KÜLTÜR SANAT - 04 Kasım 2024 Pazartesi 09:28

Tarihi binada “Milli Mücadelenin Kahraman Kadınları” geçti

A
A
A
Tarihi binada “Milli Mücadelenin Kahraman Kadınları” geçti

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olgunlaşma enstitülerinin koleksiyonlarından hazırlanan "Payidar" sergi ve defilesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katılımıyla Erzurum Kongre Binası Sergi Salonu’nda gerçekleştirildi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’daki programları çerçevesinde AK Parti’nin İspir ve Pazaryolu ilçelerinde düzenlenen kongrelerine katıldıktan sonra Cumhuriyete giden yolda önemli bir kilometre taşı olan Erzurum Kongre Binası’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne bağlı Olgunlaşma Enstitüleri’nde üretilen koleksiyonlarından hazırlanan ’Payidar’ isimli defileyi izledi. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve diğer davetlilerin katıldığı defilede kahraman kadınların giyindiği kıyafetler ve Atatürk’ün kostümleri yer aldı. Milli mücadele ruhunu yansıtan birbirinden ilginç kıyafetlerin sergilendiği defile genç kız ve genç erkeğin Türk bayrağı ile finaliyle son buldu. Bu arada; Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu defilede Raci Alkır Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi özel yetenekli ”Absolut Kulak ”Ali Ensar Yıldırım tarafından piyano kongresi yapıldı. İzleyiciler tarafından büyük bir beğeni ile izlendi. Ayrıca aynı okul öğrencileri tarafından keman ve çello resitali yapıldı. Cumhuriyetin 101. yıl dönümü dolayısıyla ülke genelindeki enstitülerde usta öğretici ve öğrenciler tarafından, geleneksel Türk sanatlarını yaşatmak, millî kimliğin gelecek nesillere aktarılması amacıyla tasarlanan Kurtuluş Savaşı’nın kahraman kadınları ve Atatürk kostümleri, hazırlanan bir defileyle katılımcıların beğenisine sunuldu. Bakan Tekin, defile sonunda yaptığı konuşmada, ataların kültürüne sahip çıkmanın herkesin borcu olduğunu ifade ederek, Millî Eğitim Bakanlığının kültür ve tarihin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir konuma sahip olduğu söyledi. Yazılı eğitim materyalleri ve eğitim programlarının yanı sıra çeşitli etkinliklerle de çalışmalar yürütüldüğünü dile getiren Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif modeliyle yapmak istediğimiz, aslında bu. Bu değerlere sahip çıkmak, bu değerleri korumak, bu değerleri gelecek kuşaklara aksettirmek. Bunu kuşkusuz Bakanlık olarak sadece eğitim programlarımızda yapmıyoruz. Bunu kültür, sanat gibi etkinliklerle yapıyoruz." diye konuştu.


Bakan Tekin: “Türkiye Yüzyılı maarif modeliyle değerlerimize sahip çıkıyoruz”


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, tarihi bir mekanda olmanın heyecanını yaşadıklarını ifade ederek, “Cumhuriyete taşıyan kurtuluş mücadelemiz bize bu toprakları emanet eden atalarımıza, tarihimize, kültürümüze, medeniyet değerlerimize, Anadolu irfanına, Anadolu kültürüne sahip çıkmak hepimizin borcudur. Bu borç içerisinde en büyük yükte kuşkusuz Milli Eğitim Bakanlığına düşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu borcu ifa etmek, hakkıyla yerine getirmek için birçok çaba sarf ediyoruz, sarf edeceğiz, sarf etmeye de devam edeceğiz. Bu çabamız sadece yazılı eğitim materyallerinin içerisine eğitim programlarının içerisine bu değerleri nakşetmek, gelecek kuşakların bu değerlerle mücehheze olmasını temenni etmek için eğitim programlarımızı bu değerleri de içerecek şekilde güncellemek değil tabi. Türkiye Yüzyılı maarif modeliyle yapmak istediğimiz şey de aslında bu değerlere sahip çıkmak, bu değerleri korumak, bu değerleri gelecek kuşaklara aksettirmek. Bu defileyi Erzurum’da sizlerin beğenisine sunmuş olduk umarım beğenmişsinizdir. Belki de bu defilenin sergilenebileceği en anlamlı şehirlerden bir tanesi Erzurum. Bu defilede gönüllü olarak aramızda bulunan ve profesyonel manken gibi davranan öğrenci kardeşlerimize de teşekkür ediyorum. Bu defilede kullanılan malzemeler olgunlaşmanın envanterine kayıtlı malzemeler. Bakanlığımızın yaptığı kültürel sanatsal ya da eğitimle alakalı başka bir etkinlikte tekrar buluşmak üzere hepinize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


3-15 Kasım tarihleri arasında meraklılarını bekliyor


Bakan Tekin’in konuşmasında sonra Erzurum Kongre Binası’nda bulunan PAYİDAR sergisi gezildi. PAYİDAR sergisi ile ilgili yapılan açıklamada ise, “Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. yılında bu anlamlı ve önemli mekanda, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne bağlı Olgunlaşma Enstitüleri olarak bugüne dek üretilen koleksiyonlarımızdan bir seçki ile sizlerle buluşuyoruz. Kurum olarak 80. yılına giren Olgunlaşma Enstitüleri ülkemizin geleneksel kültürü, ülke tarihi, sanat ve zanaat yapılarının devamlılığı, usta çırak ilişkisi önemi gibi başlıklar altında eğitim ve öğretim hayatına devam etmektedir. Bugün de bu köklü kurumların atölyelerinde üretilen, Milli Mücadele ve Cumhuriyet konulu özel bir seçki ile PAYİDAR başlıklı bu sergiyi düzenlemiş bulunuyoruz. Hepimizin ortak değeri olan "Bu vatan ilelebet payidar kalacaktır" şiarından yola çıkarak sergimizin başlığını seçtik. Milli Mücadelenin Kahraman Kadınları, Atatürk kıyafetleri ve Enstitü atölyelerimizin sanatsal çalışmalarının bir arada sunulduğu özel bir sergi ile sizlerle birlikteyiz. Sergimiz 03-15 Kasım tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığımıza bağlı Erzurum Kongre Binası Sergi Salonu’nda kıymetli Erzurumlarla buluşacaktır” denildi.



Tarihi binada “Milli Mücadelenin Kahraman Kadınları” geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."
Samsun OMÜ’de Prof. Dr. Mehmet Aydın’a vefa Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın, uzun yıllar sürdürdüğü akademik hayatının ardından emekliliğe ayrıldı. Bu vesileyle üniversite tarafından anlamlı bir veda programı düzenlendi. Törende konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın üniversiteye önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Hocamızın ifade ettiği ‘42 yıl 11 ay’ vurgusu, geçen her anın ne denli kıymetli olduğunu gösteriyor. Bu kadar uzun bir akademik birikimi birkaç cümleyle anlatmak mümkün değil. Özellikle Türkçenin değerinin zaman zaman göz ardı edildiği bir dönemde, hocamızın hem yurt içinde hem de yurt dışında ortaya koyduğu emek son derece kıymetlidir. Benim için Mehmet Aydın ismi ‘zarafet’ ile özdeşleşmiştir. Kendisi; ölçülü, ilkeli ve dengeli yaklaşımıyla her zaman örnek bir akademisyen olmuştur. Akademik kurullarda dile getirdiği ‘adaletli değerlendirme’ anlayışı, bizler için önemli bir rehberdir. Her ne kadar emekli olsa da hocamızın üniversitemizle olan bağının devam edeceğine inanıyorum" dedi. Prof. Dr. Mehmet Aydın: "Üniversiteyi her zaman evrensel bir bilim yuvası olarak gördüm" Törende duygularını dile getiren Prof. Dr. Mehmet Aydın teşekkür ederek, "Akademik hayatımın 42 yıl 11 ayını kapsayan bu uzun serüveni bugün itibarıyla noktalıyorum. Bu süreçte önceliğim her zaman unvanların ve isimlerin ötesine geçerek, bilimsel üretimin teknik niteliğine ve derinliğine odaklanmak oldu. Üniversiteyi her zaman evrensel bir bilim yuvası olarak gördüm. Meslek hayatım boyunca akademiyi, bilimin doğasına aykırı olan kısır çekişmelerin ve siyasi mülahazaların uzağında tutmak için azami çaba sarf ettim. Geriye dönüp baktığımda Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin farklı fakültelerinde ve Kırgızistan’da geçen yıllarımın Türk dünyası arasındaki bilimsel köprüleri güçlendirme amacı taşıdığını görüyorum. Bir bilim insanı için asıl meselenin "sürekli yenilenmek" ve değişen dünyanın dinamiklerine akademik bir disiplinle uyum sağlamak olduğuna inanıyorum. Bugün resmen emekli olsam da, aidiyet hissettiğim bu kurumun kimliğini hayatım boyunca onurla taşıyacağım. Bilim dünyasına; ailemin desteği ve evrensel değerlere olan sadakatimin verdiği huzurla veda ediyorum. Birlikte çalıştığım tüm meslektaşlarıma ve geleceği inşa edecek olan öğrencilerime başarılar diliyorum" diye konuştu. Rektör Danışmanı Şen: "Bilimsel üretkenliği ve ilkeli duruşuyla örnek olmuştur" Rektör Danışmanı Prof. Dr. Serkan Şen, "Hayatı anlamlı kılan, bir işe doğru başlayıp onu doğru şekilde tamamlayabilmektir. Bugün burada, hocamızın bu süreci büyük bir başarıyla tamamladığına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Mehmet Aydın hocamız, akademik hayatı boyunca onlarca öğrenci yetiştirmiş, bilimsel üretkenliği ve ilkeli duruşuyla örnek olmuştur. Akademisyenliği sadece bir meslek olarak değil, bir yaşam tarzı olarak benimsemiştir. Bilimsel ciddiyeti, paylaşımcı kimliği ve eğitime sunduğu katkılar her zaman hatırlanacaktır. Kendisine emeklilik hayatında sağlık, huzur ve üretkenlik diliyorum" şeklinde konuştu. Dekan Çalışıcı: "Kapımız her zaman ona açık" Fakülte adına konuşan OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, akademisyenlerin bıraktığı izlerin kalıcı olduğuna dikkat çekerek, "Prof. Dr. Mehmet Aydın hocamızı resmi olarak yolcu ediyoruz; kapımız her zaman ona açık. Kıymetli hocamın bu uzun süre boyunca yaptığı işler çok. Türk diline hizmetleri var; binlerce yetiştirdiği öğrenci var. Yurt dışında yapmış olduğu ve ülkemizi temsilen yaptığı işler var. Bütün hizmetleri için kendisine teşekkür ediyoruz. Hocamız bize hakkını helal etti; Biz de hakkımızı fazlasıyla helal ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programın sonunda Prof. Dr. Mehmet Aydın’a teşekkür belgesi, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı tarafından takdim edildi. Ayrıca OMÜ Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Mediha Mangır ve Doç. Dr. Şeyma Büyükkavas Kuran editörlüğünde hazırlanan "Prof. Dr. Mehmet Aydın Armağanı" kitabı Prof. Dr. Mehmet Aydın’a takdim edildi. Etkinlik, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.