GÜNDEM - 20 Mart 2026 Cuma 08:39

TDV Erzurum Kadın Kolları Ramazan’da aralıksız çalıştı

A
A
A
TDV Erzurum Kadın Kolları Ramazan’da aralıksız çalıştı

Türkiye Diyanet Vakfı Erzurum Şubesi ve ADRB’nin birlikte yürüttüğü Ramazan Ayı etkinliklerinde neredeyse çalınmadık kapı, iftarlarda gönlüne dokunulmadık kimse kalmadı.


Hastalardan, yetim çocuklara, yurtlardaki kimsesiz çocuklardan yabancı öğrencilere kadar geniş bir kitleyle temasa geçen TDV Erzurum Kadın Kolları üniversite öğrencilerini aile ortamlarında iftar yaptırdı.


Erzurum İl Müftülüğü yapılan bütün faaliyetlerde öncülük ederken TDV Kadın Kolları Erzurum Şubesi neredeyse her üç günde bir faaliyete imza atarak gönüllere seslendi. Şube temsilcileri, Emrah Satıcı ile TDV Kadın Kolları İl Temsilcisi Kadriye Bilici ve ADRB temsilcisi Cansefa Balcı, İlçe Temsilcileri Zübeyde Kaya, Nalan Öztürk, Fatma Betül Köknar’ın İl Müftüsü Yaşar Çapçı ve Müftü Yardımcısı Özlem Gülbe’nin öncülüğünde yürüttükleri çalışmalar bayramın 1.günü de hastanelerdeki ziyaretlerle devam etti.


Ramazan’ın ikinci günü; "İyilik Sofraları: Talebeye Ana Kucağı, Gönüllere Vefa" programı ile yola çıkan TDV Erzurum Kadın Kolları, Ramazan’ın bereketi, TDV Erzurum Kadın Kolları gönüllülerinin evlerinde ve vakıf kurslarında 250 üniversite öğrenciyi, "Evim Evindir" diyen dadaş hanımların sofralarına konuk etti.


Hafız öğrenciler bu mübarek ayda baş tacı edildi, devletin şefkat kanatları altındaki Çocuk Evleri’nde kalan çocuklar için iki ayrı temalı iftar organize edildi. Yetim çocuklar ve kıymetli aileleri için özel bir iftar yemeği tertip edilerek onların yanında olundu.


200 çocuk giydirildi, koliler dağıtıldı


Projenin devamında sahada olan TDV Kadın Kolları, tam 200 yetim ve ihtiyaç sahibini mağazalarda ağırladı. Ayakkabıdan elbiseye kadar her detayları özenle seçilen kıyafetlerle, 200 minik yüreğin bayram neşesi sağlandı.


"Beklenen Sensin" projesiyle ekipler durmaksızın sahada çalıştı. Hazırlanan yüzlerce Ramazan İyilik Kolisi, mahalle mahalle, sokak sokak gezilerek ihtiyaç sahibi ailelerin kapılarına bizzat teslim edildi.


Yabancı ülke öğrencilerine iftar


Erzurum’daki üniversitelerde okuyan dünyanın dört bir yanından gelen Misafir (Uluslararası) Öğrencilere yönelik kapsamlı bir iftar programı düzenlendi. Gurbetteki gençlere TDV’nin vefa eli uzatıldı.


4-6 yaş çocuklardan yardım kolileri


TDV Erzurum Kadın Kolları öncülüğünde, 4-6 yaş Kur’an kurslardaki minik öğrenciler, ihtiyaç sahibi aileler için kendi elleriyle yardım kolileri hazırladılar. Paylaşmanın güzelliğini daha o yaşlarda yaşayarak öğrendiler.


Değişik fakültelerden öğrencilerle itikaf


Ramazan’ın son on gününde TDV Erzurum Kadın Kolları koordinesinde düzenlenen İtikaf programına, üniversite öğrencisi gençler katılarak bu kadim ibadeti ihya ettiler. Gençlerin manevi dünyasını zenginleştiren bu süreçte, vakıf tarafından sağlanan iftarlıklar iftar edildi.


Bayramın ilk günü hasta çocuklara bayram hediyesi


Bayramın ilk günü, Erzurum’da bulunan Şehir Hastanesi ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen Hastane Ziyaretleri ile hastalarımıza moral verilirken, tedavi gören çocuklarımıza bayram harçlıkları ve hediyeler takdim edildi. Bayram neşesi Erzurum’un her kesimine ulaştırıldı.



TDV Erzurum Kadın Kolları Ramazan’da aralıksız çalıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."