EĞİTİM - 26 Kasım 2025 Çarşamba 13:42

Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi

A
A
A
Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi

Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Günlükleri kapsamında düzenlenen "Yapay Zekâ ve Eğitim" başlıklı konferans, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi.


Anadolu Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi Teknoloji Transfer Ofisi (Arinkom T.T.O.) Yöneticisi Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş’ın program yürütücülüğünü üstlendiği etkinliğin konuğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş oldu.



"Eğer kendimizi geliştirmek istiyorsak yapay zekâyı çok iyi kullanmanızı öneriyorum"


Konferansın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük şunları söyledi:


"Bugün geldiğimiz noktada artık insanın yalnızca kendi zekâsını kullanması rekabet açısından yeterli değil. Kendimizi geliştirmek istiyorsak yapay zekâyı çok iyi kullanmamız gerekiyor. Kendi zekâmızın yanında yapay zekâ araçlarını etkili kullananlar hem kariyerlerinde hem üretkenliklerinde bir adım öne çıkacak. Sadece öğrenciler değil, öğretim üyeleri de bu araçları en verimli şekilde kullanmalı. Bugün her gün bir yenisi çıkan pek çok yapay zekâ aracı var. Dolayısıyla yapay zekâyı doğru kullandığımız sürece bizi çok ileriye taşıyacağına inanıyorum. Bizim gençlerimiz ve milletimiz teknolojiye çok hızlı adapte oluyor. Bu süreci başarıyla tamamlayarak ülkemizin geleceğine olumlu katkılar sunacağınıza inanıyorum."



"Yapay zekâyı araba kullanmak gibi düşünmeliyiz"


BTK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş, "Yapay Zekâ ve Eğitim" başlıklı sunumunda şunları söyledi: "Üniversitelere sık sık gidiyoruz ancak bu kadar kalabalık bir ortam her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle hem sizlere hem de daveti ve yapay zekâ konusundaki vizyoner yaklaşımı için Köksal hocama teşekkür ediyorum. Anadolu Üniversitesi’nde olmaktan mutluyum; kampüsünüz gerçekten çok güzel. BTK ve BTK Akademi’yi bilen birçok öğrenci görmek sevindirici. Ne yazık ki bazı üniversitelerde hâlâ yapay zekâyı ‘tez hazırlatma aracı’ olarak gören dar bir bakış açısı var. Oysa ölçme yöntemlerini değiştirmek yerine yapay zekâ ile kavga etmek kimseye fayda sağlamıyor.


Yapay zekâyı bir araba gibi düşünürsek; üretim (mühendislik), kullanım ve trafik kuralları olmak üzere üç temel alan vardır. Biz de eğitimlerimizi bu üç çerçevede topluyoruz. Toplum olarak en azından ‘araba kullanma’ kısmında ustalaşmamız gerekiyor. Çünkü bugün yaşanan dönüşüm, daktilodan bilgisayara geçiş kadar büyük. O dönemde uyum sağlayamayanlar nasıl geride kaldıysa, yapay zekâyı kullanmayanlar da hızla geri düşecek. Bu durum yalnızca bireyleri değil, kurumları da etkileyecek. Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre edemeyen şirketler hızla geride kalacak. Bu nedenle yapay zekâ araçlarını iyi kullanabilen ‘usta şoförler’ olmalıyız."



"Yapay zekâ işleri yok etmiyor, dönüştürüyor"


Yapay zekâ sayesinde yenilikçi işlere daha fazla zaman ayrılabildiğini belirten Ermiş sözlerine şöyle devam etti:


"Yapay zekâ işleri yok etmiyor, dönüştürüyor. Örneğin eskiden metin yazarı veya grafik tasarımcı arıyorduk; şimdi ise yapay zekâ araçlarını iyi kullanan metin yazarları, tasarımcılar ve video üreticileri arıyoruz. Burada önemli olan sadece tüketici olmamak. Türk toplumu olarak zaman zaman tüketmeyi üretmeye tercih ediyoruz, oysa üretmek de en az tüketmek kadar değerli. Bunun için teknolojiye hâkim olmamız gerekiyor. Öğrendiğiniz bilgileri ülkemizin ve insanlığın yararına kullanmayı unutmayın. Çünkü gelecek, yalnızca teknolojiyi tüketenlerin değil; üreten ve dönüştürenlerin olacak."


Konferans sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından Mustafa Ermiş’e teşekkür belgesi takdim edildi.


Konferansa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Yücel Güney, BTK personeli, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.



Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Baba ve kız aynı kokpitte: 42 yıllık pilot gökyüzüne kızıyla veda etti Antalya’da yaşayan 65 yaşındaki kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, 42 yıllık uçuş kariyerinin son seferini kızı Cemresu Sarıhan ile birlikte gerçekleştirdi. Antalya-Şanlıurfa seferinde baba ile kızın aynı kokpitte görev yaptığı uçuşta duygusal anlar yaşandı. Yolcuların alkışlarla eşlik ettiği uçuş, havalimanında geleneksel su takı töreniyle tamamlandı. 2003 yılında sivil havacılık sektörüne geçerek SunExpress bünyesinde uçmaya başlayan Ali Akman Sarıhan, yıllar boyunca on binlerce yolcuyu güvenle taşıdı. Sarıhan’ın kızı Cemresu Sarıhan da babasından ilham alarak pilot oldu. Eğitimlerini tamamlayan Cemresu Sarıhan’ın sivil havacılıktaki ilk uçuşu ise babasının emeklilik uçuşuna denk geldi. Antalya ile Şanlıurfa arasında gerçekleştirilen seferde kaptan pilot koltuğunda Ali Akman Sarıhan yer alırken, ikinci pilot koltuğunda kızı Cemresu Sarıhan oturdu. Baba ve kızın ilk kez birlikte görev yaptığı uçuşa aileleri ve yakınları da eşlik etti. "Hayatım boyunca bana ilham oldu" Uçuş öncesi yolculara anons yapan Cemresu Sarıhan, bu seferin kendisi ve ailesi için özel bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun." Uçuş sırasında yolculara seslenen Ali Akman Sarıhan ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygu dolu bir gün. Benim için 42 yıllık uçuş hayatımın son uçuşu. Kızım Cemresu’nun ise meslek hayatına, sivil havacılıktaki ilk uçuşu. Bu, dünyada nadir rastlanabilecek bir an. Aynı uçakta, aynı kokpitte olmak bizim için çok özel. 42 yıl boyunca bu mesleği severek yapma fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kızımı bir pilot olarak görmek ve birlikte uçmak, uçuş hayatımın bana verdiği en güzel hediye. Bugün bu defteri kapatıyorum ama hikaye kızımla devam ediyor." Anonsların ardından uçaktaki yolcular baba ve kızı alkışladı. Şanlıurfa GAP Havalimanı’na iniş yapan uçak, daha sonra yeniden Antalya Havalimanı’na döndü. Uçak, havacılık geleneği olan su takı töreni ile karşılanarak kaptan pilot Ali Akman Sarıhan’ın meslek hayatına veda uçuşu tamamlandı.
Hatay Tabutunun üzerine damatlığı konuldu: İran’da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı. Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat’ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı. "İran’da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rast gele öldürülüyor" Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika’yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran’da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran’da hastanede güzel baktılar" dedi. "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde" Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin’im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.
Aydın Köşk’te İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenirliği Eğitimi gerçekleşti Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonunda "İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği Eğitimi" gerçekleşti. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Aydın İncirinde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilerle buluşmalar devam ediyor. Aydın İl genelinde gerçekleştirilen üretici toplantılarının bir diğer durağı Köşk ilçesi oldu. Köşklü incir üreticileri ile gerçekleştirilen toplantıda ilçenin incir üretim potansiyeli, üretimde kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar ve teknik konular ele alındı. Gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Armağan Tanrıkulu, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selahattin Serdar Aykut, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli, Köşk Ziraat Odası personeli ve tarım danışmanları, incir depo ve ihracatçıları ve incir üreticileri katıldı. Üreticilere yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü ile Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliği ile bilimsel veriler ve teknik bilgi temelli olarak gerçekleştirildi. Gerçekleşen toplantıda, Bilimsel üretim teknikleri ve sürdürülebilir incir yetiştiriciliği, Kurutma sürecinde ürün kalitesinin korunmasına yönelik uygulamalar, Hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru yöntemler, Verim ve kaliteyi artırmaya yönelik güncel teknik yaklaşımlar hakkında üreticilere detaylı bilgiler verildi. Kaliteli incir üretiminin en önemli aşamalarından biri olan ilekleme sürecinin doğru uygulanması konusuna da özellikle değinildi. Son iki yılda, incirde sürdürülebilir ve kaliteli üretim materyali sağlanması amacıyla Aydın Valiliği destekleriyle ilimizde iki adet ilek bahçesi tesis edildi. Gerçekleştirilen toplantıda üreticilerle bilgi paylaşımı yapılarak, bilimsel üretim yöntemlerinin sahada yaygınlaştırılması ve Aydın İnciri’nin kalite standartlarının daha da güçlendirilmesi hedeflendi açıklandı. Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aykut toplantı sonrası; "Değerli uzmanların anlatımıyla ’İncir Yetiştiriciliği, Hastalık ve Zararlıları, Depolama, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği’ konularında verimli geçen toplantımızı gerçekleştirdik. Yoğun katılım sağlayan ve emeği geçen tüm herkese teşekkür ederiz. Ürününüz bol ve bereketli olsun" açıklamasında bulundu.