GÜNDEM - 23 Nisan 2024 Salı 17:12

Tarihin içinde tarihi genel kurul

A
A
A
Tarihin içinde tarihi genel kurul

Erzurum Tarih Derneği, yapılan genel kurul ile yoluna Prof. Dr. Ömer Özden ile devam edecek.


Önceki dönem dernek başkanı Prof. Dr. Ali Kurt’un vefatının ardından yönetim kurulu kararı ile dernek başkanlığına getirilen Prof. Dr. Ömer Özden, ilk genel kurulunu yaptı. Prof. Dr. Özden, amaçlarının Erzurum Tarihini sadece Erzurumlulara değil, Türkiye’nin yanı sıra tüm dünya ülkelerine tanıtmak olduğunu söyledi.


Erzurum Teknik Üniversitesi’ne (ETÜ) ait tarihi Erzurum Kalesinin yanında bulunan Erzurum Şehir Arşivi’nin tarihi binadaki konferans salonunda yapılan genel kurula birçok tarihçi katıldı.


Divan başkanlığını Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanı Ergün Engin’in yaptığı genel kurul, saygı duruşu ve istiklal marşının okunması ile başladı. Açılış konuşmasını yapan dernek başkanı Prof. Dr. H.Ömer Özden, derneğin geçmişte ki faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Dernek yönetiminin yanı sıra, hesap bilançosu ve denetleme raporlarının ibra edilmesinin ardından seçimlere geçildi.


Toplantıya katılan üyelerin tamamının oyunu alan Prof. Dr. Ömer Özden, Erzurum Tarih Derneği Başkanlığı’na seçildi. Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise İsmail Bingöl, Mahir İnanç, İsmail Arslan ve Zübeyir Saltuklu seçilirken, Naim Ürkmez, Muammer Çelik, Uğur Akbulut, Nurtaç Canpolat ve Abdurrahman Zeynal da yönetim kurulu yedek üyeliklerine seçildiler. Denetim Kurulu Üyeliklerine ise Nizam Işık, Sinan Gügen, Metin Sarıgül seçilirken, yedek kurulu yedek üyeleri ise şu isimlerden oluştu: Erdal Güzel, Erdoğan Serdar Çalık ve Müslüm Çağlar.


Tarihçiler tarihin kalbinde buluştu


Genel kurul sonrası katılımcılara teşekkür konuşması yapan Prof. Dr. H. Ömer Özden, şöyle konuştu: “2022 yılında son dernek başkanımız Prof. Dr. Ali Kurt’un vefatı dolayısıyla devraldığım Erzurum Tarih Derneği’nin bu toplantısında ilk ilk genel kurulumuzu yaparak yeni yönetim ve denetim kurulumuz ile yedek yönetim ve denetim kurullarımız seçildi. Dilek ve temennilerde bulunulduğu bu toplantının şehrimiz için faydalı hizmetlerin bir buluşması olduğunu düşünüyorum. Yönetim olarak daha önce başta sayın valimiz olmak üzere, büyükşehir belediye başkanımız, A.Ü ve ETÜ rektörlerimizi ziyaret ettik.


İnşallah önümüzdeki dönemlerde şehrimizin ileri gelen Sivil Toplum Kuruluşları ile bir araya gelerek önemli faaliyetler yapmayı amaçlıyoruz. Kitap yayını, panel, sempozyum düzenlemek gibi faaliyetlerde bulunacağız. Bundan sonra inşallah Erzurum Tarih Derneğini sahada da göreceğiz. Zaten derneğimizin kuruluş amacı; Erzurum tarihini tanıtmak, mevcut şehrimiz hakkında bilgi sunmak ve bunları kitap haline getirmek. Biz de bu doğrultu da çalışmalarımızı yürüteceğiz. Başta kitap ve dergi yayınları olmak üzere çeşitli yayın organları aracılığıyla şehrimizin tarihini Erzurum halkına ulaştırmakla kalmayıp, Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışına sadece Erzurumlulara değil tüm dünyaya tanıtmak istiyoruz.”


Genel kurulu Prof. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu ve Abdurrahman Zeynal gibi bir çok tarihçinin yanı sıra, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Ergün Engin, Türk Ocakları Erzurum Şube Başkanı Nizam Işık, Prof. Dr. Uğur Akbulut, Doç. Dr. Naim Ürkmez gibi isimler de katıldı. Genel kurul toplantısı, dernek üyelerine rozet katılması ile tamamlandı.



Tarihin içinde tarihi genel kurul

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Zorlu kalp sorunu ameliyatsız yöntemle aşıldı 9 yıl önce aort kökü ve çıkan aortası tamamen değiştirilerek hayata tutunan 45 yaşındaki Ömer Bayram, bu kez doğal aort kapağında gelişen ileri derecede yetersizlik nedeniyle yeniden ciddi bir kalp sorunu ile karşı karşıya kaldı. Daha önce geçirdiği büyük aort ameliyatı nedeniyle açık cerrahinin çok yüksek risk taşıdığı bu hastada, Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Nazmi Çalık tarafından uygulanan TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu) yöntemiyle ameliyatsız tedavi başarıyla gerçekleştirildi. Literatür tarandığında Türkiye’de ikinci, dünya genelinde ise ilk 5 vaka arasında gösterilen bu özellikli olgu, ileri teknolojiyle desteklenen çok disiplinli kardiyovasküler yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koydu. Kalp takımı kararı: Açık cerrahi çok yüksek riskliydi Yüksek riskli ileri aort yetersizliği vakasını TAVİ yöntemiyle ameliyatsız tedavi eden Prof. Dr. Ali Nazmi Çalık, hastanın geçmiş sürecini şu sözlerle anlattı: "Hastamıza 2017 yılında, aort kökü ve çıkan aortanın tamamen çıkarılarak yerine tüp greftin konulduğu, kalp cerrahisinin en büyük ve en riskli ameliyatlarından biri olan David Prosedürü Prof. Dr. Hakan Gerçekoğlu tarafından başarı ile uygulanmıştı. Bu operasyon sonrasında yaklaşık 8 yıl boyunca tamamen semptomsuz takip edilen hastamız Ömer Bayram’a 2025 yılında göğüs ağrısı nedeniyle yapılan değerlendirmede iki koroner damarında kritik darlık saptandı ve sonrasında stent takılma işlemi başarıyla gerçekleştirildi. Ancak takip eden dönemde eforla artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleri ön plana çıktı. Yapılan ayrıntılı incelemelerde, hastamızın doğuştan biküspit yani iki yaprakçıklı olan aort kapağında ileri derecede yetersizlik ve buna bağlı olarak kalbin sol boşluklarında belirgin genişleme olduğunu gördük. Kardiyoloji, kalp ve damar cerrahisi ve anestezi uzmanlarından oluşan Kalp Takımı konseyinde hastamızın durumunu ayrıntılı bir şekilde değerlendirdik. Daha önce büyük bir aort kök ameliyatı geçirmiş olması nedeniyle yeniden açık cerrahi girişimin çok yüksek risk taşıdığına kanaat getirdik. Bu nedenle, kasıktan girilerek yapılan TAVI yöntemiyle ameliyatsız olarak aort kapak değişimini gerçekleştirdik.’ Türkiye’de ikinci, dünyada ilk 5 arasında olan bir vaka "Ömer Bayram’a uygulanan tedaviyi son derece özellikli kılan birkaç önemli faktör var. Günlük pratiğimizde TAVİ, kireçlenmiş ve ileri derecede daralmış aort kapak tedavisinde uyguladığımız yaygın bir tedavi yöntemi. Fakat Ömer Bey’in aort kapağında daralma yerine ileri derece yetersizlik olması, normalde üç yaprakçıklı olan aort kapağının Ömer Bey’de biküspit yani iki yaprakçıklı olması, aort kapağının hemen üstünde yer alan aort kökünün ve çıkan aortun tamamen tüp greft ile değiştirilmiş olması ve söz konusu greftin kendi içinde yaklaşık 90 derece açı yapıyor olması vakayı son derece zor ve özellikli hale getiren faktörlerdi. İşlem öncesi ekokardiyagrafi ve bilgisayarlı tomografi ile çok ayrıntılı değerlendirmeler ve ölçümler yapıldı. Hastamıza en uygun kapak seçildi, işlem sırasında oluşabilecek tüm komplikasyonlara karşı önlemler alındı. İşlem herhangi bir komplikasyon olmadan yaklaşık 90 dakika içinde başarıyla tamamlandı. TAVI yöntemi ile takılan yeni kapak kaçak ya da darlık olmaksızın sorunsuz şekilde çalıştı. Hastamız ertesi gün servise alındı, klinik durumu hızla düzelen hastamız gerekli kontrollerin ardından şifa ile taburcu edildi. Bu başarının en önemli unsurlarından biri, Kalp Takımı’nın uyumlu çalışması ve hasta için en doğru kararın birlikte alınmasıdır. Literatür tarandığında, David Prosedürü uygulanmış, aort kökü tamamen tüp greft ile değiştirilmiş ve biküspit yani iki yaprakçıklı doğal aort kapakta ileri derecede yetersizlik nedeniyle TAVI yapılan vakaların dünya genelinde son derece sınırlı olduğu görülmektedir. Bu vakayı, Türkiye’de ikinci, dünyada ise ilk 5 vaka arasında saymak mümkündür." Yeniden ameliyat olma fikri beni korkuttu Yaşadığı süreci ve duygularını paylaşan Ömer Bayram, TAVI işlemi öncesi yaşadıklarını ve sonrasında hissettiklerini şu sözlerle anlatıyor: "2017 yılında açık cerrahi ile aort damarımın değişimi ve aort kapağımın onarımı yapılmıştı. O günden bu yana düzenli kontrollerimi sürdürüyordum. Ancak 2025 yılında özellikle tempolu yürüyüşlerde ve ani duygusal değişimlerde göğsümde sıkışma ve daralma hissetmeye başladım. Ardından halsizlik, çabuk yorulma ve nefes nefese kalma şikayetlerim arttı. Yine büyük bir sorun ile karşı karşıya kalmıştım. Tedavim konusunda da açık kalp ameliyatının çok riskli olduğu söylendiğinde yine endişelendim. Daha önce yaşadığım zorlu ameliyat süreci gözümün önüne geldi ve yeniden aynı süreci yaşama düşüncesi beni çok korkuttu." Ameliyatsız yöntemle tedavi edilmenin kendisi için büyük bir rahatlama olduğunu ifade eden Bayram, sözlerini şöyle sürdürdü: "Prof. Dr. Ali Nazmi Çalık, açık ameliyat yerine uygulanacak TAVI yöntemini bana tüm ayrıntılarıyla anlattı. Bu süreçte en önemli şeyin doktorlarınıza güvenmek olduğunu anladım. Benim için imkansız gibi görünen bir durum başarıyla çözüldü. İşlemden hemen sonra göğsümde ciddi bir rahatlama hissettim. Gün geçtikçe daha iyi olacağıma inanıyorum. Bugün net bir şekilde söyleyebilirim ki; doğru ekip, güven veren bir yaklaşım ve ileri teknolojiyle uygulanan ameliyatsız yöntemler gerçekten hayat kurtarıyor."
Van Van’da kış mevsiminin son günlerinde kar bereketi Van’da dün gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yoğun kar yağışı, kent merkezi ile ilçeleri beyaza bürüdü. Kar yağışı günlük yaşamı olumsuz etkilerken, il genelinde eğitime 1 gün ara verildi ve bazı uçak seferlerinde ise rötar yaşandı. Gece boyunca aralıklarla devam eden kar yağışı sonrası sabah saatlerinde cadde ve sokaklar karla kaplandı. Sürücüler ilerlemekte güçlük çekerken, belediye ekipleri ana arterlerde kar küreme ve tuzlama çalışması başlattı. Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise bölge genelinde havanın çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı olmasının beklendiği bildirildi. Açıklamada, yağışların Hakkâri ile Van’ın güney ilçelerinde öğle saatlerine kadar kuvvetli olmasının tahmin edildiği belirtildi. Kuvvetli yağışlarla birlikte yer yer tipi şeklinde kar yağışı, kar savrulması, görüş mesafesinde azalma ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği kaydedildi. Ayrıca bölgede yüksek kar örtüsü bulunan dik yamaçlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunduğu, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması gerektiği vurgulandı. Olumsuz hava şartları nedeniyle il genelinde resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında eğitime bir gün ara verildi. Öte yandan, kar yağışı ve sis nedeniyle Van Ferit Melen Havalimanı’nda bazı uçak seferlerinde gecikmeler meydana geldi. "Mart’ı görmeden karar vermemek lazım" Yağışların bölge için önemli olduğunu belirten Adnan Taylan isimli vatandaş ise uzun yıllar ortalamasına göre bu yıl kar yağışının iyi seviyede olduğunu ifade etti. Taylan, "Yağışın olması bölgemiz için önem arz ediyor. Çünkü burası dağlık ve tarımsal bir bölge. Hem tarım hem sulama suyu hem de içme suyu açısından faydalı olarak görüyoruz. ‘Mart ayı dert ayı’ derler; mart ayını görmeden karar vermemek lazım. Bir ara bahar rehavetine kapıldık ama sonuç ortada, Cenab-ı Hakk’ın bereketi. Son iki gündür bir soğukluk vardı. Demek ki o soğukluk bu kar yağışına gebeymiş. Çok şükür şikayetçi değiliz. Kar her zaman berekettir, sağlıktır. Özellikle bu yıl yağış oranının yüksek olması yer altı ve yer üstü suları için çok büyük önem arz ediyor. Van’ımızın incisi, göz bebeği olan Van Gölü için de büyük önem taşıyor" dedi.