GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 09:27

Tortum Gölü’nde kano üzerinde sazlı sözlü eğlence

A
A
A
Tortum Gölü’nde kano üzerinde sazlı sözlü eğlence

Erzurum’un Uzundere ilçesinde bulunan Tortum Gölü, bu kez sıra dışı ve renkli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.


Yaklaşık 8 kilometre uzunluğa sahip heyelan set gölü olan Tortum Gölü, her mevsim değişen manzarasıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakırken, doğa sporları için de önemli bir merkez olma özelliği taşıyor.


Uzundere’de görev yapan öğretmenler, memurlar ve ilçe gençlerinden oluşan bir grup, Tortum Gölü’nde kano etkinliği düzenledi. Göl üzerinde bir süre kano yapan ekip, yorgunluklarını müzik öğretmeni Mehmet Baki’nin bağlama eşliğinde seslendirdiği türkülerle attı. Etkinlik sırasında Erzurum yöresine ait türküler, gölün ortasında hep bir ağızdan söylendi.


Yaklaşık 100 metre derinliğe sahip bölgelerde kano ile tur atan katılımcılar, toplamda 5 kilometrelik parkur boyunca müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe Uzundere Kaymakamı Muhammed Taha Canpolat ile AK Parti Uzundere İlçe Başkanı Harun Han da botla katılarak kanoculara eşlik etti.


Kano yapan gençler akşam saatlerinde çıkan rüzgarla birlikte Suda oluşan dalga sonucu 3 kilometre uzaklaştı. Ters dalga nedeni ile geri dönemeyen gençleri kurtarmak için kurtarma botuna binen Uzundere Kaymakamı Muhammed Taha Canpolat bottaki ekiple birlikte gençleri sürüklendiği yerden kurtardı.


Kano etkinliği, Tortum Uzundere Yerel Eylem Grubu (TÜYEG) Derneği tarafından sağlanan ekipmanlarla gerçekleştirildi. Etkinliğin ardından katılımcılar, desteklerinden dolayı TÜYEG Derneği’ne teşekkür etti.


TÜYEG Derneği Müdürü Musa Han, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bugün Uzundere İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzde ve Kaymakamlığımızda görev yapan değerli öğretmenlerimiz, Memurlarımız Mehmet Baki, Sefa Kezer, İbrahim Turan ve Ertuğrul Topaç ile Tortum Gölü’nde sazlı sözlü çok güzel bir kano etkinliği gerçekleştirdik. Faaliyetimize katılım sağlayan Kaymakamımız Sayın Muhammed Taha Canpolat’a, Harun Han’a, desteklerinden Ünal Ün’e, İHA Uzundere Temsilcimiz Taner Sarı’ya, bizlere yüzen ev Kafe’nin kapılarını açan Derviş Tosun’a teşekkür ederim."


Doğayla müziği bir araya getiren etkinlik, Tortum Gölü’nün turizm ve doğa sporları açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne serdi.



Tortum Gölü’nde kano üzerinde sazlı sözlü eğlence

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Zeytinyağı kalite yarışması için son gün 15 Ocak Antalya’nın kadim zeytin kültürünü ve zeytinyağı kalitesini öne çıkarmak amacıyla düzenlenen ’1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’na başvurular 15 Ocak günü sona eriyor. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle düzenlenen yarışma, üreticiyi teşvik etmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, hatalı uygulamaları azaltmayı ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemeyi hedefliyor. Dereceye girenlere ekipman desteği Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsi, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmada dereceye girenlere, zeytin silkme makinesi, zeytin sıkım tankları, budama makası, eldiven, testere, bordo bulamacı gibi ekipmanlar hediye edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler, 15 Ocak gününe kadar numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri’ne ulaştırabilecek. Yarışmada dereceye girenlere ödülü Side Antik Kenti’nde takdim edilecek. Yarışma öncesinde zeytinin tarihi gelişiminden ekonomisine kadar pek çok konunun ele alınacağı geniş kapsamlı çalıştay düzenlenecek. "Antalya zeytinde parlayan merkez" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinin binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu belirtirken, Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu kaydetti. Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytinin aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Çandır, "Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" dedi. Hedef zeytinde kalite ve rekolte Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, dünyada zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ının Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer aldığını belirtirken, Türkiye’nin zeytin üretiminin yaklaşık 4 milyon ton olduğunu bunun 77 bin tonunu Antalya’nın ürettiğini kaydetti. Erkal, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini 475 bin ton ile Türkiye’nin karşıladığına dikkat çekerken, Antalya’nın üretiminin ise 7 bin ton civarında olduğunu söyledi. Yarışma ile Antalya’nın verimli ve kaliteli zeytin üretimini artırmayı hedeflediklerini belirten Erkal, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Zeytinyağı Antalya’nın simgesi olsun" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu vurguladı. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında önemli adım atılacağını söylerken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.
Kocaeli Eski Seka fabrikası alanı "Teknoşehir"e dönüşüyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, Seka Kültür Alanı’nda bilim ve teknoloji merkezi olarak hizmet verecek "Teknoşehir" projesinin inşasına başlandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, beraberindeki heyetle 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olacak projenin şantiyesinde incelemelerde bulundu. Eski Seka Kağıt Fabrikası’nın mekanik atölyesi olarak kullanılan yapının bulunduğu alanda, Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan rekonstrüksiyon projesi hayata geçirilecek. Yaklaşık 1,5 yılda tamamlanması planlanan merkez, kentteki teknoloji ve bilim çalışmalarını tek çatı altında toplayacak. "Gençlerin kuluçka merkezi olacak" İnceleme sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükakın, mevcut binanın dönüştürülerek çok fonksiyonlu bir merkez haline getirileceğini belirtti. Teknoşehir’in bir kuluçka merkezi gibi çalışacağını ifade eden Büyükakın, şunları kaydetti: "Geleceğin dünyası teknoloji merkezli bir dünya. Kodlama yazabilen, robotlar yapabilen, bu dili emsallerinden daha başarılı bir şekilde kullanabilen gençler, geleceğin dünyasında daha rekabetçi ve daha önde olacak. Dolayısıyla da biz o gençlerimizin geleceği için bir proje oluşturduk. Onlar hava, su ve karada gidecek teknolojik araçları inşa ederken ve hayalini kurarken, bir yandan da teknolojik rekabette öne geçmiş olacaklar. Diğer taraftan burası bir kuluçka merkezi gibi çalışacak. Yenilikçiliğin kuluçka merkezi olacak. Genç girişimcilerin, yazılımcıların ve donanımcıların, yeni aletler yapanların buradan yetişerek dünyaya büyük katkılar sağlayacağını hayal ediyoruz." Teknoloji takımları tek merkezde toplanacak Proje kapsamında, halihazırda Vinsan Kampüsü ve Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde faaliyet gösteren teknoloji takımları ve dijital atölyeler buraya taşınacak. Teknoşehir bünyesinde; kodlama sınıfları, modüler ve mekanik atölyeler, 3D baskı alanı, dijital inovasyon merkezi, podcast ve müzik stüdyoları, tematik kütüphane ile sergi alanları yer alacak. Ayrıca teknoloji takımlarına sağlanan maddi desteğin de 20 milyon liraya çıkarıldığı bildirildi.
İstanbul İstanbul’da dondurucu soğuk binlerce kuşu denizde bir araya getirdi İstanbul’da etkisini artıran soğuk hava, Boğaz’ın doğal yaşamında dikkat çeken görüntülere sahne oldu. Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’nda yaşayan karabataklar ve rüzgarlı havada su üzerinde sürüler halinde bir araya geldi. Deniz yüzeyinde adeta siyah bir halı oluşturan kuş sürüsü, görsel bir şölen sundu. İstanbul’da etkisini artıran soğuk hava hayvanları da etkiliyor. Bakırköy açıklarında bir araya binlerce karabatak, dron kamerasıyla görüntülendi. Uzmanlar, karabatakların bu şekilde toplu halde bulunmasının temel nedeninin ısı kaybını azaltmak ve enerji tasarrufu sağlamak olduğunu belirtiyor. Bir arada durarak rüzgar ve soğuk suya daha az maruz kalan kuşlar, aynı zamanda muhtemelen tehlikelere karşı da daha güvende oluyor. Sürü halinde hareket etmenin, balıkları yönlendirerek avlanmayı kolaylaştırdığı da ifade ediliyor. Dron kamerasına yansıyan görüntülerde, büyük çoğunluğunu büyük karabatakların oluşturduğu kuşların deniz yüzeyinde belirli bir düzen içerisinde toplu halde durdukları görüldü. Zaman zaman yön değiştiren ve sürü halinde hareket eden kuşlar, Marmara Denizi’nin kış aylarındaki doğal yaşam zenginliğini gözler önüne serdi. Marmara Denizi’nin kış aylarında donmayan yapısı ve balık açısından zengin olması, karabataklar için önemli bir beslenme alanı oluşturuyor. Kuşların bu şekilde bir arada bulunmasının temel nedeninin beslenme ve dinlenme olduğu vurgulanırken, karabatakların balık sürülerini daha kolay avlayabilmek için zaman zaman toplu halde hareket ettikleri, avlanma sonrası ise su yüzeyinde ya da kıyıya yakın alanlarda dinlendikleri belirtiliyor. Kuş sürüleri biyolojik çeşitliliği açısından önemli Havadan kaydedilen görüntüler, hem kuşların sürü davranışını hem de Marmara Denizi’nin kış aylarındaki ekolojik dengesini net bir şekilde ortaya koyarken, uzmanlar bu tür doğa olaylarının bölgenin biyolojik çeşitliliği açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.