SAĞLIK - 03 Kasım 2024 Pazar 09:33

“Tadınız tuzunuz yerinde olsun”

A
A
A
“Tadınız tuzunuz yerinde olsun”

Halk Sağlığı Uzmanı Uzman Doktor Edanur Köyceğiz, Sodyum klorür (NaCl) olarak da bilinen tuz; besin hazırlamada, besinlerin dayanıklılığının artırılmasında kullanılan önemli bir madde olduğunu vurguladı.


Kutadgu Bilig’in “Bu şa’ir sözi sözke kattı tuzı” şeklinde yer alan 711. beyitinde sözü güzelleştirmek anlamında söze tuz katmak ifadesi kullanıldığını hatırlatan Uzman Doktor Edanur Köyceğiz, “Her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi tuzun da aşırı kullanımı insan sağlığı için sakıncalıdır. Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından, besinlerle aldığımız dahil günlük toplam tuz tüketiminin 5 gramı (1 silme tatlı kaşığı veya 1 tepeleme çay kaşığı) geçmemesi önerilmektedir. Oysa 2008 yılında ülkemizde yapılan SALTurk çalışmasında tuz tüketimimizin ortalama 18,01 gr/gün, SALTurk-2 çalışmasında (2012) 14,8 gr/gün, Türkiye Hane Halkı Araştırması’nda 9,9 gr/gün olduğu tespit edilmiştir.” dedi.


“Aşırı tuz kullanımı zararlı”


Tansiyon ya da kan basıncın düşüklüğünde hemen tuzlu ayran içme nedeninin tuzun tansiyonu yükseltici etkisi olduğunu ifade eden Uzman Doktor Edanur Köyceğiz, “O halde tuzun fazla kullanımı, normal olan tansiyonumuzun da yükselmesine sebep olabilir. Nitekim yapılan çalışmalarla da her 100 mlmol/gün tuz tüketiminin sistolik tansiyonda (büyük tansiyon) 5,8 mmHg, diastolik tansiyonda (küçük tansiyon) ise 3,8 mmHg artışa yol açtığı gösterilmiştir. Bunun yanında, fazla miktarda tuz alımı böbrekten kalsiyum atılımını artırdığı için kemik yapıyı olumsuz etkileyerek osteoporoza (kemik erimesi) sebep olabilir. Aşırı tuz tüketimi ayrıca kalp-damar hastalıkları, kanser, böbrek hastalıkları ve obezite gibi birçok hastalıkla ilişkili bulunmuştur.” şeklinde konuştu.


“Önce yemeğin tadına bakalım”


Tuz kullanımının önerilen sınırlarda tutmak adına yapılacakları Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Bülteni’nde sıralayan Uzman Doktor Edanur Köyceğiz, sözlerine şöyle devam etti, “Yiyeceğimiz yemeğin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığımızdan vazgeçmeliyiz. Damak tadımızın değişebildiğini bilerek az tuzlu yemeye kendimizi yavaş yavaş alıştırmalıyız. Taze sebzeleri tuz eklemeden tüketmeliyiz. Böylece tuz yerine sebzenin gerçek tadını almamız da mümkün olacaktır. Yiyeceklerimizi tuzla tatlandırmak yerine kültürümüzde geniş bir yere sahip olan baharatlara bir şans vermeliyiz. Hayatınızda tuz dahil her şeyin dengeli ve yeterli miktarlarda yer aldığı, sağlıklı günler dilerim.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.