POLİTİKA - 10 Kasım 2025 Pazartesi 17:56

MHP Erzurum İl Başkanlığı’ndan gönül seferberliği: "Hayırlı günler komşum nasılsın" programı başlıyor

A
A
A
MHP Erzurum İl Başkanlığı’ndan gönül seferberliği: "Hayırlı günler komşum nasılsın" programı başlıyor

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi tarafından başlatılan "Hayırlı Günler Komşum Nasılsın" ve "Derdin Derdimiz Sohbet Toplantıları" programlarının Erzurum ayağı 12 Kasım Çarşamba günü start alıyor.


MHP Erzurum İl Başkanlığı öncülüğünde yürütülecek bu kapsamlı saha çalışmasında, Erzurum’un 20 ilçesi adım adım ziyaret edilecek.



"Her kapıyı çalacağız, her gönüle dokunacağız"


MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, programla ilgili yaptığı açıklamada, Erzurum’un tüm ilçelerinde vatandaşlarla birebir temas kurulacağını belirtti. "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda başlattığımız bu anlamlı proje, gönül köprülerini güçlendirme seferberliğidir. Biz sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman milletimizin yanındayız. Her kapıyı çalacağız, her gönüle dokunacağız." Sahada sadece siyasi mesajlar değil, samimi dostluklar da kurulacağını vurguladı. "Komşumuzun halini hatırını soracağız, derdi olanın derdine ortak olacağız. Çünkü MHP, milletin içinden doğan bir partidir. Bizim siyasetimiz, gönül siyasetidir."



20 ilçede, yüzlerce buluşma noktası


MHP Erzurum İl Başkanlığı tarafından organize edilen program kapsamında, il başkanı, il yöneticileri, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, akademisyenler ve avukatlar sahada aktif görev alacak.


Her ilçede en az üç ayrı program planlanırken, vatandaşların yoğun katılımının beklendiği toplantılarda hem güncel meseleler ele alınacak hem de yerel sorunlar dinlenecek. MHP il Başkanı Yurdagül; "Erzurum’un 20 ilçesinde aynı anda bir gönül hareketi başlatıyoruz. Her programda vatandaşlarımızla oturup sohbet edeceğiz. Bu etkinlikler birer siyasi faaliyet değil, kardeşlik buluşmasıdır."



"MHP her zaman milletinin yanında"


İl Başkanı Adem Yurdagül, bu programların sadece bir proje değil, sürekli bir gönül hareketi olduğunu ifade etti; "Bizim davamız, milletimizin huzur ve refah davasıdır. Erzurum’un her köşesinde vatandaşlarımızın elini sıkacak, derdini dinleyecek, çözüm için yanlarında olacağız. MHP her zaman milletinin yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir."



"Hedefimiz terörsüz, huzurlu ve güçlü bir Türkiye"


MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, konuşmasında Türkiye’nin birliğine ve huzuruna kasteden hiçbir yapıya geçit verilmeyeceğini de vurguladı. Başkan Yurdagül; "Milliyetçi Hareket Partisi olarak en büyük idealimiz, terörün kökünden kazındığı, anaların gözyaşı dökmediği, gençlerimizin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’dir. Terörün ve bölücülüğün bu topraklarda hiçbir karşılığı yoktur. Bizim yegâne gayemiz, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde kardeşçe, huzur içinde yaşanan bir Türkiye inşa etmektir. Bu uğurda devletimizin ve milletimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz."



"Gönül belediyeciliğinden gönül siyasetine"


Yurdagül, MHP’nin bu çalışmayla Türkiye genelinde güçlü bir sosyal dayanışma modeli oluşturduğunu belirtti: "Parti olarak sadece hizmeti değil, sevgiyi ve paylaşmayı da siyasetin merkezine koyuyoruz. Gönül belediyeciliğinden gönül siyasetine uzanan bu anlayış, MHP’nin Türkiye’ye kattığı en büyük değerdir."



Erzurum hazır, MHP sahada


12 Kasım Çarşamba günü başlayacak programlarla birlikte Erzurum’un tüm ilçelerinde sahaya inecek olan MHP teşkilatı, "önce insan, önce gönül" anlayışıyla vatandaşlarla buluşacak.


Her yaştan, her kesimden Erzurumlunun katılımının beklendiği bu toplantılar, birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmeyi amaçlıyor. Başkan Yurdagül: "Bizim için her gün hayırlı bir gündür, her vatandaşımız da kıymetli bir komşudur. Erzurum hazır, MHP sahada." dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.