ndan Aslı Akaydın ve Dila Tapan, yenilikçi projelerin yalnızca fikirden ibaret olmadığını, yoğun bir ekip çalışması ve süreç yönetimi gerektirdiğini ifade etti. Wednesday dizisi için yürüttükleri kampanya üzerinden örnekler paylaşan konuşmacılar, projelerin uzun soluklu bir emeğin ürünü olduğunu vurguladı. İçerik üreticisi Barış Ali Özkesen ise içerik üretiminin zamanla gelişen bir süreç olduğunu belirterek kendi deneyimlerini aktardı. Günün son konuşmacısı Selin Geçit, müzik üretiminde kişisel duyguların belirleyici olduğunu ifade etti. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğin ilk günü, Geçit’in performansıyla sona erdi. Yapımcılık, yenilikçilik ve dijitalleşme konuşuldu Etkinliğin ikinci gününde ise Public Film’in kurucu ortağı ve yönetici yapımcı Seda Özdemir, direktör Eli Kasavi, TBWA İstanbul yenilik ekibinden Oytun Vural, Aytaç Erdoğan ve Selim Burunkaya ile içerik üreticileri Berk Keklik ve Oğulcan Aşıkoğlu öğrencilerle buluştu. Anadolu Üniversitesi mezunu Seda Özdemir, yapımcılık kariyerine ilişkin deneyimlerini paylaşarak sektörde başarı için sabır, cesaret ve yoğun çalışmanın önemine dikkat çekti. Küçük bir ofiste başlayan yolculuklarının zamanla büyük projelere dönüştüğünü belirten Özdemir, dijital projelerin bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Direktör Eli Kasavi ise reklam yönetmenliğinin disiplin ve güçlü organizasyon becerisi gerektirdiğini vurguladı. Yapımcı ve yönetmen ilişkisine değinilen oturumda, ekip yönetimi ve kriz çözme süreçlerinde iletişim ve ikna kabiliyetinin önemi öne çıktı. Program, TBWA İstanbul yenilik ekibinin sunumuyla devam etti. Oytun Vural, Aytaç Erdoğan ve Selim Burunkaya, reklamcılıkta yenilikçi fikir üretiminin tek bir yönteme bağlı olmadığını belirterek "aklın yolu çok" yaklaşımını örneklerle anlattı. Sunumda ayrıca ödüllü projelere de yer verilirken, kampanyaların yalnızca reklam başarısı değil aynı zamanda kültürel etki de oluşturduğunu vurgulandı. Etkinliğin son oturumunda içerik üreticileri Berk Keklik ve Oğulcan Aşıkoğlu deneyimlerini paylaştı. Keklik, içerik üretiminde sürekliliğin önemine dikkat çekerken; Aşıkoğlu, üretime başlamak için doğru zamanı beklemenin gereksiz olduğunu vurguladı. Tüm oturumların sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümlerinin ardından katılımcılara çeşitli hediyeler verildi. "Kampüste Reklam Var’22" etkinliği, iki gün boyunca yoğun katılımla tamamlandı.