GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:17

Yapay zekâ akademiyi dönüştürüyor: Atatürk Üniversitesi’nden dikkat çeken araştırma

A
A
A
Yapay zekâ akademiyi dönüştürüyor: Atatürk Üniversitesi’nden dikkat çeken araştırma

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, akademide yapay zekâ kullanımına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.


Şeyda Bozkurt tarafından kaleme alınan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Yurdigül’ün yürüttüğü çalışma, özellikle akademisyenlerin ve öğrencilerin yapay zekâ araçlarına yaklaşımını kapsamlı biçimde analiz ediyor. Araştırmanın, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen görüşmelerle desteklendiği görülüyor.


Tez kapsamında yapılan anket ve değerlendirmeler, akademisyenlerin önemli bir bölümünün yapay zekâyı aktif biçimde kullandığını ancak etik kaygıların hâlâ güçlü biçimde varlığını sürdürdüğünü ortaya koydu. Özellikle akademik yazım süreçlerinde yapay zekâdan yararlanma oranının yüksek olduğu, buna rağmen "özgünlük" ve "intihal" konularında ciddi bir belirsizlik yaşandığı tespit edildi. Öğrenciler tarafında ise yapay zekâ kullanımının daha yaygın ve gündelik olduğu, ancak bilinç düzeyinin akademisyenlere kıyasla daha düşük olduğu dikkat çekti.


Tezin yazarı Şeyda Bozkurt, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, "Yapay zekâ artık akademik üretimin dışında düşünülemez. Ancak bu kullanımın etik çerçevesi henüz netleşmiş değil. Çalışmamda bu belirsizlik alanını görünür kılmaya çalıştım" ifadelerini kullandı. Bozkurt, özellikle Türkiye meyanda bu tür ampirik çalışmaların sınırlı olduğuna dikkat çekerek, elde edilen verilerin alandaki boşluğu doldurmayı hedeflediğini belirtti.


Tez danışmanı Prof. Dr. Yusuf Yurdigül ise çalışmanın önemine vurgu yaparak, çalışma kapsamında 400 akademisyenle görüşme yapıldığını ifade etti. Yurdigül, "Akademide yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşıyor ancak bu dönüşümün kuramsal ve etik boyutları yeterince münazara edilmiyor. Bu tez, hem mevcut durumu ortaya koyması hem de münazara zemini oluşturması açısından değerli bir katkı sunuyor" dedi. Yurdigül ayrıca, üniversitelerin bu alanda politika geliştirmesi gerektiğini ifade etti.


Araştırmanın sonuçları, üniversitelerde yapay zekâ kullanımına yönelik açık ve kurumsal rehberlere ihtiyaç olduğunu da ortaya koyuyor. Çalışmada, hem akademisyenler hem de öğrenciler için etik kullanım ilkelerinin belirlenmesi gerektiği vurgulanırken, gelecekte bu alanda daha derinlemesine ve disiplinler arası araştırmalar yapılması öneriliyor. Bu yönüyle tez, yalnızca akademik bir çalışma olmanın ötesinde, yükseköğretimde dijital dönüşüm münazaralarına da önemli bir katkı sunuyor.



Yapay zekâ akademiyi dönüştürüyor: Atatürk Üniversitesi’nden dikkat çeken araştırma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmirli Uzay Kaan, 9 yaşında yazar oldu İzmir’de henüz 4. sınıfı öğrencisi olan 9 yaşındaki Uzay Kaan İnce, yazarlığa olan merakıyla kendisini geliştirerek, yazıları ve çizimleri kendisine ait "Uzay’ın Çizgi Roman Kulübü" adlı ilk kitabını çıkardı. Latife Hanım Köşkü’nde yer alan Gazi Mustafa Kemalpaşa Sanat Galerisi’nde gerçekleşen imza gününe İnce’nin sınıf arkadaşları ve öğretmenleri yoğun ilgi gösterdi. Küçük yaşına rağmen kendi hikâyesini kurgulayan ve görselleştiren İnce, kitabında hayal gücünü merkeze alan bir anlatım dili kurdu. İlk imza Oğuz Tatış’a Uzay Kaan İnce, kitabını ilk olarak okulunun yönetim kurulu başkanı Oğuz Tatış için imzaladı. İlkokul müdür yardımcısı Hasan Fatih Öztürk, 4F Sınıf Öğretmeni Zeynep Duru Toraman ile anne babası Nihan Yarkent İnce ve Şafak İnce’nin de yer aldığı ziyarette Tatış, Uzay’ı özgüveni ve üretkenliği nedeniyle tebrik etti. Tatış, "Hayallerini gerçekleştirmekten vazgeçme, yazmaya ve üretmeye devam et. Senin gibi çocuklar geleceğin en güçlü hikâyelerini yazacak" dedi. Ziyaret sırasında Tatış da kendi yaşam öyküsünü kaleme aldığı kitabı Uzay Kaan İnce için imzaladı. "Hayal kurarken kurallar yok" Uzay Kaan İnce’nin kitabında yer alan önsözde ise küçük yazarın bakış açısı öne çıktı. Kendi dünyasını çizdiğini ve hayal ettiklerini bir araya getirdiğini belirten Uzay, kahraman olmanın "en güçlü olmak değil, tekrar denemek" anlamına geldiğini vurguladı. 5 yaşından beri çizdiğini ve çizerken de eğlendiğini, hikâyelerinin süreç içinde değiştiğini söyleyen Uzay, kitabını okuyan herkesi kendi hikâyesini kurmaya davet etti.
Gaziantep GİBTÜ ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında Eğitimde İş Birliği protokolü imzalandı Gaziantep’te eğitim alanında önemli bir iş birliği daha hayata geçirildi. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ile Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında "Eğitimde İş Birliği Uygulama Protokolü" imzalandı. GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir ile Gaziantep İl Millİ Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı’nın imzaladığı, protokolün, Gaziantep’te eğitim-öğretim faaliyetlerine önemli katkılar sunacak. Eğitimde kaliteyi artırmayı, bilimsel ve sosyal iş birliklerini güçlendirmeyi hedefleyen protokol kapsamında üniversite ile ortaöğretim kurumları arasında çok yönlü bir etkileşim sağlanacak. Protokol, özellikle GİBTÜ Mühendislik Fakültesi ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Asım Kökoğlu Bilişim Teknolojileri ve Siber Güvenlik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi arasında yürütülecek ortak çalışmaları kapsıyor. İmzalanan protokol ile lise öğrencilerinin üniversitenin akademik ve araştırma altyapısından faydalanması, öğretim üyelerinin öğrencilere yönelik seminerler vermesi ve öğrencilerin bilimsel, kültürel ve sportif etkinliklere katılımının artırılması hedefleniyor. Ayrıca öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimler, ortak projeler ve mentörlük uygulamaları da iş birliği kapsamında hayata geçirilecek. Protokol doğrultusunda lise öğrencileri belirli dönemlerde üniversite kampüsünü ziyaret edebilecek, kütüphane ve laboratuvar imkânlarından yararlanabilecek. Bunun yanı sıra üniversite öğrencileri ile lise öğrencileri arasında mentörlük ilişkisi kurularak akademik gelişim desteklenecek. 5 yıl süreyle geçerli olacak protokol, tarafların mutabakatı doğrultusunda uzatılabilecek. "Eğitimde güçlü iş birlikleri geleceği inşa eder" Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, imzalanan protokolün önemine dikkat çekerek, "Gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmak, onları geleceğin bilim insanları ve nitelikli bireyleri olarak yetiştirmek adına bu tür iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz" dedi. Üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda bilgiyi toplumla buluşturan yapılar olduğunu ifade den Rektör Demir, "Bu protokol ile ortaöğretim kurumlarımızla daha güçlü bir bağ kuruyor, öğrencilerimizi erken yaşta bilimsel ortamlarla tanıştırıyoruz. Gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmak, onları geleceğin bilim insanları ve nitelikli bireyleri olarak yetiştirmek adına bu tür iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz" ifadelerine yer verdi. Demir ayrıca, üniversitenin akademik birikimini sahaya yansıtarak hem öğrencilere hem de öğretmenlere katkı sunmayı hedeflediklerini belirterek, "Bilimsel, sosyal ve kültürel alanlarda gerçekleştireceğimiz ortak çalışmalarla Gaziantep’te eğitimin niteliğini birlikte daha ileriye taşıyacağız" ifadelerini kullandı. "Eğitimde iş birliği başarıyı güçlendirir" Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı ise protokolün eğitim sistemi açısından önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayarak, "Öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanı sıra bilimsel düşünme becerilerini artırmak en temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Üniversitemizle gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde öğrencilerimiz daha erken yaşta akademik ortamlarla tanışacak, kendilerini geliştirme fırsatı bulacaktır" şeklinde konuştu. Arpacı ayrıca öğretmenlerin mesleki gelişimine de katkı sağlanacağını belirterek, "Hizmet içi eğitimler, ortak projeler ve bilimsel etkinliklerle eğitim kadromuzun niteliğini daha da artıracağız. Bu protokolün ilimiz eğitimine önemli katkılar sunacağına inanıyorum" diye konuştu.
İstanbul Polis adaylarına iletişim konferansı: Güvenliğin anahtarı doğru iletişim Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile Polis Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen eğitim programında, 250 polis adayı mesleki iletişim becerileri konusunda bilgilendirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (YABEM) ile Polis Genel Müdürlüğü iş birliğinde, Polis Okulu bünyesinde eğitim gören adaylara yönelik kapsamlı bir konferans programı düzenlendi. 66’ncı Dönem Polis Temel Eğitimi ile 17’nci Dönem İtfaiye Temel Eğitimi çerçevesinde gerçekleştirilen programda, Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tijen Zeybek tarafından polis aday adaylarına iletişim becerileri alanında eğitimler verildi. 250 kişinin katıldığı eğitimlerde, "Poliste İletişim Becerileri", "Beden Dili", "Kriz Anında İletişim" ve "Duygu Kontrolü" başlıklarında sunumlar yapıldı. Özellikle güvenlik hizmetlerinde etkili iletişimin önemi, stresli ve kritik anlarda doğru mesaj verme teknikleri, vatandaşla sağlıklı iletişim kurma yöntemleri ve duygusal dengeyi koruma becerileri üzerinde duruldu. Konferanslarda, polislik mesleğinin yalnızca fiziksel yeterlilik ve hukuki bilgiyle sınırlı olmadığı, güçlü iletişim becerileri, empati yeteneği ve kriz anlarında sağduyulu yaklaşım sergileyebilmenin de mesleki başarının temel unsurları arasında yer aldığı vurgulandı. Katılımcılar, günlük görev hayatında karşılaşabilecekleri farklı senaryolar üzerinden uygulamalı örneklerle bilgilendirildi. Yrd. Doç. Dr. Tijen Zeybek: "Doğru iletişim, birçok sorunun büyümeden çözülmesini sağlar" Güvenlik hizmetlerinde iletişim becerilerinin en az mesleki bilgi ve fiziksel yeterlilik kadar önemli olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tijen Zeybek, verilen eğitimlerin polis adaylarının meslek hayatına güçlü bir katkı sağlayacağını belirtti. Polislik mesleğinin insanla birebir temas gerektiren, sabır, empati ve doğru iletişim becerisi isteyen özel bir alan olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Zeybek, "Bir polis mensubunun olaylara yalnızca yasal çerçevede değil, insani boyutuyla da yaklaşabilmesi büyük önem taşıyor. Doğru iletişim, birçok sorunun büyümeden çözülmesini sağlar" dedi. Üniversitelerin aynı zamanda toplumun gelişimine rehberlik eden yapılar olduğunu da vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Zeybek "Biz de bu anlayışla kamu kurumlarıyla iş birliği yaparak eğitim desteğimizi sürdürmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bu tür programların hem bireysel gelişime hem de kamu hizmetlerinin niteliğine katkı sunduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Tijen Zeybek, geleceğin polis adaylarının donanımlı bireyler olarak yetişmesinin toplum güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.