KÜLTÜR SANAT - 06 Eylül 2025 Cumartesi 14:38

Yılmaz Kuşkay’dan, Erzurum tarihine ışık tutan bir eser: Erzurum’da Rus İşgali

A
A
A
Yılmaz Kuşkay’dan, Erzurum tarihine ışık tutan bir eser: Erzurum’da Rus İşgali

Araştırmacı-yazar iş insanı Sıtkı Yılmaz Kuşkay, 1878’de Erzurum’u işgal eden Rus Askeri Valisi Tümgeneral Sergey Mihailoviç Duhovsky ve eşi Prenses Varvara Duhovskaya’nın (Galitzine) anılarını kitaplaştırdı. "Erzurum’da Rus İşgali", kentin hafızasında gizli kalmış olayları gün yüzüne çıkarıyor.


Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın önceki başkanlarından Sıtkı Yılmaz Kuşkay, tarih çalışmalarına yeni bir halka daha ekledi.


Kuşkay’ın, Dergâh Yayınları’ndan çıkan "Erzurum’da Rus İşgali" adlı eseri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Erzurum’da yaklaşık yedi ay süren Rus işgalini dönemin askeri valisi Sergey Duhovsky ve eşi Varvara Duhovskaya’nın (Prenses Galitzine) kaleme aldığı anılar üzerinden aktarıyor. Araştırmacı yazar Kuşkay, kitabının ön sözünde, "Yedi ay süren Erzurum işgali sırasında görev yapan Sergey Duhovsky ve eşi Prenses Galitzine, savaşın hemen ardından St. Petersburg’da hatıralarını yayımladılar. Bu tanıklıklar, Erzurum tarihinin bilinmeyen, gölgede kalmış olaylarını aydınlatıyor" ifadelerine yer veriyor.



Tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere


Daha önce "Erzurum’da İngiliz Konsolosu Everett’e Ermeni Suikasti" ve "Kafkasya’da Rus Yayılmacılığı" eserlerini kaleme alan Kuşkay, yeni kitabının kişisel bir yön taşıdığına da vurgu yaparak şunları ifade edeiyor: "En az elli yıllık birikim ve emeğin ürünü olan bu çalışmayı Türk okuyucusuyla buluşturduğum için mutluyum. 93 Harbi’nde muhacir olmuş bir ailenin torunu olarak bu döneme özel bir ilgim vardı. Erzurum’un işgal günlerinde yaşananları, Prenses Galitzine ve Sergey Duhovsky’nin tanıklıklarıyla aktarmak, hem tarihimize hem de hafızamıza hizmet etmektir."


"Erzurum’da Rus İşgali", yalnızca akademik bir kaynak değil; aynı zamanda Erzurum’un geçmişine dair insani, sosyal ve kültürel boyutlarıyla işgal günlerini yansıtan bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap, tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere niteliği taşıyor.



Prenses Galitzine’nin Erzurum izlenimleri


Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de, işgal günlerini bir kadın gözüyle aktaran Prenses Galitzine’nin satırları. Erzurum’u sokaklarından evlere, çarşıdan camilere kadar birçok ayrıntıyı kayda geçiren Galitzine, şehrin havasını, insanlarının direncini ve savaşın gölgesinde yaşanan gündelik hayatı farklı bir bakış açısıyla yansıtıyor. 1878’de Erzurum’a gelen Rus Prensesi Varvara Galitzine, anılarında şehirle ilgili çarpıcı izlenimlere yer vererek şehrin sefaletini, hastalıklarını ve halkın inatçı yaşam mücadelesini satır aralarına şöyle kaydediyor: "Geçtiğimiz kış yalnızca Erzurum’da bin 500 Rus askeri tifüsten öldü. Karlar eriyince, aceleyle açılmış mezarlıklardaki mezarların çöktüğünü ve cesetlerin göründüğünü gördük. Bu durum şehirde büyük bir halk sağlığı sorunu oluşturdu."


23 Mayıs 1878 günü ise Erzurum’a dönerken Kân (Dadaşköy) köyüne uğradığında yaşadığı ilginç olayı şöyle aktarıyor: "Köyde etrafımızda çoğu kadınlardan oluşan büyük bir kalabalık toplandı. Bir köylü kadın kolumdan tutarak, büyük bir hayret içinde ‘O canlı ve yaşıyor!’ diye bağırdı. (Beni balmumu bebek zannetmişlerdi.)" Kuşkay’a göre bu gözlemler, yalnızca askeri tarih açısından değil; Erzurum’un sosyal ve kültürel dokusunu anlamak için de benzersiz bir kaynak niteliğinde.



93 Harbi’nin Erzurum’a bıraktığı izler


"93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, imparatorluğun doğusunda büyük bir yıkıma neden oldu. Rus ordusu Erzurum’a kadar ilerledi, şehir aylarca işgal altında kaldı.


31 Ocak 1878 Edirne Ateşkesi ve 3 Mart 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Osmanlı Devleti ağır şartları kabul etmek zorunda bırakıldı. Osmanlı, Kars, Ardahan, Batum ve Oltu’yu kaybetti; Erzurum, Eleşkirt ve Doğubayazıt’ı geri aldı.


Ağır kış, tifüs salgını ve Aziziye direnişi Rusların daha ileri harekâtını durdurdu. 93 Harbi yalnızca askeri kayıplarla sınırlı kalmadı; binlerce aile yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Erzurum, gözyaşı ve muhaceretin en acı sahnelerine tanıklık etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da binlerce kişi ilahi ve ezgilerle golu gecede bir araya geldi Çorum Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği ve şehre manevi bir atmosfer kazandıran Geleneksel "Ramazan Akşamları" etkinlikleri, final programıyla yoğun katılım ve büyük coşku eşliğinde sona erdi. On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının sona gelinmesiyle birlikte Çorum Belediyesi’nin düzenlediği "Ramazan Akşamları" etkinlikleri yoğun katılımla sona erdi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen gece, Aziz Mahmut Hüdayi Camii İmam-Hatibi Fatih Kılıçoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Gecede, "Ey Sevgili" eseriyle geniş kitlelerce tanınan sanatçı Fadıl Aydın sahne aldı. Sanatçı, konser boyunca birbirinden güzel ilahi ve ezgiler seslendirerek salonu dolduran vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı. Sanatçının performansı katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Gecenin sonunda Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın sanatçı Fadıl Aydın’a çiçek ve hediye takdiminde bulunurken programa Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ile çok sayıda katılım sağlandı. Gecenin sonunda bir konuşma yapan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Sanatın Allah’ın razı olduğu ortamlarda da yapılacağını bize gösteren Fadıl Aydın gibi tüm kardeşlerimden Allah razı olsun. Rabbim sayılarını artırsın. En güzel ilahileri, en güzel ezgileri söylesinler. Ümmetin çocukları, yavrularımız, anneleri ve babaları onlara eşlik etsin. Bu mutluluk, bu huzur, bu güzellik inşallah dünyayı aydınlatsın, bütün mazlumlara umut olsun." dedi. Konuşmasında İslam coğrafyasına da değinen Aşgın, "Tüm mazlum coğrafyaların güldüğü; Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da böyle gecelerin düzenlendiği günleri Rabbim bizlere göstersin" diye konuştu.
Manisa MCBÜ’de geleneksel bayramlaşma töreni gerçekleştirildi Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Bayramlaşma Töreni, bu yıl da Ramazan Bayramı vesilesiyle farklı yerleşkelerde gerçekleştirildi. Törenler; Şehzadeler Yerleşkesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi fuaye alanı, Uncubozköy Sağlık Yerleşkesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimlik katı ile Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Dumanlıdağ Restoran’da yapıldı. Törenlere Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Çetin, Prof. Dr. Kadir Ay ve Prof. Dr. Oktay Üçer, dekanlar, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, her bir yerleşkede gerçekleştirdiği konuşmasında Ramazan-ı Şerif ayına ulaşmanın huzur ve mutluluğunu dile getirerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın; kalplerimize huzur, gönüllerimize sükûnet, hayatımıza bereket ve selamet getirmesini temenni ediyorum. Aynı zamanda, başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm İslam âleminde yaşanan sıkıntıların sona ermesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Kibar, Ramazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve manevi duyguların en yoğun şekilde yaşandığı, kültürümüzde ve inancımızda müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu kıymetli günlerin birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini temenni etti. Konuşmasının sonunda ise, "Rabbim bizleri sevdiklerimizle birlikte sağlık, huzur ve afiyet içinde Ramazan Bayramı’na da eriştirsin. Bu vesileyle Ramazan Bayramı’nın sizlere, kıymetli ailelerinize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyor, bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Katılımınız için her birinize teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" dedi. Programlar, bayramlaşmanın ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafları ile sona erdi.