ASAYİŞ - 18 Eylül 2025 Perşembe 09:28

6 yaşındaki çocuk altın dolu kutuyu sokağa attı, bulan kadın kayıplara karıştı

A
A
A

Eskişehir’de bir inşaat işçisinin 6 yaşındaki çocuğunun 2’nci kattan aşağı attığı altın dolu kutunun, oradan geçen bir şahıs tarafından alınması kameralara yansıdı. İşçinin altınları araba almak için biriktirdiği fakat yakın zamanda ameliyat olacak bir akrabasının masrafları için harcayacağı öğrenildi.

Kumlubel Mahallesi Yavuz Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 2’nci katında oturan evli ve 3 çocuk babası 35 yaşındaki inşaat işçisi Adem Arslan’ın başına geçtiğimiz Pazar talihsiz bir olay geldi. Köyden Kumlubel Mahallesi’ndeki ikametlerine gelen ailenin en küçük ferdi, 6 yaşındaki M.H.A. içinde 5 tane çeyrek altın olan kutuyla oynadıktan sonra, camdan aşağıya attı. Kutunun belli bir süre sonra olmadığını fark eden Adem Arslan ve eşi çocuğundan "Dışarı attım" cevabı duydu. Camdan aşağıya baktıklarında kaldırım üzerinde olan kutuyu almak için büyük oğullarını yollayan aile, birikimlerinin kısa bir süre kaldırım üzerinden kaybolduğunu fark etti.

6 yaşındaki çocuk altın dolu kutuyu sokağa attı, bulan kadın kayıplara karıştı

Sokaktan geçen kadın kadın altın dolu kutuyu alıp gitti

Durumu polise ihbar eden Arslan, güvenlik kameralarını incelediklerinde sokaktan geçen bir kadını altın dolu kutuyu aldığını ve oradan uzaklaştığını gördü. Kazandığı parayla araba almak için yaptığı yatırımla yakın zamanda ameliyat olacak bir akrabasına Arslan, yardım etmeye hazırlandığını belirtti. Altınları alan şahsa seslenen Arslan, birikimini geri getirmesini rica etti. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

6 yaşındaki çocuk altın dolu kutuyu sokağa attı, bulan kadın kayıplara karıştı

"Çocuk altın dolu kutuyu, camdan aşağıya atıyor"

Olay ilgili konuşan Adem Arslan, "Pazar günü saat 12.37’de biz kameradan fark ettik. Biz köyden yeni gelmiştik ve daha içerideki eşyalarımızı düzeltmemiştik. Altınlar dolapta kutunun içindeydi. Sonrasında hanım yatağın altına koymak isterken o fark etmeden çocuk nasıl aldıysa. Çocuktur sonuçta. Kutuyu elleriyle sallıyor, bantlı olduğu için açamıyor. Ardından, camdan aşağıya çöpe diye atıyor ama kutu yola düşüyor. Annesine bu durumu söylüyor. Hanım da kutu aşağıdadır diye diğer çocuğu aşağıya gönderiyor. Çocuk bakıyor, bulamıyor. Hanım da aşağıya iniyor, bulamıyor. Biz kameradan baktık. Kucağında kız çocuğu olan bir kadın var. Kızı yere indirip ayağıyla kutuyu tekmeliyor. Ses duyunca eline alıp kutuyu açıyor, içindeki altınları görünce çantasına atıp gidiyor. Başka bir kameradan da baktık, yüzü net şekilde gözüküyor. Kamera kayıtları polis ekipleri tarafından alındı, bize vermediler. Şimdi haber bekliyoruz. Gören veya duyan olursa Allah rızası için bize bilgi verirlerse seviniriz. Sonuçta biz kolay kolay kazanamıyoruz. İnşaatta çalışıyorum, işçiyim. Daha öncesinde fabrikada çalışıyordum. 5 tane çeyrek altınım vardı. Onu da bugüne dek zar zor kazandık. Belki araba veya başka bir şey alırız diye düşündük ama o da nasip olmadı, gitti" dedi.

"Ameliyat olacak akrabamın masraflarını karşılayacaktım"

6 yaşındaki çocuk altın dolu kutuyu sokağa attı, bulan kadın kayıplara karıştı

Altınlarını alan kişiye seslen Arslan şöyle devam etti:

"Alan kişi beni görüyorsa, duyuyorsa Allah rızası için geri getirsin çünkü bazı sıkıntılarımız var. Biz onu bozdurup ya araba alacaktık ya da o sıkıntılarımızı giderecektik. Zaten borçlarımız vardı. Benim çocuğumun canı sağ olsun. Şimdi de, Allah’tan çocuğum düşmedi de onlar düştü diyorum. Mal çalışılır, kazanılır ama gittikten sonra insanın canı da sıkılıyor. Alan kişi kendisi de biliyordur. İlla ki o da çalışıyor. Birinci derecede yakın bir akrabamın ciddi bir hastalığı var. Galiba cuma günü ameliyat olacak. Eğer babası o zamana kadar bir şeyler bulabilirse ben bu altınları bozdurup kendime araba alacaktım. Ola ki bulamasaydı, bozdurduklarımı onlara hediye olarak verecektim. Borç vermeyecektim çünkü sağlık her şeyden daha önemli."

Bahadır Turgut - Emir Erten

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eker, 8 yıllık ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ deneyimini kitaplaştırdı Türkiye’de kapsayıcı istihdam konusunda örnek bir uygulamaya imza atan Eker Süt Ürünleri, ’Otizmli Bireyler İş Gücünde (OBİG)’ modeliyle otizmli bireylerin iş hayatına katılımını desteklemeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesinde çalışan otizmli gençlerin sayısını 14’e yükselten şirket, bu alandaki deneyimlerini bilimsel bir rehbere dönüştürerek tüm iş dünyasına yol gösteren ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Eker Süt Ürünleri, Tohum Otizm Vakfı danışmanlığında 8 yıldır sürdürdüğü ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ (OBİG) modelini yeni gelişmelerle büyütmeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesindeki otizmli çalışan sayısını 14’e yükselten şirket, projenin sürdürülebilirliğini kanıtlamak ve modelin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla hazırlanan ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Kapsamlı bir rehber ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’ ile OBİG modeli kapsamında elde edilen deneyimler, aynı zamanda önemli bir kaynağa dönüştürüldü. Prof. Dr. Atilla Cavkaytar ve Psk. Alperen Aşanbuğa tarafından hazırlanan kitap; OBİG modelinde elde edilen saha deneyimlerinin bilimsel bir çerçevede anlatıldığı, iş koçları, insan kaynakları uzmanları ve işverenler için kapsamlı bir rehber niteliği taşıyor. Kitapta otizmli bireylerin istihdam süreci; ‘iş koçluğuna hazırlık’, ‘işe alım süreci’, ‘hazırlık süreci’, ‘işe ve iş yerine uyum süreci’ ve ‘bağımsızlaştırma süreci’ başlıkları altında detaylı biçimde ele alınıyor. Kitapla paylaşılan yaklaşım, otizmli bireylerin iş hayatına uyum sağlamalarını kolaylaştırırken uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmalarına katkı sunuyor. Şirket, toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor Eker’in geliştirdiği istihdam modeli, otizmli bireylerin kendi emekleriyle gelir elde etmelerine olanak tanıyarak toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor. OBİG modeli yalnızca bireylere değil, ailelere de dokunuyor. Otizmli çocuk sahibi ailelerin en büyük kaygısı olan "Benden sonra ne olacak?" sorusuna, sürdürülebilir bir istihdam modeliyle yanıt veriliyor. Model kapsamında her üç otizmli çalışana bir iş koçu destek veriyor. İş koçları, çalışanların iş süreçlerine uyum sağlamasından bağımsız çalışabilecek seviyeye ulaşmalarına kadar tüm aşamalarda rehberlik ediyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon otizmli birey bulunmasına rağmen, İŞKUR verilerine göre yalnızca 100’den fazla kişi iş gücüne katılabiliyor. Bu tabloyu değiştirmek için çalışan şirket, geliştirdiği modelle diğer kurumlara da ilham vermeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda OBİG modelinin yaygınlaştırılması için şirketlere danışmanlık desteği de sunuluyor. OBİG modelinin yaygınlaştırılması için son yıllarda önemli iş birlikleri gerçekleştirildi. Son iki yıldır sektörde öncü üç şirket ve Azerbaycan’da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu ile kurulan iş birlikleri sayesinde 18 otizmli birey daha iş gücüne katıldı. Bu gelişmeler, modelin yalnızca Türkiye’de değil uluslararası ölçekte de uygulanabilir bir sosyal inovasyon örneği olduğunu ortaya koyuyor. Şirket, otizmli bireylerin topluma kazandırılması ve kapsayıcı iş ortamlarının yaygınlaştırılması konusundaki çalışmalarını sürdürerek farkındalık oluşturmaya devam ediyor.