GÜNDEM - 10 Nisan 2026 Cuma 16:28

Anadolu Üniversitesi TÖMER’den İstanbul’da kurumsal ziyaretler

A
A
A
Anadolu Üniversitesi TÖMER’den İstanbul’da kurumsal ziyaretler

Anadolu Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) yöneticileri, İstanbul’da çeşitli kurumsal ziyaretlerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyaretlerde, kurumlar arası iş birliği imkanlarının geliştirilmesi ve yürütülen akademik faaliyetlerin tanıtılması hedeflendi.


Ziyaret programı kapsamında ilk olarak Anadolu Üniversitesi İstanbul Tanıtım Ofisi ziyaret edildi. Görüşmede, üniversitenin ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetleri ele alınırken, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında yürütülen çalışmalar hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.


Programın ikinci durağında ise Milli Savunma Üniversitesi TÖMER ziyaret edildi. Ziyarete, Anadolu Üniversitesi TÖMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Sami Türker, Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Erhan Yavaşlar ve Eğitim Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Merve Dombaycı Öksüz katıldı. Görüşmede, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yürütülen Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtılarak programın kapsamı ve uygulama süreçleri hakkında bilgi verildi. Ayrıca, iki kurum arasında gerçekleştirilebilecek muhtemel iş birlikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.


Gerçekleştirilen ziyaretlerin, kurumlar arası akademik ve idari iş birliklerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir.



Anadolu Üniversitesi TÖMER’den İstanbul’da kurumsal ziyaretler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Taşacak Bu Deniz’ oyuncuları Trabzon Günleri’nde hayranlarıyla buluştu Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliği, ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin oyuncularını ağırladı. Etkinlik kapsamında Başkente gelen oyuncular, hayranlarıyla bir araya geldi. Gerçekleştirilen Trabzon Günleri etkinliği, Karadeniz kültürünü tanıtmanın yanı sıra sanat dünyasından isimleri de bir araya getiriyor. Etkinliğe katılan ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinde yer alan oyuncular, imza günü ve söyleşi programlarında vatandaşlarla buluştu. "Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar" Etkinliğe katılan oyunculardan Ava Yaman, Karadenizlilerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Karadeniz bence adeta bir cennet. İsviçre ya da İskoçya’yı görmek isteyenlerin Karadeniz’e de uğraması gerektiğini düşünüyorum. Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar, buna layık olmaya çalışıyorum" dedi. "Oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim" Sosyal medyada yapılan yorumlara da değinen Yaman, "Paylaşımlarımda kıyafetlerim ya da fotoğraflarım hakkında yorumlar yapılıyor. Ben ise oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim. Özgürlük var deniyor. Bu da benim özgürlüğüm değil mi" ifadelerini kullandı. "Olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim" Genç oyuncu, sözlerini Kurt Cobain’den duyduğu bir sözle tamamlayarak, "Olmadığım biri olarak sevilmektense, olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim. Sektörde yeniyim, öğreniyorum ama çok mutluyum. Herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Bursa Parkinsonla yaşamak Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı. Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı. Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, "Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz" dedi. Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, "Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, "Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir" dedi. Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, "Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz" şeklinde konuştu. Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, "Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz" diye konuştu. Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, "Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız" dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.
Ankara ‘Taşacak Bu Deniz’ oyuncuları Trabzon Günleri’nde hayranlarıyla buluştu Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliği, ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin oyuncularını ağırladı. Etkinlik kapsamında Başkente gelen oyuncular, hayranlarıyla bir araya geldi. Gerçekleştirilen Trabzon Günleri etkinliği, Karadeniz kültürünü tanıtmanın yanı sıra sanat dünyasından isimleri de bir araya getiriyor. Etkinliğe katılan ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinde yer alan oyuncular, imza günü ve söyleşi programlarında vatandaşlarla buluştu. "Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar" Etkinliğe katılan oyunculardan Ava Yaman, Karadenizlilerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Karadeniz bence adeta bir cennet. İsviçre ya da İskoçya’yı görmek isteyenlerin Karadeniz’e de uğraması gerektiğini düşünüyorum. Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar, buna layık olmaya çalışıyorum" dedi. "Oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim" Sosyal medyada yapılan yorumlara da değinen Yaman, "Paylaşımlarımda kıyafetlerim ya da fotoğraflarım hakkında yorumlar yapılıyor. Ben ise oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim. Özgürlük var deniyor. Bu da benim özgürlüğüm değil mi" ifadelerini kullandı. "Olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim" Genç oyuncu, sözlerini Kurt Cobain’den duyduğu bir sözle tamamlayarak, "Olmadığım biri olarak sevilmektense, olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim. Sektörde yeniyim, öğreniyorum ama çok mutluyum. Herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.