GÜNDEM - 23 Eylül 2025 Salı 12:10

SGK İl Müdürü Durmuş, kayıt dışı istihdam ile mücadeleye dikkat çekti

A
A
A
SGK İl Müdürü Durmuş, kayıt dışı istihdam ile mücadeleye dikkat çekti

Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında yürütülen rehberlik ve bilgilendirme faaliyetleri çerçevesinde sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarına yönelik ziyaretlerini sürdürüyor.


Kayıt dışı istihdam nedir?


Ülkemizin ve sosyal güvenlik sisteminin önemli sorunları arasında yer alan kayıt dışı istihdamın çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesi olduğunu ifade eden Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, "Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir. Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte aynı zamanda hem çalışanlar hem de işverenler açısından bir zorunluluktur. Yani işverenlerin çalışanlarını sigortasız olarak çalıştırma hakları olmadığı gibi çalışan kişilerin de sigortasız çalışmayı istemek gibi bir hakları söz konusu değildir. Bu şekilde çalışmayı isteyen kişilerin sigortasız çalıştırıldığının tespiti halinde işverenlere yönelik yaptırımlar uygulanmakta, işverenler kendilerince kötü niyetli olmamalarına rağmen mağdur olabilmektedirler. Özellikle emekli aylığı alan, dul ve yetim aylığı alan, sosyal yardım alan veya bakmakla yükümlü konumunda olan bazı kişilerin sigortasız çalışma konusunda daha istekli oldukları bilinmektedir. Bu kimselerin sigortasız çalışma konusundaki talepleri karşısında işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri, tespiti halinde mağduriyet yaşamamaları amacıyla gerekli dikkati göstermeleri gerekmektedir" diye konuştu.


Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, Kayıt dışı istihdamın; çalışanların sosyal güvenceden yoksun kalmasına, işverenler arasında haksız rekabete ve kamu gelirlerinde kayba yol açtığına dikkat çekerek şunları kaydetti; "Kayıt dışı çalışılan süreler emeklilikte hizmetten sayılmaz; bu nedenle gerekli şartlar tamamlanmadıkça yaşlılık (emeklilik) aylığı bağlanamaz. Çalışamaz duruma geldiğinde malullük aylığından yararlanamaz. Hayatını kaybetmesi durumunda geride kalan eş ve çocukları ölüm aylığı hakkından yararlanamazlar. İşsizlik sigortasından faydalanamazlar. Genel sağlık sigortası primlerini kendileri ödemek zorunda kalabilir. İş kazası ve meslek hastalığına karşı alınması gereken önlemlerden yoksun olarak çalışmak zorunda kalırlar. Ücret ve diğer sosyal haklar konusunda Kanunların sağladığı korumadan yoksun olarak daha kötü şartlarda çalışırlar. İhbar ve kıdem tazminatından yoksun kalır ve yıllık izin, haftalık izin, doğum izni gibi haklardan yararlanamazlar.


Denetim ve tespitlerde kayıt dışı istihdam belirlenmesi hâlinde, mevzuatta öngörülen idari para cezaları uygulanır. Fiilin niteliği ve tekrarı durumunda teşvik iptali gibi ilave yaptırımlar söz konusu olabilir. Kayıt dışı işçi çalıştıran işverene uygulanacak idari para cezası işverenden işverene ve tutmakla zorunlu oldukları belgeye göre çeşitlilik gösterir. Örneğin bir yıl bir işçiyi kayıt dışı çalıştırdığının denetim sonucu anlaşılması halinde idari yaptırımı 14 asgari ücrete kadar para cezasıdır. Ayrıca bu çalışmalara ait primler gecikme cezası ve zammıyla birlikte tahsil edilir.


Bu işyerlerinin yararlanmakta olduğu sigorta prim teşvikleri durdurulur. Haksız yararlanılan teşvikler, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir. Devlet ve özel sektör tarafından sağlanan teşvikler ile hibe ve kredi avantajlarından faydalanılamaz. Yaşanacak iş kazası ve meslek hastalıkları karşısında devlete ve işçilere karşı idari ve adli yükümlülükler doğar. Haksız rekabete neden olur ve piyasa dengesinin bozulmasına zemin hazırlar. İşverenlerin vergi avantajı sağlayan indirim ve gider yazma gibi avantajlardan yararlanma hakkı olmaz. İşyerinde çalışanların verimliliği ve motivasyonu azalır. Vergi ve prim kaybına sosyal güvenlik açığına neden olur. Sosyal güvenlik sisteminde çalışan/emekli dengesinin bozulmasına neden olur. Primsiz ödemelerin artmasına neden olur. Gelir dağılımının bozulmasına ve kaynak dağılımında etkinliğin bozulmasına neden olur. Ekonomik verilerin güvenirliliğine zarar verir ve ekonomik kararların öngörülen etkileri oluşturmasına engel olur."



Bilgi edinme, ihbar ve şikâyet


Çalışanların çalışmalarının, işverenler tarafından bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebileceği birçok yol bulunduğunu söyleyen Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, daha sonra şunları kaydetti; "Çalışanlar PTT’den alınan e-devlet şifresi ile www.turkiye.gov.tr adresinden sorgulama yapabilirler. Yine 7 gün 24 saat "ALO 170" Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezini arayabilirler. İl ve ilçelerde bulunun tüm Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri veya Sosyal Güvenlik Merkezlerine başvurarak da sigortalı olarak bildirilip bildirilmediği ve hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Çalışanlar, sigortasız çalıştırıldıklarını ya da ücretlerinin veya çalışma sürelerinin eksik bildirildiğini düşündüklerinde ihbar ve şikayetlerini ALO 170’e, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezine veya CİMER yani Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden de iletebilirler.



Yabancı uyruklu işçi çalıştırmanın şartları


İşverenlerce çalıştırılacak kişi yabancı uyruklu ise önceden çalışma izni alınması gerekmektedir. Bilanço esasına tabi işyerlerinde, adına çalışma izni başvurusu yapılan yabancının çalışacağı işyerinde, istihdam edilmek istenilen her bir yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdamı esastır. Yabancı uyruklu çalışana ödenecek aylık ücret miktarının yabancı çalışanın görev ve yetkinliği ile bağdaşır seviyede olması zorunludur. Buna göre yabancı çalışana ödenecek ücretin en az başvuru tarihi itibariyle yürürlükte bulunan asgari ücret tutarı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenen seviyede olması gerekmektedir. Çalışma izni bulunmayan yabancı uyruklu kişinin çalıştırıldığının tespiti halinde her bir yabancı uyruklu kişi için ödenecek idari para cezası tutarı 2025 yılı için 81 bin 683 TL’dir. Kayıt dışı yabancı işçi çalıştıran işveren, yabancı uyruklu kişinin, varsa eş ve çocuklarının konaklama giderleri ile ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını da karşılamak zorunda kalabilmektedir.



Ücretleri banka kanalı ile ödeme yükümlülüğü


Türkiye genelinde işveren tarafından çalıştırılan işçi sayısının 3 ve üzerinde olması halinde çalıştırılan işçilere yapılan ücret dahil her türlü ödemenin kanuni kesintileri düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla ödenmesi zorunludur. Bu ödemelerin banka aracılığıyla yapılmaması durumunda işverenlere 2025 yılı için her işçi ve her ay için 2 bin 179 TL idari para cezası uygulanmaktadır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de çocuklara eşit gelecek için güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, çocukların eğitimden beslenmeye, spordan sosyal gelişime kadar birçok alanda fırsat eşitliğine erişebilmesi için hayata geçirdiği projelerle dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde yürütülen çalışmalarla özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor. ’Doğumdan ölüme belediyecilik’ anlayışıyla sosyal politikaları hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, eğitim destekleri, çocuk kampüsleri, spor faaliyetleri ve gıda destekleriyle çocukların hem bugünü hem de geleceği için kapsamlı hizmetler sunuyor. Eğitim, sanat ve sosyal gelişim bir arada Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezlerinde alanında uzman eğitimciler tarafından çocuklara tamamen ücretsiz eğitim veriliyor. Dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere erişimini artırmak amacıyla kent genelinde çeşitli merkezler açılıyor. Çocuk Kampüslerinde düzenlenen atölye ve etkinlikler sayesinde çocukların hayal gücü, yetenekleri ve sosyal becerileri geliştirilirken; akademik, sanatsal ve duygusal gelişimleri de destekleniyor. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeyi düşük mahallelerde açılan Çocuk Gelişim Merkezleri ile çalışan ailelere de önemli bir destek sağlanıyor. Eğitimle birlikte sağlıklı beslenme desteği Ekonomik şartların zorlaştığı dönemde çocukların beslenmesine de önem veren Büyükşehir Belediyesi, Mahalle Mutfakları aracılığıyla dezavantajlı mahallelere sıcak yemek ulaştırıyor. Kurs merkezlerinden yararlanan öğrencilere öğle yemeği götüren ekipler, sabah saatlerinde ise ’1 Ekmek 1 Çorba’ uygulamasıyla çocukların güne sıcak bir başlangıç yapmasını sağlıyor. Spor ve kültür hizmetleri mahallelere taşınıyor Çocukların fiziksel gelişimi ve sosyal becerilerinin artırılması için birçok spor tesisini hizmete açan Büyükşehir Belediyesi, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, tenis, jimnastik, okçuluk, taekwondo ve masa tenisi gibi birçok branşta ücretsiz kurslar düzenliyor. Merkeze uzak bölgelerde yaşayan çocuklara da ulaşmayı amaçlayan ekipler, Kitobüs ile çocukları kitaplarla buluştururken Sporbüs ile farklı spor branşlarını tanıma fırsatı sunuyor. Ailelere yönelik destek ve farkındalık çalışmaları Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Çocuk Atölyelerinde düzenlenen aile-çocuk etkinlikleriyle aile içi iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca akran zorbalığı konusunda düzenlenen farkındalık atölyeleri ile çocuklar ve aileler bilinçlendiriliyor. "Çocukların gelişimi için çalışıyoruz" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz, çocuklar ve gençlere yönelik faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirterek, "Temel amacımız çocukların akademik, kültürel, sosyal, sportif ve bilimsel gelişimlerine katkı sağlamak ve onların kendi yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmaktır" dedi. Dezavantajlı bölgelerde sunulan hizmetlerin çocukların bu imkanlara erişimini kolaylaştırdığını ifade eden Gökayaz, kent genelindeki çocuklar için fırsat eşitliği sağlamayı görev bildiklerini kaydetti. Çocukların beslenmesine de büyük önem verdiklerini vurgulayan Gökayaz, kurs merkezlerinde öğrencilere sağlıklı yemek imkanı sunduklarını, ayrıca eğitim-öğretim yılı başında ilkokula başlayan binlerce öğrenciye ’İlk Çantam Projesi’ kapsamında çanta ve kırtasiye desteği verdiklerini belirtti. "Mutlu çocuk, mutlu toplum demektir" Kent genelinde çevre temizliği ve parkların bakımına da önem verdiklerini ifade eden Gökayaz, çocukların güvenli ve sağlıklı alanlarda vakit geçirebilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesinin çocuklara yönelik tüm hizmetlerinin ücretsiz olduğunu kaydeden Gökayaz, "Mutlu çocuk mutlu aileyi, mutlu aile de sağlıklı ve mutlu toplumu beraberinde getiriyor. Bu nedenle çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz faaliyetleri kent genelinde yaygınlaştırarak sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
İzmir Göztepe’nin galibiyet hasreti sürüyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 6 karşılaşmada 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak bu süreçte galibiyete hasret kaldı. Sezona etkili bir başlangıç yapan Göztepe’de son haftalarda yaşanan düşüş dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılı ekip, sezonun ilk 20 haftasında başarılı sonuçlara imza atarak 11 galibiyet, 6 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı ve uzun süre Avrupa kupalarına gitme hakkı elde edilen 4. sırada yer aldı. Ancak 21. haftada deplasmanda Konyaspor ile oynanan ve golsüz sona eren karşılaşmanın ardından İzmir temsilcisinde form düşüş başladı. Bu maçın ardından iç sahada Kayserispor ile de 0-0 berabere kalan sarı-kırmızılılar, kötü gidişatın ilk yenilgisini ise sonraki hafta deplasmanda Beşiktaş karşısında 4-0’lık skorla aldı. Bu mağlubiyetin ardından yeniden çıkış yakalamak isteyen Teknik Direktör Stanimir Stoilov yönetimindeki sarı-kırmızılılar, 24. haftada iç sahada Eyüpspor karşısında galibiyet aradı. Ancak bu mücadele de golsüz eşitlikle sonuçlandı. İzmir ekibi daha sonra Avrupa hattındaki doğrudan rakiplerinden Başakşehir ile deplasmanda karşılaştı ve sahadan 2-1 mağlup ayrılarak 6. sıraya geriledi. Böylece Göztepe, üst üste 5 maç kazanamayarak hedefinden uzaklaşmaya başladı. Son olarak dün sahasında Alanyaspor ile karşılaşan sarı-kırmızılılar, uzatma dakikalarında yedikleri golle sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı ve galibiyet hasreti 6 maça çıktı. İzmir temsilcisi, aynı haftada Başakşehir’in puan kaybetmesini fırsata çevirerek hanesine yazdırdığı 1 puanla yeniden 5. sıraya yükseldi. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağı karşılaşma nedeniyle iki sarı-kırmızılı takımın ligdeki mücadelesi ertelenirken, sonrasındaki milli maç arasıyla birlikte İzmir ekibi bu süreçte yapacağı antrenmanlarla ara sonrası kötü gidişatı sonlandırmayı hedefliyor.
Sakarya Vatandaş bu lezzet için 11 ay bekleyip sıraya giriyor: Sadece Sakarya’da üretiliyor Osmanlı döneminden günümüze uzanan ve Türkiye’de sadece Sakarya’da yaşatılan Ramazan’a özgü kıymalı pide geleneği, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi oldu. Normal pidelere göre daha yumuşak hamuru ve bol iç harcıyla dikkat çeken bu özel lezzet, fırınlarda hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Sakaryalıların tadabilmek için 11 ay beklediği kıymalı pide, fırınlarda 130 TL’den satılırken, iç harcını kendi getiren vatandaşlar için ise 40 TL işçilik ücretiyle pişiriliyor. Sakarya’da fırıncılar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte mesailerini bu asırlık geleneği yaşatmak için harcıyor. Kır pidesinden farklı olarak daha yoğun malzeme ve özel bir hamur tekniğiyle hazırlanan kıymalı pide, hem hazır olarak satışa sunuluyor hem de vatandaşların evde hazırlayıp getirdiği iç harçlarla "fırınlama" geleneğini sürdürüyor. "Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyorlar" Pidenin tarihi serüvenini ve üretim aşamasını anlatan fırın sahibi Levent Gündüz, "Sadece Ramazan aylarında ürettiğimiz bir ürün. Kıymalı pidemiz çok eskilerden, Osmanlı döneminden gelen bir gelenek. Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyor. Biz de onların beklentisine cevap verebilmek için özenle hazırlıyoruz. Mesleğe ilk başladığımız zamanlarda bu pideyi kendimiz yapmıyorduk. Müşteri iç harcını kendisi getirirdi. Biz o harçtan üretip müşteriye verirdik. Zaman geçtikçe kendimiz de üretmeye başladık. Tabii bu gelenek de devam ediyor. İç harcını kendisi getiren müşteriler oluyor, onlara da yapıyoruz. Tercih eden bizim pidemizi alıyor ya da kendi harcını getiriyor. Ramazan ayı paylaşma ayı ve bu lezzeti herkesin tadabilmesi için mümkün olduğunca fiyatları uygun tutuyoruz. Bizim ürettiğimiz pidemizin fiyatı 130 lira. Müşterinin harcıyla yapılan pideyi 40 liradan yapıyoruz, işçilik ve hamur ücreti alıyoruz" dedi. "Yılda sadece bir ay üretiliyor" Kıymalı pidenin hazırlık sürecini ve diğer pidelerden ayıran farklarını anlatan fırıncı Yasin Akyüz ise, "Öncelikle soğanımızı bir gün öncesinden soyuyoruz, doğruyoruz. Biberimiz var, aynı şekilde soyup doğrayıp ertesi güne hazır ediyoruz. Ramazan pidesi hamuru gibi, daha lezzetli. Yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. Bunları yaklaşık bir saat dinlendiriyoruz. Bir saat dinlendikten sonra açılmaya hazır hale geliyor. Sonrasında pişiriyoruz, iftar saatine yetiştiriyoruz. Kır pidesinin içinde kıymalı pideye göre daha az kıyma bulunuyor. Kır pidesinin hamuru daha sert. İçerik olarak da; kır pidesinin içinde biber ve kıyma çok yoğun olmaz. Bunun özelliği Ramazan ayına özgü olduğu için bol kıymalı ve daha yumuşak hamurlu olması. Bu pideyi diğer pidelerden ayırmamızın sebebi Ramazan ayına özel olarak Sakarya’da yılda sadece bir ay üretiliyor olması" diye konuştu.