GÜNDEM - 30 Mayıs 2025 Cuma 13:02

Minik yüreklerle mavi yolculuk

A
A
A
Minik yüreklerle mavi yolculuk

‘Mavi’ adlı öykü kitabının yazarı Erhan Köçer, Celal Akın İlkokulu 1. Sınıf öğrencilerinin davetine duyarsız kalmadı. 1/D sınıfı öğrencileri için kitap imzalayan Yazar Köçer, suyun önemini anlattı.


‘Mavi’ adlı öykü kitabının yazarı Celal Akın İlkokulu 1/D sınıfı öğrencilerinin ve sınıf öğretmeni Canan Bağır Ulukurt’un konuğu oldu. Minik öğrenciler için ‘Mavi’ adlı öykü kitabını imzalayan Yazar Erhan Köçer, minik yüreklerle unutulmaz anlar yaşarken, öykü kitabında çocukları mavi yolculuğa çıkararak suyun öneminden bahsetti. Yazar Erhan Köçer’in 1/D sınıfı öğrencileriyle gerçekleştirdiği söyleşi ve kitap imza törenine Celal Akın İlkokulu Müdürü Orhan Çakıcı ile 1/D Sınıf Öğretmeni Canan Bağır Ulukurt da yalnız bırakmadı.


Minik yüreklere suyun önemini anlattı


Minik yüreklere koşan ve onlarla keyifli anlar yaşayan Yazar Erhan Köçer, suyun önemini minik öğrencilere anlatarak, çocuklardan bol bol su tasarruf etmelerini istedi. Yazar Erhan Köçer, "Bizi Celal Akın İlkokulunda konuk eden minik öğrencilerimiz olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız’a, Yakutiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdurrahman Gazioğlu’na, Okul Müdürü Orhan Çakıcı ile 1/D sınıf Öğretmeni Canan Bağır Ulukurt’a teşekkür ediyorum" dedi.



Minik yüreklerle mavi yolculuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Posalı ve yüksek lifli besinler, kanser riskini azaltıyor Kolorektal/kalın bağırsak kanseri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında bulunuyor. Birçok kanser türünde olduğu gibi, sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzını benimsemek, ideal kiloda kalmak ve işlenmiş gıda tüketiminden kaçınmak, kalın bağırsak kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı‘na göre; dünyada her 5 kişiden biri kansere yakalanıyor. 8 erkekten 1’i ve 11 kadından 1’i kanser sebebiyle hayatını kaybediyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine göre; 2020 yılında Türkiye’de en sık görülen ilk 5 kanser türünden biri kolorektal / kalın bağırsak kanseri. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Hande Güngör, kalın bağırsak kanserine karşı alınabilecek tedbirleri şöyle anlattı: "Aşırı kilolu veya obez olmak, fazla miktarda işlenmiş gıda veya kırmızı et tüketmek, alkol-sigara kullanmak ve fiziksel olarak aktif olmamak kolorektal kansere yakalanma riskini artırabilen faktörlerdendir. Sağlıklı kiloda kalmak ve bunu sürdürmek, farklı renklerde taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmek, posa içeriğinden zengin besin tüketimini artırmak önemlidir. Rafine şeker ve yüksek karbonhidrat içeren besin tüketimini sınırlamak, sigara-alkol tüketiminin bırakılması gerekir. Soğan-sarımsakta bulunan ve suda çözülebilen polisakkaritlerden ‘inülin’in prebiyotik etkisi, sağlıklı kolonosit hücrelerinin büyümesini destekler ve metastazın azalmasına katkı sağlar." Kahve tüketimi erkeklerde riski azaltırken, kadınlarda artırıyor Çay ve kahvede bulunan biyoaktif bileşenlerden polifenollerin kolorektal kansere karşı koruyucu olduğunu ifade eden Dyt. Hande Güngör, şu bilgileri verdi: "Yapılan çalışmalarda, kahve tüketiminin erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı, kadınlarda ise rektal kanser riskini arttırdığı belirlenmiştir. Antioksidan, antiinflamatuar ve antikarsinojenik etkisi olan zerdeçalın kimyasal bileşeni kurkumin, kolorektal kanserden koruyucu ve iyileştirici etkiye sahiptir. Kurubaklagiller, kuruyemişler, taze sebze ve meyveler posa açısından zengindir. Çözünür posa, antitümör etkisiyle, çözünmez posa ise kanserojen bileşenlerin emilimini önemli ölçüde azaltarak kolon kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Grubunun en yüksek posa içeren besinleri olan barbunya, badem ve bezelye başta olmak üzere, diyet lifi içeren tüm besinlerin tüketimi artırılmalıdır. 1-31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı’nda kolon sağlığını korumaya yardımcı olan besin tüketimini artırarak bağırsak sağlığı güçlendirilebilir."
Bursa Karacabey Ovası’nda turfanda karpuz ekimi başladı Bursa’nın sebze üretimiyle önde gelen ve verimli topraklarıyla bilinen Karacabey Ovası’nda turfanda karpuz ekimleri başladı. Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, ocak ve şubat yağışlarının iyi olduğunu belirterek, birçok bölgede tarım alanlarının sular altında kaldığını hatırlattı. Ekim ve kasım aylarında hububat ekili arazilerde yağışların faydalı olduğunu belirten Düzen, "Su altında kalmayan yerlerde gidişat güzel. Su çekilmeyen yerlerde ise zarar var ve tarlalar yeniden ekilecek. Suyun çekildiği boş tarım alanlarının sebze ekimi için uygundur. Karacabey çiftçisi yavaş yavaş sebze için tarlaya girmeye başladı" dedi. İlk olarak turfanda karpuz ekimlerinin yapıldığını dile getiren Düzen, şöyle konuştu: "ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaştan önce geçen yıla göre maliyetlerimiz yüzde 50’ye yakın artmıştı. Savaştan sonra biraz daha arttı. Gübre, mazot, ilaç derken ekim maliyetleri yüzde 100’e ulaştı. Bir ay önce sezona girmek isteyen çiftçiler turfanda karpuz ekiyor. Dekar maliyeti yaklaşık 40 bin lira turfanda karpuzda. 7-8 ton karpuz aldığımızı düşünerek kilogramda 5-6 lira maliyetimiz var." Düzen, bu fiyatların üzerindeki tarladan satışlarda çiftçinin kazanabileceğine dikkati çekerek, "Yazın bu fiyatın üzerinde olsun ki kazanabilelim. Geçen yıl dekarını 5 bin liraya verdik. Karpuzda geçen yaz dekar başına 25-35 bin lira zarar oluştu. İnşallah bu yıl zarar görmeyiz ve geçen yılı telafi ederiz" diye konuştu.
Antalya Doç. Dr. Murat Köken: "Omuz ağrısı sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştırabilir" Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Murat Köken, omuz ağrısının çoğu zaman ihmal edilse de sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştıran bir sorun haline gelebileceği konusunda uyardı. Omuz ağrısı, günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve çoğu zaman ihmal edilen sağlık sorunlarının başında geliyor. Hareket kabiliyeti yüksek olan omuz eklemi, bu özelliği nedeniyle aynı zamanda en hassas bölgeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, erken dönemde fark edilmeyen omuz ağrılarının zamanla daha ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Omuz ağrısının başlıca nedenleri Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Köken, "Omuz ağrısı, toplumda oldukça yaygın görülmesine rağmen çoğu zaman ihmal edilen önemli bir sağlık sorunudur. Sabah giyinirken zorlanma, gece uykudan omuz ağrısıyla uyanma ya da basit bir hareket sırasında omuzda ani bir sızı hissetme ile başlayabilir, sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştıran bir sorun haline gelebilir. Omuz ağrısı; basit zorlanmalardan ciddi ortopedik rahatsızlıklara kadar birçok farklı sebeple ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan nedenler arasında; omuza aşırı yük bindirilmesi, ters pozisyonda yatma (özellikle omuz üzerine yatma), burkulma ve zorlanmalar, tendon yaralanmaları, boyun fıtığı, omuz çıkıkları, sinir sıkışmaları, kireçlenme, düşme veya çarpma gibi travmalar yer almaktadır" dedi. "Bazı meslek gruplarında daha sık görülebilir" Omuz ağrısının bazı meslek gruplarında daha sık görüldüğünü belirten Köken, "Masa başında uzun süre çalışanlar, kuaförler ve berberler, boyacılar ve inşaat işçileri, öğretmen gibi tekrarlayan hareketler ve uzun süre aynı pozisyonda kalmak omuz sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ev işlerinde ise cam silmek, halı yıkamak, yüksek raflara uzanmak, ağır tencere ve eşyaları kaldırmak, uzun süre ütü yapmak, omuz kaslarına aşırı yük bindirerek zamanla ağrıya yol açabilir. Omuz ağrısı hem kadınlarda hem erkeklerde görülmekle birlikte, yapılan gözlemler kadınlarda biraz daha yaygın olduğunu göstermektedir" diye konuştu. "Cerrahi dışı yöntemler etkili olabilir" Tedavi yöntemlerine değinen Köken, "Omuz ağrısında tedavi, ağrının nedenine göre planlanır. Çoğu hastada cerrahi dışı yöntemler yeterli olmaktadır. Bunlar arasında; fizik tedavi ve özel egzersiz programları, kortikosteroid veya hyaluronik asit enjeksiyonları, PRP (trombositten zengin plazma) veya kök hücre enjeksiyon tedavisi, şok dalga tedavisi (ESWT) yer almaktadır. Bu yöntemlerle birçok hasta ameliyata gerek kalmadan sağlığına kavuşabilmektedir" ifadelerini kullandı. Cerrahi gerektiren durumlar Cerrahi gerektiren durumlara da değinen Köken, "İleri derecede tendon yırtıkları, ciddi omuz çıkıkları, ileri evre kireçlenme, hareketi ciddi şekilde kısıtlayan durumlarda gibi vakalarda ameliyat gündeme gelebilir. Omzunuzu 90 derecenin üzerine kaldıramıyorsanız, geceleri ağrı nedeniyle uyanıyorsanız, kolunuzda uyuşma veya güçsüzlük varsa, ağrı 2 haftadan uzun süredir devam ediyorsa, omzunuzda çıtırtı veya kilitlenme hissediyorsanız ve diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedavi tercih edilir" dedi. "Cerrahi ile kalıcı çözüm mümkün" Cerrahi yöntemler hakkında bilgi veren Köken, "Hastanın yaşı ve ağrının sebebine bağlı olarak, küçük kesilerle hızlı iyileşme sağlayan artroskopik (kapalı) ameliyat, kapalı ameliyat ile tedavi edilemeyecek hastalıklar ve kırıklarda açık ameliyat, ileri evre kireçlenmelerde kalıcı çözüm olarak omuz protezi tercih edilebilir" diye konuştu.
Manisa Süt rekortmeni Saanen keçiden dördüz doğum Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde süt verimiyle bilinen Saanen keçi, bu kez yaptığı dördüz doğumla yetiştiricisinin yüzünü güldürdü. Sağlıklı dünyaya gelen sevimli yavrular mahallede ilgi odağı oldu. Sarıgöl Mimar Sinan Mahallesi’nde evinin yanında kurduğu küçük işletmede Saanen keçi yetiştiriciliği yapan İsmail Bilen, sürüsündeki 13 Saanen keçisinden altısının anaç olduğunu belirtti. Bilen anaç Saanen keçilerinden birinin dördüz doğum yaptığını söyledi. Genellikle ikiz doğumlarıyla bilinen Saanen keçilerde dördüz doğumun nadir görüldüğünü ifade eden Bilen, "Bir anaç Saanen keçiden günlük ortalama 3-4 kilogram süt alıyorum. Bu cins keçiler genelde ikiz doğurur, geçmiş yıllarda üçüz de olmuştu. Bir sene de beşiz doğum yapmıştı. Bu yıl ilk kez dördüz yavru aldım. Hepsi sağlıklı ve çok sevimli, bu durum beni oldukça mutlu etti" dedi. Dünyaya gelen yavruların kısa sürede mahalle sakinlerinin ilgisini çektiğini belirten Bilen’in evine ziyaretçi akını yaşandı. Yavruları görmeye gelen vatandaşlar, "Maşallah, Allah nazardan korusun" diyerek hayranlıklarını dile getirdi. Bilen, keçi sütü ve ürünlerine olan yoğun ilgiyi vurgulayarak, "Keçi sütünün litresi 100 lira, keçi peynirinin kilosu ise 600 liradan satılıyor. Süt ve peynir özellikle hastalar tarafından çok talep görüyor, adeta almak için sıraya giriyorlar" dedi. Süt verimiyle öne çıkıyor Saanen keçisinin yüksek süt verimiyle öne çıkan bir tür olduğu biliniyor. Yılda ortalama 8-10 ay boyunca 800 ile 1000 kilogram arasında süt verebilen bu keçi türü, ekonomik açıdan da yetiştiricilere önemli katkı sağlıyor. Genellikle beyaz renkli olan Saanen keçileri, günlük ortalama 3-5 kilogram süt verimiyle dikkat çekiyor.