ASAYİŞ - 16 Eylül 2023 Cumartesi 18:30

Afyonkarahisar'da helikopter düştü

A
A
A

Afyonkarahisar’da bir ilaç firmasına ait 2 kişilik helikopter iniş sırasında 5 yıldızlı otelin bahçesindeki çitlerin üzerine düştü. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.

Olay, kent merkezinde Sadıkbey Mahallesi'nde oteller bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, otele iniş yapmak isteyen 2 kişilik helikopter düştü. Olayın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, polis, güvenlik ve AFAD ekibi sevk edildi. Çitleri saran çam ağaçlarının üzerine çakılan helikopterdeki N.C. ve B.C. isimli şahıslar kazayı yara almadan atlattı. Olayın ardından ekiplerin bölgedeki incelemeleri devam ediyor.

Gökten Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Bulgaristan seçimleri için Tekirdağ’da 20 sandık kurulacak 9 Haziran 2024 Pazar günü yapılacak olan Bulgaristan Milletvekilliği Genel Seçimleri ve Avrupa Birliği Parlamenter seçimleri ile alakalı olarak Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Trakya Temsilcisi Güner Çetin, “Şimdi zaman 1989 göçmenlerinin orada kalan soydaşlarımıza sahip çıkma zamanı” dedi. 9 Haziran Pazar günü Bulgaristan Cumhuriyetinde gerçekleştirilecek olan Avrupa Birliği Parlamento Seçimi ve Bulgaristan erken Genel Seçimleri ile ilgili olarak HÖH Trakya Temsilciliği tarafından Marmaracık Göl Restoranda bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları katıldı. Son üç yılda 7. seçime gittiklerini hatırlatan HÖH Trakya Temsilcisi Güner Çetin, "En son yapılan seçimlerde 4 Nisan 2023’de Bulgaristan’da bir koalisyon hükümeti kurulmuştu. Ortak noktada buluşulamadı ve erken genel seçim kararı alındı. Bu süreçlerde bizlere destek olan herkese teşekkür ediyoruz. Bu partiler üstü bir dava, milli dava. Yurt dışında 10 milyona yakın Türk ve Müslüman yaşıyor. Bunların büyük bölümü Balkanlar’da, Balkanlar’da olanların de büyük bölümü Bulgaristan’da yaşıyor" dedi. Çetin, "En son seçimlerde Bulgaristan’daki 6,5 milyon kayıtlı seçmenden 2,5 milyonu sandığa gitti bu da yüzde 39.9’a tekabül ediyor. Türkiye’den en az 100 bin oy istiyoruz. Türkiye Cumhuriyetinde ikamet eden 300 bini aşkın çifte vatandaş bulunuyor. Tekirdağ ilimizde toplamda 20 sandığımız var. En çok sandık kurulan ilçemiz 9 sandıkla Çorlu olacak. 5 sandık Ergene ilçemizde kurulacak. Süleymanpaşa ve Muratlı’da birer sandığımız var. Kapaklı, Çerkezköy ve Saray’da da birer sandık kurulacak. Kapaklı ve Ergene Sağlık Mahallesi için birer sandık daha talep ettik fakat henüz yanıt gelmedi. Trakya bölgesi genelinde bakacak olursak en çok çifte vatandaşın ikamet ettiği ilimiz Tekirdağ. Toplamda 28 bin civarında seçmen var gözüküyor" diye konuştu.
Ankara TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel: "İsrail, Gazze’deki tüm Filistin nüfusunun varlığına kastetmektedir" TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, "İsrail bir kez daha açıkça göstermiştir ki masum sivilleri katletmekte hiçbir tereddüt göstermemektedir. İsrail, Gazze’deki tüm Filistin nüfusunun varlığına kastetmektedir. İsrail’in soykırım suçunun oluşması için gerekli olan yok etme kastıyla hareket ettiği aşikardır" dedi. Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan ile birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Yüksel, İsrail’in 26 Mayıs gecesi hiçbir askeri hedefle bağdaştırılamayacak şekilde çadır kampına barbarca saldırı düzenlediğini hatırlatarak, uluslararası hukuka ve uluslararası topluma meydan okuduğunu ifade etti. Yüksel, “Saldırıda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 45 kişi hayatını kaybetmiş ve çok sayıda kişi de yanmıştır. Bugüne kadar 36 binden fazla Filistinli kardeşimizi şehit eden, 81 binden fazlasını yaralayan soykırımcı caniler, dün de BM tarafından güvenli bölge ilan edilen Refah’ta bulunan bir mülteci kampındaki sivillerin üzerine füze ve bomba yağdırmıştır. An itibarıyla uluslararası haber ajansları İsrail tanklarının yoğun bombardıman yaparak Refah’a girdiğini ve şehrin kalbindeki önemli bir kavşağın kontrolünü ele geçirdiği ifade etmiştir. İsrail bir kez daha açıkça göstermiştir ki masum sivilleri katletmekte hiçbir tereddüt göstermemektedir. İsrail, Gazze’deki tüm Filistin nüfusunun varlığına kastetmektedir. İsrail’in soykırım suçunun oluşması için gerekli olan yok etme kastıyla hareket ettiği aşikardır. Bu saldırılar, Gazze’de siviller için artık güvenli hiçbir yer kalmadığını göstermiştir. Defalarca yerlerinden edilmiş bir milyondan fazla Filistinli her geçen gün daha fazla saldırı, şiddet, yoksunluk, açlıkla giderek daha da küçülen bir toprak parçasına sıkıştırılıyor. İsrail, kendisine uluslararası mecralarda yönlendirilen insanlığa karşı suçlar, savaş suçu ve hatta soykırım suçunu işlemek konusunda eylemlerde bulunmaktan hiç çekinmediğini açıkça bir kez daha ortaya koymuştur” dedi. Yüksel, sözlerine şöyle devam etti: “Roma Statüsü m. 7’ye göre ’insanlığa karşı suç’, sivil nüfusa yönelik yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak öldürmenin de dahil olduğu kimi eylemlerin işlenmesiyle gerçekleşir ki 26 Mayıs gecesi sergilenen barbarlık tam olarak budur. Roma Statüsü m. 8’e göre ’savaş suçları’ 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmelerinin ağır ihlalleri, yani ilgili Cenevre Sözleşmesi hükümleri uyarınca korunan kişileri kasten öldürme ile gerçekleşir ki 26 Mayıs gecesi sergilenen barbarlık tam olarak budur. İsrail bu sınır tanımaz vahşi saldırısıyla Gazze halkını askeri operasyonlar öncesinde güvenli bölgelere sevk ettiği yönündeki söylemlerini de bizzat kendisi çürütmüştür. Hiçbir kural tanımazlığını dünyaya en açık biçimde göstermiştir. İsrail’in hukuk tanımazlığı ve uluslararası düzene meydan okumasının tartışılmazlığı bakımından 26 Mayıs gecesi bir başka kırılma noktasıdır. İsrail adeta bir bozgunculuk faaliyetiyle ve tüm kadim insani kuralları hiçe sayarak kolonları zaten çürümüş mevcut uluslararası düzeni dinamitlemektedir. Zira Uluslararası Adalet Divanı (UAD) daha henüz 24 Mayıs tarihindeki ihtiyati tedbir kararıyla Refah’taki tüm askeri saldırıların durdurulmasına hükmetmişti. Gazzeli sivillerin hedef alınmaması ve savaş suçları teşkil edebilecek eylemlerden uzak bir şekilde operasyonların yürütülmesi yönünde kararlar zaten defalarca alınmıştı. İsrail’in Gazze’deki suçlarını soruşturan bir diğer mahkeme olan Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılık Makamı, 20 Mayıs’ta İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama talep ettiğini açıklarken insanlığa karşı suçların ve savaş suçlarının işlendiği gerekçesine dayanmıştı. Bu noktada ifade etmeliyim ki UCM Savcılık Makamının özellikle insanlığa karşı suçlardan ’Toplu İmha (Yok) Etme Suçu’na dayanıp, soykırım suçuna dayanmaması bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır. Halbuki insanlığa karşı suçlardan toplu imha etme suçu, soykırım kastının varlığı halinde Roma Statüsünün 6 (c) (Soykırım Suçu) Maddesindeki ’Grubun fiziksel olarak tamamen veya kısmen yok olmasına yol açacak yaşam koşullarının kasıtlı olarak uygulanması’ eylemini fazlasıyla karşılamaktadır. Bu nedenle UCM Başsavcılığının eksik bir değerlendirme yapmamak adına soykırım kastının varlığını da dikkate alması gerekmektedir.”