SPOR - 30 Nisan 2025 Çarşamba 09:32

Yıldıran’dan altın, Budancamanak’tan gümüş

A
A
A
Yıldıran’dan altın, Budancamanak’tan gümüş

Erzurumlu Kemal Yıldıran ile Ömer Budancamanak Estonya’da Avrupa Pomsae Şampiyonasında tatamiye çıktı. Yıldıran Altın madalya Budancamanak gümüş madalya kazandı. Altın madalya sahibi Yıldıran, "Avrupa şampiyonu olmayı nasip eden Rabbime şükürler olsun bu şampiyonluğumu Gazze’ye armağan ediyorum" dedi.


Erzurum Sağlık Gençlik Spor Kulübü Antrenörü Kemal Yıldıran ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Taekwondo Antrenörü Ömer Budancamanak, 16-17 Nisan 2025 tarihlerinde Estonya’da yapılan Avrupa Pomsae Şampiyonasında yarıştılar. Ömer Budancamanak, 51 - 60 yaş Erkek Takım’da, gümüş madalya kazandı.


61 Yaş üzeri Erkek Takım’ında Tevfik Çelik ve Mehmet Örkan ile birlikte tatamiye çıkan Mustafa Kemal Yıldıran ise altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu.


Altın Madalyasını Gazze’ye Armağan Etti


‘Rakiplerini Yıldıran Tekme’ olarak bilinen Kemal Yıldıran altın madalya ve Avrupa şampiyonluğu hikayesini şu sözlerle ifade etti:


"Taekwondo da Erzurum’a ve Türkiye’ye ilk Avrupa şampiyonu olmayı nasip eden Rabbime şükürler olsun bu şampiyonluğumu Gazze’ye armağan ediyorum."


Erzurum’da taekwondo dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan tecrübeli çalıştırıcı Kemal Yıldıran, Gençlik ve Spor il Müdürü Levent Çakmur’a, Sağlık İl Müdürü Gürsel Bedir’e, ve Şehir Hastanesi Başhekimi İbrahim Hakkı Töre ile Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Bahri Tanrıkulu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti.


Havalimanında Çiçeklerle Karşılandılar


Estonya’da yapılan Avrupa Tekvando Poomsae Şampiyonasında Ülkemize Altın ve Gümüş madalya kazandıran şampiyon antrenörler Mustafa Kemal Yıldıran ile Ömer Budancamanak Erzurum havalimanında çiçeklerle karşılandı.


Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Şube müdürleri Yaşar Elen ile Ömer Karslı, Avrupa fatihlerine çiçek vererek tebrik ettiler.



Yıldıran’dan altın, Budancamanak’tan gümüş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.