MAGAZİN - 02 Temmuz 2021 Cuma 11:33

Rektör Erdal, Doç. Emre Ünlenen’i tebrik etti

A
A
A
Rektör Erdal, Doç. Emre Ünlenen’i tebrik etti

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, 5. Uluslararası Mikrotonal Gitar Yarışması’nda “Sarı Gelin” türküsü düzenlemesi ile birincilik ödülünün sahibi olan Doç. Emre Ünlenen’i tebrik etti. Tebrik törenine Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. Erol İpekli de katılım gösterdi.


“Türkiye’de lisans ve lisansüstü düzeyde sanat eğitimi veren en köklü kurumların başında olmak bizim için guru verici” diyerek sözlerine başlayan Rektör Erdal, Doç. Emre Ünlenen’in başarısının bu anlamda kendilerini bir kez daha gururlandırdığını ifade etti. Rektör Erdal sözlerine şu şekilde devam etti:


“Bugün burada kendisini kutlamak ve başarılarının devamı temenni etmek için bir araya geldik. Hocamızı hem sanat eğitimine sunduğu katkılar hem de kazandığı bu önemli başarısı için bir kez daha kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.”



“Rektörü Erdal’a ve yönetimine bu anlamlı kutlamayı düzenledikleri için teşekkürlerimi sunuyorum”


Doç. Emre Ünlenen de ödül kazandığı eseri ve Rektör Erdal’ın tebrik töreni için şunları söyledi:


“Sarı Gelin, Doğu Anadolu ve Kafkas coğrafyasında pek çok etnik kültürün sahip çıktığı bir türküdür. Bu çalışmamda Azerbaycan halk müziği varyantını, Türkiye varyantıyla bir arada kullanmaya özen gösterdim. Bu süreçte Azerbaycanlı balaban sanatçısı Alafsar Rahimov ile çalıştım. Kendisine gösterdiği nezaket dolu iş birliği ve bu video çalışmasının oluşmasında referans olan müzik kaydı için şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Türk müziği üzerine engin bilgisiyle beni yönlendiren Türk Müziği danışmanım Esra Berkman’a da ayrıca teşekkür ediyorum.” Bunun yanı sıra desteklerini bizlerden esirgemeyen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal’a ve yönetimine de bu anlamlı kutlamayı düzenledikleri için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.”


Prof. İpekli ise, “Emre Hocamız Türk Müziği eserlerini klasik gitar teknikleriyle buluşturarak müzik dünyamıza yepyeni bir repertuvar kazandırıyor. Kazandığı bu önemli başarı Üniversitemiz ve Konservatuarımız adına gurur verici. Ben de kendisini kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Köprübaşı çileği bu sene de çiftçinin yüzünü güldürdü Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde tescilli Köprübaşı çileğinde yıl boyunca seralarda üretimler devam ederken, hem Demirköprü Barajının dolması hem de ilçe çiftçilerinin üretim tecrübesinin artmasıyla bu yılda yüksek verim ve kazanç bekleniyor. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde 2017 yılında coğrafi işaret tescilini alan Köprübaşı çileği, ilçede tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe genelinde yaklaşık 4 bin 500 dekar alanda üretimi yapılan çilekte, açık alanda ve serada toplamda yıllık üretim miktarı 9 milyon kilogram seviyesine ulaşıyor. 450 kayıtlı çiftçinin üretim gerçekleştirdiği bölgede, özellikle son dönemde etkili olan yağışların Demirköprü Barajı’nı doldurması, sulama imkanlarını artırarak verimin de artmasını sağladı. Suya erişimin kolaylaşmasıyla birlikte ürün kalitesinde de gözle görülür bir artışın yaşandığı Köprübaşı çileğinde üreticilerin üretim tecrübelerini arttırmasıyla hem verimli hem de kaliteli ürünler elde ediliyor. Seracılık faaliyetlerinin yaygın olduğu ilçede yılın büyük bölümünde üretim yapılabilmesi, Köprübaşı çileğini geniş bir pazar ağında yer bulmasını sağlıyor. Bu yıl beklenen üretim artışıyla hem çiftçinin gelirine olumlu yansıması hem de bölge ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Köprübaşı çileği, aroması, raf ömrü ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, coğrafi işaret tescili sayesinde markalaşma sürecini de güçlendirerek bölgenin önemli tarımsal değerleri arasında yer almayı sürdürüyor. İlçede gerek serada gerekse de açık alan üretimi yapan çiftçilerden Selçuk Kayacan, "Bu sene üretimden memnunum. Daha önce açıkta üretim yapıyordum. Bu sene de serada üretim yapmaya başladım. Açıkta da kazanıyorduk ama açık alanda 2 buçuk tonda kalırken serada 5 tonu geçmeyi hedefliyorum. Fiyatlarımız da bu yıl güzel gitti. Köprübaşı çileğinin en büyük özelliği aroma ve tadı. Başka yerlerin aroma ve tatları bu çileğin tadını tutturamıyor. Barajın da dolmasıyla üretim arttı. Su hayat demektir" dedi.
İstanbul Balık sezonu sona erdi, Balıkçı Kenan hamsiye "madalya" taktı Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’nin kurucusu Balıkçı Kenan Balcı, bereketli geçen balık sezonunun şampiyonunu açıkladı. Bu yıl hamsi bolluğu yaşandığını söyleyen Kenan Balcı şampiyon hamsiye madalya taktı. Balıkçı Kenan, bu yıl denizlerin cömert davrandığını belirterek hamsi miktarında son 20 yılın en yüksek seviyelerine ulaşıldığını ifade etti. Geçtiğimiz sezonlarda azlığı nedeniyle fiyatı yüksek olan hamsinin, bu yıl halkın her kesimine ulaştığını söyleyen Balcı, çarpıcı rakamlar verdi: "Geçen yıl tezgahta 200-300 lira bandında seyreden hamsi, bu sezon bolluk sayesinde 50 liraya kadar geriledi. Bu sadece bir fiyat düşüşü değil, hamsinin enflasyona karşı açtığı bir savaştır. Vatandaşın mutfağına giren en ucuz ve en kaliteli protein hamsi oldu. Biz de bu başarısından dolayı hamsiyi bu yılın şampiyonu ilan ettik ve sembolik olarak madalyasını taktık" Hamsinin sağlık açısından faydalarına değinen Balcı, "Hamsi aslında bir fikir gıdasıdır. İçeriğindeki Omega-3 ve minerallerle beyni besler. Çocuklarımızın gelişimi için paha biçilemez bir kaynaktır. İçinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan, doğanın bize sunduğu en saf besin balıktır. Kan dolaşımını hızlandırır, kemik yapısını güçlendirir. Bu yıl halkımız balığa doydu. 1 ton sattığımız dönemleri geride bıraktık, bu yıl tonlarca satış gerçekleştirdik. Adeta bir balık bayramı ilan ettik" ifadelerini kullandı. Büyük gırgır ve teknelerin av sezonunu tamamlayarak bakıma girmesiyle birlikte denizlerde "dümenlerin değiştiğini" belirten Balcı, balık arzının kesilmeyeceği müjdesini verdi. "Endüstriyel balıkçılık yerini kıyı balıkçılığına bıraktı" diyen Balcı, küçük teknelerin, el emeğiyle atılan ağların ve oltaların sahnede olduğunu söyledi. Kıyı kaptanlarının Marmara ve Karadeniz’de taze balık avına devam edeceğini, vatandaşın sofrasından taze balığın eksik olmayacağını belirtti. "Büyük gemilerin karaya çıkması bizi daha çok mutlu ediyor diyen Balcı, "Gemiler karaya çıkıyor. Bu sayede balıklar çoğalıyor. Balık türlerinin üreme ve yumurtlama dönemleri korunuyor. Nesillerinin devamını sağlanıyor. Deniz ekosisteminin sürdürülebilirliğini korunuyor. Bu dönemde balıkların rahatça çoğalıyor. Bizlerde bu sayede her dönem bir öncekine göre daha çok balık yiyoruz" şeklinde konuştu. "Türk balığı dünya sofralarında" Türkiye’nin deniz kaynaklarının sadece ülke içine değil, tüm dünyaya yettiğini belirten Kenan Balcı, ihracat rakamlarındaki artışa da dikkat çekti. Türk balıkçılığının küresel bir güç haline geldiğini ifade eden Balcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Sadece kendi insanımızı değil, artık dünyayı balığa doyuruyoruz. Avrupa’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanına Türk karasularında tutulan balıkları ihraç ediyoruz. Bu yıl ihracat hacmimiz geçmiş yılların çok üzerine çıktı. Denizlerimiz ülkemiz için hem sağlık hem de büyük bir ekonomik katma değer üretmeye devam ediyor."