EĞİTİM - 20 Nisan 2026 Pazartesi 14:45

Anadolu Üniversitesi AÖF kalite elçileri İstanbul’da buluştu

A
A
A
Anadolu Üniversitesi AÖF kalite elçileri İstanbul’da buluştu

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) tarafından düzenlenen Kalite Elçileri İstanbul Buluşması, İstanbul Aksaray Konukevinde gün boyu süren kapsamlı bir programla gerçekleştirildi.


Öğretim üyeleri ve öğrencileri bir araya getiren toplantı, açıköğretim sisteminin kalite odaklı gelişimine katkı sağlamayı amacıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Kalite Elçileri buluşmalarının yeniden hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu platformun üniversitenin eğitim vizyonu açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Rektör Adıgüzel, "Bugün burada yalnızca bir toplantı gerçekleştirmiyoruz. Anadolu Üniversitesinin köklü geleneğini, geleceğin eğitim vizyonuyla buluşturan güçlü bir yol arkadaşlığını yeniden inşa ediyoruz. Açıköğretim Sistemimizde ‘mesafe tanımayan eğitim’ anlayışıyla en nitelikli içeriği sunmayı hedefliyoruz. Ancak biliyoruz ki başarımızın anahtarı, kaliteyi sürekli geliştirme konusundaki kararlılığımızdır" dedi.



Aktif öğrencilerin soruları cevaplandı


Kalite Elçilerinin sistemin en etkin paydaşları olduğunu belirten Rektör Adıgüzel, öğrencilerin geri bildirimlerinin eğitim süreçlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Adıgüzel ayrıca, yeni dönemde hayata geçirilecek stratejik buluşmalar, kişisel gelişim eğitimleri ve kurumsal ayrıcalıklar hakkında da bilgi verdi. Açılış konuşmasının ardından toplantı, AÖF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu’nun sunumuyla devam etti. Sunumda Açıköğretim Sistemi’nin mevcut yapısı, kalite süreçleri ve geliştirme hedefleri detaylı şekilde ele alındı. Program kapsamında aktif öğrencilerin soruları dinlenerek ilgili akademik kadro tarafından kapsamlı ve açıklayıcı yanıtlar verildi. Günün ikinci yarısında ise katılımcılar belirlenen başlıklar çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.



Birçok konu başlığı ele alındı


Toplantı sürecinde; Prof. Dr. Berrin Özkanal, Prof. Dr. Kâmil Çekerol, Doç. Dr. Nejdet Karadağ, Öğr. Gör. Dr. Ayfer Çolak, Öğr. Gör. Dr. Halil Elibol ve Dr. Öğr. Üyesi G. Deniz Dinçer moderatörlüğünde yürütülen oturumlarda; farklı birimlerden akademik ve idari temsilciler de aktif görev aldı. Bu kapsamda ayrıca AÖF’te görevli olan öğretim üyeleri ve personel Prof. Dr. İrem Aydın, Zeynep Altaç, Sevgi Balta, Ömer Faruk Yazıcı, Öğr. Gör. Dr. Hüseyin Gündüz, Halil İbrahim Üzüm, Sefa Emre Öncü, Murat Uzun, Ali Murat Anlar, Hüseyin Kayhan, Özlem Çayırlı ve Yıldız Afşar İstanbul Tanıtım Ofisi’nden Öğr. Gör. Seda Akpınar Şenyuva, Özge Uğurlu ve Altın Kamilçelebi yürütülen çalışmalara katkı sundu. Gerçekleştirilen oturumlar; ’Öğrenci Destek Hizmetleri ve Öğrenci Bilgi Sistemi, Ölçme-Değerlendirme, Sınav Süreçleri ve Program Geliştirme, eKampüs ve Canlı Dersler, Medya, Tanıtım ve Yapay Zekâ Uygulamaları’ başlıklarında ele alındı. Toplantı sonunda öğrenciler, kendilerine söz hakkı tanınan bu etkileşim ortamından duydukları memnuniyeti dile getirirken, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade ettiler.


Anadolu Üniversitesi, kalite odaklı yaklaşımı doğrultusunda öğrenci katılımını merkeze alan bu tür buluşmalarla Açıköğretim Sistemini daha ileriye taşımayı hedefliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.